Menfi tespit | Çekin iptali | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2223 E. 2023/1852 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kişisel def'i↗ bedelsizlik def'i↗ 6361 sayılı kanun 9/2↗ rehin cirosu↗ şahsi def'i↗ temlik cirosu↗ faktoring sözleşmesi↗ meşru hamil↗ ciro silsilesi↗ faktoring↗ organik bağ↗ finansal kiralama↗ yetkili hamil↗ tefrik↗ takas↗ ciranta↗ irsaliye↗ ba formu↗ satış sözleşmesi↗ lehtar↗ bedelsizlik↗ rehin↗ kambiyo senedi↗ ciro↗ tazminat davası↗ ihtiyati tedbir↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ def'i↗ hamil↗ keşideci↗ tüzel kişilik↗ temlik↗ kötü niyet↗ fatura↗ iflas↗ ihtarname↗ çek↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ teminat↗ temsil↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Yapı Kredi Bankası vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıyla davalı Ahi Tarım Ltd. Şti. arasında 15.03.2015 tarihli yem ham maddesi satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davacıya teslim edilecek 840 ton damıtılmış mısır küspesi karşılığında davacı şirket tarafından davalılardan Ahi Tarım Ltd. Şti.'ne toplam 822.000,00 TL bedelli, 10 adet çek verildiğini, sözleşmeye konu malların en geç 07.10.2015 tarihinde teslim edileceğinin kararlaştırılmasına rağmen teslim edilmediği gibi çeklerin bir kısmının da iade edilmeyerek Ahi Tarım Ltd. Şti. tarafından diğer davalı... Tarım A.Ş.’ye ciro edildiğini, her iki davalı arasında organik bağ bulunduğunu, Ahi Tarım Ltd. Şti. tarafından çeklerin... Tarım AŞ.'ye devrinin gerçek bir mal alışverişine dayanmadığını, verilen 10 adet çekten davaya konu olan 14.10.2015 keşide tarihli, 70.000,00 TL bedelli çekin davalı ...Ş.’ye temlik edildiğini, 14.10.2015 keşide tarihli, 80.000,00 TL bedelli çekin ise davalı Yapı Kredi A.Ş.’ye devredildiğini ancak bu çeklerin devrinin davalı ... şirketi yönünden 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring, Finansman ve Şirketleri Kanunu'nun (6361 sayılı Kanun) 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 38 inci maddelerine aykırı olduğunu, davalı ... şirketi tarafından temlik alınan alacağın gerçek bir ticari ilişkiden kaynaklanan alacak olmadığını, davalı banka yönünden ise çeklerin teminat amacıyla devredilmiş olması ve çeklerde rehin (teminat) cirosunun geçerli olmaması nedeniyle davalı bankanın yetkili hamil olmadığını ileri sürerek davacının dava konusu çeklerden borçlu olmadığının tespitine, çeklerin iptaline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında davalılardan Ahi Tarım Ltd. Şti. ve... Tarım A.Ş.'nin iflasına karar verilmiş olması nedeniyle anılan davalılar yönünden dosya tefrik edilmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalının 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına uygun olarak dava konusu çeki devraldığını, aynı Kanun'un 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden davacının Ahi Tarım Ltd. Şti. ile arasındaki ilişkiden kaynaklanan def'ileri davalı ... şirketine karşı ileri süremeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalının yetkili hamil olduğunu, çekin temlik cirosu ile devredildiğini, davacı keşidecinin diğer şirketlerle olan ilişkiden doğan iddialarını davalıya karşı ileri süremeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi'nin 15.12.2016 tarih ve 2015/302 E. 2016/877 K. sayılı kararıyla davalılardan Şeker Faktoring A.Ş. yönünden yapılan incelemede; 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkra hükmünün faktoring işleminin tarafları olan borçlu, önceki alacaklı ve temlik alan faktoring şirketi dışındaki kambiyo senedinde ciro silsilesinde yer alan diğer kambiyo borçluları bakımından getirilmiş bir hüküm olduğu, somut olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkra hükmünün uygulanmasının gerektiği, davacı borçlunun önceki alacaklısına karşı aralarındaki temel hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi defileri alacağı önceki alacaklıdan faktoring sözleşmesi çerçevesinde temlik alan faktoring şirketlerine karşı da ileri sürebileceği, davacının 14.10.2015 keşide tarihli ve 70.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalılardan faktoring şirketine borçlu olmadığı sonucuna ulaşıldığı, davalı banka yönünden yapılan incelemede çeklerde rehin cirosu geçerli değil ise de çekte rehin cirosu olduğuna ilişkin açık bir ibare bulunmadığı takdirde, cironun temlik cirosu olduğunun kabul edilmesi gerekeceği, bedelsizlik def'inin de kişisel def'i olup, ancak hamilin kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde hamile karşı ileri sürülebilecek def'ilerden olduğu, davalı bankanın davacının bile bile zararına hareket ettiğinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. yönünden reddine, davalı ...Ş. yönünden kabulü ile 14.10.2015 keşide tarihli, 0036253 çek nolu ve 70.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalı ...Ş.’ye borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.12.2017 tarih ve 2017/1176 E.-2017/1886 K. sayılı kararıyla somut olayda 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının uygulama yeri bulunmadığı, anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve dolayısıyla 6098 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkra hükmünün uygulanması gerektiği, borçlunun önceki alacaklısına karşı aralarındaki temel hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ileri alacağı önceki alacaklıdan faktoring sözleşmesi çerçevesinde temlik alan faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceği, davalı banka yönünden dava konusu çeklerin rehin cirosu ile temlik edildiği yönündeki kabulde de bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 06.10.2020 tarih, 2020/2520 E. ve 2020/3861 K. sayılı kararıyla dava konusu çekin davacı Kamer Yem Üretim A.Ş. tarafından düzenlenmiş olup, çekin lehtarının Ahi Tarım Ltd. Şti. olduğu, söz konusu çekin lehtarın ilk cirosu ile... Tarım A.Ş.’ye ciro edildiği, bu şirket tarafından da davalı ... şirketine cirolandığı, dolayısıyla çekin faktoring şirketine ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ikinci ciranta... A.Ş. tarafından geçtiği, bu nedenle somut olayda 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yerine her iki şirket arasında iktisadi özdeşlik bulunduğu gerekçesiyle anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasının yerinde olmadığı gibi faktoring şirketinin çekin ciro yolu ile devralmasında kötü niyetli olduğunun'da iddia ve ispat edilemediği, o halde davalı ...Ş. yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Ahi Tarım Ltd. Şti. ve... Tarım A.Ş.'nin birbirleri arasındaki çeklerin ciro etmesi nihayetinde çeklerin ciro yoluyla davalılardan faktoring şirketine geçtiği faktoring şirketinin ciro yoluyla çeki temin etmesinde herhangi bir kötü niyetinin de ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı ... şirketi yönünden davanın reddine, davalı Yapı Kredi Bankası yönünden verilen red hükmünün bozma ilamına konu edilmediği bu nedenle önceki hükmün korunduğu gerekçesiyle davanın her iki davalı yönünden reddine, davalı banka yönünden verilen tedbir kararının davanın kesinleşmesinden sonra kaldırılmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... şirketinin 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve yönetmeliğin 5 ve 8 inci maddelerinde belirtilen şekilde yeterli araştırmayı yapmadığını, dolayısıyla haklı hamil olmadığını, dava konusu çeklerin ciro edilerek verildiği... Tarım A.Ş. ile diğer davalı Ahi Tarım Ltd.Şti. "organik bağ" içinde olduğunu, çeklerin sadece ciro edilerek verildiğini, gerçek bir mal alım-satımına dayanmadığını, çeki ciro eden Ahi Tarım Ltd. Şti.'nin 19.11.2012 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile müdürünün... olduğu, aynı şahsın 06.06.2013 tarihinden ve halen çeki davalı ... şirketine veren...Tarım A.Ş.'nin münferit temsil ve ilzam yetkililerinden olduğu, Ahi Tarım Ltd. Şti. ile... Tarım A.Ş. arasından organik bağ bulunduğunun sabit olduğunu, Ahi Tarım Ltd. Şti.’ne keşide edilen ihtarnameye, ... Tarım A.Ş. kayıtları esas alınarak cevap verilmiş olmasının da bu organik bağı ortaya koyduğunu, davalı ... şirketi tarafından dosyaya, bu iki şirket tarafından düzenlenmesi gereken alacak bildirim formu ve “Fatura konusu mal ve hizmeti eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim aldığına, takas iddiasının bulunmadığına dair belge” sunulmadığı gibi, dosyaya sunulmuş bir faktoring sözleşmesi dahi bulunmadığını, dosyaya sunulan fatura fotokopisinin, organik bağ içinde oldukları sabit olan bu davalılar tarafından her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden olduğunu, bu iki davalı şirket arasında gerçek bir mal alışverişi bulunduğunu ispata yeter belgelerden olmadığını, nitekim davalı ... şirketinin, faktoring şirketlerinin kendi iş akışlarına göre dahi istemesi gereken ve mal teslimini belgeleyen irsaliyeyi istemediğini, şirketler arasında organik bağın mevcut olduğu hususunun basit bir araştırmayla tespit etmeleri mümkün iken , her iki şirket arasındaki organik bağı nazara almadan haklı hamil olarak kabul edilmelerinin doğru olmayacağını, aynı gerekçeyi içeren, konu ve içerik olarak eldeki dava ile aynı mahiyette Yargıtay kararının bulunduğunu, davalı banka yönünden dava konusu çekin teminat amaçlı alındığının kabul edildiğini, teminat amaçlı alınan çek hakkında kambiyo hukukuna dayanan haklarını kullanamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece dava konusu çekler hakkında "ibraz edildiklerinde ödenmemesi" yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, mahkemece davalı banka yönünden red edilen davanın, Şeker Faktoring A.Ş. yönünden kabul edilen kararın, davacı ve davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine kararın bozulması üzerine yerel mahkeme tarafından davalı banka lehine tekrar reddine karar verildiğini, ancak davalı bankanın meşru hamili olduğu çek üzerindeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılmayarak dava kesinleşinceye kadar devamına karar verildiğini, oysa ki “ ihtiyati tedbir “ kararının hizmet ettiği hukuki durumu koruyacak herhangi bir menfaatin kalmadığını, davalı bankanın alacağını tahsil edemediği için mağdur olduğunu, ayrı bir dava konusu olan ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 399 uncu maddesi gereği açabileceği tazminat davası hakkından davacı banka tarafından vazgeçilmediğini ileri sürerek açıklanan nedenle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi için temyiz başvurusunda bulunma zorunluluğunun doğduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafından keşide edilen iki adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davalı banka hakkında verilen hüküm kesinleşmiştir. Tedbir kararı 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararlardan olup temyizi kabil nitelikte değildir.
3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2520 E. 2020/3861 K.
Ortak:kişisel def'i · bedelsizlik def'i · rehin cirosu · şahsi def'i · temlik cirosu · faktoring sözleşmesi · ciro silsilesi · faktoring
İncelediğiniz kararda2016/877 K. sayılı kararıyla davalılardan Şeker Faktoring A.Ş. yönünden yapılan incelemede; 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkra hükmünün «faktoring» işleminin tarafları olan borçlu, önceki alacaklı ve «temlik» alan faktoring şirketi dışındaki kambiyo senedinde «ciro silsilesinde» yer alan diğer kambiyo borçluları bakımından getirilmiş bir hüküm olduğu, somut olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkra hükmünün uygulanmasının gerektiği, davacı borçlunun önceki alacaklısına karşı aralarındaki temel hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi defileri alacağı önceki alacaklıdan «faktoring sözleşmesi» çerçevesinde temlik alan faktoring şirketlerine karşı da ileri sürebileceği, davacının 14.10.2015 keşide tarihli ve 70.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalılardan faktoring şirketine borçlu olmadığı sonucuna ulaşıldığı, davalı banka yönünden yapılan incelemede çeklerde «rehin cirosu» geçerli değil ise de çekte rehin cirosu olduğuna ilişkin açık bir ibare bulunmadığı takdirde, cironun «temlik cirosu» olduğunun kabul edilmesi gerekeceği, «bedelsizlik def»'inin de «kişisel def»'i olup, ancak «hamilin» «kambiyo senedini» iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde hamile karşı ileri sürülebilecek def'ilerden olduğu, davalı bankanın davacının bile bile zararına hareket ettiğinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. yönünden reddine, davalı ...Ş. yönünden kabulü ile 14.10.2015 keşide tarihli, 0036253 «çek» nolu ve 70.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalı ...Ş.’ye borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
… ayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkra hükmünün uygulanması gerektiği, borçlunun önceki alacaklısına karşı aralarındaki temel hukuki ilişkiden kaynaklanan «şahsi def»'ileri alacağı önceki alacaklıdan «faktoring sözleşmesi» çerçevesinde «temlik» alan faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceği, davalı banka yönünden dava konusu çeklerin «rehin cirosu» ile temlik edildiği yönündeki kabulde de bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… k cevap verilmiş olmasının da bu organik bağı ortaya koyduğunu, davalı ... şirketi tarafından dosyaya, bu iki şirket tarafından düzenlenmesi gereken alacak bildirim «formu» ve “Fatura konusu mal ve hizmeti eksiksiz ve ayıpsız olarak «teslim» aldığına, «takas» iddiasının bulunmadığına dair belge” sunulmadığı gibi, dosyaya sunulmuş bir «faktoring sözleşmesi» dahi bulunmadığını, dosyaya sunulan «fatura» fotokopisinin, «organik bağ» içinde oldukları sabit olan bu davalılar tarafından her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden olduğunu, bu iki davalı şirket arasında gerçek bir mal alışverişi bulunduğunu ispata yeter belgelerden olmadığını, nitekim davalı ... şirketinin, faktoring şirketlerinin kendi iş akışlarına göre dahi istemesi gereken ve mal teslimini belgeleyen «irsaliyeyi» istemediğini, şirketler arasında organik bağın mevcut olduğu hususunun basit bir araştırmayla tespit etmeleri mümkün iken , her iki şirket arasındaki organik bağı nazara almadan haklı «hamil» olarak kabul edilmelerinin doğru olmayacağını, aynı gerekçeyi içeren, konu ve içerik olarak eldeki dava ile aynı mahiyette Yargıtay kararının bulunduğunu, davalı banka yönünden dava konusu çekin «teminat» amaçlı alındığının kabul edildiğini, teminat amaçlı alınan «çek» hakkında kambiyo hukukuna dayanan haklarını kullanamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… ia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan Şeker Faktoring A.Ş. yönünden yapılan incelemede; 6361 sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi hükmünün «faktoring» işleminin tarafları olan borçlu, önceki alacaklı ve «temlik» alan faktoring şirketi dışındaki kambiyo senedinde «ciro silsilesinde» yer alan diğer kambiyo borçluları bakımından getirilmiş bir hüküm olması, somut olayda 6098 sayılı TBK'nın 188/1. maddesi hükmünün uygulanmasının gerektiği, davacı borçlunun önceki alacaklısına karşı aralarındaki temel hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi defileri alacağı önceki alacaklıdan «faktoring sözleşmesi» çerçevesinde temlik alan faktoring şirketlerine karşı da ileri sürebileceği, davacının 14.10.2015 keşide tarihli ve 70.000.- TL. bedelli çekten dolayı davalılardan faktoring şirketine borçlu olmadığı sonucuna ulaşıldığı, davalı banka yönünden yapılan incelemede çeklerde «rehin cirosu» geçerli değil ise de çekte rehin cirosu olduğuna ilişkin açık bir ibare bulunmadığı takdirde, cironun «temlik cirosu» olduğunun kabul edilmesi gerekeceği, «bedelsizlik def»'inin de «kişisel def»'i olup, ancak «hamilin» «kambiyo senedini» iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde hamile karşı ileri sürülebilecek def'ilerden olduğu, davalı bankanın davacının bile bile zararına hareket ettiğinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davacının davasının davalılardan Yapı Kredi Bankası A.Ş. yönünden reddiyle, davalı ...Ş. yönünden kabulü ile 14/10/2015 keşide tarihli, 0036253 «çek» nolu ve 70.000.-TL bedelli çekten dolayı davacı ...nin davalılardan Şeker Faktoring A.Ş.’ye borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ile davalı ...Ş. vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Şti'den çeki «ciro» yoluyla «temlik» alan «son hamil» durumunda olan «faktoring» şirketinin faktoring işleminin taraflarından olduğunun kabulü gerektiği, somut olayda 6361 sayılı Yasa'nın 9/3 maddesinin uygulama yeri bulunmadığı, anılan Kanun'un 9/2 maddesinin ve dolayısıyla 6098 sayılı TBK'nın 188/1 maddesi hükmünün uygulanması gerektiği, borçlunun önceki alacaklısına karşı aralarındaki temel hukuki ilişkiden kaynaklanan «şahsi def»'ileri alacağı önceki alacaklıdan «faktoring sözleşmesi» çerçevesinde temlik alan faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceği, davalı Banka yönünden dava konusu çeklerin «rehin cirosu» ile temlik edildiği yönündeki kabulde de bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun HMK'nın 3531-b-1. maddesi gereğince esastan redd …
Şti. tarafından diğer davalı bankaya «temlik» edildiğinin anlaşıldığı, davacı tarafından davalı ...Tarım...Ltd.Ş.'ne dava konusu çeklerin avans olarak verildiği, çeklerin «bedelsiz» kaldığı ve çeklerden 70.000.-TL olanın «organik bağ» bulunan diğer davalı Ersal Tarım A.Ş.’ye «ciro» edildiği, «çek» «lehtarı» için bedelsiz olan çeklerin yasa hükümlerinin bertaraf edilmesi için lehtar tarafından ortakları ve adresi aynı olan Ersal Tarım...A.Ş'ne ciro edildiği, daha sonra davalı ... şirketine devrinin sağlandığı, «faktoring» şirketlerine ciro yoluyla devredilen çeklerde «keşideci» davacı, lehtar ...Tarım...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:son hamil · ara karar · kötüniyet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaŞti'den çeki «ciro» yoluyla «temlik» alan «son hamil» durumunda olan «faktoring» şirketinin faktoring işleminin taraflarından olduğunun kabulü gerektiği, somut olayda 6361 sayılı Yasa'nın 9/3 maddesinin uygulama yeri bulunmadığı, anılan Kanun'un 9/2 maddesinin ve dolayısıyla 6098 sayılı TBK'nın 188/1 maddesi hükmünün uygulanması gerektiği, borçlunun önceki alacaklısına karşı aralarındaki temel hukuki ilişkiden kaynaklanan «şahsi def»'ileri alacağı önceki alacaklıdan «faktoring sözleşmesi» çerçevesinde temlik alan faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceği, davalı Banka yönünden dava konusu çeklerin «rehin cirosu» ile temlik edildiği yönündeki kabulde de bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun HMK'nın 3531-b-1. maddesi gereğince esastan redd …
Şti. «ara» «ciranta» grup şirketlerinden aralarında iktisadi özdeşlik bulunan Ersal Tarım...Ltd.
Bu nedenle somut olayda 6361 sayılı Kanunun 9/3 maddesi yerine her iki şirket arasında iktisadi özdeşlik bulunduğu gerekçesiyle anılan Kanunun 9/2 maddesinin uygulanması yerinde olmadığı gibi «faktoring» şirketinin çekin «ciro» yolu ile devralmasında «kötüniyetli» olduğu iddia ve ispat edilememiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/234 E. 2023/7129 K.
Ortak:şahsi def'i · faktoring sözleşmesi · meşru hamil · faktoring · organik bağ · yetkili hamil · ciranta · irsaliye
İncelediğiniz kararda… k cevap verilmiş olmasının da bu organik bağı ortaya koyduğunu, davalı ... şirketi tarafından dosyaya, bu iki şirket tarafından düzenlenmesi gereken alacak bildirim «formu» ve “Fatura konusu mal ve hizmeti eksiksiz ve ayıpsız olarak «teslim» aldığına, «takas» iddiasının bulunmadığına dair belge” sunulmadığı gibi, dosyaya sunulmuş bir «faktoring sözleşmesi» dahi bulunmadığını, dosyaya sunulan «fatura» fotokopisinin, «organik bağ» içinde oldukları sabit olan bu davalılar tarafından her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden olduğunu, bu iki davalı şirket arasında gerçek bir mal alışverişi bulunduğunu ispata yeter belgelerden olmadığını, nitekim davalı ... şirketinin, faktoring şirketlerinin kendi iş akışlarına göre dahi istemesi gereken ve mal teslimini belgeleyen «irsaliyeyi» istemediğini, şirketler arasında organik bağın mevcut olduğu hususunun basit bir araştırmayla tespit etmeleri mümkün iken , her iki şirket arasındaki organik bağı nazara almadan haklı «hamil» olarak kabul edilmelerinin doğru olmayacağını, aynı gerekçeyi içeren, konu ve içerik olarak eldeki dava ile aynı mahiyette Yargıtay kararının bulunduğunu, davalı banka yönünden dava konusu çekin «teminat» amaçlı alındığının kabul edildiğini, teminat amaçlı alınan «çek» hakkında kambiyo hukukuna dayanan haklarını kullanamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
… ayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkra hükmünün uygulanması gerektiği, borçlunun önceki alacaklısına karşı aralarındaki temel hukuki ilişkiden kaynaklanan «şahsi def»'ileri alacağı önceki alacaklıdan «faktoring sözleşmesi» çerçevesinde «temlik» alan faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceği, davalı banka yönünden dava konusu çeklerin «rehin cirosu» ile temlik edildiği yönündeki kabulde de bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2016/877 K. sayılı kararıyla davalılardan Şeker Faktoring A.Ş. yönünden yapılan incelemede; 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkra hükmünün «faktoring» işleminin tarafları olan borçlu, önceki alacaklı ve «temlik» alan faktoring şirketi dışındaki kambiyo senedinde «ciro silsilesinde» yer alan diğer kambiyo borçluları bakımından getirilmiş bir hüküm olduğu, somut olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkra hükmünün uygulanmasının gerektiği, davacı borçlunun önceki alacaklısına karşı aralarındaki temel hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi defileri alacağı önceki alacaklıdan «faktoring sözleşmesi» çerçevesinde temlik alan faktoring şirketlerine karşı da ileri sürebileceği, davacının 14.10.2015 keşide tarihli ve 70.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalılardan faktoring şirketine borçlu olmadığı sonucuna ulaşıldığı, davalı banka yönünden yapılan incelemede çeklerde «rehin cirosu» geçerli değil ise de çekte rehin cirosu olduğuna ilişkin açık bir ibare bulunmadığı takdirde, cironun «temlik cirosu» olduğunun kabul edilmesi gerekeceği, «bedelsizlik def»'inin de «kişisel def»'i olup, ancak «hamilin» «kambiyo senedini» iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde hamile karşı ileri sürülebilecek def'ilerden olduğu, davalı bankanın davacının bile bile zararına hareket ettiğinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. yönünden reddine, davalı ...Ş. yönünden kabulü ile 14.10.2015 keşide tarihli, 0036253 «çek» nolu ve 70.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalı ...Ş.’ye borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2017 tarihli ve 2015/114 E., 2017/ 113 K. sayılı kararıyla davacı ile davalı Ahi Tarım arasındaki «satım sözleşmesi» uyarınca avans olarak verilen çekler karşılığı mal «tesliminin» gerçekleştirilmediği, çeklerin iade edilmediği, diğer davalı «hamil» şirket ile «çek» «lehtarı» şirket arasında «organik bağ» bulunduğu, şirket ortaklarının ve yetkili «temsilcilerinin» ortak olduğu şirketler arasında iktisadi özdeşlik bulunduğu, dava konusu çeklerin «bedelsizliği» iddiasının hamile karşı da ileri sürülebileceği, 23.09.2015 keşide tarihli, 85.000,00 TL, 30.09.2015 keşide tarihli 80.000,00 TL bedelli çeklerin davalılardan «faktoring» şirketine devredildiği, davacının Ahi Tarım'a bu iki çekten dolayı borçlu olmadığı, bedelsizlik iddiasının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 188 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince «şahsi def»' ileri factoring şirketine karşı ileri sürebileceği gerekçesi ile bedelsiz kalan çekler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, «kötü niyet tazminatına» yönelik istemin reddine karar verilmiş karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.12.2017 tarihli ve 2017/876 E., 2017/1887 K. sayılı kararıyla borçlu önceki alacaklısına karşı aralarındaki ... hukuki ilişkiden kaynaklanan «şahsi def»'ileri alacağı önceki alacaklıdan «faktoring sözleşmesi» çerçevesinde «temlik» ... faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceği gerekçesi ile davalı Fiba Factoring vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı Fiba Factoring'in «faktoring» işlemlerine ilişkin belgeleri, «faktoring sözleşmesini», faturaları ve «irsaliyeleri» temyiz aşamasına kadar dosyaya sunmadığı, bu belgelerin fotokopilerini temyiz dilekçesi ekinde Yargıtaya sunduğu, 6100 sayılı sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesinin beşinci fıkrası ve 90 ıncı maddesi kapsamında kanunda belirlenen «kesin sürede» dosyasına «ibraz» edilmeyen ve fakat temyiz aşamasında sunulan delillerin değerlendirmeye esas alınarak hüküm kurulamayacağını, bozma kararının «maddi hata» sonucu verilen bir karar olduğunu, davalı Fiba Factoring'in müşterisinden «temlik» aldığı bir alacağı takip edebilmesi için, alacak bir kambiyo senedinden kaynaklansa dahi, faktoring sözleşmesi ile birlikte alacağı doğuran ... satım ilişkisine ait «fatura» ve benzeri belgeleri sunmak zorunda olduğu, davalının bu belgeleri yasal süresi içerisinde dosya içerisine sunmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik tahkikat · münfesihlik · tahkikat · alacağın temliki · maddi hata · kesin süre · satım sözleşmesi · kötü niyet tazminatı
Benzer bu karardaBankası Yazır Şubesine «çek» karşılığı kredi temini için tahsile verildiğini, bu sebeple çekleri iade imkanlarının olmadığını belirttiklerini, taraflar arasındaki sözleşmenin 6 ncı maddesi uyarınca 3 günlük süre içerisinde «teslim» yapılmadığını sözleşmenin kendiliğinden «münfesih» olacağının düzenlendiğini, bu nedenle sözleşmenin münfesih çeklerin «bedelsiz» hale geldiğini, çeklerin «ciro» edildiği Ersal Tarım ile Ahi Tarım arasında organik bir bağ bulunduğunu, çeklerin sadece ciro edilerek verildiğini, ... bir mal alım-satımına dayanmadığını, davalı Ahi Tarım'ın hisselerinin tamamının ... ...'a ait olduğu, bu kişinin Ersal Tarım'da münferit «temsil» ve ilzama yetkili kişilerden olduğunu, «faktoring» işlemi ile devralınan alacağın ... bir ticari ilişkiye dayanmadığını belirterek ödeme tarihlerinin 23.09.2015 ve 30.09.2015 olması sebebiyle bu çeklerin «ibraz» edildiğinde ödenmemesi için «ihtiyati tedbir» kararı verilmesini, müvekkil şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitini, davalı aleyhine %20'den ... olmamak üzere «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2017 tarihli ve 2015/114 E., 2017/ 113 K. sayılı kararıyla davacı ile davalı Ahi Tarım arasındaki «satım sözleşmesi» uyarınca avans olarak verilen çekler karşılığı mal «tesliminin» gerçekleştirilmediği, çeklerin iade edilmediği, diğer davalı «hamil» şirket ile «çek» «lehtarı» şirket arasında «organik bağ» bulunduğu, şirket ortaklarının ve yetkili «temsilcilerinin» ortak olduğu şirketler arasında iktisadi özdeşlik bulunduğu, dava konusu çeklerin «bedelsizliği» iddiasının hamile karşı da ileri sürülebileceği, 23.09.2015 keşide tarihli, 85.000,00 TL, 30.09.2015 keşide tarihli 80.000,00 TL bedelli çeklerin davalılardan «faktoring» şirketine devredildiği, davacının Ahi Tarım'a bu iki çekten dolayı borçlu olmadığı, bedelsizlik iddiasının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 188 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince «şahsi def»' ileri factoring şirketine karşı ileri sürebileceği gerekçesi ile bedelsiz kalan çekler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, «kötü niyet tazminatına» yönelik istemin reddine karar verilmiş karar verilmiştir.
Hukuk Dairesinin 25.09.2019 tarih, 2018/2095 E. ve 2019/4495 K. sayılı kararıyla davalı «faktoring» şirketi İlk Derece Mahkemesine faktoring işlemine ilişkin belgeleri sunmadığı, istinaf mahkemesinde de duruşma yapılmadığı için istinaf mahkemesine de sunmadığı, ancak kendisine yargılama aşamasında bu hususta «kesin» önel verilmediğinden «tahkikat» usulüne uygun yapılmadığı, Fiba Factoring'in temyiz aşamasında temyiz dilekçesine faktoring işlemine ait belgelerin fotokopisini eklediğini, ancak bu belgelerin ... taraflı olarak sunulduğu için Dairece incelenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile «eksik tahkikat» nedeniyle istinaf mahkemesinin kararının bozulması gerektiği, istinaf mahkemesi kararı temyiz edildikten sonra davalı faktoring şirketinin alacağını ...
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı Fiba Factoring'in «faktoring» işlemlerine ilişkin belgeleri, «faktoring sözleşmesini», faturaları ve «irsaliyeleri» temyiz aşamasına kadar dosyaya sunmadığı, bu belgelerin fotokopilerini temyiz dilekçesi ekinde Yargıtaya sunduğu, 6100 sayılı sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesinin beşinci fıkrası ve 90 ıncı maddesi kapsamında kanunda belirlenen «kesin sürede» dosyasına «ibraz» edilmeyen ve fakat temyiz aşamasında sunulan delillerin değerlendirmeye esas alınarak hüküm kurulamayacağını, bozma kararının «maddi hata» sonucu verilen bir karar olduğunu, davalı Fiba Factoring'in müşterisinden «temlik» aldığı bir alacağı takip edebilmesi için, alacak bir kambiyo senedinden kaynaklansa dahi, faktoring sözleşmesi ile birlikte alacağı doğuran ... satım ilişkisine ait «fatura» ve benzeri belgeleri sunmak zorunda olduğu, davalının bu belgeleri yasal süresi içerisinde dosya içerisine sunmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3657 E. 2021/1693 K.
Ortak:faktoring · lehtar · bedelsizlik · def'i · keşideci · temlik · fatura · teslim
İncelediğiniz kararda2016/877 K. sayılı kararıyla davalılardan Şeker Faktoring A.Ş. yönünden yapılan incelemede; 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkra hükmünün «faktoring» işleminin tarafları olan borçlu, önceki alacaklı ve «temlik» alan faktoring şirketi dışındaki kambiyo senedinde «ciro silsilesinde» yer alan diğer kambiyo borçluları bakımından getirilmiş bir hüküm olduğu, somut olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkra hükmünün uygulanmasının gerektiği, davacı borçlunun önceki alacaklısına karşı aralarındaki temel hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi defileri alacağı önceki alacaklıdan «faktoring sözleşmesi» çerçevesinde temlik alan faktoring şirketlerine karşı da ileri sürebileceği, davacının 14.10.2015 keşide tarihli ve 70.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalılardan faktoring şirketine borçlu olmadığı sonucuna ulaşıldığı, davalı banka yönünden yapılan incelemede çeklerde «rehin cirosu» geçerli değil ise de çekte rehin cirosu olduğuna ilişkin açık bir ibare bulunmadığı takdirde, cironun «temlik cirosu» olduğunun kabul edilmesi gerekeceği, «bedelsizlik def»'inin de «kişisel def»'i olup, ancak «hamilin» «kambiyo senedini» iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde hamile karşı ileri sürülebilecek def'ilerden olduğu, davalı bankanın davacının bile bile zararına hareket ettiğinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. yönünden reddine, davalı ...Ş. yönünden kabulü ile 14.10.2015 keşide tarihli, 0036253 «çek» nolu ve 70.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalı ...Ş.’ye borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
… ayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkra hükmünün uygulanması gerektiği, borçlunun önceki alacaklısına karşı aralarındaki temel hukuki ilişkiden kaynaklanan «şahsi def»'ileri alacağı önceki alacaklıdan «faktoring sözleşmesi» çerçevesinde «temlik» alan faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceği, davalı banka yönünden dava konusu çeklerin «rehin cirosu» ile temlik edildiği yönündeki kabulde de bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… k cevap verilmiş olmasının da bu organik bağı ortaya koyduğunu, davalı ... şirketi tarafından dosyaya, bu iki şirket tarafından düzenlenmesi gereken alacak bildirim «formu» ve “Fatura konusu mal ve hizmeti eksiksiz ve ayıpsız olarak «teslim» aldığına, «takas» iddiasının bulunmadığına dair belge” sunulmadığı gibi, dosyaya sunulmuş bir «faktoring sözleşmesi» dahi bulunmadığını, dosyaya sunulan «fatura» fotokopisinin, «organik bağ» içinde oldukları sabit olan bu davalılar tarafından her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden olduğunu, bu iki davalı şirket arasında gerçek bir mal alışverişi bulunduğunu ispata yeter belgelerden olmadığını, nitekim davalı ... şirketinin, faktoring şirketlerinin kendi iş akışlarına göre dahi istemesi gereken ve mal teslimini belgeleyen «irsaliyeyi» istemediğini, şirketler arasında organik bağın mevcut olduğu hususunun basit bir araştırmayla tespit etmeleri mümkün iken , her iki şirket arasındaki organik bağı nazara almadan haklı «hamil» olarak kabul edilmelerinin doğru olmayacağını, aynı gerekçeyi içeren, konu ve içerik olarak eldeki dava ile aynı mahiyette Yargıtay kararının bulunduğunu, davalı banka yönünden dava konusu çekin «teminat» amaçlı alındığının kabul edildiğini, teminat amaçlı alınan «çek» hakkında kambiyo hukukuna dayanan haklarını kullanamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaFaktoring işlemi içinde kalan üçlü ilişkide «keşideci» «lehtara» karşı ileri sürebileceği «def»’ileri «alacağın temliki» hükümlerine göre çeki iktisap eden «faktoring» şirketine karşı da ileri sürebilir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «faktoring» işleminin tarafları olan müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu arasındaki ilişkiler açısından 6361 sayılı Kanun'un 9/2 ve buna bağlı olarak 6098 sayılı TBK'nın 188/1. maddeleri hükmünün uygulanması gerektiği, dava konusu çekte yazılı alacağın mal satışından kaynaklandığı ve bunun «fatura» ile tevsik edilmiş olduğu, çekin bir ödeme vasıtası olduğu ve kural olarak mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği, aksini iddia eden davacının iddiasını yaz …
Şti. tarafından «teslim» edilmediğini, böyle bir ticari ilişki bulunmadığını çekin «hatır çeki» olarak verildiğini, bu nedenle «çekin bedelsiz» olduğunu ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hatır çeki · çekin bedelsizliği · borçlu olunmadığının tespiti · alacağın temliki · eksik inceleme
Benzer bu karardaŞti. tarafından «teslim» edilmediğini, böyle bir ticari ilişki bulunmadığını çekin «hatır çeki» olarak verildiğini, bu nedenle «çekin bedelsiz» olduğunu ileri sürmüştür.
Ancak, davacının öncelikle, aralarında hukuki ilişki bulunan dava dışı 3. kişiye verilen çekin gerçek bir mal ve hizmet karşılığı verilmediğini, çekin «hatır çeki» olduğunu, «çekin bedelsiz» olduğunu ispatlaması gerekir.
Dava çekten dolayı «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
Faktoring işlemi içinde kalan üçlü ilişkide «keşideci» «lehtara» karşı ileri sürebileceği «def»’ileri «alacağın temliki» hükümlerine göre çeki iktisap eden «faktoring» şirketine karşı da ileri sürebilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2223 E. , 2023/1852 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/506 Esas, 2022/46 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Yapı Kredi Bankası vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıyla davalı Ahi Tarım Ltd. Şti. arasında 15.03.2015 tarihli yem ham maddesi satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davacıya teslim edilecek 840 ton damıtılmış mısır küspesi karşılığında davacı şirket tarafından davalılardan Ahi Tarım Ltd. Şti.'ne toplam 822.000,00 TL bedelli, 10 adet çek verildiğini, sözleşmeye konu malların en geç 07.10.2015 tarihinde teslim edileceğinin kararlaştırılmasına rağmen teslim edilmediği gibi çeklerin bir kısmının da iade edilmeyerek Ahi Tarım Ltd. Şti. tarafından diğer davalı... Tarım A.Ş.’ye ciro edildiğini, her iki davalı arasında organik bağ bulunduğunu, Ahi Tarım Ltd. Şti. tarafından çeklerin... Tarım AŞ.'ye devrinin gerçek bir mal alışverişine dayanmadığını, verilen 10 adet çekten davaya konu olan 14.10.2015 keşide tarihli, 70.000,00 TL bedelli çekin davalı ...Ş.’ye temlik edildiğini, 14.10.2015 keşide tarihli, 80.000,00 TL bedelli çekin ise davalı Yapı Kredi A.Ş.’ye devredildiğini ancak bu çeklerin devrinin davalı ...
şirketi yönünden 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring, Finansman ve Şirketleri Kanunu'nun (6361 sayılı Kanun) 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 38 inci maddelerine aykırı olduğunu, davalı ... şirketi tarafından temlik alınan alacağın gerçek bir ticari ilişkiden kaynaklanan alacak olmadığını, davalı banka yönünden ise çeklerin teminat amacıyla devredilmiş olması ve çeklerde rehin (teminat) cirosunun geçerli olmaması nedeniyle davalı bankanın yetkili hamil olmadığını ileri sürerek davacının dava konusu çeklerden borçlu olmadığının tespitine, çeklerin iptaline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında davalılardan Ahi Tarım Ltd. Şti. ve... Tarım A.Ş.'nin iflasına karar verilmiş olması nedeniyle anılan davalılar yönünden dosya tefrik edilmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalının 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına uygun olarak dava konusu çeki devraldığını, aynı Kanun'un 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden davacının Ahi Tarım Ltd. Şti. ile arasındaki ilişkiden kaynaklanan def'ileri davalı ... şirketine karşı ileri süremeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalının yetkili hamil olduğunu, çekin temlik cirosu ile devredildiğini, davacı keşidecinin diğer şirketlerle olan ilişkiden doğan iddialarını davalıya karşı ileri süremeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi'nin 15.12.2016 tarih ve 2015/302 E. 2016/877 K. sayılı kararıyla davalılardan Şeker Faktoring A.Ş. yönünden yapılan incelemede; 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkra hükmünün faktoring işleminin tarafları olan borçlu, önceki alacaklı ve temlik alan faktoring şirketi dışındaki kambiyo senedinde ciro silsilesinde yer alan diğer kambiyo borçluları bakımından getirilmiş bir hüküm olduğu, somut olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkra hükmünün uygulanmasının gerektiği, davacı borçlunun önceki alacaklısına karşı aralarındaki temel hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi defileri alacağı önceki alacaklıdan faktoring sözleşmesi çerçevesinde temlik alan faktoring şirketlerine karşı da ileri sürebileceği, davacının 14.10.2015 keşide tarihli ve 70.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalılardan faktoring şirketine borçlu olmadığı sonucuna ulaşıldığı, davalı banka yönünden yapılan incelemede çeklerde rehin cirosu geçerli değil ise de çekte rehin cirosu olduğuna ilişkin açık bir ibare bulunmadığı takdirde, cironun temlik cirosu olduğunun kabul edilmesi gerekeceği, bedelsizlik def'inin de kişisel def'i olup, ancak hamilin kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde hamile karşı ileri sürülebilecek def'ilerden olduğu, davalı bankanın davacının bile bile zararına hareket ettiğinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş.
yönünden reddine, davalı ...Ş. yönünden kabulü ile 14.10.2015 keşide tarihli, 0036253 çek nolu ve 70.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalı ...Ş.’ye borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.12.2017 tarih ve 2017/1176 E.-2017/1886 K. sayılı kararıyla somut olayda 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının uygulama yeri bulunmadığı, anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve dolayısıyla 6098 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkra hükmünün uygulanması gerektiği, borçlunun önceki alacaklısına karşı aralarındaki temel hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ileri alacağı önceki alacaklıdan faktoring sözleşmesi çerçevesinde temlik alan faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceği, davalı banka yönünden dava konusu çeklerin rehin cirosu ile temlik edildiği yönündeki kabulde de bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 06.10.2020 tarih, 2020/2520 E. ve 2020/3861 K. sayılı kararıyla dava konusu çekin davacı Kamer Yem Üretim A.Ş. tarafından düzenlenmiş olup, çekin lehtarının Ahi Tarım Ltd. Şti. olduğu, söz konusu çekin lehtarın ilk cirosu ile... Tarım A.Ş.’ye ciro edildiği, bu şirket tarafından da davalı ... şirketine cirolandığı, dolayısıyla çekin faktoring şirketine ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ikinci ciranta... A.Ş. tarafından geçtiği, bu nedenle somut olayda 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yerine her iki şirket arasında iktisadi özdeşlik bulunduğu gerekçesiyle anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasının yerinde olmadığı gibi faktoring şirketinin çekin ciro yolu ile devralmasında kötü niyetli olduğunun'da iddia ve ispat edilemediği, o halde davalı ...Ş.
yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Ahi Tarım Ltd. Şti. ve... Tarım A.Ş.'nin birbirleri arasındaki çeklerin ciro etmesi nihayetinde çeklerin ciro yoluyla davalılardan faktoring şirketine geçtiği faktoring şirketinin ciro yoluyla çeki temin etmesinde herhangi bir kötü niyetinin de ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı ... şirketi yönünden davanın reddine, davalı Yapı Kredi Bankası yönünden verilen red hükmünün bozma ilamına konu edilmediği bu nedenle önceki hükmün korunduğu gerekçesiyle davanın her iki davalı yönünden reddine, davalı banka yönünden verilen tedbir kararının davanın kesinleşmesinden sonra kaldırılmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... şirketinin 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve yönetmeliğin 5 ve 8 inci maddelerinde belirtilen şekilde yeterli araştırmayı yapmadığını, dolayısıyla haklı hamil olmadığını, dava konusu çeklerin ciro edilerek verildiği... Tarım A.Ş. ile diğer davalı Ahi Tarım Ltd.Şti. "organik bağ" içinde olduğunu, çeklerin sadece ciro edilerek verildiğini, gerçek bir mal alım-satımına dayanmadığını, çeki ciro eden Ahi Tarım Ltd. Şti.'nin 19.11.2012 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile müdürünün... olduğu, aynı şahsın 06.06.2013 tarihinden ve halen çeki davalı ... şirketine veren...Tarım A.Ş.'nin münferit temsil ve ilzam yetkililerinden olduğu, Ahi Tarım Ltd.
Şti. ile... Tarım A.Ş. arasından organik bağ bulunduğunun sabit olduğunu, Ahi Tarım Ltd. Şti.’ne keşide edilen ihtarnameye, ... Tarım A.Ş. kayıtları esas alınarak cevap verilmiş olmasının da bu organik bağı ortaya koyduğunu, davalı ... şirketi tarafından dosyaya, bu iki şirket tarafından düzenlenmesi gereken alacak bildirim formu ve “Fatura konusu mal ve hizmeti eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim aldığına, takas iddiasının bulunmadığına dair belge” sunulmadığı gibi, dosyaya sunulmuş bir faktoring sözleşmesi dahi bulunmadığını, dosyaya sunulan fatura fotokopisinin, organik bağ içinde oldukları sabit olan bu davalılar tarafından her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden olduğunu, bu iki davalı şirket arasında gerçek bir mal alışverişi bulunduğunu ispata yeter belgelerden olmadığını, nitekim davalı ...
şirketinin, faktoring şirketlerinin kendi iş akışlarına göre dahi istemesi gereken ve mal teslimini belgeleyen irsaliyeyi istemediğini, şirketler arasında organik bağın mevcut olduğu hususunun basit bir araştırmayla tespit etmeleri mümkün iken , her iki şirket arasındaki organik bağı nazara almadan haklı hamil olarak kabul edilmelerinin doğru olmayacağını, aynı gerekçeyi içeren, konu ve içerik olarak eldeki dava ile aynı mahiyette Yargıtay kararının bulunduğunu, davalı banka yönünden dava konusu çekin teminat amaçlı alındığının kabul edildiğini, teminat amaçlı alınan çek hakkında kambiyo hukukuna dayanan haklarını kullanamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece dava konusu çekler hakkında "ibraz edildiklerinde ödenmemesi" yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, mahkemece davalı banka yönünden red edilen davanın, Şeker Faktoring A.Ş. yönünden kabul edilen kararın, davacı ve davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine kararın bozulması üzerine yerel mahkeme tarafından davalı banka lehine tekrar reddine karar verildiğini, ancak davalı bankanın meşru hamili olduğu çek üzerindeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılmayarak dava kesinleşinceye kadar devamına karar verildiğini, oysa ki “ ihtiyati tedbir “ kararının hizmet ettiği hukuki durumu koruyacak herhangi bir menfaatin kalmadığını, davalı bankanın alacağını tahsil edemediği için mağdur olduğunu, ayrı bir dava konusu olan ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 399 uncu maddesi gereği açabileceği tazminat davası hakkından davacı banka tarafından vazgeçilmediğini ileri sürerek açıklanan nedenle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi için temyiz başvurusunda bulunma zorunluluğunun doğduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafından keşide edilen iki adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davalı banka hakkında verilen hüküm kesinleşmiştir. Tedbir kararı 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararlardan olup temyizi kabil nitelikte değildir.
3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin ve davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931247900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz