Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8611 E. 2023/2517 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pervasızca davranış↗ taşıyıcının sınırlı sorumluluğu↗ harç tamamlama↗ sorumluluk sınırlaması↗ eksik harç↗ sevk irsaliyesi↗ sınırlı sorumluluk↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ irsaliye↗ ara karar↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ bilirkişi incelemesi↗ esastan ret↗ fatura↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ ibraz↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2021/166 E., 2021/769 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Mardin İl Emniyet Müdürlüğüne ait termal kamerayı bakımını yapmak üzere teslim aldığını, söz konusu kameranın bakımı yapılmak ve Anka Net Bilişim Teknolojilerine gönderilmek üzere müvekkili tarafından davalı ... şirketinin Mardin şubesine teslim edildiğini, kameranın alıcısına teslim edilmemesi üzerine müvekkilinin, defalarca davalı ... şubesine başvurduğunu ve neticede davalı ... şirketinin 13.12.2019 tarihli yazısıyla söz konusu gönderinin kaybolduğunun bildirildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği aynı model ve özelliklerde bir kamerayı 115.262,40 TL bedelle satın alarak Mardin Valiliği Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı'na teslim etmek zorunda kaldığını, davalı şirketin kusuru nedeniyle müvekkilinin 115.262,40 TL zararının olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli ara kararıyla dava değeri 115.262,40 TL olduğu belirlemesi yapılarak eksik harç tamamlattırılmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kargonun içeriğinin ve kendisine ait olduğunu ispat etmesi gerektiğini, ispatın gerçekleşmesi halinde ise, davalının sorumluluğunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 880 vd. maddeleri göz önüne alınarak sınırlı sorumluluk esasına göre değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaybolduğu iddia edilen taşımaya konu eşyaya ilişkin bilirkişi tarafından bedel tespiti yapıldığı, 05.11.2019 tarihli termal kamera ve cinsini gösterir açıklamalı sevk irsaliyesi ve davalı ... şirketinin taşımaya konu kargonun kaybolduğuna dair yazısı dikkate alınmak suretiyle davacının ibraz ettiği 18.12.2019 tarihli alım faturası bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde davacının 115.262,40 TL zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 115.262,40 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kayıp duruma düştüğü iddia olunan kargonun içeriğinin sevk irsaliyesi dikkate alınarak kamera olduğu yönünde kabul karar verildiği, ancak davacı tarafından kargo içeriğinin ispat edilemediği, kargo içeriğinin kamera olduğunun kabulü halinde dahi bunun davacıya ait olduğunun ispatı gerektiğini, ayrıca bedel hesaplaması yapılırken kameranın ikinci el olmasına rağmen bilirkişi raporunda ikinci el fiyatlarına dair herhangi bir araştırmanın bulunmadığını, zarar hesaplamasının 6102 sayılı Kanun'un 882 nci maddesine göre yapılması gerekirken piyasadaki yeni ürün rayicine göre yapılmış olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taşıyıcı, taşımaya konu emtiayı alıcısına teslim edememesine ilişkin hiç bir somut gerekçe ileri sürmediği, taşıyıcının sorumluluğu kural olarak 6102 sayılı Kanun'un 882 nci maddesi uyarınca sınırlı sorumluluk ise de bu eyleminin pervasızca davranış olarak kabulü gerektiğinden, 6102 sayılı Kanun'un 886 ncı maddesi uyarınca taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkını kaybettiğinin kabulü gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 886 ncı maddesi uyarınca, zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı, davalı tarafından taşımaya konu ürünün akıbeti hakkında makul bir açıklama yapılmadığından ve taşımaya konu ürüne ait irsaliye örneği sunulmadığından, davacı tarafından sunulan 05.11.2019 tarihli 089731 nolu irsaliyenin taşımaya konu ürüne ait irsaliye olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, davacının tarafça kendisine tamir edilmesi için teslim edilen kameranın kargo şirketi tarafından kaybedilmesi nedeniyle aynı model ve özellikte bir kamerayı satın almak suretiyle Mardin Emniyet Müdürlüğüne teslim ettiği ve bu kameraya ilişkin fatura örneğini ibraz ettiği, faturada belirtilen bedel ile bilirkişi incelemesinde tespit edilen bedel arasında uyum bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalının ileri sürdüğü sevk irsaliyesi ve kargo makbuzunun davalı tarafından dosyaya sunulamamış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13217 E. 2017/6142 K.
Ortak:sevk irsaliyesi · irsaliye · teslim
İncelediğiniz kararda… e kaybolduğu iddia edilen taşımaya konu eşyaya ilişkin bilirkişi tarafından bedel tespiti yapıldığı, 05.11.2019 tarihli termal kamera ve cinsini gösterir açıklamalı «sevk irsaliyesi» ve davalı ... şirketinin taşımaya konu kargonun kaybolduğuna dair yazısı dikkate alınmak suretiyle davacının «ibraz» ettiği 18.12.2019 tarihli alım faturası bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde davacının 115.262,40 TL zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kayıp duruma düştüğü iddia olunan kargonun içeriğinin «sevk irsaliyesi» dikkate alınarak kamera olduğu yönünde kabul karar verildiği, ancak davacı tarafından kargo içeriğinin ispat edilemediği, kargo içeriğinin kamera olduğunun kabulü …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı «taşıyıcı», taşımaya konu emtiayı alıcısına «teslim» edememesine ilişkin hiç bir somut gerekçe ileri sürmediği, «taşıyıcının sorumluluğu» kural olarak 6102 sayılı Kanun'un 882 nci maddesi uyarınca «sınırlı sorumluluk» ise de bu eyleminin «pervasızca davranış» olarak kabulü gerektiğinden, 6102 sayılı Kanun'un 886 ncı maddesi uyarınca «taşıyıcının sınırlı sorumluluktan» yararlanma hakkını kaybettiğinin kabulü gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 886 ncı maddesi uyarınca, zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcının «sorumluluk sınırlamalarından» yararlanamayacağı, davalı tarafından taşımaya konu ürünün akıbeti hakkında makul bir açıklama yapılmadığından ve taşımaya konu ürüne ait «irsaliye» örneği sunulmadığından, davacı tarafından sunulan 05.11.2019 tarihli 089731 nolu irsaliyenin taşımaya konu ürüne ait irsaliye olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, davacının tarafça kendisine tamir edilmesi için teslim edilen kameranın kargo şirketi tarafından kaybedilmesi nedeniyle aynı model ve özellikte bir kamerayı satın almak suretiyle Mardin Emniyet Müdürlüğüne teslim ettiği ve bu kameraya ilişkin «fatura» örneğini «ibraz» ettiği, faturada belirtilen bedel ile «bilirkişi incelemesinde» tespit edilen bedel arasında uyum bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «temel ilişkinin» ispatı «yazılı delil» veya «yazılı delil başlangıcı» veya tarafların bir birini tutan ve tamamlayan HMK 222'ye göre «ticari defterlerin» sunulması halinde ispat edilebileceği, davacı tarafından düzenlenen faturalar ve «sevk irsaliyeleri» tek taraflı düzenlenmiş olup sevk irsaliyelerin altında imza bulunmadığından bu delillerin HMK 202/2'ye göre yazılı delil başlangıcı kabul edilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu faturaları veya faturalara dayanak malları «teslim» aldığına ilişkin borçlunun veya yetkili «temsilcisinin» imzasını içeren belgeler bulunmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacak karşılığında davalı tarafça verilen çekteki «imzaya itiraz» edilmesi nedeniyle temel ilişkiye dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davacı tarafın sunduğu dava dayanağı faturaları veya faturalara dayanak malları «teslim» aldığına ilişkin borçlunun veya yetkili «temsilcisinin» imzasını içeren belgeler bulunmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı davaya konu malların faturalarıyla birlikte kargo aracılığı ile davalıya «teslim» edildiğini ileri sürmüştür.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yazılı delil başlangıcı · temel ilişki · delil başlangıcı · imzaya itiraz · yazılı delil · ticari defter · temsil · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «temel ilişkinin» ispatı «yazılı delil» veya «yazılı delil başlangıcı» veya tarafların bir birini tutan ve tamamlayan HMK 222'ye göre «ticari defterlerin» sunulması halinde ispat edilebileceği, davacı tarafından düzenlenen faturalar ve «sevk irsaliyeleri» tek taraflı düzenlenmiş olup sevk irsaliyelerin altında imza bulunmadığından bu delillerin HMK 202/2'ye göre yazılı delil başlangıcı kabul edilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu faturaları veya faturalara dayanak malları «teslim» aldığına ilişkin borçlunun veya yetkili «temsilcisinin» imzasını içeren belgeler bulunmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacak karşılığında davalı tarafça verilen çekteki «imzaya itiraz» edilmesi nedeniyle temel ilişkiye dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davacı tarafın sunduğu dava dayanağı faturaları veya faturalara dayanak malları «teslim» aldığına ilişkin borçlunun veya yetkili «temsilcisinin» imzasını içeren belgeler bulunmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8611 E. , 2023/2517 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/2480 Esas, 2021/1337 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Mardin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2021/166 E., 2021/769 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Mardin İl Emniyet Müdürlüğüne ait termal kamerayı bakımını yapmak üzere teslim aldığını, söz konusu kameranın bakımı yapılmak ve Anka Net Bilişim Teknolojilerine gönderilmek üzere müvekkili tarafından davalı ... şirketinin Mardin şubesine teslim edildiğini, kameranın alıcısına teslim edilmemesi üzerine müvekkilinin, defalarca davalı ... şubesine başvurduğunu ve neticede davalı ... şirketinin 13.12.2019 tarihli yazısıyla söz konusu gönderinin kaybolduğunun bildirildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği aynı model ve özelliklerde bir kamerayı 115.262,40 TL bedelle satın alarak Mardin Valiliği Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı'na teslim etmek zorunda kaldığını, davalı şirketin kusuru nedeniyle müvekkilinin 115.262,40 TL zararının olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli ara kararıyla dava değeri 115.262,40 TL olduğu belirlemesi yapılarak eksik harç tamamlattırılmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kargonun içeriğinin ve kendisine ait olduğunu ispat etmesi gerektiğini, ispatın gerçekleşmesi halinde ise, davalının sorumluluğunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 880 vd. maddeleri göz önüne alınarak sınırlı sorumluluk esasına göre değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaybolduğu iddia edilen taşımaya konu eşyaya ilişkin bilirkişi tarafından bedel tespiti yapıldığı, 05.11.2019 tarihli termal kamera ve cinsini gösterir açıklamalı sevk irsaliyesi ve davalı ... şirketinin taşımaya konu kargonun kaybolduğuna dair yazısı dikkate alınmak suretiyle davacının ibraz ettiği 18.12.2019 tarihli alım faturası bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde davacının 115.262,40 TL zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 115.262,40 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kayıp duruma düştüğü iddia olunan kargonun içeriğinin sevk irsaliyesi dikkate alınarak kamera olduğu yönünde kabul karar verildiği, ancak davacı tarafından kargo içeriğinin ispat edilemediği, kargo içeriğinin kamera olduğunun kabulü halinde dahi bunun davacıya ait olduğunun ispatı gerektiğini, ayrıca bedel hesaplaması yapılırken kameranın ikinci el olmasına rağmen bilirkişi raporunda ikinci el fiyatlarına dair herhangi bir araştırmanın bulunmadığını, zarar hesaplamasının 6102 sayılı Kanun'un 882 nci maddesine göre yapılması gerekirken piyasadaki yeni ürün rayicine göre yapılmış olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taşıyıcı, taşımaya konu emtiayı alıcısına teslim edememesine ilişkin hiç bir somut gerekçe ileri sürmediği, taşıyıcının sorumluluğu kural olarak 6102 sayılı Kanun'un 882 nci maddesi uyarınca sınırlı sorumluluk ise de bu eyleminin pervasızca davranış olarak kabulü gerektiğinden, 6102 sayılı Kanun'un 886 ncı maddesi uyarınca taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkını kaybettiğinin kabulü gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 886 ncı maddesi uyarınca, zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı, davalı tarafından taşımaya konu ürünün akıbeti hakkında makul bir açıklama yapılmadığından ve taşımaya konu ürüne ait irsaliye örneği sunulmadığından, davacı tarafından sunulan 05.11.2019 tarihli 089731 nolu irsaliyenin taşımaya konu ürüne ait irsaliye olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, davacının tarafça kendisine tamir edilmesi için teslim edilen kameranın kargo şirketi tarafından kaybedilmesi nedeniyle aynı model ve özellikte bir kamerayı satın almak suretiyle Mardin Emniyet Müdürlüğüne teslim ettiği ve bu kameraya ilişkin fatura örneğini ibraz ettiği, faturada belirtilen bedel ile bilirkişi incelemesinde tespit edilen bedel arasında uyum bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalının ileri sürdüğü sevk irsaliyesi ve kargo makbuzunun davalı tarafından dosyaya sunulamamış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932776600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz