Tazminat | Maddi manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/999 E. 2023/3969 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
6325 sayılı kanun 18/a-15↗ hakdüşürücü süre↗ arabuluculuk dava şartı↗ arabuluculuk başvurusu↗ arabuluculuk↗ abonelik sözleşmesi↗ kusur sorumluluğu↗ ticari dava niteliği↗ dava şartı yokluğu↗ taşıma sözleşmesi↗ kâr kaybı↗ usulden reddi↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ harç↗ kusur↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2020/304 E., 2021/278 K.
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait uçakta yolculuk yaptığı esnada uçağın sarsılması ve irtifa kaybetmesi sebebiyle yaralandığını ileri sürerek meydana gelen yaralanma sebebiyle maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hakdüşürücü sürenin geçtiğini, arabuluculuk dava şartının sağlanmadığını, meydana gelen olayda müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşıma işlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (6102 sayılı Kanun) düzenlendiği, her ne kadar Tüketici Mahkemesinde görülüyor olsa da taraflar arasında yolcu taşımacılığı sözleşmesinden kaynaklanan davanın ticari dava olduğu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (6502 sayılı Kanun) 73/A maddesinin birinci fıkrasında ticari dava niteliğindeki alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olduğu, ayrıca 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un (7155 sayılı Kanun) 23 üncü maddesi ile eklenen 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun)18/A maddesinin ikinci fıkrasında da arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin düzenlenmiş olduğu, işbu dosyada davacı vekili tarafından sunulan arabuluculuk tutanağının başvuru numarasının 2021/63 olduğu, davanın ise 30.07.2020 tarihinde açıldığı, dolayısıyla davacı tarafça dava tarihinden önce arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava esnasında arabuluculuğa başvurulduğunu ve davalı ile uzlaşılamadığını, Mahkemece aşırı şekilcilik yapılarak hak kaybına sebebiyet verildiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın 30.07.2020 tarihinde 6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesi hükmü yürürlükteyken açıldığı, uyuşmazlığın kanun kapsamında arabuluculuğa tabi olduğu, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin bir belge bulunmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aşamalarda ve istinaf başvuru dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6605 E. 2022/991 K.
Ortak:arabuluculuk başvurusu · arabuluculuk · dava şartı yokluğu · usulden reddi · istinaf yoluna başvurulabilirlik · dava şartı
İncelediğiniz kararda… runması Hakkında Kanun'un (6502 sayılı Kanun) 73/A maddesinin birinci fıkrasında ticari dava niteliğindeki alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce «arabuluculuğa başvurulmuş» olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olduğu, ayrıca 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un (7155 sayılı Kanun) 23 üncü maddesi ile eklenen 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun)18/A maddesinin ikinci fıkrasında da arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava «şartı yokluğu» sebebiyle «usulden reddine» karar verileceğinin düzenlenmiş olduğu, işbu dosyada davacı vekili tarafından sunulan arabuluculuk tutanağının başvuru numarasının 2021/63 olduğu, davanın ise 30.0 …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava esnasında «arabuluculuğa başvurulduğunu» ve davalı ile uzlaşılamadığını, Mahkemece aşırı şekilcilik yapılarak hak «kaybına» sebebiyet verildiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… h ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın 30.07.2020 tarihinde 6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesi hükmü yürürlükteyken açıldığı, uyuşmazlığın kanun kapsamında «arabuluculuğa» tabi olduğu, dava açılmadan önce «arabuluculuğa başvurulduğuna» ilişkin bir belge bulunmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar v …
Benzer bu kararda… un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce «arabuluculuğa başvurulmuş» olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüş olup, işbu davanın açılmasından önce davacının arabuluculuğa başvurmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… Adliye Mahkemesince davanın ticari dava olduğu dikkate alındığında, ilk davanın açıldığı tarih olan 29/01/2019 tarihi itibariyle davacının TTK 5/A maddesi gereğince «zorunlu arabuluculuk» yoluna başvurmadığı anlaşıldığından, zorunlu arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğinin görüldüğü, bu nedenle mahkemece verilen davanın «usulden reddi» kararının doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» ve davalı lehine iki ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesine ilişkin verilen karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince davalı lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hem «yetkisizlik» kararı nedeniyle hem de dava şartı yokluğu nedeniyle iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu nazara alınmaksızın istinaf başvurusunun esastan re …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu arabuluculuk · yetkisizlik kararı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» ve davalı lehine iki ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesine ilişkin verilen karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince davalı lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hem «yetkisizlik» kararı nedeniyle hem de dava şartı yokluğu nedeniyle iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu nazara alınmaksızın istinaf başvurusunun esastan re …
… Adliye Mahkemesince davanın ticari dava olduğu dikkate alındığında, ilk davanın açıldığı tarih olan 29/01/2019 tarihi itibariyle davacının TTK 5/A maddesi gereğince «zorunlu arabuluculuk» yoluna başvurmadığı anlaşıldığından, zorunlu arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğinin görüldüğü, bu nedenle mahkemece verilen davanın «usulden reddi» kararının doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Menfi tespit | Menfi tespit | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8443 E. 2022/3737 K.
Ortak:arabuluculuk başvurusu · arabuluculuk · dava şartı yokluğu · usulden reddi · dava şartı
İncelediğiniz kararda… runması Hakkında Kanun'un (6502 sayılı Kanun) 73/A maddesinin birinci fıkrasında ticari dava niteliğindeki alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce «arabuluculuğa başvurulmuş» olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olduğu, ayrıca 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un (7155 sayılı Kanun) 23 üncü maddesi ile eklenen 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun)18/A maddesinin ikinci fıkrasında da arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava «şartı yokluğu» sebebiyle «usulden reddine» karar verileceğinin düzenlenmiş olduğu, işbu dosyada davacı vekili tarafından sunulan arabuluculuk tutanağının başvuru numarasının 2021/63 olduğu, davanın ise 30.0 …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava esnasında «arabuluculuğa başvurulduğunu» ve davalı ile uzlaşılamadığını, Mahkemece aşırı şekilcilik yapılarak hak «kaybına» sebebiyet verildiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… h ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın 30.07.2020 tarihinde 6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesi hükmü yürürlükteyken açıldığı, uyuşmazlığın kanun kapsamında «arabuluculuğa» tabi olduğu, dava açılmadan önce «arabuluculuğa başvurulduğuna» ilişkin bir belge bulunmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar v …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; «davanın konusu», bir miktar paranın ödenmesi talebine ilişkin davalı tarafından başlatılan icra takibinde davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, davadan önce «arabuluculuğa başvuruya» ilişkin yasal zorunluluk yerine getirilmeden dava açılmış olduğu gerekçesi ile, TTK’nın 5/A, 6325 sayılı Yasa 18/A ve HMK’nın 115/2 maddeleri gereğince dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; davacı, dava açmadan önce «arabuluculuğu başvurup», anlaşmazlık tutanağını «ibraz» etmemiş olduğundan, 6325 sayılı Yasanın 18/A-2 maddesine göre davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» ilişkin verilen karara yönelik istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi ticari dava · zorunlu arabuluculuk · para alacağı · menfi tespit davası · davanın konusu · tespit davası · istinaf incelemesi · olumsuz oy
Benzer bu karardaSöz konusu düzenleme ile konusu sadece «para alacağı» olan eda davaları «zorunlu arabuluculuk» kapsamına alınmış olup, olumlu veya «olumsuz» tespit davaları zorunlu arabuluculuğa tabi tutulmamıştır.
Hal böyle iken, «menfi tespit davalarının» sırf «nispi ticari» dava olması nedeniyle TTK'nın 5/A maddesi kapsamına alınması ve böyle bir davayı açmak isteyen kişinin önce «arabulucuya başvurmaya» zorlanması, kanuna aykırıdır.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; «davanın konusu», bir miktar paranın ödenmesi talebine ilişkin davalı tarafından başlatılan icra takibinde davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, davadan önce «arabuluculuğa başvuruya» ilişkin yasal zorunluluk yerine getirilmeden dava açılmış olduğu gerekçesi ile, TTK’nın 5/A, 6325 sayılı Yasa 18/A ve HMK’nın 115/2 maddeleri gereğince dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; davacı, dava açmadan önce «arabuluculuğu başvurup», anlaşmazlık tutanağını «ibraz» etmemiş olduğundan, 6325 sayılı Yasanın 18/A-2 maddesine göre davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4036 E. 2022/7834 K.
Ortak:arabuluculuk başvurusu · arabuluculuk · dava şartı yokluğu · usulden reddi · dava şartı
İncelediğiniz kararda… runması Hakkında Kanun'un (6502 sayılı Kanun) 73/A maddesinin birinci fıkrasında ticari dava niteliğindeki alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce «arabuluculuğa başvurulmuş» olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olduğu, ayrıca 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un (7155 sayılı Kanun) 23 üncü maddesi ile eklenen 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun)18/A maddesinin ikinci fıkrasında da arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava «şartı yokluğu» sebebiyle «usulden reddine» karar verileceğinin düzenlenmiş olduğu, işbu dosyada davacı vekili tarafından sunulan arabuluculuk tutanağının başvuru numarasının 2021/63 olduğu, davanın ise 30.0 …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava esnasında «arabuluculuğa başvurulduğunu» ve davalı ile uzlaşılamadığını, Mahkemece aşırı şekilcilik yapılarak hak «kaybına» sebebiyet verildiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… h ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın 30.07.2020 tarihinde 6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesi hükmü yürürlükteyken açıldığı, uyuşmazlığın kanun kapsamında «arabuluculuğa» tabi olduğu, dava açılmadan önce «arabuluculuğa başvurulduğuna» ilişkin bir belge bulunmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar v …
Benzer bu kararda… e yürürlüğe giren 7155 sayılı Yasa'nın 20. maddesi ile değişik 6102 sayılı Yasa'nın 5/a. maddesinde; "Bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari «davalarda konusu» bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmuş» olması dava şartıdır." şeklinde amir düzenleme mevcut olup, somut olayda, «yöneticinin sorumluluğundan» kaynaklanan işbu davasının temelinde tazminat/alacak istemi bulunduğu, bu suretle talebin arabuluculuğa elverişli olup aynı zamanda dava «şartı arabuluculuk» kapsamında kalmakla davacının dava açmadan önce arabulucuya başvurması gerekir iken başvuruda bulunmaksızın işbu davayı açtığı, nitekim dava dilekçesine ekli «arabuluculuk son tutanağında» sadece şirket «ortaklığından çıkarılmaya» yönelik davacının arabulucuya başvurduğu, tazminat ve alacak istemine yönelik dava dilekçesinde arabulucuya başvurduğuna ilişkin herhangi bir bilgi bulunmayan davacıya 6325 sayılı Yasa'nın 18/a maddesi gereğince «kesin süre» verilmesine gerek görülmeyerek davanın HMK.
Mahkemece, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesine rağmen, kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru değildir.
114. ve 115. maddeleri gereğince «usulden reddine» karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın HMK.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:arabuluculuk son tutanağı · son tutanak · dava şartı arabuluculuk · yönetici sorumluluğu · ortaklıktan çıkarılma · dava dilekçesinin tebliği · davanın konusu · kesin süre
Benzer bu kararda… e yürürlüğe giren 7155 sayılı Yasa'nın 20. maddesi ile değişik 6102 sayılı Yasa'nın 5/a. maddesinde; "Bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari «davalarda konusu» bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmuş» olması dava şartıdır." şeklinde amir düzenleme mevcut olup, somut olayda, «yöneticinin sorumluluğundan» kaynaklanan işbu davasının temelinde tazminat/alacak istemi bulunduğu, bu suretle talebin arabuluculuğa elverişli olup aynı zamanda dava «şartı arabuluculuk» kapsamında kalmakla davacının dava açmadan önce arabulucuya başvurması gerekir iken başvuruda bulunmaksızın işbu davayı açtığı, nitekim dava dilekçesine ekli «arabuluculuk son tutanağında» sadece şirket «ortaklığından çıkarılmaya» yönelik davacının arabulucuya başvurduğu, tazminat ve alacak istemine yönelik dava dilekçesinde arabulucuya başvurduğuna ilişkin herhangi bir bilgi bulunmayan davacıya 6325 sayılı Yasa'nın 18/a maddesi gereğince «kesin süre» verilmesine gerek görülmeyerek davanın HMK.
Bölge adliye mahkemesince, 6325 sayılı Yasa'nın 18/A maddesinde davalıya «tebligat» yapılmadan davanın «usulden reddine» karar verileceği düzenlenmesine rağmen mahkemece sehven davalı tarafa dava «dilekçesinin tebliğ» edilmesi ve davalının vekil «görevlendirmesinin» davacı aleyhine sonuç doğurmaması gerektiği gözetilerek ilk derece mahkemesince davalı lehine «vekalet ücreti» hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/999 E. , 2023/3969 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/2085 Esas, 2021/1657 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2020/304 E., 2021/278 K.
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait uçakta yolculuk yaptığı esnada uçağın sarsılması ve irtifa kaybetmesi sebebiyle yaralandığını ileri sürerek meydana gelen yaralanma sebebiyle maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hakdüşürücü sürenin geçtiğini, arabuluculuk dava şartının sağlanmadığını, meydana gelen olayda müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşıma işlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (6102 sayılı Kanun) düzenlendiği, her ne kadar Tüketici Mahkemesinde görülüyor olsa da taraflar arasında yolcu taşımacılığı sözleşmesinden kaynaklanan davanın ticari dava olduğu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (6502 sayılı Kanun) 73/A maddesinin birinci fıkrasında ticari dava niteliğindeki alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olduğu, ayrıca 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un (7155 sayılı Kanun) 23 üncü maddesi ile eklenen 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun)18/A maddesinin ikinci fıkrasında da arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin düzenlenmiş olduğu, işbu dosyada davacı vekili tarafından sunulan arabuluculuk tutanağının başvuru numarasının 2021/63 olduğu, davanın ise 30.07.2020 tarihinde açıldığı, dolayısıyla davacı tarafça dava tarihinden önce arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava esnasında arabuluculuğa başvurulduğunu ve davalı ile uzlaşılamadığını, Mahkemece aşırı şekilcilik yapılarak hak kaybına sebebiyet verildiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın 30.07.2020 tarihinde 6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesi hükmü yürürlükteyken açıldığı, uyuşmazlığın kanun kapsamında arabuluculuğa tabi olduğu, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin bir belge bulunmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aşamalarda ve istinaf başvuru dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932123900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz