Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1798 E. 2023/2528 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
5174 sayılı kanun↗ resen terkin↗ ihya davası↗ şirketin ihyası↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ tüzel kişilik↗ hak düşürücü süre↗ ihtar↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/440 E., 2019/1198 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen şirketin ihyası davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ihyası talep edilen...Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. aleyhine icra takibi yaptıklarını, ancak şirketin sicilden terkin edilmesi nedeniyle tebligat yapılamadığını, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/812 E. sayılı dosyasında ihya davası açmak için kendilerine süre verildiğini ileri sürerek...Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihyası talep edilen...Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi ile 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun (5174 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmiş olması gerekçesiyle resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 24.09.2013 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2019 tarihli ve 2019/440 E., 2019/1198 K. sayılı kararıyla şirketin sicil kaydının silindiği 24.09.2013 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 12.07.2019 tarihinde işbu ihya davasının açıldığı gerekçesiyle hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli ve 2021/1502 E., 2021/1687 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde şirketlerin resen terkin sebeplerinin tahdidi olarak sayıldığı, 5174 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmiş olması bu sebepler arasında sayılmadığı gibi, şirkete ve şirketin temsilcilerine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, yasa hükmünde öngörülen ihtar koşulunun yerine getirildiğinin davalı tarafça ispat edilemediği, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından davaya konu ihya talebinin hak düşürücü süreye tabi olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne,...Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin tüzel kişiliğinin İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/812 E. sayılı dava dosyasının sonuçlandırılması işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, yeniden ticaret siciline kayıt ve tesciline, kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünde ilanına, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 10.05.2022 tarihli ve 2022/2189 E., 2022/3693 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin 15 inci bendine göre ihya davası açma süresinin 5 yıl olduğu, ihyası istenen şirketin sicil kaydının 24.09.2013 tarihinde resen silindiği, davanın ise 12.07.2019 tarihinde açıldığı, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın yasada öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın geçici 7 nci madde kapsamında olmadığını, terkin işleminin tebliğ gerçekleşmeden yapıldığını, hak düşürücü sürenin geçmediğini, davanın süresinde açıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyasının gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9156 E. 2022/2306 K.
Ortak:resen terkin · ihya · hak düşürücü süre · ihtar · tebligat · ticaret sicili · terkin · ilan · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… erekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli ve 2021/1502 E., 2021/1687 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde şirketlerin «resen terkin» sebeplerinin tahdidi olarak sayıldığı, 5174 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda «kaydının» silinmiş olması bu sebepler arasında sayılmadığı gibi, şirkete ve şirketin «temsilcilerine» «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, yasa hükmünde öngörülen «ihtar» koşulunun yerine getirildiğinin davalı tarafça ispat edilemediği, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından davaya konu «ihya» talebinin «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne,...Gıda Sanayi ve Ticare …
… dalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun (5174 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda «kaydının» silinmiş olması gerekçesiyle «resen terkin» kapsamına alındığını, «tebligat» ve «ilan» prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 24.09.2013 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini belirterek …
Şti. aleyhine icra takibi yaptıklarını, ancak şirketin «sicilden terkin» edilmesi nedeniyle «tebligat» yapılamadığını, İstanbul Anadolu 3.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenilen şirketin adresinin tespit edilememesi nedeni ile resen ticaret sicilinden silindiği buna ilişkin kararın TTSG'nde «ilan» edildiği, resen silinmesine ilişkin «ihtarın» ilgili şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine iadeli «taahhütlü» olarak gönderildiği, iade edilmesinin ardından ilan suretiyle «tebligatın» yapıldığı, yapılan işlemler TTK «geçici madde» 7 hükmüne uygun olarak tesis edildiği, davacı her ne kadar resen «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketten alacak ise de söz konusu şirketin terkin işleminin 23/06/2014 tarihinde gerçekleşmiş olduğu ihya davasının ise 21/01/2020 tarihinde açılmış olduğundan, TTK geçici madde 7/15 hükmünde belirtilen 5 yıllık «hak düşürücü süre» dava tarihi itibariyle geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine, karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
Bilindiği üzere 6102 sayılı TTK’nın Geçici 7. maddesinde anonim ve «limited şirketlerin» hangi şartlarda sicilden «resen terkin» edileceği düzenlenmiştir.
… n Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış «anonim şirketler» ile «limited şirketler»” hükmüne yer verildiği aynı maddenin 1/b bendinde, “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 01/07/2015 tarihine kadar «münfesih» olan anonim ve limited şirketler” hükmüne yer verildiği ve 1/e bendinde ise “ Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoları veya «son» ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler” hükmüne yer verilerek «resen terkin» sebepleri belirtilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf kanun yolu · münfesihlik · re'sen terkin · geçici 7. madde · ticaret sicilinden terkin · kanun yolu · ara karar · anonim şirket
Benzer bu kararda… n Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış «anonim şirketler» ile «limited şirketler»” hükmüne yer verildiği aynı maddenin 1/b bendinde, “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 01/07/2015 tarihine kadar «münfesih» olan anonim ve limited şirketler” hükmüne yer verildiği ve 1/e bendinde ise “ Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoları veya «son» ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler” hükmüne yer verilerek «resen terkin» sebepleri belirtilmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenilen şirketin adresinin tespit edilememesi nedeni ile resen ticaret sicilinden silindiği buna ilişkin kararın TTSG'nde «ilan» edildiği, resen silinmesine ilişkin «ihtarın» ilgili şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine iadeli «taahhütlü» olarak gönderildiği, iade edilmesinin ardından ilan suretiyle «tebligatın» yapıldığı, yapılan işlemler TTK «geçici madde» 7 hükmüne uygun olarak tesis edildiği, davacı her ne kadar resen «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketten alacak ise de söz konusu şirketin terkin işleminin 23/06/2014 tarihinde gerçekleşmiş olduğu ihya davasının ise 21/01/2020 tarihinde açılmış olduğundan, TTK geçici madde 7/15 hükmünde belirtilen 5 yıllık «hak düşürücü süre» dava tarihi itibariyle geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine, karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince,ilk derece mahkemesinin kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde bulunmayan «istinaf kanun yolu» başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya kapsamından Amasya Ticaret Sicil Müdürlüğünün 17.03.2014 tarihli yazısında, «ihyası» istenilen şirketin 18.05.2014 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Borsalar Kanun’un 10. ve 32. maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda «yönetim kurulu» kararını takip eden yılbaşından itibaren 2 yıl sonunda oda «kaydı» silinmiş sicil kaydı silinmek üzere müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler «münfesih» olarak resen silinmelerine ilişkin hüküm gereği 21.06.2014 tarihinde resen kaydının silindiği anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1798 E. , 2023/2528 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1310 Esas, 2022/1072 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/440 E., 2019/1198 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen şirketin ihyası davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ihyası talep edilen...Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. aleyhine icra takibi yaptıklarını, ancak şirketin sicilden terkin edilmesi nedeniyle tebligat yapılamadığını, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/812 E. sayılı dosyasında ihya davası açmak için kendilerine süre verildiğini ileri sürerek...Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihyası talep edilen...Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi ile 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun (5174 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmiş olması gerekçesiyle resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 24.09.2013 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2019 tarihli ve 2019/440 E., 2019/1198 K. sayılı kararıyla şirketin sicil kaydının silindiği 24.09.2013 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 12.07.2019 tarihinde işbu ihya davasının açıldığı gerekçesiyle hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli ve 2021/1502 E., 2021/1687 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde şirketlerin resen terkin sebeplerinin tahdidi olarak sayıldığı, 5174 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmiş olması bu sebepler arasında sayılmadığı gibi, şirkete ve şirketin temsilcilerine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, yasa hükmünde öngörülen ihtar koşulunun yerine getirildiğinin davalı tarafça ispat edilemediği, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından davaya konu ihya talebinin hak düşürücü süreye tabi olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne,...Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti.’nin tüzel kişiliğinin İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/812 E. sayılı dava dosyasının sonuçlandırılması işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, yeniden ticaret siciline kayıt ve tesciline, kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünde ilanına, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 10.05.2022 tarihli ve 2022/2189 E., 2022/3693 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin 15 inci bendine göre ihya davası açma süresinin 5 yıl olduğu, ihyası istenen şirketin sicil kaydının 24.09.2013 tarihinde resen silindiği, davanın ise 12.07.2019 tarihinde açıldığı, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın yasada öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın geçici 7 nci madde kapsamında olmadığını, terkin işleminin tebliğ gerçekleşmeden yapıldığını, hak düşürücü sürenin geçmediğini, davanın süresinde açıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyasının gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932807200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz