Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5135 E. 2023/2288 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması↗ poliçe limiti↗ belirsiz alacak davası↗ sorumluluk sigortası↗ sigorta sözleşmesi↗ iş bölümü↗ alacak davası↗ hukuki yarar↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/673 E., 2019/664 K.
Taraflar arasındaki sigorta sözleşmesi kaynaklı alacak ve tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.04.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında işveren sorumluluk sigorta poliçesi imzalandığını, iş yerinde yaşanan kaza sebebiyle müvekkili tarafından dava dışı işçinin yakınlarına tazminat ödemesi yapıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50.000,00 TL'nin davalıdan avans faizi ile tahsiline, belirsiz külli bakiyenin ise tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, kusur durumu ile tazminat miktarının bilirkişi aracılığıyla belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak eda istemini 50.000,00 TL ile sınırlı tutulduğu, bakiye kısmın ise belirsiz alacak davası niteliğinde olan bu davada belirlendiğinden bu yönden ayrıca tespit hükmü kurulmayarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin eda talebini kabul ettiğini ancak belirsiz külli tespit talebini reddetmemesine rağmen hüküm altına almadığını, belirsiz alacak davasının eda veya tespit amacıyla açılabileceğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinafa konu talebinin ek eda davasının konusunu oluşturduğu, şayet ödediği fazla bir bedel varsa bunu ayrı bir dava ile talep edebilmesinin mümkün olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, işveren sorumluluk sigortasına dayalı sigorta bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesi, 109 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava, davacının, kesinleşen Ankara 37. İş Mahkemesi kararına istinaden alacaklı ...'a icra dosyalarında yaptığı ödemeden, işveren sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydı ile 50.000,00 TL'nin davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, dava kısmi dava olarak açılmış, davacı, dava dilekçesinde davalıdan talep edebileceği bakiye alacağının da belirsiz olması nedeniyle tespitini istemiştir.
Davacının, icra dosyasına ödediği miktar ve davalı ... şirketinin poliçe limiti belli olup, kısmi davaya konu 50.000,00 TL dışındaki tespiti istenen kısımda sigortanın sorumluluğuna göre belli ve açıktır. Kısmi dava dışında tespit istemine konu kısım yönünden alacağın belirsiz olduğundan söz edilemez. Davacının tespit istemine konu bu kısmı, asıl davada ıslah yolu ile veya açacağı ayrı bir ek davada eda talepli olarak istemesi mümkün iken, bu bölümün belirsiz olduğu gerekçesiyle tespitini istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2447 E. 2022/4685 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · alacak davası · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak eda istemini 50.000,00 TL ile sınırlı tutulduğu, bakiye kısmın ise «belirsiz alacak davası» niteliğinde olan bu davada belirlendiğinden bu yönden ayrıca tespit hükmü kurulmayarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının tespit istemine konu bu kısmı, asıl davada «ıslah» yolu ile veya açacağı ayrı bir ek davada eda talepli olarak istemesi mümkün iken, bu «bölümün» belirsiz olduğu gerekçesiyle tespitini istemekte «hukuki yararı» bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · nispi vekalet ücreti · ticari kredi · maktu vekalet ücreti · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki «ticari kredi sözleşmelerine» istinaden alınan «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
Ancak, davalı yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekir ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2607 E. 2015/8695 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · alacak davası
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak eda istemini 50.000,00 TL ile sınırlı tutulduğu, bakiye kısmın ise «belirsiz alacak davası» niteliğinde olan bu davada belirlendiğinden bu yönden ayrıca tespit hükmü kurulmayarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının alacak miktarını tam ve «kesin» olarak belirleme imkanı olduğu halde «belirsiz alacak davası» açtığı, davanın mahiyeti itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesi gereğince kısmi dava niteliğinde olduğu, dava konusu kredi nedeniyle yapılan kesintilerin toplam miktarı belirgin olduğundan kısmi dava açılmayacağı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, dava dilekçesinde açıkça «belirsiz alacak davası» olarak nitelendirilmiş mahkemece davanın kısmi dava olduğu ve talep edilen alacak miktarının belirli olduğu gerekçesiyle davanın dinlenilmesi mümkün olmadığından reddine karar verilmiştir.
Bu durumda dava dilekçesindeki istem ve davanın bu niteliği gözetilerek «belirsiz alacak davası» olarak değerlendirme yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın kısmi dava olarak nitelenerek yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davacının alacak miktarını tam ve «kesin» olarak belirleme imkanı olduğu halde «belirsiz alacak davası» açtığı, davanın mahiyeti itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesi gereğince kısmi dava niteliğinde olduğu, dava konusu kredi nedeniyle yapılan kesintilerin toplam miktarı belirgin olduğundan kısmi dava açılmayacağı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5135 E. , 2023/2288 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2699 Esas, 2021/665 K.
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/673 E., 2019/664 K.
Taraflar arasındaki sigorta sözleşmesi kaynaklı alacak ve tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.04.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında işveren sorumluluk sigorta poliçesi imzalandığını, iş yerinde yaşanan kaza sebebiyle müvekkili tarafından dava dışı işçinin yakınlarına tazminat ödemesi yapıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50.000,00 TL'nin davalıdan avans faizi ile tahsiline, belirsiz külli bakiyenin ise tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, kusur durumu ile tazminat miktarının bilirkişi aracılığıyla belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak eda istemini 50.000,00 TL ile sınırlı tutulduğu, bakiye kısmın ise belirsiz alacak davası niteliğinde olan bu davada belirlendiğinden bu yönden ayrıca tespit hükmü kurulmayarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin eda talebini kabul ettiğini ancak belirsiz külli tespit talebini reddetmemesine rağmen hüküm altına almadığını, belirsiz alacak davasının eda veya tespit amacıyla açılabileceğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinafa konu talebinin ek eda davasının konusunu oluşturduğu, şayet ödediği fazla bir bedel varsa bunu ayrı bir dava ile talep edebilmesinin mümkün olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, işveren sorumluluk sigortasına dayalı sigorta bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesi, 109 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava, davacının, kesinleşen Ankara 37. İş Mahkemesi kararına istinaden alacaklı ...'a icra dosyalarında yaptığı ödemeden, işveren sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydı ile 50.000,00 TL'nin davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, dava kısmi dava olarak açılmış, davacı, dava dilekçesinde davalıdan talep edebileceği bakiye alacağının da belirsiz olması nedeniyle tespitini istemiştir.
Davacının, icra dosyasına ödediği miktar ve davalı ... şirketinin poliçe limiti belli olup, kısmi davaya konu 50.000,00 TL dışındaki tespiti istenen kısımda sigortanın sorumluluğuna göre belli ve açıktır. Kısmi dava dışında tespit istemine konu kısım yönünden alacağın belirsiz olduğundan söz edilemez. Davacının tespit istemine konu bu kısmı, asıl davada ıslah yolu ile veya açacağı ayrı bir ek davada eda talepli olarak istemesi mümkün iken, bu bölümün belirsiz olduğu gerekçesiyle tespitini istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932796000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz