Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8355 E. 2023/2460 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
katılma yolu ile istinaf↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ ortalama tüketici↗ terkin↗ kötüniyet↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ cy/cy kaydı↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/456 E., 2019/307 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin “Akıllı Destek” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa dava konusu ibarenin ayırt ediciliği bulunmadığı, ayrıca sektördeki pek çok firma tarafından kullanılan ve ileride kullanılması kuvvetle muhtemel bir ibare olduğu gibi bu ibarenin tüketicilerce müşterilere ve abonelere çağın gereklerine uygun şekilde akıllı destek hizmeti verilmesini çağrıştıran tanımlayıcı bir ibare olarak algılanacak olması nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri gereğince tescil edilemeyeceğini, anılan ibarenin davalı şirketin tekeline verilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin kimsenin tekeline verilmeyecek olan ibareyi marka olarak tescil ettirmek istemesinin kötüniyetli bulunduğunu, YİDK tarafından yapılan ayırt edicilik değerlendirilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek 2018-M-7603 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; dava konusu "akıllı destek” ibaresinin doğrudan tanımlayıcı olmayan, ticaret alanında herkes tarafından kullanılmayan ve asgari ayırt edicilik düzeyine sahip bir ibare olduğunu, davacının itirazına mesnet markaları ile dava konusu marka arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı gibi davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu “akıllı destek” ibaresinin ayırt edici niteliğe sahip olduğunu ve tanımlayıcı bulunmadığını, bir markanın tanımlayıcı olup olmadığının araştırması yapılırken; öncelikle tescili istenen markanın tescil edilmek istendiği sınıftaki mal ve hizmetleri diğer mal ve hizmetlerden ayırt edip etmediğine, daha sonra ise markanın tescil edildiği mal ve hizmetlerin muhatabı olan ortalama tüketicilerin bu işareti ne şekilde anlayacağına bakılacağını, dava konusu markada “akıllı” ve “destek” kelimelerinin tanımlayıcı anlamlarından uzaklaşmış olduğunu, kelimeler bir araya gelerek gerçek manalarını terk ettiklerini, yeni ve akılda kalıcı bir mana kazandıklarını, “akıllı” ve “destek” ibarelerinin üzerinde tekel kurulmasının söz konusu olmadığını, bu ibareyi taşıyan birçok markanın bulunduğunu, davacının kötü niyet iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Akıllı destek” ibaresinin bir bütün olarak günümüzde kullanımı yoğun olan akıllı cep telefonlarını çağrıştırdığı, zira akıllı telefonların, toplumun her kesiminden ve her yaş grubundan tüketicilerin yaygın olarak kullanılmasından dolayı teknoloji destekli cihaz, aksesuar, program, yazılım, aplikasyon (uygulama) ve akıllı teknolojinin kullanıldığı telefon, tablet gibi cihazlara yönelik pek çok hizmette sıklıkla kullanıldığı, destek ibaresinin “yardım” anlamının ilgili tüketici kitlesi açısından daha baskın durumda olacağı, bu nedenle de dava konusu markanın bir bütün olarak teknik destek sunulmasına konu olan hizmetlerle bağlantı kurulmasına neden olacağı, bu doğrultuda dava konusu marka kapsamında tescil edilmiş olan 35. sınıf" Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) "ve 42. sınıf "Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri” bakımından 6769 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince ayırt edici olmadığı, anılan ibarenin dava konusu başvuru tarihinden önce teknoloji tabanlı akıllı cihaz ve uygulamalarda yaşanan sorunların çözümünde kullanılan bir hizmet ve/veya ilgili yazılımın, programın kendisi olarak kullanılmakta olduğu bu nedenle yine belirtilen hizmetler bakımından aynı hükmün (c) bendi gereğince de tescil engeli bulunduğu, yine dava konusu ibarenin anılan hizmetler bakımından ticaret alanında herkes tarafından kullanılan işaretlerden olduğu, zira belirtilen hizmetler, insanların gereksinimlerine yönelik araç ve gereçlerin yapılıp üretilmesi için gereken bilgi – yetenek veya bir sanayi dalıyla ilgili üretim yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aletleri kapsayan bilgi şeklinde tanımlanan “teknoloji”nin özellikle günümüzde yaygın olarak kullanılmakta olan akıllı telefonlar tabletler gibi araçlarla oluşturulması, kontrol edilmesi veya çözümlenmesi ile ilgili bulunduğu, başka bir ifadeyle teknolojinin daha pratik biçimde hayata dahil olması ile ilgili olduğu, dolayısıyla söz konusu hizmetler bakımından aynı hükmün (d) bendi anlamında serbest işaret olması nedeniyle “akıllı destek” ibaresi bakımından tescil engeli bulunduğu, dava konusu ibarenin kullanım sonucu ayırt edici hale getirildiğinin ispatlanamadığı, davacının aynı Kanun'un 6 ncı maddesine dayalı iddialarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu YİDK kararının 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” ile 42. sınıf “Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri” yönünden kısmen iptaline, davalı şirket adına tescil edilen dava konusu markanın da belirtilen hizmetler bakımından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu "akıllı destek” ibaresinin doğrudan tanımlayıcı olmayan, ticaret alanında herkes tarafından kullanılmayan ve asgari ayırt edicilik düzeyine sahip bir ibare olduğunu, davacının itirazına mesnet markaları ile dava konusu marka arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ibarenin 35. ve 42. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin tamamı için tanımlayıcı olmayıp ayırt edici bulunduğunu, dava konusu markanın sadece kelime markası olmayıp ayırca şekil unsuru da eklenmek suretiyle ayırt ediciliğinin pekiştirildiğini, "Akıllı" ve "Destek" ibarelerinin tek başına günlük dilede GSM hizmetlerinin işlevi, amacı ile ilgili tanımlayıcı kelimeler olmasına rağmen , bu iki kelimenin sıra dışı, söz dizimine aykırı biçimde yan yanan bulunmasından ve şekil ile desteklenmesinden oluşan kombinasyonun dava konusu markayı tanımlayıcı olmaktan çıkardığını, dava konusu markada “akıllı” ve “destek” kelimelerinin tanımlayıcı anlamlarından uzaklaşmış olduğunu, kelimeler bir araya gelerek gerçek manalarını terk ettiklerini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davacı vekili katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece davalı şirketin faaliyet alanı da göz önünde alındığında, davalı konusu sadece akıllı telefonlar ile verilen bir destek sistemi olduğu kabul edilerek, 35 ve 42. sınıftaki bir takım mal ve hizmetler için mutlak tescil engeli nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ancak günümüzde pek çok hizmetin cep telefonları ile verilen hizmet ile iç içe olduğundan, mahkemece reddedilen mal ve hizmetler açısından da mutlak tescil engeli bulunduğunu, örneğin bilirkişi heyetince mutlak tescil engeli olduğu düşünülmeyen finans ve bankacılık hizmetlerinin de akıllı cep telefonu hizmetleriyle sağlandığını ve bu alanda hizmet gösteren firmaların tüketicilerin hizmetlerinden daha iyi yararlanması için akıllı destek hizmetlerini kullandıklarını, nitekim bunun reddedilen diğer mal ve hizmetler için de geçerli bulunduğunu, ayrıca “akıllı destek” ibaresinin sadece akıllı cep telefonlarıyla yapılan işlemlerden farklı olarak daha geniş manada bir destek yöntemi olarak ortaya da çıkabildiğini, tüm mal ve hizmetler için, günümüzün satış ve üretim araçları dikkate alındığında, “akıllı destek” ibaresi akıllı cep telefonları ile verilen destek hizmetinden çok daha geniş anlamlı bir destek yönetimi ve methodunu ettiğini, firmaların sadece tüketicilerin hizmetlerine daha iyi ulaşabilmesi için pek çok yöntem geliştirebildiklerini, bunun sadece yeni nesil cep telefonları ile interaktif şekilde olmayıp, web siteleri, kullanıcı tercihleri, anketleri ve pek çok yöntemle olabildiğini, bu nedenle “akıllı destek” kavramını sadece bir kısım mal ve hizmete hasredip diğer mal ve hizmetleri bunların dışına tutmanın günümüz üretim/ticari hayatının akışına uymayacağını, yine dava konusu marka kapsamında bırakılan "Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil)"nin akıllı destek hizmetinin bir parçası, ana unsuru veya metodu olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tüm mal ve hizmetler yönünden kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kısmen kabul hükmü bakımından mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "Akıllı Destek" ibaresinin başvuru ksapmında yer alan 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)..” ile 42. sınıf “Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri” yönünden somut ayırt ediciliği bulunmadığı, dava ve başvuru konusu "Akıllı Destek" ibaresi, ilişkin olduğu mal ve hizmetlerden bağımsız olarak değerlendirildiğinde, soyut ayırt ediciliğinin bulunduğu, ancak "Akıllı" ve "Destek" ibarelerinin düz yazı ile yazılmasından ibaret olup başkaca bir ek kelime ya da şekil içermediği, destek kelimesinin tüketici nezdindeki yardım daha baskın olduğu ve "akıllı" ibaresinin de bilişim sektöründeki yaygın kullanımı dikkate alındığında dava konusu "Akıllı Destek" ibaresi ilk kez duyulduğunda ya da görüldüğünde ortalama tüketiciler nezdinde bilişim yoluyla verilen hizmeti çağrışacak, marka algısı yaratmayacağı, bilirkişi raporunda da anılan ibarenin, başvuru tarihinden önce, teknoloji tabanlı cihaz ve uygulamalarda yaşanan sorunların çözümünde kullanılan hizmetin ve/veya yazılımın, programın kendisi olarak kullanıldığının belirtildiği, dava konusu "Akıllı Destek" ibaresinin başvuru kapsamında bulunan tüm mal ve hizmetler yönünden somut ayırt ediciliği bulunmadığından marka olarak tescil edilemeyeceği gerekçesiyle davalı taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, TPMK YİDK'nın 2018-M-7603 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 2017/44961 sayılı, "Akıllı Destek" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiş ve marka başvurusunun somut ve soyut ayırt ediciliği bulunduğundan bahisle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanunun 4 ve 5 inci maddeleri.
3. Değerlendirme ve Sonuç
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2886 E. 2024/4204 K.
Ortak:kötü niyet · ortalama tüketici · ayırt edicilik · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda… va konusu "Akıllı Destek" ibaresinin başvuru ksapmında yer alan 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ses ve görüntünün «kaydı», nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)..” ile 42. sınıf “Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri” yönünden somut «ayırt ediciliği» bulunmadığı, dava ve başvuru konusu "Akıllı Destek" ibaresi, ilişkin olduğu mal ve hizmetlerden bağımsız olarak değerlendirildiğinde, soyut ayırt ediciliğinin bulunduğu, ancak "Akıllı" ve "Destek" ibarelerinin düz yazı ile yazılmasından ibaret olup başkaca bir ek kelime ya da şekil içermediği, destek kelimesinin tüketici nezdindeki yardım daha baskın olduğu ve "akıllı" ibaresinin de bilişim sektöründeki yaygın kullanımı dikkate alındığında dava konusu "Akıllı Destek" ibaresi ilk kez duyulduğunda ya da görüldüğünde «ortalama tüketiciler» nezdinde bilişim yoluyla verilen hizmeti çağrışacak, marka algısı yaratmayacağı, bilirkişi raporunda da anılan ibarenin, başvuru tarihinden önce, teknoloji tabanlı …
… lmek istendiği sınıftaki mal ve hizmetleri diğer mal ve hizmetlerden ayırt edip etmediğine, daha sonra ise markanın tescil edildiği mal ve hizmetlerin muhatabı olan «ortalama tüketicilerin» bu işareti ne şekilde anlayacağına bakılacağını, dava konusu markada “akıllı” ve “destek” kelimelerinin tanımlayıcı anlamlarından uzaklaşmış olduğunu, kelimeler bir araya gelerek gerçek manalarını «terk» ettiklerini, yeni ve akılda kalıcı bir mana kazandıklarını, “akıllı” ve “destek” ibarelerinin üzerinde tekel kurulmasının söz konusu olmadığını, bu ibareyi «taşıyan» birçok markanın bulunduğunu, davacının «kötü niyet» iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… in davalı şirketin “Akıllı Destek” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa dava konusu ibarenin «ayırt ediciliği» bulunmadığı, ayrıca sektördeki pek çok firma tarafından kullanılan ve ileride kullanılması kuvvetle muhtemel bir ibare olduğu gibi bu ibarenin tüketicilerce müşterilere ve abonelere çağın gereklerine uygun şekilde akıllı destek hizmeti verilmesini çağrıştıran tanımlayıcı bir ibare olarak algılanacak olması nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri gereğince tescil edilemeyeceğini, anılan ibarenin davalı şirketin tekeline verilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin kimsenin tekeline verilmeyecek olan ibareyi marka olarak tescil ettirmek istemesinin «kötüniyetli» bulunduğunu, YİDK tarafından yapılan ayırt edicilik değerlendirilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek 2018-M-7603 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu mark …
Benzer bu kararda… ri arasında bir bütün olarak bıraktıkları intiba bakımından benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı gibi davacı yanın, önceye dayalı kullanım, tanınmışlık ve «kötü niyete» dayalı iddialarının da ispatlanamadığı, “AKILLI DESTEK” ibaresinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde aranan nitelikler yönünden, marka olabilirlik için gerekli ve yeterli asgari objektif şartları taşıdığı, “akıllı” ibaresinin teknoloji destekli cihaz, aksesuar, program, yazılım, uygulama (aplikasyon) ve akıllı teknolojinin kullanıldığı telefon, tablet gibi cihazlara yönelik pek çok hizmette sıklıkla kullanıldığı, "AKILLI DESTEK" ibaresinin ise teknoloji tabanlı akıllı cihaz ve uygulamalarda yaşanan sorunları çözmede kullanılacak bir hizmet ve/veya ilgili yazılımın, programın kendisi olarak algılandığı, bu tespitler ışığında 09/02. sınıf malların perakendeciliği hizmetlerinde ve 42/02. sınıf hizmetlerde kullanılması halinde, "akıllı cihazlara yönelik destek noktasını" «tanımlar» şekilde algılanacağı ve hizmetin kendisini tanımlayan bir ibare olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davaya konu YİDK kararının 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ses ve görüntünün «kaydı», nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, …
… si, ilişkin olduğu mal ve hizmetlerden bağımsız olarak değerlendirildiğinde, çizimle görüntülenebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen, soyut anlamda «ayırt ediciliği» bulunan bir ibare olduğu, dava konusu başvuru, "Akıllı" ve "Destek" ibarelerinin düz yazı ile yazılmasından ibaret olup, başvuruda yer alan şekil unsurunun, herhangi bir ayırt edicilik içermediği, "Akıllı" kelimesi "gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil" anlamlarına gelmekte olup "Destek" ibaresinin ise "bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda, yardım" anlamına geldiği, "destek" kelimesinin tüketici nezdindeki yardım anlamının daha baskın olduğu ve "akıllı" ibaresinin de bilişim sektöründeki yaygın kullanımı dikkate alındığında, dava konusu "Akıllı Destek" ibaresinin, ilk kez duyulduğunda ya da görüldüğünde, «ortalama tüketiciler» nezdinde, bilişim yoluyla verilen hizmeti çağrıştıracağı, marka algısı yaratmayacağı, bilirkişi raporunda da anılan ibarenin, başvuru tarihinden önce, teknoloji ta …
… yla, davaya konu marka başvurusu, "Akıllı Destek" ibaresinden ve şekil unsurundan oluşmakta olup, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere "Akıllı Destek" ibaresi, «ortalama tüketici» tarafından teknoloji tabanlı akıllı cihaz ve uygulamalarda yaşanan sorunları çözmede kullanılacak bir hizmet ve/veya ilgili yazılımın programın kendisi olarak algılanacağı, dolayısıyla başvuruya konu ibarenin sadece çağrıştırdığı teknolojik ürünler ve hizmetler bakımından somut «ayırt ediciliğe» sahip olmadığı söylenebilecek olup bu çağrışımı yapmayan diğer mal ve hizmetler bakımından somut ayırt ediciliğe sahip olmadığının söylenemeyeceği, bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak başvuruya konu işaretin, yukarıda açıklandığı şekilde tescil edilmek istendiği mal ve hizmetler bakımından somut ayırt ediciliğe sahip olup olmadığının belirlenmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak kapsamındaki tüm mal ve hizmetler bakımından somut olarak ayırt edici olmadığı sonucuna ulaşılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıma · direnme kararı · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu kararda… yla, davaya konu marka başvurusu, "Akıllı Destek" ibaresinden ve şekil unsurundan oluşmakta olup, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere "Akıllı Destek" ibaresi, «ortalama tüketici» tarafından teknoloji tabanlı akıllı cihaz ve uygulamalarda yaşanan sorunları çözmede kullanılacak bir hizmet ve/veya ilgili yazılımın programın kendisi olarak algılanacağı, dolayısıyla başvuruya konu ibarenin sadece çağrıştırdığı teknolojik ürünler ve hizmetler bakımından somut «ayırt ediciliğe» sahip olmadığı söylenebilecek olup bu çağrışımı yapmayan diğer mal ve hizmetler bakımından somut ayırt ediciliğe sahip olmadığının söylenemeyeceği, bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak başvuruya konu işaretin, yukarıda açıklandığı şekilde tescil edilmek istendiği mal ve hizmetler bakımından somut ayırt ediciliğe sahip olup olmadığının belirlenmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak kapsamındaki tüm mal ve hizmetler bakımından somut olarak ayırt edici olmadığı sonucuna ulaşılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
… ri arasında bir bütün olarak bıraktıkları intiba bakımından benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı gibi davacı yanın, önceye dayalı kullanım, tanınmışlık ve «kötü niyete» dayalı iddialarının da ispatlanamadığı, “AKILLI DESTEK” ibaresinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde aranan nitelikler yönünden, marka olabilirlik için gerekli ve yeterli asgari objektif şartları taşıdığı, “akıllı” ibaresinin teknoloji destekli cihaz, aksesuar, program, yazılım, uygulama (aplikasyon) ve akıllı teknolojinin kullanıldığı telefon, tablet gibi cihazlara yönelik pek çok hizmette sıklıkla kullanıldığı, "AKILLI DESTEK" ibaresinin ise teknoloji tabanlı akıllı cihaz ve uygulamalarda yaşanan sorunları çözmede kullanılacak bir hizmet ve/veya ilgili yazılımın, programın kendisi olarak algılandığı, bu tespitler ışığında 09/02. sınıf malların perakendeciliği hizmetlerinde ve 42/02. sınıf hizmetlerde kullanılması halinde, "akıllı cihazlara yönelik destek noktasını" «tanımlar» şekilde algılanacağı ve hizmetin kendisini tanımlayan bir ibare olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davaya konu YİDK kararının 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ses ve görüntünün «kaydı», nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, …
… a verilecek teknik destek" anlamında kullanıldığı ve bu ibarenin tüm sektörlerde faaliyet gösteren müteşebbislerin kullanımına açık tutulması gerektiği gerekçesiyle «direnme» kararı verilerek, davalılar TÜRKPATENT vekili ile Türk Telekom A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabu …
Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen «direnme» kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2916 E. 2023/6709 K.
Ortak:kötü niyet · ortalama tüketici · terkin · ayırt edicilik · cy/cy kaydı · dahili dava
İncelediğiniz kararda… lmek istendiği sınıftaki mal ve hizmetleri diğer mal ve hizmetlerden ayırt edip etmediğine, daha sonra ise markanın tescil edildiği mal ve hizmetlerin muhatabı olan «ortalama tüketicilerin» bu işareti ne şekilde anlayacağına bakılacağını, dava konusu markada “akıllı” ve “destek” kelimelerinin tanımlayıcı anlamlarından uzaklaşmış olduğunu, kelimeler bir araya gelerek gerçek manalarını «terk» ettiklerini, yeni ve akılda kalıcı bir mana kazandıklarını, “akıllı” ve “destek” ibarelerinin üzerinde tekel kurulmasının söz konusu olmadığını, bu ibareyi «taşıyan» birçok markanın bulunduğunu, davacının «kötü niyet» iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… va konusu "Akıllı Destek" ibaresinin başvuru ksapmında yer alan 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ses ve görüntünün «kaydı», nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)..” ile 42. sınıf “Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri” yönünden somut «ayırt ediciliği» bulunmadığı, dava ve başvuru konusu "Akıllı Destek" ibaresi, ilişkin olduğu mal ve hizmetlerden bağımsız olarak değerlendirildiğinde, soyut ayırt ediciliğinin bulunduğu, ancak "Akıllı" ve "Destek" ibarelerinin düz yazı ile yazılmasından ibaret olup başkaca bir ek kelime ya da şekil içermediği, destek kelimesinin tüketici nezdindeki yardım daha baskın olduğu ve "akıllı" ibaresinin de bilişim sektöründeki yaygın kullanımı dikkate alındığında dava konusu "Akıllı Destek" ibaresi ilk kez duyulduğunda ya da görüldüğünde «ortalama tüketiciler» nezdinde bilişim yoluyla verilen hizmeti çağrışacak, marka algısı yaratmayacağı, bilirkişi raporunda da anılan ibarenin, başvuru tarihinden önce, teknoloji tabanlı …
… ltuda dava konusu marka kapsamında tescil edilmiş olan 35. sınıf" Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların Ses ve görüntünün «kaydı», nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) "ve 42. sınıf "Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri” bakımından 6769 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince ayırt edici olmadığı, anılan ibarenin dava konusu başvuru tarihinden önce teknoloji tabanlı akıllı cihaz ve uygulamalarda yaşanan sorunların çözümünde kullanılan bir hizmet ve/veya ilgili yazılımın, programın kendisi olarak kullanılmakta olduğu bu nedenle yine belirtilen hizmetler bakımından aynı hükmün (c) bendi gereğince de tescil engeli bulunduğu, yine dava konusu ibarenin anılan hizmetler bakımından ticaret alanında herkes tarafından kullanılan işaretlerden olduğu, zira belirtilen hizmetler, insanların gereksinimlerine yönelik araç ve gereçlerin yapılıp üretilmesi için gereken bilgi – yetenek veya bir sanayi dalıyla ilgili üretim yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aletleri kapsayan bilgi şeklinde tanımlanan “teknoloji”nin özellikle günümüzde yaygın olarak kullanılmakta olan akıllı telefonlar tabletler gibi araçlarla oluşturulması, kontrol edilmesi veya çözümlenmesi ile ilgili bulunduğu, başka bir ifadeyle teknolojinin daha pratik biçimde hayata «dahil» olması ile ilgili olduğu, dolayısıyla söz konusu hizmetler bakımından aynı hükmün (d) bendi anlamında serbest işaret olması nedeniyle “akıllı destek” ibaresi bakım …
Benzer bu kararda… ri arasında bir bütün olarak bıraktıkları intiba bakımından benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı gibi davacı yanın, önceye dayalı kullanım, tanınmışlık ve «kötü niyete» dayalı iddialarının da ispatlanamadığı, “AKILLI DESTEK” ibaresinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde aranan nitelikler yönünden, marka olabilirlik için gerekli ve yeterli asgari objektif şartları taşıdığı, “akıllı” ibaresinin teknoloji destekli cihaz, aksesuar, program, yazılım, uygulama (aplikasyon) ve akıllı teknolojinin kullanıldığı telefon, tablet gibi cihazlara yönelik pek çok hizmette sıklıkla kullanıldığı, "AKILLI DESTEK" ibaresinin ise teknoloji tabanlı akıllı cihaz ve uygulamalarda yaşanan sorunları çözmede kullanılacak bir hizmet ve / veya ilgili yazılımın, programın kendisi olarak algılandığı, bu tespitler ışığında 09/02. sınıf malların perakendeciliği hizmetlerinde ve 42/02. sınıf hizmetlerde kullanılması halinde, "akıllı cihazlara yönelik destek noktasını" «tanımlar» şekilde algılanacağı ve hizmetin kendisini tanımlayan bir ibare olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davaya konu YİDK kararının 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ses ve görüntünün «kaydı», nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, …
… mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve «kesin» olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir." düzenlemesine yer verildiği, o halde, teşebbüslerin mal veya hizmetlerini diğer teşebbüslerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmesi ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla her türlü işaretin marka olarak tescilinin mümkün olduğu, bu madde kapsamında tanımlanan «ayırt ediciliğin», soyut ayırt edicilik olarak kabul edildiği, bir işaretin soyut ayırt ediciliğinin varlığının kabul edilebilmesi için işaretin belli bir bütünlük arz etmesi gerektiği, bütünlük arz etmenin, işaretin fark edilebilir, bir bütün olarak tanınabilir, sınırlarının tespit edilebilir olması anlamına geldiği, bu nedenle, işaretin tüketici tarafından uzun incelemeler sonucu anlaşılabildiği hallerde işaretin bütünselliğinden söz edilemeyeceği, örneğin, onlarca meyve sebzeden oluşan bir kompozisyonun ya da birçok cümleden oluşan bir paragrafın bütünlük şartını sağlamadığından soyut anlamda ayırt edici olmayacağı, işaret birçok unsurdan oluşsa da, bu unsurların kendi içinde bir bütünlük oluşturması halinde bütünlük şartının sağlandığının kabulü gerektiği, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin tescil edilemeyeceğinin düzenlendiği, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmet için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin tescil edilemeyeceği, bir işaretin belli mal veya hizmetler açısından ayırt edici olup olmadığının ise "somut ayırt edicilik" olarak adlandırıldığı, bu hüküm ile sicilde gösterilebilir olması ve soyut ayırt ediciliğe sahip olmasına karşılık, tescilinin talep edildiği mal ve hizmetler bakımından ayırt ediciliği olmayan işaretlerin tesciline engel olunmasının amaçlandığı, dava ve başvuru konusu "Akıllı Destek" ibaresi, ilişkin olduğu mal ve hizmetlerden bağımsız olarak değerlendirildiğinde, çizimle görüntülenebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen, soyut anlamda ayırt ediciliği bulunan bir ibare olduğu, dava konusu başvuru, "Akıllı" ve "Destek" ibarelerinin düz yazı ile yazılmasından ibaret olup, başvuruda yer alan şekil unsurunun, herhangi bir ayırt edicilik içermediği, "Akıllı" kelimesi "gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil" anlamlarına gelmekte olup "Destek" ibaresinin ise "bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda, yardım" anlamına geldiği, "destek" kelimesinin tüketici nezdindeki yardım anlamının daha baskın olduğu ve "akıllı" ibaresinin de bilişim sektöründeki yaygın kullanımı dikkate alındığında, dava konusu "Akıllı Destek" ibaresinin, ilk kez duyulduğunda ya da görüldüğünde, «ortalama tüketiciler» nezdinde, bilişim yoluyla verilen hizmeti çağrıştıracağı, marka algısı yaratmayacağı, zira Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda da anılan ibarenin, ba …
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markanın soyut ve somut «ayırt ediciliğinin» bulunduğunu, markadaki "AKILLI" ve "DESTEK" ibarelerinin tanımlayıcı anlamlarından uzaklaştığını, şekil ile birlikte akılda kalıcı bir bütünlük kazandığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tanıma · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme · kesin hüküm
Benzer bu karardaBu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak başvuruya konu işaretin, yukarıda açıklandığı şekilde tescil edilmek istendiği mal ve hizmetler bakımından somut «ayırt ediciliğe» sahip olup olmadığının belirlenmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak kapsamındaki tüm mal ve hizmetler bakımından somut olarak ayırt edici olmadığı sonucuna ulaşılması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
… ri arasında bir bütün olarak bıraktıkları intiba bakımından benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı gibi davacı yanın, önceye dayalı kullanım, tanınmışlık ve «kötü niyete» dayalı iddialarının da ispatlanamadığı, “AKILLI DESTEK” ibaresinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde aranan nitelikler yönünden, marka olabilirlik için gerekli ve yeterli asgari objektif şartları taşıdığı, “akıllı” ibaresinin teknoloji destekli cihaz, aksesuar, program, yazılım, uygulama (aplikasyon) ve akıllı teknolojinin kullanıldığı telefon, tablet gibi cihazlara yönelik pek çok hizmette sıklıkla kullanıldığı, "AKILLI DESTEK" ibaresinin ise teknoloji tabanlı akıllı cihaz ve uygulamalarda yaşanan sorunları çözmede kullanılacak bir hizmet ve / veya ilgili yazılımın, programın kendisi olarak algılandığı, bu tespitler ışığında 09/02. sınıf malların perakendeciliği hizmetlerinde ve 42/02. sınıf hizmetlerde kullanılması halinde, "akıllı cihazlara yönelik destek noktasını" «tanımlar» şekilde algılanacağı ve hizmetin kendisini tanımlayan bir ibare olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davaya konu YİDK kararının 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ses ve görüntünün «kaydı», nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, …
… mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve «kesin» olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir." düzenlemesine yer verildiği, o halde, teşebbüslerin mal veya hizmetlerini diğer teşebbüslerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmesi ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla her türlü işaretin marka olarak tescilinin mümkün olduğu, bu madde kapsamında tanımlanan «ayırt ediciliğin», soyut ayırt edicilik olarak kabul edildiği, bir işaretin soyut ayırt ediciliğinin varlığının kabul edilebilmesi için işaretin belli bir bütünlük arz etmesi gerektiği, bütünlük arz etmenin, işaretin fark edilebilir, bir bütün olarak tanınabilir, sınırlarının tespit edilebilir olması anlamına geldiği, bu nedenle, işaretin tüketici tarafından uzun incelemeler sonucu anlaşılabildiği hallerde işaretin bütünselliğinden söz edilemeyeceği, örneğin, onlarca meyve sebzeden oluşan bir kompozisyonun ya da birçok cümleden oluşan bir paragrafın bütünlük şartını sağlamadığından soyut anlamda ayırt edici olmayacağı, işaret birçok unsurdan oluşsa da, bu unsurların kendi içinde bir bütünlük oluşturması halinde bütünlük şartının sağlandığının kabulü gerektiği, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin tescil edilemeyeceğinin düzenlendiği, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmet için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin tescil edilemeyeceği, bir işaretin belli mal veya hizmetler açısından ayırt edici olup olmadığının ise "somut ayırt edicilik" olarak adlandırıldığı, bu hüküm ile sicilde gösterilebilir olması ve soyut ayırt ediciliğe sahip olmasına karşılık, tescilinin talep edildiği mal ve hizmetler bakımından ayırt ediciliği olmayan işaretlerin tesciline engel olunmasının amaçlandığı, dava ve başvuru konusu "Akıllı Destek" ibaresi, ilişkin olduğu mal ve hizmetlerden bağımsız olarak değerlendirildiğinde, çizimle görüntülenebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen, soyut anlamda ayırt ediciliği bulunan bir ibare olduğu, dava konusu başvuru, "Akıllı" ve "Destek" ibarelerinin düz yazı ile yazılmasından ibaret olup, başvuruda yer alan şekil unsurunun, herhangi bir ayırt edicilik içermediği, "Akıllı" kelimesi "gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil" anlamlarına gelmekte olup "Destek" ibaresinin ise "bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda, yardım" anlamına geldiği, "destek" kelimesinin tüketici nezdindeki yardım anlamının daha baskın olduğu ve "akıllı" ibaresinin de bilişim sektöründeki yaygın kullanımı dikkate alındığında, dava konusu "Akıllı Destek" ibaresinin, ilk kez duyulduğunda ya da görüldüğünde, «ortalama tüketiciler» nezdinde, bilişim yoluyla verilen hizmeti çağrıştıracağı, marka algısı yaratmayacağı, zira Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda da anılan ibarenin, ba …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7261 E. 2024/3434 K.
Ortak:kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · terkin · kötüniyet · ayırt edicilik · cy/cy kaydı · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… va konusu "Akıllı Destek" ibaresinin başvuru ksapmında yer alan 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ses ve görüntünün «kaydı», nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)..” ile 42. sınıf “Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri” yönünden somut «ayırt ediciliği» bulunmadığı, dava ve başvuru konusu "Akıllı Destek" ibaresi, ilişkin olduğu mal ve hizmetlerden bağımsız olarak değerlendirildiğinde, soyut ayırt ediciliğinin bulunduğu, ancak "Akıllı" ve "Destek" ibarelerinin düz yazı ile yazılmasından ibaret olup başkaca bir ek kelime ya da şekil içermediği, destek kelimesinin tüketici nezdindeki yardım daha baskın olduğu ve "akıllı" ibaresinin de bilişim sektöründeki yaygın kullanımı dikkate alındığında dava konusu "Akıllı Destek" ibaresi ilk kez duyulduğunda ya da görüldüğünde «ortalama tüketiciler» nezdinde bilişim yoluyla verilen hizmeti çağrışacak, marka algısı yaratmayacağı, bilirkişi raporunda da anılan ibarenin, başvuru tarihinden önce, teknoloji tabanlı …
… in davalı şirketin “Akıllı Destek” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa dava konusu ibarenin «ayırt ediciliği» bulunmadığı, ayrıca sektördeki pek çok firma tarafından kullanılan ve ileride kullanılması kuvvetle muhtemel bir ibare olduğu gibi bu ibarenin tüketicilerce müşterilere ve abonelere çağın gereklerine uygun şekilde akıllı destek hizmeti verilmesini çağrıştıran tanımlayıcı bir ibare olarak algılanacak olması nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri gereğince tescil edilemeyeceğini, anılan ibarenin davalı şirketin tekeline verilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin kimsenin tekeline verilmeyecek olan ibareyi marka olarak tescil ettirmek istemesinin «kötüniyetli» bulunduğunu, YİDK tarafından yapılan ayırt edicilik değerlendirilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek 2018-M-7603 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu mark …
… ka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; dava konusu "akıllı destek” ibaresinin doğrudan tanımlayıcı olmayan, ticaret alanında herkes tarafından kullanılmayan ve asgari «ayırt edicilik» düzeyine sahip bir ibare olduğunu, davacının itirazına mesnet markaları ile dava konusu marka arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı gibi davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… l+bulutŞirket" ibareli marka başvurusu ile davacının itiraza mesnet markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru ibaresindeki şekil unsurunun davacı markalarından benzerlik yönünden uzaklaşmasını da sağladığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davalının "şekil+bulutŞirket" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunmadığı, «kötüniyet» iddiasının kanıtlanamadığı, başvuru 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince soyut «ayırt ediciliği» sağladığından bu bent yönünden dava konusu mal ve hizmetler bakımından reddinin mümkün olmadığı, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) …
… mesnet göstererek itiraz ettiğini, itirazın davalı TÜRKPATENT YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olmasının «iltibasa» neden olacağını, başvurunun müvekkilinin “bulut” ibareli seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız olarak faydalanacağını, ayrıca dava konusu markanın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri uyarınca tescil başvurusu yapılan sınıflarda tanımlayıcı ibarelerden oluşması nedeniyle tescilinin mümkün olmadığını, başvurunun «kötüniyetli» olarak yapıldığını ileri sürerek YİDK’nın 18.01.2018 tarih ve 2018-M-278 sayılı kararının iptaline ve davalı markasının tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğün …
… ukarıda sayılan mal ve hizmetler yönünden, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında tescil engelinin bulunduğundan hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · sicilden terkin · taşıyıcı · ibraz
Benzer bu kararda… inde özetle; taraf markalarının benzer olmadığı yönündeki kararının hatalı olduğunu, başvuru ile özellikle müvekkiline ait “şirketim bulutta” ibareli marka arasında «iltibas» ihtimalinin yüksek olduğunu, dosyaya «ibraz» ettikleri yargı kararının yeterince incelenmediğini, kesinleşmiş yargı kararına rağmen müvekkili markalarının zayıf ibare olduğundan bahisle reddinin de hatalı old …
… en veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaların «münhasıran» veya esas unsur olarak içeren markaların tescilinin mümkün olmadığı, dava konusu başvuruda yer alan "BULUT" kelimesinin, bilişim alanında verilerin internet üzerindeki farklı bilgisayarlarda depolanabildiği ve bu verilere yine internet üzerinden kurulum gerektirmeden erişimin sağlanabildiği hizmetin adı olup, bu anlamı itibariyle başvuru kapsamında yer alan 9. sınıftaki "Ses ve görüntünün «kaydı», nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, …
Manyetik, optik kayıt «taşıyıcılar» ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar.
Manyetik, optik kayıt «taşıyıcılar» ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar...mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" ile 38. sınıftaki "Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri «dahil»).
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8355 E. , 2023/2460 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1447 Esas, 2021/742 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/456 E., 2019/307 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin “Akıllı Destek” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa dava konusu ibarenin ayırt ediciliği bulunmadığı, ayrıca sektördeki pek çok firma tarafından kullanılan ve ileride kullanılması kuvvetle muhtemel bir ibare olduğu gibi bu ibarenin tüketicilerce müşterilere ve abonelere çağın gereklerine uygun şekilde akıllı destek hizmeti verilmesini çağrıştıran tanımlayıcı bir ibare olarak algılanacak olması nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri gereğince tescil edilemeyeceğini, anılan ibarenin davalı şirketin tekeline verilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin kimsenin tekeline verilmeyecek olan ibareyi marka olarak tescil ettirmek istemesinin kötüniyetli bulunduğunu, YİDK tarafından yapılan ayırt edicilik değerlendirilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek 2018-M-7603 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; dava konusu "akıllı destek” ibaresinin doğrudan tanımlayıcı olmayan, ticaret alanında herkes tarafından kullanılmayan ve asgari ayırt edicilik düzeyine sahip bir ibare olduğunu, davacının itirazına mesnet markaları ile dava konusu marka arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı gibi davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu “akıllı destek” ibaresinin ayırt edici niteliğe sahip olduğunu ve tanımlayıcı bulunmadığını, bir markanın tanımlayıcı olup olmadığının araştırması yapılırken; öncelikle tescili istenen markanın tescil edilmek istendiği sınıftaki mal ve hizmetleri diğer mal ve hizmetlerden ayırt edip etmediğine, daha sonra ise markanın tescil edildiği mal ve hizmetlerin muhatabı olan ortalama tüketicilerin bu işareti ne şekilde anlayacağına bakılacağını, dava konusu markada “akıllı” ve “destek” kelimelerinin tanımlayıcı anlamlarından uzaklaşmış olduğunu, kelimeler bir araya gelerek gerçek manalarını terk ettiklerini, yeni ve akılda kalıcı bir mana kazandıklarını, “akıllı” ve “destek” ibarelerinin üzerinde tekel kurulmasının söz konusu olmadığını, bu ibareyi taşıyan birçok markanın bulunduğunu, davacının kötü niyet iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Akıllı destek” ibaresinin bir bütün olarak günümüzde kullanımı yoğun olan akıllı cep telefonlarını çağrıştırdığı, zira akıllı telefonların, toplumun her kesiminden ve her yaş grubundan tüketicilerin yaygın olarak kullanılmasından dolayı teknoloji destekli cihaz, aksesuar, program, yazılım, aplikasyon (uygulama) ve akıllı teknolojinin kullanıldığı telefon, tablet gibi cihazlara yönelik pek çok hizmette sıklıkla kullanıldığı, destek ibaresinin “yardım” anlamının ilgili tüketici kitlesi açısından daha baskın durumda olacağı, bu nedenle de dava konusu markanın bir bütün olarak teknik destek sunulmasına konu olan hizmetlerle bağlantı kurulmasına neden olacağı, bu doğrultuda dava konusu marka kapsamında tescil edilmiş olan 35.
sınıf" Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) "ve 42.
sınıf "Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri” bakımından 6769 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince ayırt edici olmadığı, anılan ibarenin dava konusu başvuru tarihinden önce teknoloji tabanlı akıllı cihaz ve uygulamalarda yaşanan sorunların çözümünde kullanılan bir hizmet ve/veya ilgili yazılımın, programın kendisi olarak kullanılmakta olduğu bu nedenle yine belirtilen hizmetler bakımından aynı hükmün (c) bendi gereğince de tescil engeli bulunduğu, yine dava konusu ibarenin anılan hizmetler bakımından ticaret alanında herkes tarafından kullanılan işaretlerden olduğu, zira belirtilen hizmetler, insanların gereksinimlerine yönelik araç ve gereçlerin yapılıp üretilmesi için gereken bilgi – yetenek veya bir sanayi dalıyla ilgili üretim yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aletleri kapsayan bilgi şeklinde tanımlanan “teknoloji”nin özellikle günümüzde yaygın olarak kullanılmakta olan akıllı telefonlar tabletler gibi araçlarla oluşturulması, kontrol edilmesi veya çözümlenmesi ile ilgili bulunduğu, başka bir ifadeyle teknolojinin daha pratik biçimde hayata dahil olması ile ilgili olduğu, dolayısıyla söz konusu hizmetler bakımından aynı hükmün (d) bendi anlamında serbest işaret olması nedeniyle “akıllı destek” ibaresi bakımından tescil engeli bulunduğu, dava konusu ibarenin kullanım sonucu ayırt edici hale getirildiğinin ispatlanamadığı, davacının aynı Kanun'un 6 ncı maddesine dayalı iddialarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu YİDK kararının 35.
sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” ile 42.
sınıf “Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri” yönünden kısmen iptaline, davalı şirket adına tescil edilen dava konusu markanın da belirtilen hizmetler bakımından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu "akıllı destek” ibaresinin doğrudan tanımlayıcı olmayan, ticaret alanında herkes tarafından kullanılmayan ve asgari ayırt edicilik düzeyine sahip bir ibare olduğunu, davacının itirazına mesnet markaları ile dava konusu marka arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ibarenin 35. ve 42. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin tamamı için tanımlayıcı olmayıp ayırt edici bulunduğunu, dava konusu markanın sadece kelime markası olmayıp ayırca şekil unsuru da eklenmek suretiyle ayırt ediciliğinin pekiştirildiğini, "Akıllı" ve "Destek" ibarelerinin tek başına günlük dilede GSM hizmetlerinin işlevi, amacı ile ilgili tanımlayıcı kelimeler olmasına rağmen , bu iki kelimenin sıra dışı, söz dizimine aykırı biçimde yan yanan bulunmasından ve şekil ile desteklenmesinden oluşan kombinasyonun dava konusu markayı tanımlayıcı olmaktan çıkardığını, dava konusu markada “akıllı” ve “destek” kelimelerinin tanımlayıcı anlamlarından uzaklaşmış olduğunu, kelimeler bir araya gelerek gerçek manalarını terk ettiklerini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davacı vekili katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece davalı şirketin faaliyet alanı da göz önünde alındığında, davalı konusu sadece akıllı telefonlar ile verilen bir destek sistemi olduğu kabul edilerek, 35 ve 42. sınıftaki bir takım mal ve hizmetler için mutlak tescil engeli nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ancak günümüzde pek çok hizmetin cep telefonları ile verilen hizmet ile iç içe olduğundan, mahkemece reddedilen mal ve hizmetler açısından da mutlak tescil engeli bulunduğunu, örneğin bilirkişi heyetince mutlak tescil engeli olduğu düşünülmeyen finans ve bankacılık hizmetlerinin de akıllı cep telefonu hizmetleriyle sağlandığını ve bu alanda hizmet gösteren firmaların tüketicilerin hizmetlerinden daha iyi yararlanması için akıllı destek hizmetlerini kullandıklarını, nitekim bunun reddedilen diğer mal ve hizmetler için de geçerli bulunduğunu, ayrıca “akıllı destek” ibaresinin sadece akıllı cep telefonlarıyla yapılan işlemlerden farklı olarak daha geniş manada bir destek yöntemi olarak ortaya da çıkabildiğini, tüm mal ve hizmetler için, günümüzün satış ve üretim araçları dikkate alındığında, “akıllı destek” ibaresi akıllı cep telefonları ile verilen destek hizmetinden çok daha geniş anlamlı bir destek yönetimi ve methodunu ettiğini, firmaların sadece tüketicilerin hizmetlerine daha iyi ulaşabilmesi için pek çok yöntem geliştirebildiklerini, bunun sadece yeni nesil cep telefonları ile interaktif şekilde olmayıp, web siteleri, kullanıcı tercihleri, anketleri ve pek çok yöntemle olabildiğini, bu nedenle “akıllı destek” kavramını sadece bir kısım mal ve hizmete hasredip diğer mal ve hizmetleri bunların dışına tutmanın günümüz üretim/ticari hayatının akışına uymayacağını, yine dava konusu marka kapsamında bırakılan "Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil)"nin akıllı destek hizmetinin bir parçası, ana unsuru veya metodu olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tüm mal ve hizmetler yönünden kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kısmen kabul hükmü bakımından mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "Akıllı Destek" ibaresinin başvuru ksapmında yer alan 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar;
haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)..” ile 42. sınıf “Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri” yönünden somut ayırt ediciliği bulunmadığı, dava ve başvuru konusu "Akıllı Destek" ibaresi, ilişkin olduğu mal ve hizmetlerden bağımsız olarak değerlendirildiğinde, soyut ayırt ediciliğinin bulunduğu, ancak "Akıllı" ve "Destek" ibarelerinin düz yazı ile yazılmasından ibaret olup başkaca bir ek kelime ya da şekil içermediği, destek kelimesinin tüketici nezdindeki yardım daha baskın olduğu ve "akıllı" ibaresinin de bilişim sektöründeki yaygın kullanımı dikkate alındığında dava konusu "Akıllı Destek" ibaresi ilk kez duyulduğunda ya da görüldüğünde ortalama tüketiciler nezdinde bilişim yoluyla verilen hizmeti çağrışacak, marka algısı yaratmayacağı, bilirkişi raporunda da anılan ibarenin, başvuru tarihinden önce, teknoloji tabanlı cihaz ve uygulamalarda yaşanan sorunların çözümünde kullanılan hizmetin ve/veya yazılımın, programın kendisi olarak kullanıldığının belirtildiği, dava konusu "Akıllı Destek" ibaresinin başvuru kapsamında bulunan tüm mal ve hizmetler yönünden somut ayırt ediciliği bulunmadığından marka olarak tescil edilemeyeceği gerekçesiyle davalı taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, TPMK YİDK'nın 2018-M-7603 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 2017/44961 sayılı, "Akıllı Destek" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiş ve marka başvurusunun somut ve soyut ayırt ediciliği bulunduğundan bahisle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanunun 4 ve 5 inci maddeleri.
3. Değerlendirme ve Sonuç
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932752400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz