Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/421 E. 2023/3223 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gümrük vergisi↗ demuraj↗ navlun sözleşmesi↗ cmr konvansiyonu↗ konişmento↗ husumet itirazı↗ 3095 sayılı kanun↗ cmr↗ navlun↗ temerrüt tarihi↗ vekâlet ücreti↗ riziko↗ yargılama giderleri↗ ihtiyati tedbir↗ satım sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ temerrüt faizi↗ esastan ret↗ dosya masrafı↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2019/330 E., 2021/84 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .....ile davalı vekilleri Av. ..., Av. ....., Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile Fransa'da mukim Saumur Distribution (“Alıcı”) arasında 04.11.2018 tarihinde portakal suyu, ananas suyu ve elma suyundan oluşan emtianın alım-satımına ilişkin sözleşme akdedildiğini, anlaşmaya göre emtia, davalı şirketin Niğde’de bulunan adresinden alınarak, alıcının belirlediği “Romford, İngiltere” adresine teslim edileceğini, davalı şirketin belirtilen uluslararası taşımacılık işlemini gerçekleştirmesi için müvekkili şirket ile anlaşma sağladığını, taşıma bedelinin alıcı tarafından ödeneceğinin beyan edildiğini, müvekkili şirket tarafından mallar teslim alınarak yola çıkıldığını, ancak İngiltere’ye vardığında alıcının malları teslim almaya yanaşmadığını, emtianın bozulacak nitelikte olması nedeniyle davalı tarafından müvekkilinin başka bir adrese yönlendirildiğini ve taşımaya konu mallar tam ve sağlam olarak Bahri Çelebi isimli şahsa belirtilen adreste 23.01.2019 tarihinde teslim edildiğini, ancak taşıma, demuraj ve park ücretini tahsil edemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla 31.050,00 euro bedelin temerrüt tarihi itibariyle mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalı şirketten tahsiline, davalı adına kayıtlı taşınmaz ve trafik sicile kayıtlı araçları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının taleplerini alıcıya yöneltmesi gerektiğini, davacı taşıyıcının kendi ağır ihmalinden kaynaklı sorumluluğu olduğunu ve buna katlanması gerektiğini, taşınan mallara ilişkin gümrük vergilerinin ödemesinin iyi niyetle yapıldığını, aslında alıcının sorumluluğunda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile navlun sözleşmesinin tarafı olmayan alıcının demuraj, navlun, ardiye giderlerinden sorumlu tutulabilmesi için konişmentoda bu giderlerin alıcı tarafından ödeneceğinin kararlaştırılmış olması ve alıcının da yükün kendisine teslimini talep etmiş olması gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığa Emtiaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR Konvansiyonu) hükümlerinin uygulanacağı, teslim engelinin davacı taşıyıcının riziko alanında gerçekleşmediği, bu nedenle tamamlanmış bir taşımaya ilişkin olarak taşıma ücretleri ve masrafları talep edebileceği, bilirkişi raporuna göre davacı taşıcıya navlun tutarı ve demuraj bedelleri için toplamda 29.700,00 euro ödenebileceği, ayrıca bir park ücreti talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 29.700,00 euro'nun temerrüt tarihi olan 04.02.2019 'dan itibaren ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumet itirazının dikkate alınmadığını, davacı taşıyıcı ile dava dışı alıcının aralarında yaptığı anlaşmadan doğan sorumluluğun müvekkiline yüklenemeyeceğini, yazışmalarda taşıyıcı ile gönderilen arasında doğrudan anlaşma yapıldığının görüldüğünü, anlaşmanın hiçbir safhasına müvekkilinin taraf olmadığını, taşımaların ex-works usulüyle yapıldığını, malların işletmede taşıyıcıya tesliminden itibaren mallarla ilgili her türlü masraf, risk ve diğer yükümlülüklerin alıcıya geçtiğini, malların alıcı tarafından teslim alınmaması nedeniyle doğan masraflardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu ihtilafın teslim engelinden kaynaklandığı, gönderilenin yükü kabul etmemesi üzerine davacının davalıdan talimat istediği, ve davalının talimatı ile yükü belirtilen adrese teslim ettiği ve alacak taleplerinde haklı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, CMR Konvansiyonu kapsamında Türkiye'den İngiltere'ye karayolu ile taşıma nedeniyle davacının alacak istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davacının navlun, demuraj ve park ücretlerinden davalının sorumlu olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 870 inci maddesi.
3. CMR Konvansiyonu'nun 15 inci ve 16 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15452 E. 2016/369 K.
Ortak:navlun · teslim · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «navlun sözleşmesinin» tarafı olmayan alıcının «demuraj», navlun, ardiye giderlerinden sorumlu tutulabilmesi için «konişmentoda» bu giderlerin alıcı tarafından ödeneceğinin kararlaştırılmış olması ve alıcının da yükün kendisine «teslimini» talep etmiş olması gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığa Emtiaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR Konvansiyonu) hükümlerinin uygulanacağı, teslim engelinin davacı «taşıyıcının» «riziko» alanında gerçekleşmediği, bu nedenle tamamlanmış bir taşımaya ilişkin olarak taşıma ücretleri ve «masrafları» talep edebileceği, bilirkişi raporuna göre davacı taşıcıya navlun tutarı ve demuraj bedelleri için toplamda 29.700,00 euro ödenebileceği, ayrıca bir park ücreti talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 29.700,00 euro'nun «temerrüt tarihi» olan 04.02.2019 'dan itibaren ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte …
… ımına ilişkin sözleşme akdedildiğini, anlaşmaya göre emtia, davalı şirketin Niğde’de bulunan adresinden alınarak, alıcının belirlediği “Romford, İngiltere” adresine «teslim» edileceğini, davalı şirketin belirtilen uluslararası taşımacılık işlemini gerçekleştirmesi için müvekkili şirket ile anlaşma sağladığını, taşıma bedelinin alıcı tarafından ödeneceğinin beyan edildiğini, müvekkili şirket tarafından mallar teslim alınarak yola çıkıldığını, ancak İngiltere’ye vardığında alıcının malları teslim almaya yanaşmadığını, emtianın bozulacak nitelikte olması nedeniyle davalı tarafından müvekkilinin başka bir adrese yönlendirildiğini ve taşımaya konu mallar tam ve sağlam olarak Bahri Çelebi isimli şahsa belirtilen adreste 23.01.2019 tarihinde teslim edildiğini, ancak taşıma, «demuraj» ve park ücretini tahsil edemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla 31.050,00 euro bedelin «temerrüt tarihi» itibariyle mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalı şirketten tahsiline, davalı adına kayıtlı taşınmaz ve trafik sicile kayıtlı araçları hakkında «ihtiyati tedbir» kararı verilmesini, «yargılama giderleri» ile vekâlet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «husumet itirazının» dikkate alınmadığını, davacı «taşıyıcı» ile dava dışı alıcının aralarında yaptığı anlaşmadan doğan sorumluluğun müvekkiline yüklenemeyeceğini, yazışmalarda taşıyıcı ile gönderilen arasında doğrudan anlaşma yapıldığının görüldüğünü, anlaşmanın hiçbir safhasına müvekkilinin taraf olmadığını, taşımaların ex-works usulüyle yapıldığını, malların işletmede taşıyıcıya «tesliminden» itibaren mallarla ilgili her türlü «masraf», risk ve diğer yükümlülüklerin alıcıya geçtiğini, malların alıcı tarafından teslim alınmaması nedeniyle doğan masraflardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca yapılan taşımadan kaynaklı «navlun alacağı» bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, CMR Konvansiyonu'nun 31. maddesinde bu konvansiyon hükümleri uyarınca yapılan taşımalardan kaynaklı davaların açılabileceği mahkemelerin belirtildiği, somut olayda «taşıma sözleşmesinin» akdedildiği, taşımacının yükü «teslim» aldığı ve davalı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer itibariyle mahkemenin yetkili bulunmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın yetkili ve «görevli»....
Dava, karayoluyla CMR hükümlerine tabi taşımadan kaynaklı «navlun bedelinin» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Her ne kadar dava konusu alacağın «sebebini» teşkil eden taşıma ilişkisi CMR hükümlerine tabi ise de CMR Konvansiyonu'nda «navlun alacağına» ilişkin bir düzenleme bulunmadığından bu yöne ilişkin ihtilaflarda iç hukuk kuralları uygulanmalıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:para borcu · navlun alacağı · navlun bedeli · borca itiraz · şirket merkezi mahkemesi · sözleşmeden doğan dava · taşıma sözleşmesi · ifa
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca yapılan taşımadan kaynaklı «navlun alacağı» bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, CMR Konvansiyonu'nun 31. maddesinde bu konvansiyon hükümleri uyarınca yapılan taşımalardan kaynaklı davaların açılabileceği mahkemelerin belirtildiği, somut olayda «taşıma sözleşmesinin» akdedildiği, taşımacının yükü «teslim» aldığı ve davalı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer itibariyle mahkemenin yetkili bulunmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın yetkili ve «görevli»....
Dava «navlun alacağının» tahsili istemine ilişkin olup navlun alacağı «para borcu» olması hasebiyle 818 sayılı BK'nın 73. maddesi gereğince alacaklının «ifa» zamanında mukim bulunduğu yerde ödenmelidir.
HMK'nın 10. maddesi uyarınca «sözleşmeden doğan» davalarda sözleşmenin «ifa» yerinde de dava ve takip yapılabileceği gözetildiğinde davacının merkezinin bulunduğu ....
Dava, karayoluyla CMR hükümlerine tabi taşımadan kaynaklı «navlun bedelinin» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/421 E. , 2023/3223 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1705 Esas, 2021/1899 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2019/330 E., 2021/84 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .....ile davalı vekilleri Av. ..., Av. ....., Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile Fransa'da mukim Saumur Distribution (“Alıcı”) arasında 04.11.2018 tarihinde portakal suyu, ananas suyu ve elma suyundan oluşan emtianın alım-satımına ilişkin sözleşme akdedildiğini, anlaşmaya göre emtia, davalı şirketin Niğde’de bulunan adresinden alınarak, alıcının belirlediği “Romford, İngiltere” adresine teslim edileceğini, davalı şirketin belirtilen uluslararası taşımacılık işlemini gerçekleştirmesi için müvekkili şirket ile anlaşma sağladığını, taşıma bedelinin alıcı tarafından ödeneceğinin beyan edildiğini, müvekkili şirket tarafından mallar teslim alınarak yola çıkıldığını, ancak İngiltere’ye vardığında alıcının malları teslim almaya yanaşmadığını, emtianın bozulacak nitelikte olması nedeniyle davalı tarafından müvekkilinin başka bir adrese yönlendirildiğini ve taşımaya konu mallar tam ve sağlam olarak Bahri Çelebi isimli şahsa belirtilen adreste 23.01.2019 tarihinde teslim edildiğini, ancak taşıma, demuraj ve park ücretini tahsil edemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla 31.050,00 euro bedelin temerrüt tarihi itibariyle mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalı şirketten tahsiline, davalı adına kayıtlı taşınmaz ve trafik sicile kayıtlı araçları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının taleplerini alıcıya yöneltmesi gerektiğini, davacı taşıyıcının kendi ağır ihmalinden kaynaklı sorumluluğu olduğunu ve buna katlanması gerektiğini, taşınan mallara ilişkin gümrük vergilerinin ödemesinin iyi niyetle yapıldığını, aslında alıcının sorumluluğunda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile navlun sözleşmesinin tarafı olmayan alıcının demuraj, navlun, ardiye giderlerinden sorumlu tutulabilmesi için konişmentoda bu giderlerin alıcı tarafından ödeneceğinin kararlaştırılmış olması ve alıcının da yükün kendisine teslimini talep etmiş olması gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığa Emtiaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR Konvansiyonu) hükümlerinin uygulanacağı, teslim engelinin davacı taşıyıcının riziko alanında gerçekleşmediği, bu nedenle tamamlanmış bir taşımaya ilişkin olarak taşıma ücretleri ve masrafları talep edebileceği, bilirkişi raporuna göre davacı taşıcıya navlun tutarı ve demuraj bedelleri için toplamda 29.700,00 euro ödenebileceği, ayrıca bir park ücreti talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 29.700,00 euro'nun temerrüt tarihi olan 04.02.2019 'dan itibaren ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumet itirazının dikkate alınmadığını, davacı taşıyıcı ile dava dışı alıcının aralarında yaptığı anlaşmadan doğan sorumluluğun müvekkiline yüklenemeyeceğini, yazışmalarda taşıyıcı ile gönderilen arasında doğrudan anlaşma yapıldığının görüldüğünü, anlaşmanın hiçbir safhasına müvekkilinin taraf olmadığını, taşımaların ex-works usulüyle yapıldığını, malların işletmede taşıyıcıya tesliminden itibaren mallarla ilgili her türlü masraf, risk ve diğer yükümlülüklerin alıcıya geçtiğini, malların alıcı tarafından teslim alınmaması nedeniyle doğan masraflardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu ihtilafın teslim engelinden kaynaklandığı, gönderilenin yükü kabul etmemesi üzerine davacının davalıdan talimat istediği, ve davalının talimatı ile yükü belirtilen adrese teslim ettiği ve alacak taleplerinde haklı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, CMR Konvansiyonu kapsamında Türkiye'den İngiltere'ye karayolu ile taşıma nedeniyle davacının alacak istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davacının navlun, demuraj ve park ücretlerinden davalının sorumlu olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 870 inci maddesi.
3. CMR Konvansiyonu'nun 15 inci ve 16 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932223000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz