İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3014 E. 2023/2368 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işçi-işveren ilişkisi↗ yemin deliline dayanma↗ kesin delil↗ zimmet↗ karine↗ yemin delili↗ yazılı delil↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ yemin↗ hizmet sözleşmesi↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ görevsizlik kararı↗ havale↗ ticaret sicili↗ iflas↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ kesin hüküm↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının sahibi olduğu şirket işleri için kullanılmak üzere davalıya verildiği ileri sürülen paranın davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1507 E. 2021/592 K.
Ortak:işçi-işveren ilişkisi · hizmet sözleşmesi · usulden reddi · görevsizlik kararı · yetkisizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
Benzer bu kararda… ın şirketin işi için gönderildiği ve gönderilen paraların şirket çalışanlarının maaş ödemeleri amacıyla davalı çalışanına gönderildiği, bu durumda taraflar arasında «işçi işveren ilişkisi» olduğu aralarında «hizmet sözleşmesinin» mevcut olduğu, 4857 sayılı İş Kanunun Uyarınca ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyranıca da işveren ve işçi arasındaki ihtilaflara İş Mahkemelerinde bakılacağının düzenlendiği, dava tarihi itibari ile Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemelerinin iş davalarına bakma «yetkisinin» kaldırılmış olduğu, bu nedenlerle Mahkemenin «görevsiz» olduğu gerekçesiyle, davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince «usulden reddine», Bakırköy İş Mahkemesinin «görevli» olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dava, alacağa bağlı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece taraflar arasında «işçi-işveren ilişkisi» ve «hizmet sözleşmesinin» mevcut olduğu, 4857 sayılı İş Kanunu ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca işveren ve işçi arasındaki ihtilaflara İş Mahkemelerinde bakılacağının düzenlendiği, dava tarihi itibari ile Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemelerinin iş davalarına bakma «yetkisinin» kaldırıldığı, Bakırköy İş Mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle HMK 114/c ve 115/2. maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereği uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi «görevli» olduğundan, mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12563 E. 2018/4154 K.
Ortak:havale
Benzer bu karardaDavacı vekili 05.08.2016 «havale» tarihli temyize cevap dilekçesi ile davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cevap süresi · harç · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTemyize «cevap süresi» içerisinde «ibraz» edilen ve havalesi yapılan bu dilekçesinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği ancak, temyiz harcının yatırılmamış olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, temyiz incelemesi yapılabilmesi için, temyiz «harç» ve giderlerinin yatırılması hususunda ve HUMK 434/«son» maddesi uyarınca davacı vekiline usulüne uygun süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, her halükarda davalı vekilinin temyiz itirazları incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7882 E. 2017/5148 K.
Ortak:görevsizlik kararı · havale · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
Benzer bu karardaBu durumda yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gönderdiği 26.500 TL'nin davalı bankanın «kusuru» sebebiyle 3. kişiye ödendiği, bu yanlış ödemeden davalının sorumlu olduğu, ödeme doğru kişiye yapılmış olsa dahi «havale» «masrafının» alınması gerektiğinden davacının havale masrafına ilişkin talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 26.500 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «havale» göndericisinin davalı Banka aracılığıyla gönderdiği paranın hak sahipleri dışında «üçüncü kişiye» ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · re'sen gözetilme · üçüncü kişi · kamu düzeni · dosya masrafı · yasal faiz · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gönderdiği 26.500 TL'nin davalı bankanın «kusuru» sebebiyle 3. kişiye ödendiği, bu yanlış ödemeden davalının sorumlu olduğu, ödeme doğru kişiye yapılmış olsa dahi «havale» «masrafının» alınması gerektiğinden davacının havale masrafına ilişkin talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 26.500 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetileceği» düzenlenmiştir.
1- Dava, «havale» göndericisinin davalı Banka aracılığıyla gönderdiği paranın hak sahipleri dışında «üçüncü kişiye» ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 4/1-c bendi uyarınca, havaleden kaynaklanan uyuşmazlıklardan doğan hukuk davaları «mutlak ticari» davalardan olup 6102 sayılı TTK’nın 5. maddesi uyarınca, bu davalarda «görevli» mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3014 E. , 2023/2368 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/113 Esas, 2021/354 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı... Lokumculuk Gıda İnş. Loj. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.nin sahibi olduğunu, şirketinde mesul müdür olarak çalışan davalıya firmanın borçlarını ödemesi ve mal alması amacı ile 15.05.2013 tarihinde 46.000,00 TL ve 29.05.2013 tarihinde 180.000,00 TL'yi banka havalesi ile gönderdiğini, davalının bu para ile herhangi bir mal almadığı gibi firmanın borçlarını ödemediğini ve paraları kendi zimmetine geçirdiğini ileri sürerek bu paranın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilin ne davacıya, ne de davacının müdürü olduğu şirkete borcu olmadığını, davacının taraf ehliyetinin bulunmadığını, havalenin borç ödeme vasıtası olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 04.07.2019 tarih, 2018/399 E. ve 2019/261 K. sayılı kararı ile Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) gelen cevabı yazılara göre davacının iş veren, davalının ise davacıya ait şirkette işçi olduğu, her ne kadar gönderilen paralar davacının şahsi hesabından gönderilmiş ise de söz konusu paraların şirketin işi için gönderildiği ve gönderilen paraların şirket çalışanlarının maaş ödemeleri amacıyla davalı çalışanına gönderildiği, bu durumda taraflar arasında işçi işveren ilişkisi olduğu aralarında hizmet sözleşmesinin mevcut olduğu, 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1 inci maddesi uyarınca işveren ve işçi arasındaki ihtilaflara iş mahkemelerinde bakılacağının düzenlendiği, dava tarihi itibari ile Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemelerinin iş davalarına bakma yetkisinin kaldırılmış olduğu, bu nedenle Mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine, Bakırköy İş Mahkemesinin görevli olduğunun tespitine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 28.01.2021 tarih, 2020/1507 E. ve 2021/592 K. sayılı kararı ile dosyadaki SGK kayıtlarına göre davacı ile davalı arasında işveren-işçi ilişkisinin olmadığı, yine dosyada taraflar arasında hizmet ilişkisinin varlığını gösteren bir belge yer almadığı gibi, davanın taraflarının da bu yönde bir iddiasının da olmadığı, davalının davacının ortağı olduğu şirkette çalışmış olması ve davacının şahsi banka hesabından davalıya gönderilen paraların davacı tarafça şirket işi için gönderildiğinin iddia edilmesinin de taraflara işveren-işçi sıfatı kazandırmayacağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 2 nci maddesi gereği uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 19.09.2012-12.03.2013 ve 24.04.2013-12.11.2013 tarihleri arasında davacının sahibi olduğu... Lokumculuk Gıda İnş.Loj.San. ve Dış Ticaret Ltd. Şti.nin çalışanı ve sigortalısı olduğu, söz konusu paranın davalının çalıştığı dönemde davacının şahsi hesabından davalının şahsi hesabına gönderildiği, davacının davalıya 15.05.2013 tarihinde 46.000,00 TL ve 29.05.2013 tarihinde 180.000,00 TL olmak üzere toplamda 226.000,00 TL banka havalesi yapmış olduğu, havale dekontlarında paranın ne için gönderildiğine ilişkin
açıklama olmadığı, davacının banka havalesinin yapılmasının sebebinin davacının şirketinde mesul müdür olarak çalışan davalıya firmanın borçlarını ödemesi için gönderildiğinin iddia edildiği, dava konusunun miktarı bakımından davacının iddiasını kesin deliller ile kanıtlaması gerektiği, davacının açıkça yemin deliline dayanmadığı, yerleşik Yargıtay kararlarına göre havalenin borç ödeme vasıtası, bir çeşit ödeme aracı olup havale belgesinde paranın hangi amaçlı gönderildiğinin belirtilmesi gerektiği. aksi halde gönderilen havalenin bir borcun ödenmesi amacıyla gönderildiğinin karine olarak kabul edildiği, borç ödeme belgesi olan havale nedeni ile alacaklı olduğunu davacının ispat etmesi gerektiği, davacının takip ve dava konusu yaptığı ödeme belgesinin ve banka kayıtlarının tetkikinde 15.05.2013 ve 29.05.2013 tarihlerinde davacı tarafından davalıya yapılan havale işleminde herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, bu hususta dosya içinde başkaca yazılı delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının dava konusu olan yüksek bir meblağ ile ilgili olarak sadece davacıya borcunun olmadığını savunduğunu, bu paranın neden kendisine gönderildiğini ve bu parayla ne yapıldığına ilişkin hiçbir açıklama yapmadığını, davalının müvekkilinin şirketinin çalışanı olmakla çalıştığı şirketin patronu ile bu miktardaki bir para alışverişinde olmasının şirketin işleri nedeniyle olduğunu, başka bir amacın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının sadece borcum yoktur demesinin uhdesinde tuttuğu paranın borçlusu olduğunu göstermeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının sahibi olduğu şirket işleri için kullanılmak üzere davalıya verildiği ileri sürülen paranın davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932705100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz