İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5373 E. 2023/2264 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
virman↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ mutabakat↗ ticari defter kayıtları↗ bayilik sözleşmesi↗ münhasırlık↗ ipotek↗ icra takibine itiraz↗ üçüncü kişi↗ feragat↗ ticari defter↗ esastan ret↗ taahhütname↗ ihtarname↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/1284 E., 2018/1100 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.04.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin bayilik sözleşmesi kapsamında satın aldığı malların bedelini ödemede temerrüde düştüğünü, ihtarnameye davalılarca verilen cevapta borç miktarının reddedildiğini, müvekkilinin de borçların teminatı için verilen ipoteğin paraya çevrilmesi talebiyle İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2016/1131 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların ipotek ile teminat altına alınan borç miktarının 52.840,71 TL olduğu, bu miktar dışındaki alacağa itiraz ettiklerini bildirerek icra takibini itiraz edilen kısım için durduklarını, davalı şirketin 527.840,71 TL borcunun bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, 30.11.2015 tarihli mutabakatta borcun 52.840,71 TL olarak belirlendiğini, takipte bu miktar borcun kabul edildiğini, davacının dava dışı ...’nın borcunu da müvekkillerden tahsil etmeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait ticari defterlerde 03.08.2015 tarihi itibariyle davalı Atlı Temizlik Hizm. İnş. İlet. Mob. Elekt. Ltd. Şti.'den 52.840,71 TL alacaklı göründüğü, bu miktar borcu davalıların da kabul ettikleri, 09.02.2016 tarihinde ise davalı şirketin hesabının 475.000,00 TL daha borçlandırılarak toplam borç bakiyesinin 527.840,71 TL'ye yükseltildiği, bu yükseltmenin dayanağının mal veya hizmet satışına dayalı olmadığı, işlemin dava dışı ...'nın davacı şirkete olan borçlarının bu hesaba aktarılmasından kaynaklandığı, davacı şirketin dava dışı ...'nın borcunun davalı şirket hesabına kaydedilmesine yönelik olarak davalı tarafların virman onayı verdiği ileri sürülmüşse de dava dosyasında ve defterlerin incelenmesinde böyle bir açık/yazılı virman onayına rastlanılmadığı, 08.04.2015 tarihinde 475.000,00 TL'lik iki farklı taahhüt alınıp birisinin aynı tarihe kaydedildiği, bir diğerinin ise 09.02.2016 tarihli kaydın dayanağı yapıldığı, davalının beyan ve taahhüt yazısının dava dışı ...'nın borcunu üstlenecek mahiyette olmadığı, yalnızca 2014 ve 2015 yıllarına ait taahhüt belgeleri ile dava dışı ...'nın borçlarının davalı şirketin hesabına aktarılması ve ödenmesi olgularının somut olmadığı gibi davalı şirketi borç altına sokmaya yeterli dayanağı taşımadığı, bu hali ile dava dışı şahsın borcu ile davalı şirketin borçlarının bağımsız olup davalı şirketçe açıkça üstlenilmeyen ve davacı tarafça dayanakları somut ve delilleri ile ortaya konulamayan bakiye takip miktarı yönünden davacı iddialarının sabit görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; virman talimatının süreye bağlanmadığını, müvekkilinin bu hakkını istediği taktirde kullanabileceğini, virman ile ticari uygulamanın varlığının davalılarca kabul edildiğini, davalıların bugüne kadar bu tür işlemlere herhangi bir itirazlarının olmadığını, alacağın varlığının müvekkilinin ticari defterleri ile kanıtlandığını, davalının ticari defterlerini sunmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222 nci maddesi uyarınca davanın ispatlandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ticari defterlerini sunmamışsa da davacının münhasıran davalı yan defterlerine delil olarak dayanmadığı, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarında 03.08.2015 tarihi itibariyle davalı Atlı Temizlik Hizm. İnş. İlet. Mob. Elekt. Ltd. Şti.'nden 52.840,71 TL alacaklı göründüğü, bu miktar borcu davalıların da kabul ettikleri, davacının kendi ticari defterlerinde 09.02.2016 tarihinde davalıyı 475.000,00 TL daha borçlandırılarak toplam borç bakiyesini 527.840,71 TL'ye yükselttiği, bunun mal veya hizmet satışına değil dava dışı üçüncü kişi ...'nın davacı şirkete olan borçlarının bu hesaba aktarılmasından kaynaklandığı, 08.04.2015 tarihli davalı şirket kaşe ve imzası bulunan belge içeriğinden, davalı şirketin davacı nezdinde bulunan 475.000,00 TL tutarındaki alacak ve borcunun dava dışı ... hesabına aktarılmasına ilişkin olup, belgenin ifadesine göre dava dışı ...'nın 475.000,00 TL borcunun veya başkaca bir borcunun üstenilmesi niteliği taşımadığı, davacının dava dışı ...'nın borçlarını benimseyip ödediği ileri sürülmüşse de bu husus davacı tarafça usulüne uygun delil ve belgelerle kanıtlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; delillerle mahkeme gerekçesinin çeliştiğini, davalı şirket ile dava dışı ...’nın sürekli birbirlerinin borç bakiyelerini ya da alacaklarını birbirlerine aktardıklarını, ilgili virman talimatının süreye bağlanmadığını, müvekkilinin bu hakkını istediği zamanda kullanabileceğini, neden sonradan kullandığının tartışılamayacağını, virman ile ticari uygulamanın varlığının davalılarca kabul edildiğini, davalıların bugüne kadar bu tür işlemlere herhangi bir itirazlarının olmadığını, alacağın varlığının müvekkilinin ticari defterleri ile kanıtlandığını, davalının defterlerine delil olarak dayandığı ve müvekkilince de bu delilden feragat kabul edilmediği halde ticari defterlerini sunmadığını, davanın ispatlandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasında uyuşmazlık, davalı şirketin dava dışı ... için verdiği virman talimatının dava konusu davacı alacağı için geçerli olup olmadığı, bu virman talimatı uyarınca davacının ...’nın borçlarını davalı şirketin cari hesabına aktarıp aktaramayacağı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10170 E. 2011/10438 K.
Ortak:virman
İncelediğiniz kararda… rçlarının bu hesaba aktarılmasından kaynaklandığı, davacı şirketin dava dışı ...'nın borcunun davalı şirket hesabına kaydedilmesine yönelik olarak davalı tarafların «virman» onayı verdiği ileri sürülmüşse de dava dosyasında ve «defterlerin» incelenmesinde böyle bir açık/yazılı virman onayına rastlanılmadığı, 08.04.2015 tarihinde 475.000,00 TL'lik iki farklı «taahhüt» alınıp birisinin aynı tarihe kaydedildiği, bir diğerinin ise 09.02.2016 tarihli «kaydın» dayanağı yapıldığı, davalının beyan ve taahhüt yazısının dava dışı ...'nın borcunu üstlenecek mahiyette olmadığı, yalnızca 2014 ve 2015 yıllarına ait taahhüt belge …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «virman» talimatının süreye bağlanmadığını, müvekkilinin bu hakkını istediği taktirde kullanabileceğini, virman ile ticari uygulamanın varlığının davalılarca kabul edildiğini, davalıların bugüne kadar bu tür işlemlere herhangi bir itirazlarının olmadığını, alacağın varlığının müvekkilinin «ticari defterleri» ile kanıtlandığını, davalının ticari defterlerini sunmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222 nci maddesi uyarınca davanın ispatlandığını ileri süre …
… mahkeme gerekçesinin çeliştiğini, davalı şirket ile dava dışı ...’nın sürekli birbirlerinin borç bakiyelerini ya da alacaklarını birbirlerine aktardıklarını, ilgili «virman» talimatının süreye bağlanmadığını, müvekkilinin bu hakkını istediği zamanda kullanabileceğini, neden sonradan kullandığının tartışılamayacağını, virman ile ticari uygulamanın varlığının davalılarca kabul edildiğini, davalıların bugüne kadar bu tür işlemlere herhangi bir itirazlarının olmadığını, alacağın varlığının müvekkilinin «ticari defterleri» ile kanıtlandığını, davalının defterlerine delil olarak dayandığı ve müvekkilince de bu delilden «feragat» kabul edilmediği halde ticari defterlerini sunmadığını, davanın ispatlandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaOysa alacaklı tarafından dosyaya sunulan 27.10.2010 ve 23.11.2010 tarihli hesaptan «virman» yetkisi veren talimatlar ile bu talimatlar sonucu yapılan işlemleri gösteren hesap özetlerinden açıkça «ihtiyati haciz» talep eden tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, dosya kapsamından «muaccel» bulunduğu sabit olan ihtiyati haciz talebine konu alacak mahkeme gerekçesinin aksine yargılamayı da gerektirmemektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talep edenin kredi veren değil «kefil» sıfatında bulunduğu ve kredi alacaklısına ödeme yapıldığına ilişkin belgelerin açıklayıcı olmadığı, iddianın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Oysa alacaklı tarafından dosyaya sunulan 27.10.2010 ve 23.11.2010 tarihli hesaptan «virman» yetkisi veren talimatlar ile bu talimatlar sonucu yapılan işlemleri gösteren hesap özetlerinden açıkça «ihtiyati haciz» talep eden tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, dosya kapsamından «muaccel» bulunduğu sabit olan ihtiyati haciz talebine konu alacak mahkeme gerekçesinin aksine yargılamayı da gerektirmemektedir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1876 E. 2011/11620 K.
Ortak:virman
İncelediğiniz kararda… rçlarının bu hesaba aktarılmasından kaynaklandığı, davacı şirketin dava dışı ...'nın borcunun davalı şirket hesabına kaydedilmesine yönelik olarak davalı tarafların «virman» onayı verdiği ileri sürülmüşse de dava dosyasında ve «defterlerin» incelenmesinde böyle bir açık/yazılı virman onayına rastlanılmadığı, 08.04.2015 tarihinde 475.000,00 TL'lik iki farklı «taahhüt» alınıp birisinin aynı tarihe kaydedildiği, bir diğerinin ise 09.02.2016 tarihli «kaydın» dayanağı yapıldığı, davalının beyan ve taahhüt yazısının dava dışı ...'nın borcunu üstlenecek mahiyette olmadığı, yalnızca 2014 ve 2015 yıllarına ait taahhüt belge …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «virman» talimatının süreye bağlanmadığını, müvekkilinin bu hakkını istediği taktirde kullanabileceğini, virman ile ticari uygulamanın varlığının davalılarca kabul edildiğini, davalıların bugüne kadar bu tür işlemlere herhangi bir itirazlarının olmadığını, alacağın varlığının müvekkilinin «ticari defterleri» ile kanıtlandığını, davalının ticari defterlerini sunmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222 nci maddesi uyarınca davanın ispatlandığını ileri süre …
… mahkeme gerekçesinin çeliştiğini, davalı şirket ile dava dışı ...’nın sürekli birbirlerinin borç bakiyelerini ya da alacaklarını birbirlerine aktardıklarını, ilgili «virman» talimatının süreye bağlanmadığını, müvekkilinin bu hakkını istediği zamanda kullanabileceğini, neden sonradan kullandığının tartışılamayacağını, virman ile ticari uygulamanın varlığının davalılarca kabul edildiğini, davalıların bugüne kadar bu tür işlemlere herhangi bir itirazlarının olmadığını, alacağın varlığının müvekkilinin «ticari defterleri» ile kanıtlandığını, davalının defterlerine delil olarak dayandığı ve müvekkilince de bu delilden «feragat» kabul edilmediği halde ticari defterlerini sunmadığını, davanın ispatlandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın davalılardan ... yönünden reddine, diğer davalı aleyhine kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce; yapılan «virmanlar» sonucunda paranın davacının da ilgilisi olduğu anlaşılan dava dışı şahıslar tarafından ne şekilde kullanıldığı, virmanlar sonucu kullanım yada kullanımlar da davacının bilgisinin, menfaatinin bulunup bulunmadığı, davacının anılan virmanların tarihlerinden sonra dava konusu hesapta çeşitli işlemlerde bulunmak suretiyle yapılan virmalara «icazetinin» olup olmadığının araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmek gerektiği, gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icazet
Benzer bu karardaMahkemece, davanın davalılardan ... yönünden reddine, diğer davalı aleyhine kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce; yapılan «virmanlar» sonucunda paranın davacının da ilgilisi olduğu anlaşılan dava dışı şahıslar tarafından ne şekilde kullanıldığı, virmanlar sonucu kullanım yada kullanımlar da davacının bilgisinin, menfaatinin bulunup bulunmadığı, davacının anılan virmanların tarihlerinden sonra dava konusu hesapta çeşitli işlemlerde bulunmak suretiyle yapılan virmalara «icazetinin» olup olmadığının araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmek gerektiği, gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4842 E. 2019/2842 K.
Ortak:virman
İncelediğiniz kararda… rçlarının bu hesaba aktarılmasından kaynaklandığı, davacı şirketin dava dışı ...'nın borcunun davalı şirket hesabına kaydedilmesine yönelik olarak davalı tarafların «virman» onayı verdiği ileri sürülmüşse de dava dosyasında ve «defterlerin» incelenmesinde böyle bir açık/yazılı virman onayına rastlanılmadığı, 08.04.2015 tarihinde 475.000,00 TL'lik iki farklı «taahhüt» alınıp birisinin aynı tarihe kaydedildiği, bir diğerinin ise 09.02.2016 tarihli «kaydın» dayanağı yapıldığı, davalının beyan ve taahhüt yazısının dava dışı ...'nın borcunu üstlenecek mahiyette olmadığı, yalnızca 2014 ve 2015 yıllarına ait taahhüt belge …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «virman» talimatının süreye bağlanmadığını, müvekkilinin bu hakkını istediği taktirde kullanabileceğini, virman ile ticari uygulamanın varlığının davalılarca kabul edildiğini, davalıların bugüne kadar bu tür işlemlere herhangi bir itirazlarının olmadığını, alacağın varlığının müvekkilinin «ticari defterleri» ile kanıtlandığını, davalının ticari defterlerini sunmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222 nci maddesi uyarınca davanın ispatlandığını ileri süre …
… mahkeme gerekçesinin çeliştiğini, davalı şirket ile dava dışı ...’nın sürekli birbirlerinin borç bakiyelerini ya da alacaklarını birbirlerine aktardıklarını, ilgili «virman» talimatının süreye bağlanmadığını, müvekkilinin bu hakkını istediği zamanda kullanabileceğini, neden sonradan kullandığının tartışılamayacağını, virman ile ticari uygulamanın varlığının davalılarca kabul edildiğini, davalıların bugüne kadar bu tür işlemlere herhangi bir itirazlarının olmadığını, alacağın varlığının müvekkilinin «ticari defterleri» ile kanıtlandığını, davalının defterlerine delil olarak dayandığı ve müvekkilince de bu delilden «feragat» kabul edilmediği halde ticari defterlerini sunmadığını, davanın ispatlandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasındaki menkul kıymet alım «satım sözleşmesi» uyarınca, davacının davalı Türkish Yatırım A.Ş.'ye otomatik «virman» yetkisi verdiği ve davalı tarafından da işbu «yetki» uyarınca, davacının dava dışı banka nezdindeki hesabına «uyuşmazlık konusu» paranın aktarıldığı sabittir.
Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca, davalı tarafa otomatik «virman» yetkisi verildiğine göre yapılan virmanlarda bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Bu durumda otomatik «virman» yetkisi kapsamında dava dışı bankaya aktarılan paranın bir kısmının dava dışı banka tarafından 3. kişilere usulsüz olarak ödenmesi nedeniyle davalının sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:satım sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · yetki
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasındaki menkul kıymet alım «satım sözleşmesi» uyarınca, davacının davalı Türkish Yatırım A.Ş.'ye otomatik «virman» yetkisi verdiği ve davalı tarafından da işbu «yetki» uyarınca, davacının dava dışı banka nezdindeki hesabına «uyuşmazlık konusu» paranın aktarıldığı sabittir.
Dava, menkul kıymet alım «satım sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5373 E. , 2023/2264 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/987 Esas, 2021/569 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/1284 E., 2018/1100 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.04.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin bayilik sözleşmesi kapsamında satın aldığı malların bedelini ödemede temerrüde düştüğünü, ihtarnameye davalılarca verilen cevapta borç miktarının reddedildiğini, müvekkilinin de borçların teminatı için verilen ipoteğin paraya çevrilmesi talebiyle İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2016/1131 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların ipotek ile teminat altına alınan borç miktarının 52.840,71 TL olduğu, bu miktar dışındaki alacağa itiraz ettiklerini bildirerek icra takibini itiraz edilen kısım için durduklarını, davalı şirketin 527.840,71 TL borcunun bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, 30.11.2015 tarihli mutabakatta borcun 52.840,71 TL olarak belirlendiğini, takipte bu miktar borcun kabul edildiğini, davacının dava dışı ...’nın borcunu da müvekkillerden tahsil etmeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait ticari defterlerde 03.08.2015 tarihi itibariyle davalı Atlı Temizlik Hizm. İnş. İlet. Mob. Elekt. Ltd. Şti.'den 52.840,71 TL alacaklı göründüğü, bu miktar borcu davalıların da kabul ettikleri, 09.02.2016 tarihinde ise davalı şirketin hesabının 475.000,00 TL daha borçlandırılarak toplam borç bakiyesinin 527.840,71 TL'ye yükseltildiği, bu yükseltmenin dayanağının mal veya hizmet satışına dayalı olmadığı, işlemin dava dışı ...'nın davacı şirkete olan borçlarının bu hesaba aktarılmasından kaynaklandığı, davacı şirketin dava dışı ...'nın borcunun davalı şirket hesabına kaydedilmesine yönelik olarak davalı tarafların virman onayı verdiği ileri sürülmüşse de dava dosyasında ve defterlerin incelenmesinde böyle bir açık/yazılı virman onayına rastlanılmadığı, 08.04.2015 tarihinde 475.000,00 TL'lik iki farklı taahhüt alınıp birisinin aynı tarihe kaydedildiği, bir diğerinin ise 09.02.2016 tarihli kaydın dayanağı yapıldığı, davalının beyan ve taahhüt yazısının dava dışı ...'nın borcunu üstlenecek mahiyette olmadığı, yalnızca 2014 ve 2015 yıllarına ait taahhüt belgeleri ile dava dışı ...'nın borçlarının davalı şirketin hesabına aktarılması ve ödenmesi olgularının somut olmadığı gibi davalı şirketi borç altına sokmaya yeterli dayanağı taşımadığı, bu hali ile dava dışı şahsın borcu ile davalı şirketin borçlarının bağımsız olup davalı şirketçe açıkça üstlenilmeyen ve davacı tarafça dayanakları somut ve delilleri ile ortaya konulamayan bakiye takip miktarı yönünden davacı iddialarının sabit görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; virman talimatının süreye bağlanmadığını, müvekkilinin bu hakkını istediği taktirde kullanabileceğini, virman ile ticari uygulamanın varlığının davalılarca kabul edildiğini, davalıların bugüne kadar bu tür işlemlere herhangi bir itirazlarının olmadığını, alacağın varlığının müvekkilinin ticari defterleri ile kanıtlandığını, davalının ticari defterlerini sunmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222 nci maddesi uyarınca davanın ispatlandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ticari defterlerini sunmamışsa da davacının münhasıran davalı yan defterlerine delil olarak dayanmadığı, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarında 03.08.2015 tarihi itibariyle davalı Atlı Temizlik Hizm. İnş. İlet. Mob. Elekt. Ltd. Şti.'nden 52.840,71 TL alacaklı göründüğü, bu miktar borcu davalıların da kabul ettikleri, davacının kendi ticari defterlerinde 09.02.2016 tarihinde davalıyı 475.000,00 TL daha borçlandırılarak toplam borç bakiyesini 527.840,71 TL'ye yükselttiği, bunun mal veya hizmet satışına değil dava dışı üçüncü kişi ...'nın davacı şirkete olan borçlarının bu hesaba aktarılmasından kaynaklandığı, 08.04.2015 tarihli davalı şirket kaşe ve imzası bulunan belge içeriğinden, davalı şirketin davacı nezdinde bulunan 475.000,00 TL tutarındaki alacak ve borcunun dava dışı ...
hesabına aktarılmasına ilişkin olup, belgenin ifadesine göre dava dışı ...'nın 475.000,00 TL borcunun veya başkaca bir borcunun üstenilmesi niteliği taşımadığı, davacının dava dışı ...'nın borçlarını benimseyip ödediği ileri sürülmüşse de bu husus davacı tarafça usulüne uygun delil ve belgelerle kanıtlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; delillerle mahkeme gerekçesinin çeliştiğini, davalı şirket ile dava dışı ...’nın sürekli birbirlerinin borç bakiyelerini ya da alacaklarını birbirlerine aktardıklarını, ilgili virman talimatının süreye bağlanmadığını, müvekkilinin bu hakkını istediği zamanda kullanabileceğini, neden sonradan kullandığının tartışılamayacağını, virman ile ticari uygulamanın varlığının davalılarca kabul edildiğini, davalıların bugüne kadar bu tür işlemlere herhangi bir itirazlarının olmadığını, alacağın varlığının müvekkilinin ticari defterleri ile kanıtlandığını, davalının defterlerine delil olarak dayandığı ve müvekkilince de bu delilden feragat kabul edilmediği halde ticari defterlerini sunmadığını, davanın ispatlandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasında uyuşmazlık, davalı şirketin dava dışı ... için verdiği virman talimatının dava konusu davacı alacağı için geçerli olup olmadığı, bu virman talimatı uyarınca davacının ...’nın borçlarını davalı şirketin cari hesabına aktarıp aktaramayacağı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932666800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz