6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yetkisiz icra dairesinde tebliğ edilen ödeme emrine itiraz geçersizdir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2083 E. 2022/1526 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davası açılabilmesi için, yetkili icra dairesinde usulüne uygun tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresinde geçerli bir borca itirazın bulunması gerekir; yetkisiz icra dairesinde yapılan itirazın hukuki hükmü yoktur. Dava açıldığı tarihte yetkili icra dairesince ödeme emri henüz tebliğ edilmemiş ve geçerli bir itiraz mevcut değilse, bu husus dava şartı yokluğu oluşturur ve dava sırasında yetkili icra dairesine sonradan yapılan itiraz bu eksikliği gidermez; söz konusu dava şartı sonradan tamamlanabilir nitelikte değildir.

Ele alınan sorunlar

İtirazın iptali davasının dava şartı yönünden değerlendirilmesi → ret

İddia: Davacı vekili, dava açıldıktan sonra yetkili icra dairesine yapılan itirazın, borçlunun borca itiraz iradesini ikrar niteliğinde olduğunu, usul ekonomisi gereği bu sonradan tamamlanan işlemin dava şartı eksikliğini giderdiğini, mahkemenin davanın esasına girmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İtirazın iptali davası açılabilmesi için ödeme emrinin tebliği üzerine borca itiraz edilmiş olması gerekir. Yetkisiz icra dairesinde tebliğ edilen ödeme emrine karşı yapılan borca itirazın hukuki bir hükmü bulunmamaktadır; borca itirazın hüküm ifade edebilmesi için yetkili icra dairesinde tebliğ edilen ödeme emrine karşı yapılmış olması gerekir. Somut olayda dava açıldığı aşamada yetkili icra dairesince davalı borçluya ödeme emri tebliğ edilmemiş, bu nedenle iptaline karar verilecek geçerli bir itiraz da mevcut değildir. Borçlunun borca itiraz edip etmeyeceği belli olmayan bir evrede itirazın iptali davası açılması halinde, borçlunun itiraz etmeme ihtimali de bulunduğundan, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekir. Bu dava şartı sonradan tamamlanabilecek nitelikte bir dava şartı değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, itirazın iptali davasının dava şartı olarak geçerli bir borca itirazın varlığını gerektirdiği, yetkisiz icra dairesinde yapılan itirazın hüküm ifade etmediği ve bu dava şartının sonradan tamamlanabilir nitelikte olmadığı yönündeki tespit, benzer usuli uyuşmazlıklarda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
İtirazın iptali davasında dava şartı, yetkili icra dairesinde usulüne uygun tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresinde geçerli borca itiraz edilmiş olmasıdır; bu dava şartı sonradan tamamlanabilir nitelikte değildir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali davası dava şartı yetkisizlik itirazı ödeme emrine itiraz sonradan tamamlanamayan dava şartı

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 114/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/2083

KARAR NO 2022/1526

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/12/2021

NUMARASI 2021/455 Esas - 2021/983 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/10/2022

Dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalı ile icra takibinin diğer borçlusu ... Ür. A.Ş nin farklı tüzel kişilik olmalarına karşın aralarında organik bağ olduğunu, davalının müvekkili firmadan geniş kapsamlı yangın paket katılım sigorta poliçesi tanzim edilmesini istediklerini beyan ettiğini, 27.10.2020 tarihinde müvekkili tarafından, davalı şirkete mail ile teklif sunulduğunu,28.10.2020 ve 13.11.2020 tarihinde yenilenen fiyat teklifinin davalıya iletildiğini, müvekkili firmaya poliçe tanzim edilmesi amacı ile geri gönderildiğini, 17.11.2020 tarihinde ise davalı yetkililerinin, müvekkili firmaya kesilen poliçenin taraflarına ulaşmadığını bildirdiğini, müvekkili tarafından gönderilen cevabi yazıda ise mail ekinde poliçenin gönderildiğini bildirdiklerini, ...

Sigorta A.Ş 17.11.2020 -2021 başlangıç- bitiş tarihli Geniş Kapsamlı Yangın Paket Katılım Poliçesi 6.177,78-USD prim bedeli ile tanzim edildiğini, ancak firma yetkilileri bugün yarın ödeyeceğiz diyerek müvekkili firmayı oyaladığını, poliçe prim bedelini ödemediklerini, poliçenin prim bedelinin ... Sigorta A.Ş tarafından müvekkili hakedişinden kesildiğini, müvekkilinin, 24.03.2021 tarihinde poliçeyi,primin ödenmemesi nedeniyle iptal ettiğini, 16.527,69-TL zarara uğrayan müvekkilinin, davalılar hakkında Kayseri Genel İcra Dairesi ... esas saylılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını, borçluların ayrı ayrı yetki ve borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, tahsilde tekerrür olmamak üzere İstanbul Anadolu ...

İcra dairesinin ... E. Sayılı dosyaya davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacı ile müvekkili şirket arasında kurulmuş geçerli bir sigorta sözleşmesi veya başkaca bir ilişki olmadığını, davacıya, müvekkili şirketten yapılan bir talep ve ödeme bulunmadığını, müvekkili adına sözde poliçe düzenlendiği ve sonrasında bu poliçenin iptal edildiği iddiasıyla zarara uğradığı iddiasının dinlenebilir olmadığını, davacının dava dilekçesinde atıfta bulunduğu belgelerin müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin uğradığı ve uğrayacağı tüm zararlarını ve başkaca hak ve taleplerini ileri sürme hak ve yetkisi saklı kalmak kaydıyla davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, somut olayda yetkisizlik itirazı ve alacaklı vekilinin talebi üzerine dosyanın geldiği İstanbul Anadolu Dairesince davalı borçluya davadan önce ödeme emri çıkarılmadığı, itirazın iptali davalarında HMK 114/2 gereği usulüne uygun gönderilmiş ödeme emri ve bu ödeme emrine karşı süresinde itiraz edilmiş olmasının dava şartı olduğu ve bu dava şartı giderilebilir bir dava şartı olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, İstanbul Anadolu İcra Dairesi'ne yapılan itirazın her ne kadar işbu dava açıldıktan sonra olsa bile Kayseri İcra Dairelerine ve arabulucu anlaşamama tutanağındaki anlaşmama ve borca itiraz etme iradelerini ikrar niteliğinde olduğunu, usul ekonomisi gereği sonradan tamamlanan bu usuli işlemin, mahkemenin sonradan tamamlanamaz usuli işlem olarak addederek; davanın esasına girilmesi gerekirken davayı reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, icra takiplerinde, borca itirazın amacı borçlunun işbu borcu kabul etmediğine ilişkin açıkladığı irade beyanı olduğunu, hali hazırda davalı- borçlu defalarca beyan etmesine rağmen, mahkemenin yetkili icra dairesine dava sonrası yapılan itirazı kabul etmeyerek davanın reddine karar vermesinin usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını, davanın esasına girilerek kabulünü talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, İİK.nun 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır. Somut olayda; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında devam eden takibin ilk olarak Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nde başlatıldığı, davalı borçlu vekiline ödeme emri tebliği üzerine borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz edilmesi sonucunda ,alacaklı vekilinin yetki itirazını kabul etmesi sonucu dosyanın yetkili olan İstanbul Anadolu ... İcra Dairesine gönderildiği, icra dosyasında ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edilmediği,dosya esasa kayıt edildikten sonra icra müdürü tarafından ödoeme emri isteminin red edildiği ,bu aşamada itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır.

İtirazın iptali davası açılabilmesi için ödeme emrinin tebliği üzerine borca itiraz edilmesidir.Yetki itirazı ve alacaklı vekilinin talebi üzerine dosyanın geldiği İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü'nce davalı borçluya davadan önce ödeme emri çıkarılması talebinin red edildiği anlaşılmakta ise de ,yetkisiz icra dairesinde tebliğ edilen ödeme emrine borca itirazda bulunmanın bir hükmü bulunmamaktadır.Yetkili icra dairesinde ödeme emri tebliğ edilmesi üzerine borca itiraz edilmesi gerekir. Davanın açıldığı aşamada iptaline karar verilecek bir itirazın da mevcut olmadığı anlaşılmaktadır.Borçlunun ,borca itiraz edip etmeyeceği belli olmayan bir evrede itirazın iptali davası açılması halinde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekir.Zira ,borçlunun borca itiraz etmemesi de ihtimal olarak mevcuttur.

Ancak geçerli bir itirazın varlığı halinde itirazın iptali istenebilir. Bu dava şartı sonradan tamamlanabilecek bir dava şartı değildir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/10/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/93276 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.