Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8216 E. 2023/2149 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
düzenleme yeri↗ senetle ispat zorunluluğu↗ basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü↗ eksik araştırma↗ senetle ispat↗ adil yargılanma hakkı↗ ticari defter incelemesi↗ delillerin toplanmaması↗ teminat senedi↗ yazılı delil↗ kısıtlılık↗ hile↗ basiretli tacir↗ üçüncü kişi↗ ispat yükü↗ uyuşmazlık konusu↗ bono↗ kefil↗ ticari defter↗ esastan ret↗ tacir↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ teminat↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/294 E., 2021/61 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 117.960,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin...Otomotiv isimli iş yerinde araç beğendiğini, aracın satış bedelinin taraflar arasında 100.000,00 TL olarak belirlendiğini, anlaşmaya göre müvekkilinin 82.000,00 TL bedelli senet vereceğini, kalan 18.000,00 TL'nin aracın devir günü olarak belirlenen 04.02.2019 tarihinde aracın devrini aldıktan sonra elden nakit olarak ödeneceğini, yapılan bu görüşme kapsamında müvekkilinin...Otomotiv isimli iş yerine gittiğini, senetlerin müvekkili dışında kişiler tarafından bu iş yerinde yazıldığını, müvekkilinin el ürünü olarak yalnızca imza olduğunu, Müfit Balcı'nın kefil durumunda olduğunu, bu senetlerin müvekkili tarafından ...'e teslim edildiğini, davalı tarafından müvekkiline aracın devrinin verilemeyeceğini araçta sorun olduğunun söylendiğini, müvekkili tarafından verilen senetlerin karşılığı olan edimin yerine getirilmediğini, davalı tarafından söz konusu senetlerin müvekkiline iade edilmediğini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin senetler nedeniyle borcu bulunmadığının tespitine, senetlerin müvekkiline iadesi ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacı iddialarının senede karşı yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından taraflar arasında anlaşıldığı iddia edilen araç satış anlaşmasına ilişkin bir sözleşme, yazılı belge sunulmadığı, davacı senetlerdeki imzanın kendisine ait olduğunu da kabul ettiği, senetlerdeki diğer yazıların kendisi tarafından yazılmadığını belirttiği, imzalı boş senedi karşısındakine veren kimse onun üzerine kendisini zararlandırıcı mahiyette ilaveler yapılabileceğini bileceği, davacı tarafın yazılı delil ibraz edilememesine göre iddiasını kanıtlayamadığı, davacının senetler sebebiyle borçlu olmadığına ilişkin açmış olduğu davayı ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ve dava dışı Ali Gürel'e borcu bulunmadığını, senetlerin şekli anlamda sakat olduğunu ve düzenlenmeleri esnasında davalı ve dava dışı üçüncü kişi tarafından basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket edilerek kötü niyetli davranıldığını senetlerde düzenleme yeri, ödeyecek kişi adres bilgisi ve nakden ibaresinin sonradan eklendiğini ve söz konusu bilgilerin müvekkilinin eli ürünü olmadığını, müvekkilinin senedi imzalarken bu kısımlar boş vaziyette olduğundan senedin zorunlu unsurlarında eksiklik mevcut olduğunu, dava konusu senetler teminat senedi olup müvekkilin bilgisi dışında bonolara malen yerine nakden yazılarak kötü niyetli davranıldığını, müvekkilinde araç satışı yapılacağına dair güven duygusu oluşturulup daha sonra tecrübesizliğinden faydalanılarak hile ile iradesi sakatlanmak suretiyle boş senetlerin imzalatıldığını, dava konusu olay senetle ispat zorunluluğunun istisnaları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği halde tanık dinletme taleplerinin reddedilmesinin adil yargılanma hakkının kısıtlanması mahiyetinde olduğunu, delillerin toplanmadığını davalı taraf senetlerin alınma sebebine ilişkin bir kısım beyanlarında taraflar arasında ticaret ilişkisinin varlığı iddiasına dayanmış ise de talep edilmesine rağmen ticari defterlerin incelenmediğini, yine 2008 model Land Rover marka bir aracın senetlerin düzenlendiği 02.02.2019 tarihi itibariyle ortalama satış bedelinin bilirkişi raporu alınmak suretiyle tespiti talep edilmiş ise de bu hususta herhangi bir tespit veya araştırma yapılmadığını, rapor alınmadığını, tarafların el yazısı ve imza örneklerinin de incelemeye alınmadığını, dava dosyasında ispat yükü yer değiştirmiş olup davalı taraf iddialarını ispat edemediği halde davanın reddine karar verildiğini, eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ile aşamalardaki sözlü ve yazılı beyanlarını tekrar ettiklerini, müvekkilinin davalıya ve dava dışı Ali Gürel'e borcu bulunmadığını, senetlerin şekli anlamda sakat olduğunu ve düzenlenmeleri esnasında davalı ve dava dışı üçüncü kişi tarafından basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket edilerek kötü niyetli davranıldığını senetlerde düzenleme yeri, ödeyecek kişi adres bilgisi ve nakden ibaresinin sonradan eklendiğini ve söz konusu bilgilerin müvekkilinin eli ürünü olmadığını, müvekkilinin senedi imzalarken bu kısımlar boş vaziyette olduğundan senedin zorunlu unsurlarında eksiklik mevcut olduğunu, dava konusu senetler teminat senedi olup müvekkilin bilgisi dışında bonolara malen yerine nakden yazılarak kötü niyetli davranıldığını, müvekkilinde araç satışı yapılacağına dair güven duygusu oluşturulup daha sonra tecrübesizliğinden faydalanılarak hile ile iradesi sakatlanmak suretiyle boş senetlerin imzalatıldığını, dava konusu olay senetle ispat zorunluluğunun istisnaları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği halde tanık dinletme taleplerinin reddedilmesinin adil yargılanma hakkının kısıtlanması mahiyetinde olduğunu, delillerin toplanmadığını, davalı taraf senetlerin alınma sebebine ilişkin bir kısım beyanlarında taraflar arasında ticaret ilişkisinin varlığı iddiasına dayanmış ise de talep edilmesine rağmen ticari defterlerin incelenmediğini, yine 2008 model Land Rover marka bir aracın senetlerin düzenlendiği 02.02.2019 tarihi itibariyle ortalama satış bedelinin bilirkişi raporu alınmak suretiyle tespitini talep edilmiş ise de bu hususta herhangi bir tespit veya araştırma yapılmadığını, rapor alınmadığını, tarafların el yazısı ve imza örneklerinin de incelemeye alınmadığını, dava dosyasında ispat yükü yer değiştirmiş olup davalı taraf iddialarını ispat edemediği halde davanın reddine karar verildiğini, eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu ileri sürerek ve resen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu bonolar nedeniyle borçlu bulunup bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2057 E. 2010/4393 K.
Ortak:yazılı delil · ispat yükü · bono · teminat
İncelediğiniz kararda… özetle; müvekkilinin davalıya ve dava dışı Ali Gürel'e borcu bulunmadığını, senetlerin şekli anlamda sakat olduğunu ve düzenlenmeleri esnasında davalı ve dava dışı «üçüncü kişi» tarafından «basiretli tacir» gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket edilerek kötü niyetli davranıldığını senetlerde «düzenleme yeri», ödeyecek kişi adres bilgisi ve nakden ibaresinin sonradan eklendiğini ve söz konusu bilgilerin müvekkilinin eli ürünü olmadığını, müvekkilinin senedi imzalarken bu kısımlar boş vaziyette olduğundan senedin zorunlu unsurlarında eksiklik mevcut olduğunu, dava konusu senetler «teminat senedi» olup müvekkilin bilgisi dışında bonolara malen yerine nakden yazılarak kötü niyetli davranıldığını, müvekkilinde araç satışı yapılacağına dair güven duygusu oluşturulup daha sonra tecrübesizliğinden faydalanılarak «hile» ile iradesi sakatlanmak suretiyle boş senetlerin imzalatıldığını, dava konusu olay «senetle ispat zorunluluğunun» istisnaları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği halde tanık dinletme taleplerinin reddedilmesinin «adil yargılanma hakkının» «kısıtlanması» mahiyetinde olduğunu, «delillerin toplanmadığını» davalı taraf senetlerin alınma «sebebine» ilişkin bir kısım beyanlarında taraflar arasında ticaret ilişkisinin varlığı iddiasına dayanmış ise de talep edilmesine rağmen «ticari defterlerin incelenmediğini», yine 2008 model Land Rover marka bir aracın senetlerin düzenlendiği 02.02.2019 tarihi itibariyle ortalama satış bedelinin bilirkişi raporu alınmak suretiyle tespiti talep edilmiş ise de bu hususta herhangi bir tespit veya araştırma yapılmadığını, rapor alınmadığını, tarafların el yazısı ve imza örneklerinin de incelemeye alınmadığını, dava dosyasında «ispat yükü» yer değiştirmiş olup davalı taraf iddialarını ispat edemediği halde davanın reddine karar verildiğini, «eksik araştırma» ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… klerini, müvekkilinin davalıya ve dava dışı Ali Gürel'e borcu bulunmadığını, senetlerin şekli anlamda sakat olduğunu ve düzenlenmeleri esnasında davalı ve dava dışı «üçüncü kişi» tarafından «basiretli tacir» gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket edilerek kötü niyetli davranıldığını senetlerde «düzenleme yeri», ödeyecek kişi adres bilgisi ve nakden ibaresinin sonradan eklendiğini ve söz konusu bilgilerin müvekkilinin eli ürünü olmadığını, müvekkilinin senedi imzalarken bu kısımlar boş vaziyette olduğundan senedin zorunlu unsurlarında eksiklik mevcut olduğunu, dava konusu senetler «teminat senedi» olup müvekkilin bilgisi dışında bonolara malen yerine nakden yazılarak kötü niyetli davranıldığını, müvekkilinde araç satışı yapılacağına dair güven duygusu oluşturulup daha sonra tecrübesizliğinden faydalanılarak «hile» ile iradesi sakatlanmak suretiyle boş senetlerin imzalatıldığını, dava konusu olay «senetle ispat zorunluluğunun» istisnaları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği halde tanık dinletme taleplerinin reddedilmesinin «adil yargılanma hakkının» «kısıtlanması» mahiyetinde olduğunu, «delillerin toplanmadığını», davalı taraf senetlerin alınma «sebebine» ilişkin bir kısım beyanlarında taraflar arasında ticaret ilişkisinin varlığı iddiasına dayanmış ise de talep edilmesine rağmen «ticari defterlerin incelenmediğini», yine 2008 model Land Rover marka bir aracın senetlerin düzenlendiği 02.02.2019 tarihi itibariyle ortalama satış bedelinin bilirkişi raporu alınmak suretiyle tespitini talep edilmiş ise de bu hususta herhangi bir tespit veya araştırma yapılmadığını, rapor alınmadığını, tarafların el yazısı ve imza örneklerinin de incelemeye alınmadığını, dava dosyasında «ispat yükü» yer değiştirmiş olup davalı taraf iddialarını ispat edemediği halde davanın reddine karar verildiğini, «eksik araştırma» ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu ileri sürerek ve resen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
… madığını belirttiği, imzalı boş senedi karşısındakine veren kimse onun üzerine kendisini zararlandırıcı mahiyette ilaveler yapılabileceğini bileceği, davacı tarafın «yazılı delil» «ibraz» edilememesine göre iddiasını kanıtlayamadığı, davacının senetler sebebiyle borçlu olmadığına ilişkin açmış olduğu davayı ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddi …
Benzer bu karardaMahkemece dava konusu senetlerin «geçersiz» tümünün «geçersiz sözleşmeye» dayalı olarak ve «teminat» amaçlı düzenlendiği kabul edilerek davanın reddine dair verilen 11.11.2003 tarihli karar Dairemizin 21.12.2004 tarihli kararıyla «eksik inceleme» nedeniyle davacı yararına bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen 28.7.2005 tarihli karar ile aynı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, bu kararın da davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.05.2006 tarihli kararı ile, özetle, “«nakden” kaydını» «taşıyan» 7 adet «bono» bakımından «ispat yükünün» davalıya düştüğü gerekçesiyle, bu bonolara ilişkin yerel mahkeme hükmü davacı yararına bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme istemi de reddedilmiştir.
Mahkemece bu bozma kararına da uyulmasına karar verilmiş ise de, bozma kararında sözü edilen yedi adet bonodan altısının «zamanaşımına» uğramış olması nedeniyle, «yazılı delil başlangıcı» teşkil eden bu «bonolar» bakımından «ispat yükünün» davacı tarafa düştüğü, dinlenen davacı tanıklarının beyanlarıyla da anlaşıldığı üzere söz konusu bonoların davalıya verilen borç karşılığı düzenlendiği, bu durumda bozmaya konu yedi adet bononun davalıya verilen borç nedeniyle düzenlendikleri ve ödendiğinin davalı yanca kanıtlanamadığı kabul edilerek «geçersiz» araç «satım sözleşmesine» istinaden düzenlenen ve «malen kaydını» içeren 13 adet bono ile nakden veya malen kaydı içirmeyen 2 adet bono ve 4 adet çeke ilişkin olarak verilen kararların kesinleştiğinden bahisle bu senetler bakımından yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», bozma kapsamındaki «nakden kaydı» «taşıyan» 7 adet bono bedeli 31.050 YTL’nın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nakden kaydı · malen kaydı · yazılı delil başlangıcı · geçersiz sözleşme · delil başlangıcı · satım sözleşmesi · geçersizlik · çek
Benzer bu karardaMahkemece bu bozma kararına da uyulmasına karar verilmiş ise de, bozma kararında sözü edilen yedi adet bonodan altısının «zamanaşımına» uğramış olması nedeniyle, «yazılı delil başlangıcı» teşkil eden bu «bonolar» bakımından «ispat yükünün» davacı tarafa düştüğü, dinlenen davacı tanıklarının beyanlarıyla da anlaşıldığı üzere söz konusu bonoların davalıya verilen borç karşılığı düzenlendiği, bu durumda bozmaya konu yedi adet bononun davalıya verilen borç nedeniyle düzenlendikleri ve ödendiğinin davalı yanca kanıtlanamadığı kabul edilerek «geçersiz» araç «satım sözleşmesine» istinaden düzenlenen ve «malen kaydını» içeren 13 adet bono ile nakden veya malen kaydı içirmeyen 2 adet bono ve 4 adet çeke ilişkin olarak verilen kararların kesinleştiğinden bahisle bu senetler bakımından yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», bozma kapsamındaki «nakden kaydı» «taşıyan» 7 adet bono bedeli 31.050 YTL’nın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece dava konusu senetlerin «geçersiz» tümünün «geçersiz sözleşmeye» dayalı olarak ve «teminat» amaçlı düzenlendiği kabul edilerek davanın reddine dair verilen 11.11.2003 tarihli karar Dairemizin 21.12.2004 tarihli kararıyla «eksik inceleme» nedeniyle davacı yararına bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen 28.7.2005 tarihli karar ile aynı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, bu kararın da davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.05.2006 tarihli kararı ile, özetle, “«nakden” kaydını» «taşıyan» 7 adet «bono» bakımından «ispat yükünün» davalıya düştüğü gerekçesiyle, bu bonolara ilişkin yerel mahkeme hükmü davacı yararına bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme istemi de reddedilmiştir.
… la davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, faiz oranı ve başlangıç tarihine, ayrıca yeniden karar verilmesine gerek görülmeyen «çek» ve bonolarla ilgili olarak davalı lehine hükmedilen «vekalet ücretinin», anılan çek ve bonolarla ilgili hükümlerin kesinleşme tarihinde cari tarifeye göre belirlenmesi gerekirken «son» karar tarihindeki tarife esas alınarak belirlenmesinin hatalı olduğuna işaretle yerel mahkeme hükmünün davacı lehine bozulmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3037 E. 2021/3450 K.
Ortak:teminat senedi · ispat yükü · menfi tespit · teminat
İncelediğiniz kararda… özetle; müvekkilinin davalıya ve dava dışı Ali Gürel'e borcu bulunmadığını, senetlerin şekli anlamda sakat olduğunu ve düzenlenmeleri esnasında davalı ve dava dışı «üçüncü kişi» tarafından «basiretli tacir» gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket edilerek kötü niyetli davranıldığını senetlerde «düzenleme yeri», ödeyecek kişi adres bilgisi ve nakden ibaresinin sonradan eklendiğini ve söz konusu bilgilerin müvekkilinin eli ürünü olmadığını, müvekkilinin senedi imzalarken bu kısımlar boş vaziyette olduğundan senedin zorunlu unsurlarında eksiklik mevcut olduğunu, dava konusu senetler «teminat senedi» olup müvekkilin bilgisi dışında bonolara malen yerine nakden yazılarak kötü niyetli davranıldığını, müvekkilinde araç satışı yapılacağına dair güven duygusu oluşturulup daha sonra tecrübesizliğinden faydalanılarak «hile» ile iradesi sakatlanmak suretiyle boş senetlerin imzalatıldığını, dava konusu olay «senetle ispat zorunluluğunun» istisnaları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği halde tanık dinletme taleplerinin reddedilmesinin «adil yargılanma hakkının» «kısıtlanması» mahiyetinde olduğunu, «delillerin toplanmadığını» davalı taraf senetlerin alınma «sebebine» ilişkin bir kısım beyanlarında taraflar arasında ticaret ilişkisinin varlığı iddiasına dayanmış ise de talep edilmesine rağmen «ticari defterlerin incelenmediğini», yine 2008 model Land Rover marka bir aracın senetlerin düzenlendiği 02.02.2019 tarihi itibariyle ortalama satış bedelinin bilirkişi raporu alınmak suretiyle tespiti talep edilmiş ise de bu hususta herhangi bir tespit veya araştırma yapılmadığını, rapor alınmadığını, tarafların el yazısı ve imza örneklerinin de incelemeye alınmadığını, dava dosyasında «ispat yükü» yer değiştirmiş olup davalı taraf iddialarını ispat edemediği halde davanın reddine karar verildiğini, «eksik araştırma» ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… klerini, müvekkilinin davalıya ve dava dışı Ali Gürel'e borcu bulunmadığını, senetlerin şekli anlamda sakat olduğunu ve düzenlenmeleri esnasında davalı ve dava dışı «üçüncü kişi» tarafından «basiretli tacir» gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket edilerek kötü niyetli davranıldığını senetlerde «düzenleme yeri», ödeyecek kişi adres bilgisi ve nakden ibaresinin sonradan eklendiğini ve söz konusu bilgilerin müvekkilinin eli ürünü olmadığını, müvekkilinin senedi imzalarken bu kısımlar boş vaziyette olduğundan senedin zorunlu unsurlarında eksiklik mevcut olduğunu, dava konusu senetler «teminat senedi» olup müvekkilin bilgisi dışında bonolara malen yerine nakden yazılarak kötü niyetli davranıldığını, müvekkilinde araç satışı yapılacağına dair güven duygusu oluşturulup daha sonra tecrübesizliğinden faydalanılarak «hile» ile iradesi sakatlanmak suretiyle boş senetlerin imzalatıldığını, dava konusu olay «senetle ispat zorunluluğunun» istisnaları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği halde tanık dinletme taleplerinin reddedilmesinin «adil yargılanma hakkının» «kısıtlanması» mahiyetinde olduğunu, «delillerin toplanmadığını», davalı taraf senetlerin alınma «sebebine» ilişkin bir kısım beyanlarında taraflar arasında ticaret ilişkisinin varlığı iddiasına dayanmış ise de talep edilmesine rağmen «ticari defterlerin incelenmediğini», yine 2008 model Land Rover marka bir aracın senetlerin düzenlendiği 02.02.2019 tarihi itibariyle ortalama satış bedelinin bilirkişi raporu alınmak suretiyle tespitini talep edilmiş ise de bu hususta herhangi bir tespit veya araştırma yapılmadığını, rapor alınmadığını, tarafların el yazısı ve imza örneklerinin de incelemeye alınmadığını, dava dosyasında «ispat yükü» yer değiştirmiş olup davalı taraf iddialarını ispat edemediği halde davanın reddine karar verildiğini, «eksik araştırma» ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu ileri sürerek ve resen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
Taraflar arasındaki «menfi tespit» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, «menfi tespit» davalarında «ispat yükünün» davacıda olduğu, davacının «teminat senedi» ve «bedelsizliğe» ilişkin iddiasını yazılı ve «kesin» delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, kural olarak davacının «menfi tespit» iddiasını ispatlaması gerektiği, davaya konu bonoların malen kayıtlı olduğu, davalı şirketin bonoların kredi borcu nedeniyle alındığı savunması ile ispat yükünü üz …
Dava, bonoların «bedelsiz» olması nedeniyle «menfi tespit» istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf kanun yolu · gerekçenin düzeltilmesi · kanun yolu · bedelsizlik · istinaf incelemesi · kesin hüküm
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, «menfi tespit» davalarında «ispat yükünün» davacıda olduğu, davacının «teminat senedi» ve «bedelsizliğe» ilişkin iddiasını yazılı ve «kesin» delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması nedeniyle incelemeyi yapan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde, «ispat yükü» üzerine düşen davalının iddiasını ispatladığı gerekçesiyle HMK 353/1-b maddesi gereğince davacı vekilinin «istinaf kanun yolu» başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Başka bir anlatımla «istinaf incelemesini» yapan Bölge Adliye Mahkemesi, kararın gerekçesinde hata edildiğine karar vermiş ve bu sebeple ilk derece mahkemesi kararının «gerekçesini düzeltmiştir».
Dava, bonoların «bedelsiz» olması nedeniyle «menfi tespit» istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13406 E. 2010/2712 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8216 E. , 2023/2149 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1035 Esas, 2021/1265 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/294 E., 2021/61 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 117.960,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin...Otomotiv isimli iş yerinde araç beğendiğini, aracın satış bedelinin taraflar arasında 100.000,00 TL olarak belirlendiğini, anlaşmaya göre müvekkilinin 82.000,00 TL bedelli senet vereceğini, kalan 18.000,00 TL'nin aracın devir günü olarak belirlenen 04.02.2019 tarihinde aracın devrini aldıktan sonra elden nakit olarak ödeneceğini, yapılan bu görüşme kapsamında müvekkilinin...Otomotiv isimli iş yerine gittiğini, senetlerin müvekkili dışında kişiler tarafından bu iş yerinde yazıldığını, müvekkilinin el ürünü olarak yalnızca imza olduğunu, Müfit Balcı'nın kefil durumunda olduğunu, bu senetlerin müvekkili tarafından ...'e teslim edildiğini, davalı tarafından müvekkiline aracın devrinin verilemeyeceğini araçta sorun olduğunun söylendiğini, müvekkili tarafından verilen senetlerin karşılığı olan edimin yerine getirilmediğini, davalı tarafından söz konusu senetlerin müvekkiline iade edilmediğini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin senetler nedeniyle borcu bulunmadığının tespitine, senetlerin müvekkiline iadesi ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacı iddialarının senede karşı yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından taraflar arasında anlaşıldığı iddia edilen araç satış anlaşmasına ilişkin bir sözleşme, yazılı belge sunulmadığı, davacı senetlerdeki imzanın kendisine ait olduğunu da kabul ettiği, senetlerdeki diğer yazıların kendisi tarafından yazılmadığını belirttiği, imzalı boş senedi karşısındakine veren kimse onun üzerine kendisini zararlandırıcı mahiyette ilaveler yapılabileceğini bileceği, davacı tarafın yazılı delil ibraz edilememesine göre iddiasını kanıtlayamadığı, davacının senetler sebebiyle borçlu olmadığına ilişkin açmış olduğu davayı ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ve dava dışı Ali Gürel'e borcu bulunmadığını, senetlerin şekli anlamda sakat olduğunu ve düzenlenmeleri esnasında davalı ve dava dışı üçüncü kişi tarafından basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket edilerek kötü niyetli davranıldığını senetlerde düzenleme yeri, ödeyecek kişi adres bilgisi ve nakden ibaresinin sonradan eklendiğini ve söz konusu bilgilerin müvekkilinin eli ürünü olmadığını, müvekkilinin senedi imzalarken bu kısımlar boş vaziyette olduğundan senedin zorunlu unsurlarında eksiklik mevcut olduğunu, dava konusu senetler teminat senedi olup müvekkilin bilgisi dışında bonolara malen yerine nakden yazılarak kötü niyetli davranıldığını, müvekkilinde araç satışı yapılacağına dair güven duygusu oluşturulup daha sonra tecrübesizliğinden faydalanılarak hile ile iradesi sakatlanmak suretiyle boş senetlerin imzalatıldığını, dava konusu olay senetle ispat zorunluluğunun istisnaları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği halde tanık dinletme taleplerinin reddedilmesinin adil yargılanma hakkının kısıtlanması mahiyetinde olduğunu, delillerin toplanmadığını davalı taraf senetlerin alınma sebebine ilişkin bir kısım beyanlarında taraflar arasında ticaret ilişkisinin varlığı iddiasına dayanmış ise de talep edilmesine rağmen ticari defterlerin incelenmediğini, yine 2008 model Land Rover marka bir aracın senetlerin düzenlendiği 02.02.2019 tarihi itibariyle ortalama satış bedelinin bilirkişi raporu alınmak suretiyle tespiti talep edilmiş ise de bu hususta herhangi bir tespit veya araştırma yapılmadığını, rapor alınmadığını, tarafların el yazısı ve imza örneklerinin de incelemeye alınmadığını, dava dosyasında ispat yükü yer değiştirmiş olup davalı taraf iddialarını ispat edemediği halde davanın reddine karar verildiğini, eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ile aşamalardaki sözlü ve yazılı beyanlarını tekrar ettiklerini, müvekkilinin davalıya ve dava dışı Ali Gürel'e borcu bulunmadığını, senetlerin şekli anlamda sakat olduğunu ve düzenlenmeleri esnasında davalı ve dava dışı üçüncü kişi tarafından basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket edilerek kötü niyetli davranıldığını senetlerde düzenleme yeri, ödeyecek kişi adres bilgisi ve nakden ibaresinin sonradan eklendiğini ve söz konusu bilgilerin müvekkilinin eli ürünü olmadığını, müvekkilinin senedi imzalarken bu kısımlar boş vaziyette olduğundan senedin zorunlu unsurlarında eksiklik mevcut olduğunu, dava konusu senetler teminat senedi olup müvekkilin bilgisi dışında bonolara malen yerine nakden yazılarak kötü niyetli davranıldığını, müvekkilinde araç satışı yapılacağına dair güven duygusu oluşturulup daha sonra tecrübesizliğinden faydalanılarak hile ile iradesi sakatlanmak suretiyle boş senetlerin imzalatıldığını, dava konusu olay senetle ispat zorunluluğunun istisnaları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği halde tanık dinletme taleplerinin reddedilmesinin adil yargılanma hakkının kısıtlanması mahiyetinde olduğunu, delillerin toplanmadığını, davalı taraf senetlerin alınma sebebine ilişkin bir kısım beyanlarında taraflar arasında ticaret ilişkisinin varlığı iddiasına dayanmış ise de talep edilmesine rağmen ticari defterlerin incelenmediğini, yine 2008 model Land Rover marka bir aracın senetlerin düzenlendiği 02.02.2019 tarihi itibariyle ortalama satış bedelinin bilirkişi raporu alınmak suretiyle tespitini talep edilmiş ise de bu hususta herhangi bir tespit veya araştırma yapılmadığını, rapor alınmadığını, tarafların el yazısı ve imza örneklerinin de incelemeye alınmadığını, dava dosyasında ispat yükü yer değiştirmiş olup davalı taraf iddialarını ispat edemediği halde davanın reddine karar verildiğini, eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu ileri sürerek ve resen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu bonolar nedeniyle borçlu bulunup bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932112500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz