6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5373 E. 2023/2264 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
virman ipoteğin paraya çevrilmesi mutabakat ticari defter kayıtları bayilik sözleşmesi münhasırlık ipotek icra takibine itiraz üçüncü kişi feragat ticari defter esastan ret taahhütname ihtarname icra inkar tazminatı inkar tazminatı cy/cy kaydı yükleten (shipper) temerrüt zamanaşımı teminat istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2016/1284 E., 2018/1100 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.04.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin bayilik sözleşmesi kapsamında satın aldığı malların bedelini ödemede temerrüde düştüğünü, ihtarnameye davalılarca verilen cevapta borç miktarının reddedildiğini, müvekkilinin de borçların teminatı için verilen ipoteğin paraya çevrilmesi talebiyle İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2016/1131 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların ipotek ile teminat altına alınan borç miktarının 52.840,71 TL olduğu, bu miktar dışındaki alacağa itiraz ettiklerini bildirerek icra takibini itiraz edilen kısım için durduklarını, davalı şirketin 527.840,71 TL borcunun bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, 30.11.2015 tarihli mutabakatta borcun 52.840,71 TL olarak belirlendiğini, takipte bu miktar borcun kabul edildiğini, davacının dava dışı ...’nın borcunu da müvekkillerden tahsil etmeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait ticari defterlerde 03.08.2015 tarihi itibariyle davalı Atlı Temizlik Hizm. İnş. İlet. Mob. Elekt. Ltd. Şti.'den 52.840,71 TL alacaklı göründüğü, bu miktar borcu davalıların da kabul ettikleri, 09.02.2016 tarihinde ise davalı şirketin hesabının 475.000,00 TL daha borçlandırılarak toplam borç bakiyesinin 527.840,71 TL'ye yükseltildiği, bu yükseltmenin dayanağının mal veya hizmet satışına dayalı olmadığı, işlemin dava dışı ...'nın davacı şirkete olan borçlarının bu hesaba aktarılmasından kaynaklandığı, davacı şirketin dava dışı ...'nın borcunun davalı şirket hesabına kaydedilmesine yönelik olarak davalı tarafların virman onayı verdiği ileri sürülmüşse de dava dosyasında ve defterlerin incelenmesinde böyle bir açık/yazılı virman onayına rastlanılmadığı, 08.04.2015 tarihinde 475.000,00 TL'lik iki farklı taahhüt alınıp birisinin aynı tarihe kaydedildiği, bir diğerinin ise 09.02.2016 tarihli kaydın dayanağı yapıldığı, davalının beyan ve taahhüt yazısının dava dışı ...'nın borcunu üstlenecek mahiyette olmadığı, yalnızca 2014 ve 2015 yıllarına ait taahhüt belgeleri ile dava dışı ...'nın borçlarının davalı şirketin hesabına aktarılması ve ödenmesi olgularının somut olmadığı gibi davalı şirketi borç altına sokmaya yeterli dayanağı taşımadığı, bu hali ile dava dışı şahsın borcu ile davalı şirketin borçlarının bağımsız olup davalı şirketçe açıkça üstlenilmeyen ve davacı tarafça dayanakları somut ve delilleri ile ortaya konulamayan bakiye takip miktarı yönünden davacı iddialarının sabit görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; virman talimatının süreye bağlanmadığını, müvekkilinin bu hakkını istediği taktirde kullanabileceğini, virman ile ticari uygulamanın varlığının davalılarca kabul edildiğini, davalıların bugüne kadar bu tür işlemlere herhangi bir itirazlarının olmadığını, alacağın varlığının müvekkilinin ticari defterleri ile kanıtlandığını, davalının ticari defterlerini sunmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222 nci maddesi uyarınca davanın ispatlandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ticari defterlerini sunmamışsa da davacının münhasıran davalı yan defterlerine delil olarak dayanmadığı, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarında 03.08.2015 tarihi itibariyle davalı Atlı Temizlik Hizm. İnş. İlet. Mob. Elekt. Ltd. Şti.'nden 52.840,71 TL alacaklı göründüğü, bu miktar borcu davalıların da kabul ettikleri, davacının kendi ticari defterlerinde 09.02.2016 tarihinde davalıyı 475.000,00 TL daha borçlandırılarak toplam borç bakiyesini 527.840,71 TL'ye yükselttiği, bunun mal veya hizmet satışına değil dava dışı üçüncü kişi ...'nın davacı şirkete olan borçlarının bu hesaba aktarılmasından kaynaklandığı, 08.04.2015 tarihli davalı şirket kaşe ve imzası bulunan belge içeriğinden, davalı şirketin davacı nezdinde bulunan 475.000,00 TL tutarındaki alacak ve borcunun dava dışı ... hesabına aktarılmasına ilişkin olup, belgenin ifadesine göre dava dışı ...'nın 475.000,00 TL borcunun veya başkaca bir borcunun üstenilmesi niteliği taşımadığı, davacının dava dışı ...'nın borçlarını benimseyip ödediği ileri sürülmüşse de bu husus davacı tarafça usulüne uygun delil ve belgelerle kanıtlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; delillerle mahkeme gerekçesinin çeliştiğini, davalı şirket ile dava dışı ...’nın sürekli birbirlerinin borç bakiyelerini ya da alacaklarını birbirlerine aktardıklarını, ilgili virman talimatının süreye bağlanmadığını, müvekkilinin bu hakkını istediği zamanda kullanabileceğini, neden sonradan kullandığının tartışılamayacağını, virman ile ticari uygulamanın varlığının davalılarca kabul edildiğini, davalıların bugüne kadar bu tür işlemlere herhangi bir itirazlarının olmadığını, alacağın varlığının müvekkilinin ticari defterleri ile kanıtlandığını, davalının defterlerine delil olarak dayandığı ve müvekkilince de bu delilden feragat kabul edilmediği halde ticari defterlerini sunmadığını, davanın ispatlandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Taraflar arasında uyuşmazlık, davalı şirketin dava dışı ... için verdiği virman talimatının dava konusu davacı alacağı için geçerli olup olmadığı, bu virman talimatı uyarınca davacının ...’nın borçlarını davalı şirketin cari hesabına aktarıp aktaramayacağı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10170 E. 2011/10438 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1876 E. 2011/11620 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4842 E. 2019/2842 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/5373 E.  ,  2023/2264 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/987 Esas, 2021/569 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/1284 E., 2018/1100 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.04.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin bayilik sözleşmesi kapsamında satın aldığı malların bedelini ödemede temerrüde düştüğünü, ihtarnameye davalılarca verilen cevapta borç miktarının reddedildiğini, müvekkilinin de borçların teminatı için verilen ipoteğin paraya çevrilmesi talebiyle İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2016/1131 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların ipotek ile teminat altına alınan borç miktarının 52.840,71 TL olduğu, bu miktar dışındaki alacağa itiraz ettiklerini bildirerek icra takibini itiraz edilen kısım için durduklarını, davalı şirketin 527.840,71 TL borcunun bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, 30.11.2015 tarihli mutabakatta borcun 52.840,71 TL olarak belirlendiğini, takipte bu miktar borcun kabul edildiğini, davacının dava dışı ...’nın borcunu da müvekkillerden tahsil etmeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait ticari defterlerde 03.08.2015 tarihi itibariyle davalı Atlı Temizlik Hizm. İnş. İlet. Mob. Elekt. Ltd. Şti.'den 52.840,71 TL alacaklı göründüğü, bu miktar borcu davalıların da kabul ettikleri, 09.02.2016 tarihinde ise davalı şirketin hesabının 475.000,00 TL daha borçlandırılarak toplam borç bakiyesinin 527.840,71 TL'ye yükseltildiği, bu yükseltmenin dayanağının mal veya hizmet satışına dayalı olmadığı, işlemin dava dışı ...'nın davacı şirkete olan borçlarının bu hesaba aktarılmasından kaynaklandığı, davacı şirketin dava dışı ...'nın borcunun davalı şirket hesabına kaydedilmesine yönelik olarak davalı tarafların virman onayı verdiği ileri sürülmüşse de dava dosyasında ve defterlerin incelenmesinde böyle bir açık/yazılı virman onayına rastlanılmadığı, 08.04.2015 tarihinde 475.000,00 TL'lik iki farklı taahhüt alınıp birisinin aynı tarihe kaydedildiği, bir diğerinin ise 09.02.2016 tarihli kaydın dayanağı yapıldığı, davalının beyan ve taahhüt yazısının dava dışı ...'nın borcunu üstlenecek mahiyette olmadığı, yalnızca 2014 ve 2015 yıllarına ait taahhüt belgeleri ile dava dışı ...'nın borçlarının davalı şirketin hesabına aktarılması ve ödenmesi olgularının somut olmadığı gibi davalı şirketi borç altına sokmaya yeterli dayanağı taşımadığı, bu hali ile dava dışı şahsın borcu ile davalı şirketin borçlarının bağımsız olup davalı şirketçe açıkça üstlenilmeyen ve davacı tarafça dayanakları somut ve delilleri ile ortaya konulamayan bakiye takip miktarı yönünden davacı iddialarının sabit görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; virman talimatının süreye bağlanmadığını, müvekkilinin bu hakkını istediği taktirde kullanabileceğini, virman ile ticari uygulamanın varlığının davalılarca kabul edildiğini, davalıların bugüne kadar bu tür işlemlere herhangi bir itirazlarının olmadığını, alacağın varlığının müvekkilinin ticari defterleri ile kanıtlandığını, davalının ticari defterlerini sunmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222 nci maddesi uyarınca davanın ispatlandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ticari defterlerini sunmamışsa da davacının münhasıran davalı yan defterlerine delil olarak dayanmadığı, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarında 03.08.2015 tarihi itibariyle davalı Atlı Temizlik Hizm. İnş. İlet. Mob. Elekt. Ltd. Şti.'nden 52.840,71 TL alacaklı göründüğü, bu miktar borcu davalıların da kabul ettikleri, davacının kendi ticari defterlerinde 09.02.2016 tarihinde davalıyı 475.000,00 TL daha borçlandırılarak toplam borç bakiyesini 527.840,71 TL'ye yükselttiği, bunun mal veya hizmet satışına değil dava dışı üçüncü kişi ...'nın davacı şirkete olan borçlarının bu hesaba aktarılmasından kaynaklandığı, 08.04.2015 tarihli davalı şirket kaşe ve imzası bulunan belge içeriğinden, davalı şirketin davacı nezdinde bulunan 475.000,00 TL tutarındaki alacak ve borcunun dava dışı ...

hesabına aktarılmasına ilişkin olup, belgenin ifadesine göre dava dışı ...'nın 475.000,00 TL borcunun veya başkaca bir borcunun üstenilmesi niteliği taşımadığı, davacının dava dışı ...'nın borçlarını benimseyip ödediği ileri sürülmüşse de bu husus davacı tarafça usulüne uygun delil ve belgelerle kanıtlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; delillerle mahkeme gerekçesinin çeliştiğini, davalı şirket ile dava dışı ...’nın sürekli birbirlerinin borç bakiyelerini ya da alacaklarını birbirlerine aktardıklarını, ilgili virman talimatının süreye bağlanmadığını, müvekkilinin bu hakkını istediği zamanda kullanabileceğini, neden sonradan kullandığının tartışılamayacağını, virman ile ticari uygulamanın varlığının davalılarca kabul edildiğini, davalıların bugüne kadar bu tür işlemlere herhangi bir itirazlarının olmadığını, alacağın varlığının müvekkilinin ticari defterleri ile kanıtlandığını, davalının defterlerine delil olarak dayandığı ve müvekkilince de bu delilden feragat kabul edilmediği halde ticari defterlerini sunmadığını, davanın ispatlandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Taraflar arasında uyuşmazlık, davalı şirketin dava dışı ... için verdiği virman talimatının dava konusu davacı alacağı için geçerli olup olmadığı, bu virman talimatı uyarınca davacının ...’nın borçlarını davalı şirketin cari hesabına aktarıp aktaramayacağı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932666800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.