6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali davasında yetkili icra dairesinde takip özel dava şartıdır

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8029 E. 2023/1848 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasında (İİK 67) takibin yetkili icra dairesinde yapılmış olması özel dava şartıdır ve icra dairesinin yetkisine süresinde itiraz edilmişse mahkeme resen gözetir. Yetkili icra dairesi, İİK 50 yollamasıyla HMK 6 (davalının yerleşim yeri) ve HMK 10 (sözleşmenin ifa yeri; ifa yeri TBK 89 gereği para borçlarında alacaklının yerleşim yeri) kurallarına göre belirlenir; ne alacaklının ne borçlunun yerleşim yeri olan bir icra dairesinde başlatılan takip davanın usulden reddini gerektirir. Ayrıca istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen bir sebep temyizde ilk kez ileri sürülemez.

Ele alınan sorunlar

İtirazın iptali davasında takibin yetkili icra dairesinde başlatılıp başlatılmadığı → ret

İddia: Davacı, davalının faturalarda bildirdiği ikametgâh adresinin Üsküdar olduğunu, sözleşmenin ifa yerinin de burası sayılması gerektiğini, HMK 6 ve 10 ile TBK 89 uyarınca İstanbul Anadolu mahkemelerinin yetkili bulunduğunu ve takibin yetkili yerde yapıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK 67 uyarınca açılan itirazın iptali davalarında takibin yetkili icra dairesinde yapılmış olması özel dava şartıdır ve icra dairesinin yetkisine süresinde itiraz edilmiş olması şartıyla mahkemece resen gözetilir. İİK 50 yollamasıyla icra dairelerinin yetkisi HMK'nın yetki kurallarına göre belirlenir: genel yetkili yer davalının yerleşim yeri (HMK 6), sözleşmeden doğan davalarda ayrıca sözleşmenin ifa yeri (HMK 10) mahkemesidir; ifa yeri TBK 89'a göre, aksine anlaşma yoksa para borçlarında alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeridir. Böylece alacaklı, kendi yerleşim yerinde veya borçlunun yerleşim yerinde takip yapabilir. Somut olayda takibin başlatıldığı icra dairesi ne alacaklı davacının (Küçükçekmece) ne de ticaret sicili kayıtlarına göre merkezi Şişli'ye nakledilen borçlu davalının yerleşim yeri olduğundan takip yetkisiz icra dairesinde başlatılmıştır; bu nedenle davanın usulden reddi yerindedir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Vekâlet ücretine yönelik sebebin temyizde ilk kez ileri sürülmesi → ret

İddia: Davacı, kararın işin esasına ilişkin olmaması nedeniyle davalı lehine nisbi değil maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Vekâlet ücretine yönelik bu temyiz sebebi istinaf dilekçesinde ileri sürülmemiştir. Temyiz aşamasında daha önce ileri sürülmeyen vakıa ve deliller ileri sürülemeyeceğinden bu sebep incelenemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İtirazın iptali davasında yetkili icra dairesinde takip yapılmasının özel dava şartı olduğu ve yetkinin İİK 50 yollamasıyla HMK 6-10 ve TBK 89'a göre belirlendiği; istinafta ileri sürülmeyen sebebin temyizde incelenemeyeceği yönünden emsal niteliğindedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
İtirazın iptali davasında takibin yetkili icra dairesinde yapılmış olması (İİK 67) özel dava şartıdır; icra dairesinin yetkisine süresinde itiraz edilmişse mahkemece resen gözetilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali yetkili icra dairesi özel dava şartı sözleşmenin ifa yeri yetkisi temyizde yeni sebep yasağı

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 672004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 50 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6/16100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 10 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8029 E. 2023/1848 K.

    Ortak:dava şartı · yetki/yetkisizlik · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Borçlu Olmadığının Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9120 E. 2013/22976 K.

    Ortak:yetki/yetkisizlik

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2575 E. 2020/4330 K.

    Ortak:dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/8029 E.  ,  2023/1848 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1396 Esas, 2021/1229 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2020/265 E., 2021/263 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında sözlü olarak art arda teslimli şekilde gerçekleştirilmek üzere satım sözleşmesi imzalandığını, bu kapsamda müvekkilinin davalıdan tüketicilere satılmak üzere bilgisayar vb. elektronik eşya siparişi verdiğini, tüketici hakem heyeti ve tüketici mahkemesi kararları doğrultusunda ayıplı olduğu tespit edilen ürünlerin davalıya iade edildiğini, bu kapsamda iade faturaları tanzim edilerek davalıya gönderildiğini, davalının ise sevk irsaliyeleri ile ürünleri teslim aldıktan sonraki faturaların ödemelerini yapmadığını, bu nedenle başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile % 20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu icra takibinin geçerli ve yetkili icra dairesinde yapılmadığını, icra takibine itirazın reddine karar verilmesi gerektiğini, bir yıllık süre içerisinde itirazın iptali davası açılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayıplı ürünlerden 01.05.2016 tarihi itibarıyla sorumluluğun olan dava dışı Aktepe Ltd. Şti.'de olduğunu, davacının işlemiş faiz talebinin haksız olduğunu, takipten sonra işleyecek faiz oranının da hatalı olduğunu, takip talebinde davacı alacağının dayanaklarını bildirmemiş olduğundan ve cari hesap alacağı olarak da belirtilmeyen alacağa yapılan itirazın haklı ve hukuka uygun olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebi haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan ederek davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla takipte alacaklı davacının adresinin Küçükçekmece olduğu, borçlu davalının adresi ise Üsküdar olarak belirtildiği ancak tebligatın "Mecidiyeköy Şişli İstanbul" adresine yapıldığı, aksine bir düzenleme bulunmadığı hallerde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesine göre para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğinin açık olduğu, davacı bu yetkiyi kullanmayarak yani kendi adresinde takip yapmayarak davalının adresinin "Üsküdar" olarak açtığı ancak yapılan kontrolde davalının adresinin ve tebligatın "Mecidiyeköy Şişli İstanbul "adresine yapıldığı görüldüğü, bu haliyle yetkisiz icra dairesinde takibin başladığı, davalı borçlunun takibe süresi içerisinde açıkça yetkiye itiraz ettiği ve bu yerin "Şişli İstanbul" İstanbul İcra Müdürlüğü olarak itiraz ettiği nazara alınarak davalının icra dosyasının yetkisine yapmış olduğu itirazın 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 50 nci madde yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi gereğince kabulüne, usulüne uygun olarak yetkili yerde yapılmış takip bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tanzim ettiği faturalarda, davalının müvekkili şirkete bildirdiği ikametgâh adresinin ".../B Üsküdar/İstanbul" olduğunu, davalının sonra yapılan ikâmetgah değişikliklerini de bildirmediğini, bu adresin faturalarda yer alması, sözleşmenin imzalandığı, yapıldığı ve ifa edileceği yerin Üsküdar ilçesi sınırlarında olduğu ve dolayısıyla 6100 sayılı Kanun'un 6 ve 10 uncu maddesi ve 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi gereği İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde takibin yapılmasının özel dava şartı olup, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması şartıyla mahkemece resen dikkate alınması gerektiği, 2004 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinde icra dairelerinin yetkisinin belirlenmesinde 6100 sayılı Kanun'un ilgili maddesine atıf yapılmış sayılacağının kabul edildiği, genel yetki kuralını düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi uyarınca genel yetkili mahkemenin davalının ikametgahı mahkemesi olduğu, 10 uncu maddesi uyarınca da sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği, sözleşmenin ifa edileceği yerin ise, 6098 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesine göre tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirleneceği, aksine bir anlaşma yoksa para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği, huzurdaki davanın satım sözleşmesi kapsamında faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali davası olduğu, alacaklının 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi gereği ikametgah adresinde veya 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği borçlunun ikametgahı adresinde icra takibi yapabileceği, takipte alacaklı davacının adresinin Küçükçekmece olduğu, borçlu davalının adresinin ise Üsküdar olarak belirtildiği, ancak ticaret sicili kayıtlarından 24.08.2016 tarihli ticaret gazetesinde yayınlanan 11.08.2016 tarihli ortaklar kurulu kararına göre davalı şirketin merkez adresinin Şişli-İstanbul adresine nakledildiği, aynı adresin sevk irsaliyelerinde de yazılı bulunduğu, takip başlatılan İstanbul Anadolu İcra Dairesi davacının veya davalının yerleşim yeri olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan BA-BS formlarının, davalı firmanın yetkilileri tarafından müvekkili şirkete gönderilen elektronik postalar vb. bilgi ve belgeler, taraflar arasındaki süregelen bir akdi ilişkinin varlığını açıkça ortaya koyduğunu, davacı şirketin tanzim ettiği faturalarda, davalının müvekkili şirkete bildirdiği ikametgâh adresinin, ".../B Üsküdar/İSTANBUL" adresi olduğunu, davalının sonra yapılan ikametgah değişikliklerini davacıya bildirmediğini, sözleşmenin ifa edileceği yerin, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesine göre tespit edilmesi gerektiğini, buna göre borcun ifa yerinin, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirleceğini, ".../B Üsküdar/İSTANBUL" adresinin faturalarda yer alması, sözleşmenin imzalandığı, yapıldığı ve ifa edileceği yerin Üsküdar ilçesi sınırlarında olduğu ve dolayısı ile İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkisinin bulunduğunu açık şekilde ortaya koyduğunu, dolayısıyla icra takibinin yetkili yerde yapıldığını, Mahkemece verilen karar işin esasına yönelik bir karar olmadığından, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7 nci maddesi uyarınca davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığını ileri sürerek resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı hakkında başlatılan icra takibine icra dairesinin yetkili olmadığından bahisle yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371, 6 ncı maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 50, 67 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Davacı vekili, vekalet ücretine yönelik temyiz sebebini istinaf dilekçesinde ileri sürmemiştir. Temyiz aşamasında daha önce ileri sürülmeyen vakıa ve delillerin ileri sürülmesi mümkün değildir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931251500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1396 E. 2021/1229 K.

İcra dairesinin yetkisizliği nedeniyle itirazın iptali davasının usulden reddi

Gerekçe özeti

Sözleşmeden kaynaklanan alacağa ilişkin itirazın iptali davasında, icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılmış olması özel dava şartıdır; borçlunun icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş olması halinde mahkeme bu hususu re'sen gözetir. Yetkili icra dairesi, alacaklının veya borçlunun (fiili yerleşim/merkez adresinin, ticaret sicili kayıtlarına göre güncellenmiş haliyle) yerleşim yeri esas alınarak belirlenir; takip başlatılan yer bu adreslerden biri değilse, icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle dava özel dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Emsal değeri

İtirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde takip yapılmasının özel dava şartı olduğu ve icra dairesinin yetkisine itiraz halinde bunun mahkemece re'sen gözetileceği; yetkili icra dairesinin belirlenmesinde davalı şirketin ticaret sicili kayıtlarına göre güncel merkez adresinin esas alınacağı yönündeki tespit, benzer yetki itirazı içeren itirazın iptali davaları için bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: itirazın iptali icra dairesinin yetkisi özel dava şartı genel yetki sözleşmenin ifa yeri ticaret sicili kaydı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1396

KARAR NO 2021/1229

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 23/03/2021

NUMARASI 2020/265 Esas 2021/263 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/09/2021

İcra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında sözlü olarak art arda teslimli şekilde gerçekleştirilmek üzere satım sözleşmesi imzalandığını, bu kapsamda müvekkilinin tüketicilere satılmak üzere bilgisayar vb. elektronik eşya siparişi verdiğini, Tüketici hakem heyeti ve Tüketici Mahkemesi kararları doğrultusunda ayıp olduğu tespit edilen ürünlerin davalıya iade edildiğini, bu kapsamda iade faturaları tanzim edilerek davalıya gönderildiğini, davalının ise sevk irsaliyeleri ile ürünleri teslim aldıktan sonraki faturaların ödemelerini yapmadığını, bu nedenle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, dosyaya itiraz edildiğinden takibin durduğunu beyan ederek itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu icra takibinin geçerli ve yetkili icra dairesinde açılmadığını, icra takibine itirazın reddine karar verilmesi gerektiğini,1 yıllık süre içerisinde itirazın iptali davası açılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayıplı ürünlerden 01/05/2016 tarihi itibariyle sorumluluğun olan dava dışı ... Ltd. Şti.'de olduğunu, davacının işlemiş faiz talebinin haksız olduğunu, takipten sonra işleyecek faiz oranının da hatalı olduğunu, takip talebinde davacı alacağının dayanaklarını bildirmemiş olduğundan ve cari hesap alacağı olarak da belirtilmeyen alacağa yapılan itirazın haklı ve hukuka uygun olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebi haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan ederek davanın reddi ile %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, takipte alacaklı davacının adresinin Küçükçekmece olduğu, borçlu davalının adresi ise Üsküdar olarak belirtildiği ancak tebligatın "Mecidiyeköy Şişli İstanbul" adresine yapıldığı, aksine bir düzenleme bulunmadığı hallerde TBK 89 göre para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğinin açık olduğu, davacı bu yetkiyi kullanmayarak yani kendi adresinde takip yapmayarak davalının adresinin "Üsküdar" olarak açtığı ancak yapılan kontrolde davalının adresinin ve tebligatın "Mecidiyeköy Şişli İstanbul "adresine yapıldığı görüldüğü, bu haliyle yetkisiz icra dairesinde takibin başladığı, davalı borçlunun takibe süresi içerisinde açıkça yetkiye itiraz ettiği ve bu yerin "Şişli İstanbul" İstanbul İcra Müdürlüğü olarak itiraz ettiği nazara alınarak davalının icra dosyasının yetkisine yapmış olduğu itirazın İİK 50 yollamasıyla HMK'nın 6.

Maddesi gereğince kabulüne, usulüne uygun olarak yetkili yerde yapılmış takip bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptali davasının usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkili şirketin tanzim ettiği faturalarda, davalının müvekkili şirkete bildirdiği ikametgah adresinin "... Mah. ... Sok. No:... Üsküdar/İstanbul" olduğunu, davalının sonra yapılan ikametgah değişikliklerini de bildirmediğini, bu adresin faturalarda yer alması, sözleşmenin imzalandığı, yapıldığı ve ifa edileceği yerin Üsküdar ilçesi sınırlarında olduğu ve dolayısıyla HMK 6. ve 10.maddesi ve TBK 89.maddesi gereği İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili bulunduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Elde ki dava satım sözleşmesinden kaynaklanan takibe itirazın iptali davası olup; İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nde başlatılan takibe karşı davalı borçlu şirket adresinin Şişli olduğunu, İstanbul İcra Dairesi'nin yetkili olduğunu bildirerek icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmiş,ayrıca cevap dilekçesiyle mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir. İ.İ.K.'nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde takibin yapılması özel dava şartı olup, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması şartıyla mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. Bilindiği üzere İİK'nın 50. maddesinde icra dairelerinin yetkisinin belirlenmesinde HMK'nın ilgili maddesine atıf yapılmış sayılacağı kabul edilmiştir.

Genel yetki kuralını düzenleyen HMK’nun 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme davalının ikametgahı mahkemesidir. Aynı yasanın 10.maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.Sözleşmenin ifa edileceği yer ise, 6098 sayılı TBK’nun 89. maddesine göre tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Huzurdaki dava satım sözleşmesi kapsamında faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Alacaklı ;TBK 89 gereği ikametgah adresinde veya HMK 6(1) gereği borçlunun ikametgahı adresinde icra takibi yapabilir.

Takipte alacaklı davacının adresinin Küçükçekmece olduğu, borçlu davalının adresinin ise Üsküdar olarak belirtildiği, ancak ticaret sicili kayıtlarından 24 ağustos 2016 tarihli ticaret gazetesinde yayınlanan 11.8.2016 tarihli ortaklar kurulu kararına göre davalı şirketin merkez adresi Şişli-İstanbul adresine nakledildiği ,aynı adresin sevk irsaliyelerinde de yazılı bulunduğu anlaşılmaktadır.Takip başlatılan İstanbul Anadolu İcra Dairesi davacının veya davalının yerleşim yeri değildir.Yapılan açıklamalar karşısında, İstanbul Anadolu İcra Dairesinin takip tarihi itibari ile yetkili olmadığının anlaşılması nedeniyle icra dairesinin yetkisizliği nedeni ile davacının davasının HMK'nun 114/2 .maddesi uyarınca özel dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

İstinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gerekli 59,30-TL harcın; davacı tarafından peşin yatırılan 402-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 342,70-TL'nin istek halinde kendisine iadesine, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 01/09/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.