6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8189 E. 2023/2301 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bedelsizlik iddiası kesin hüküm sonucu çek tazminatı fiil ehliyeti adil yargılanma hakkı takibin durdurulması aldatma (hile) lehdar ispat külfeti ticari işletme ilamsız icra takibi muvazaa ticari dava niteliği bedelsizlik kambiyo senedi ihtiyati tedbir mirasçılık kötü niyet tazminatı keşideci taraf ehliyeti kötü niyet feragat görevsizlik kararı haciz iflas çek tacir menfi tespit yükleten (shipper) temsil kesin hüküm görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · TBK — TBK 74

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 19.12.2014 tarih, 2014/694 E., 2014/660 K. sayılı kararı iletarafların tacir olmadığı gibi uyuşmazlığın da yanların ticari işletmeleriyle ilgili bulunmadığı, taraflar arasındaki bedelsizlik, ehliyetsizlik, muvazaa hukuksal sebeplerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (6098 sayılı Kanun) düzenlendiği ve böylece uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde bulunmadığı ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. (Birinci) Bozma Kararı

Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 13.05.2015 tarih, 2015/5317 E., 2015/7182 K. sayılı ilamıyla, uyuşmazlığın çözümünün Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu gözetilerek işin esasına girilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 28.01.2020 tarih 2015/720 E., 2020/58 K. sayılı kararı ile; çekin keşide tarihinde müteveffanın fiil ehliyetine sahip olduğu, ancak davacının iddialarından biri de çekteki imzanın keşideci müteveffanın eli ürünü olmadığı yönünde olmakla bu husuta yapılan değerlendirmede, ispat külfetinin davalı üzerinde olduğu, çek altındaki keşideci imzasının müteveffa İbrahim İçli' ye ait olduğunun ispatlanması gerektiği, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarından, bu hususta kesin bir sonuca varılamadığı, ceza mahkemesince davalının delil yetersizliğinden beraatine dair verilen ve kesinleşen karar nedeniyle, çekin altındaki imzanın müteveffanın eli ürünü olarak kabul edilmesi 6098 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesindeki açık düzenleme karşısında yasal olarak mümkün olmadığı, sonuç olarak, davaya ve takibe konu çek altındaki imzanın müteveffa keşideciye ait olduğunun ispat edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, yasal şartları oluşmadığından davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ceza yargılamasında alınan raporlarda imzanın davacı murisinin eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, bu raporların dikkate alınmadığını, mahkemece alınan raporda ise tam bir kanaat bildirilmediğini, çelişkilerin giderilmesi için yeniden rapor alınması gerektiğini, mahkemece davacının tanık dinletme talebinin reddedildiğini, ancak aradan uzun zaman geçtikten sonra talebin yeniden değerlendirilerek bu kez tanık dinlenmesine karar verildiğini, dört yıl sonra terekeye temsilci atanması için beklendiğini, tüm bu hususların adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık kambiyo senedine özgü haciz yoluyla yapılan ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi

3. Değerlendirme

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2845 E. 2012/12040 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Mirasçılık

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5073 E. 2019/4871 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/8189 E.  ,  2023/2301 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2015/720 Esas, 2020/58 Karar

HÜKÜM

Kabul

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.04.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği görüşülüp, düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin murisinin keşideci, davalının lehdar olarak yer aldığı 500.000,00 TL bedelli bir adet çeke dayalı şekilde davalının müvekkilleri aleyhine takip başlatmış ise de çekteki keşideci imzasının murise ait olmadığı gibi davalının muristen yirmi yıl önce boşanmış eşi olduğunu, yanlar arasında çek düzenlenmesini gerektirecek bir alışveriş bulunmadığını, çek keşide edildiği sırada murisin ehliyetsiz olduğunu belirterek çek nedeniyle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, takibin iptalini, %20 oranında tazminatın davalıdan tahsilini ve takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacıların bedelsizlik iddialarını kabul etmediklerini, davacıların bu iddialarını ispatlamakla yükümlü olduklarını, murisin 2012 yılı Ekim ayında akıl sağlığının yerinde olduğunu, bu nedenle ehliyetsizlik iddialarını da kabul etmediklerini, müvekkilinin icra takibini usul yönünden bütün mirasçılara açıldığını, ancak doğal olarak kendi öz oğluna haciz tatbik ettirmediğini, ancak oğlu İbrahim'e yönelik işlem yapma hakkından feragat etmediğini, müvekkilinin murisi aldatmasının söz konusu olmadığını, böyle bir niyeti olsa idi yaklaşık 3.000.000,00 TL tutarındaki mirastan daha fazla tahsilat yapabileceğini, murisin sorumluluğının mirasçılara da intikal ettiğini bu nedenle davacıların çek tazminatından da sorumlu olduklarını belirterek davanın reddine, davacılar aleyhine alacak üzerinden % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 19.12.2014 tarih, 2014/694 E., 2014/660 K. sayılı kararı iletarafların tacir olmadığı gibi uyuşmazlığın da yanların ticari işletmeleriyle ilgili bulunmadığı, taraflar arasındaki bedelsizlik, ehliyetsizlik, muvazaa hukuksal sebeplerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (6098 sayılı Kanun) düzenlendiği ve böylece uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde bulunmadığı ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. (Birinci) Bozma Kararı

Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 13.05.2015 tarih, 2015/5317 E., 2015/7182 K. sayılı ilamıyla, uyuşmazlığın çözümünün Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu gözetilerek işin esasına girilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 28.01.2020 tarih 2015/720 E., 2020/58 K. sayılı kararı ile; çekin keşide tarihinde müteveffanın fiil ehliyetine sahip olduğu, ancak davacının iddialarından biri de çekteki imzanın keşideci müteveffanın eli ürünü olmadığı yönünde olmakla bu husuta yapılan değerlendirmede, ispat külfetinin davalı üzerinde olduğu, çek altındaki keşideci imzasının müteveffa İbrahim İçli' ye ait olduğunun ispatlanması gerektiği, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarından, bu hususta kesin bir sonuca varılamadığı, ceza mahkemesince davalının delil yetersizliğinden beraatine dair verilen ve kesinleşen karar nedeniyle, çekin altındaki imzanın müteveffanın eli ürünü olarak kabul edilmesi 6098 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesindeki açık düzenleme karşısında yasal olarak mümkün olmadığı, sonuç olarak, davaya ve takibe konu çek altındaki imzanın müteveffa keşideciye ait olduğunun ispat edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, yasal şartları oluşmadığından davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ceza yargılamasında alınan raporlarda imzanın davacı murisinin eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, bu raporların dikkate alınmadığını, mahkemece alınan raporda ise tam bir kanaat bildirilmediğini, çelişkilerin giderilmesi için yeniden rapor alınması gerektiğini, mahkemece davacının tanık dinletme talebinin reddedildiğini, ancak aradan uzun zaman geçtikten sonra talebin yeniden değerlendirilerek bu kez tanık dinlenmesine karar verildiğini, dört yıl sonra terekeye temsilci atanması için beklendiğini, tüm bu hususların adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık kambiyo senedine özgü haciz yoluyla yapılan ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi

3. Değerlendirme

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932784100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.