Yabancı mahkeme kararının tenfizinde karşılıklılık, savunma hakkı ve kesinleşme koşulları
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8322 E. 2023/2287 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Yabancı mahkeme kararının tenfizinde: (1) iki ülke arasında anlaşma bulunmasa da yabancı devlet mevzuatında Türk hukukuna benzer tenfiz düzenlemesi varsa zorunlu karşılıklılık gerçekleşir; (2) dava dilekçesi ve duruşma günü savunma hazırlamaya elverişli makul süre önce usulüne uygun tebliğ edilmişse, davalıların yokluğunda karar verilmesi savunma hakkının kısıtlanması sayılmaz ve kararda bulunması gereken hususlar o ülke hukukuna göre belirlenir; (3) kararın kesinleşmesi de o ülkenin kendi kurallarına göre değerlendirilir.
Ele alınan sorunlar
Zorunlu karşılıklılık (mütekabiliyet) koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği → kabul
Gerekçe: Hollanda ile Türkiye arasında yabancı mahkeme kararının tenfizine yönelik bir anlaşma bulunmasa da, Hollanda mevzuatında yabancı mahkeme kararlarının tenfizine yönelik hüküm bulunduğu ve tenfiz şartlarının Türk hukukuna benzer biçimde düzenlendiği anlaşılmakla, tenfiz için zorunlu karşılıklılık koşulu gerçekleşmiştir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı (usulüne uygun tebligat) → kabul
İddia: Davalılar, tebligatın duruşma gününe 60 günden az kala yapıldığını, savunmanın hangi usul ve sürede yapılacağının bildirilmediğini, gıyap kararının kendilerine tebliğ edilmediğini ve savunma haklarının kısıtlandığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava dilekçesi ve duruşma günü davalılara, savunma hazırlamalarını mümkün kılacak makul bir süre önce (04.02.2017 ve 31.01.2017) tebliğ edilmiştir. Davalıların yokluğunda karar verilmiş olması savunma haklarının kısıtlandığı şeklinde değerlendirilemez. Tenfize konu kararda başvuru yolu ve süresi gösterilmemiş olsa da hem dava dilekçesi hem mahkeme kararı usulüne uygun tebliğ edilmiş, tebliğ evrakında itirazların doğrudan yabancı mahkemeye gönderileceği şerhi bulunmuş olup, kararda bulunması gereken hususlar o ülke (Hollanda) hukukuna göre belirlenir; tenfiz engeli yoktur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Yabancı mahkeme kararının kesinleşmiş olup olmadığı → kabul
İddia: Davalılar, karara karşı kanun yolu ve süresinin gösterilmediğini, gıyap kararının tebliğ edilmemesi nedeniyle kararın kendileri yönünden kesinleşmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Mahkeme kararının davalılara usulüne uygun tebliğ edildiği ve Hollanda Mahkemesince 20.01.2019 tarihi itibarıyla karara karşı itirazda bulunulmadığının belirtilmiş olması karşısında yabancı mahkeme kararı kesinleşmiştir; kesinleşme her ülkenin kendi kurallarına göre değerlendirilir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Yabancı devlet mevzuatındaki benzer tenfiz düzenlemesinin zorunlu karşılıklılığı sağladığı, makul süre önce usulüne uygun tebligat yapılmışsa yokluğunda verilen kararın savunma hakkını kısıtlamadığı ve kesinleşmenin o ülke hukukuna göre değerlendirileceği yönünden emsal niteliğindedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tenfiz↗ karşılıklılık (mütekabiliyet)↗ savunma hakkı↗ usulüne uygun tebligat↗ yabancı kararın kesinleşmesi↗ kamu düzeni↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11616 E. 2010/11986 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «tenfiz» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Rotterdam Mahkemesi'nin 14.04.2017 tarihli ve 5848212/CV.EXPL 17-11256 esas sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararında müvekkillerinin «savunma hakkının kısıtlandığını», 14.04.2017 tarihli gıyap kararının müvekkillerine tebliğ edilmediğini, tebliğ edilen dava dilekçesinde davalı müvekkillerinin Hollanda hukukuna göre hangi usul ve esaslara göre cevap verecekleri ya da duruşmaya katılacaklarının, karara karşı başvurulacak üst «yargı yolunun» ve süresinin bildirilmediğini, kararın kesinleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davada yetkili mahkemenin HUMK 17 nci maddesi gereğince Yozgat Mahkemeleri yetkili olduğu, «ibraz» edilen kararın gıyapda verildiği ve savunma imkanı tanınmadığı, «tenfiz» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin tenfizi üzerine hüküm Dairemizin 06.07.2010 günlü ilamında yazılı gerekçelerler bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu karardaMahkemece davada yetkili mahkemenin HUMK 17 nci maddesi gereğince Yozgat Mahkemeleri yetkili olduğu, «ibraz» edilen kararın gıyapda verildiği ve savunma imkanı tanınmadığı, «tenfiz» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin tenfizi üzerine hüküm Dairemizin 06.07.2010 günlü ilamında yazılı gerekçelerler bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8322 E. , 2023/2287 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1359 Esas, 2021/1349 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/385 E., 2020/256 K.
Taraflar arasındaki tenfiz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.04.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av...... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Rotterdam Mahkemesi'nin 14.04.2017 tarihli ve 5848212/CV.EXPL 17-11256 esas sayılı kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; tenfizi istenen yabancı mahkeme kararında müvekkillerinin savunma hakkının kısıtlandığını, 14.04.2017 tarihli gıyap kararının müvekkillerine tebliğ edilmediğini, tebliğ edilen dava dilekçesinde davalı müvekkillerinin Hollanda hukukuna göre hangi usul ve esaslara göre cevap verecekleri ya da duruşmaya katılacaklarının, karara karşı başvurulacak üst yargı yolunun ve süresinin bildirilmediğini, kararın kesinleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tenfize ilişkin hükmün esası yönünden tenfize engel bir durumun bulunmadığı, tenfiz için kesinleşmiş mahkeme kararı gerekiyor ise de, söz konusu kesinleşmenin her ülkenin kendi kurallarına göre değerlendirilmesi gerektiği; üst mahkemeye başvurulmadığının belirtilmesinin de kararın kesinleştiğini gösterdiği nazara alınarak, davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yabancı mahkeme kararında müvekkillerinin savunma hakkının kısıtlandığını, tebligatın duruşma gününe 60 günden az bir süre kala müvekkillerine tebliğ edilmiş olup bu hususun 1965 tarihli Tebligat Sözleşmesinin 15. maddesine aykırı olduğunu, savunmanın hangi usul ve sürede yapılması gerektiğinin de tebliğ evrakında bildirilmediğini, mahkemece taraf teşkili sağlanmadan gıyap kararı verildiğini ve bu kararın müvekkillerine tebliğ edilmediğini,kararının kesinleşmediğini, karara karşı kanun yolu, başvuru usulü ve süresinin gösterilmediğini, tebligatın Lahey Sözleşmesine aykırı olduğunu, tebliğ edilen kararın mahkeme kararı olmayıp mahkeme icra memurluğu kararı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Hollanda ile Türkiye arasında yabancı mahkeme kararının tenfizine yönelik bir anlaşma bulunmasa da Hollanda mevzuatında yabancı mahkeme kararlarının tenfizine yönelik hüküm bulunduğu, tenfiz şartlarının Türk hukukuna benzer olarak düzenlendiği, tenfiz için zorunlu karşılıklılık koşulunun gerçekleştiği, dava dilekçesi ve duruşma gününün davalılara 04.02.2017 ve 31.01.2017 tarihinde tebliğ edildiği, tebligatın yapıldığına dair bildirimin mahkemeye duruşma tarihi olan 28.03.2017 ve 30.03.2017 tarihlerinde ulaştığı, davalıların yokluğunda yapılan 28.03.2017 tarihli duruşmanın 14.04.2017 tarihine ertelendiği ve tenfize konu kararın da bu tarihte verildiği, dava dilekçesinin davalıların savunma hazırlamasını mümkün kılacak makul bir süre önce davalılara tebliğ edilmiş olup, mahkemece davalıların yokluğunda karar verilmiş olmasının savunma haklarının kısıtlanmış olduğu şekilde değerlendirilemeyeceği, tenfize konu kararda karara karşı başvuru yolu ve süresi gösterilmemiş ise de gerek dava dilekçesi gerekse mahkeme kararının usulüne uygun tebliğ edildiği, davalılar vekillerinin tebliğ evrakına süresinde cevap ve itirazların doğrudan yabancı mahkemeye gönderecekleri şerhinin bulunduğu, kararda bulunması gereken hususların Hollanda hukukuna göre belirlenmesi gerektiği düşünüldüğünde tenfiz engeli bulunmadığı, mahkeme kararının davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, Hollanda Mahkemesince de 20.01.2019 tarihi itibariyle karara karşı itirazda bulunulmadığının belirtilmiş olması karşısında yabancı mahkeme kararının kesinleştiği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun varsayıma dayalı olduğunu, yabancı mahkeme kararında ya da Lahey sözleşmesi gereğince tebligat evrakında bildirilmesi gereken üst kanun yolu süresinin iş bu tenfiz talepli davada davacı tarafından bildirilmiş olmasının bir ehemmiyeti olmadığını, müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını, savunma hakkının kullanılması için yeterli süre yönünden bilirkişilerin şahsi kanaatlerinin yasal dayanağının belirtilmediğini, gıyap kararının tebliğ edilmemesinin savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğunu, müvekkillerinin gıyap kararına karşı üst yargı yoluna başvuru hakkı olduğu halde bu yasal başvuru hakkının engellendiğini, Hollanda Hukuku'nun yerel mahkemede sunulmayan delil ve savunmaların üst yargı mercinde ileri sürülmesi imkanı veren bir yargılama sistemine sahip olduğunu, Lahey Sözleşmesi'ne taraf olan Hollanda'nın Lahey Sözleşmesinde belirtilen şekil ve usul şartlarını sağlamayan tebligatın müvekkilleri yönünden bağlayıcılık ve neticesinde kesinleşme sağlamadığını ileri sürerek arz edilen ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Uyuşmazlık tenfiz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun 54 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932752800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz