Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7549 E. 2023/1774 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısmi kabul↗ delil niteliği↗ bekletici mesele↗ derdestlik↗ iptal davası↗ uyuşmazlık konusu↗ kötü niyet↗ yetkisizlik kararı↗ dava sebebi↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ temsil↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu 2011/64263 sayılı “NEXT” markasının 03. sınıfta yer alan "parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler.” ve 09. sınıfta yer alan “koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları.” malları bakımından kısmen hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk Markanın Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname
556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi
3. Değerlendirme
1. Davaya dayanak olarak davacı taraf adına tescilli 23.02.2012 başvuru tarihli 2012/17553 numaralı “NEXT”, 06.10.2011 başvuru tarihli 2011/79154 numaralı “NEXT DIRECT”, 26.09.2011 tarihli 2011/75798 numaralı “NEXT”, markaları ile 15.09.1993 başvuru tarih 148410 numaralı “NEXT”, 04.05.1994 başvuru tarih 150433 numaralı “NEXT”, 17.10.1994 başvuru tarih 156743 numaralı “NEXT”, 09.09.1996 başvuru numaralı 178890 numaralı “NEXT” markalarına dayanılarak dava konusu markanın hükümsüzlüğü isteminde bulunulmuştur.
Davaya dayanak olarak gösterilen 150433, 156743, 178890, 148410 sayılı “NEXT” ibareli markaların itirazın incelendiği tarihte mahkeme kararı ile sicilden terkinine karar verildiği ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26.06.2019 tarih, 2018/2806 E. ve 2019/4859 K. sayılı ilamı ile kararın kesinleştiği gibi davaya dayanak yapılan diğer tescilli markalarının başvuru tarihleri ise davalının markasının başvuru tarihinden sonra olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda gerek daha önce hükümden düşürülen markalar gerekse davalının marka başvurusundan önce tarihli markaları davalının markasının hükümsüzlüğüne mesnet olamayacağından davanın tümüyle reddi gerekirken bu husus değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2. Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2207 E. 2023/4178 K.
Ortak:iptal davası · uyuşmazlık konusu · kötü niyet · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… h itibariyle kazanılmış hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 17.04.2018 tarih, 2016/7124 E., 2018/2831 K. sayılı kararı ile «uyuşmazlık konusu» markaya itiraz aşamasında «müktesep hak» oluşturduğu ileri sürülen 148410 sayılı marka hakkında 556 sayılı KHK'ya dayalı olarak açılan «iptal davası» neticesinde anılan markanın hükümsüzlüğüne dair karar bulunduğunun ileri sürüldüğü, 148410 sayılı markanın başvuran şirket lehine müktesep hak oluşturmayacağının i …
2015 tarihinde «infaz» edildiği, YİDK kararlarının ve buna bağlı tescillerin kararların tesis edildiği andaki hukuki durum nazara alınarak hukuka uygun olup olmadığının araştırılmasının gerektiği, TPMK’nın idari süreçte itiraza mesnet markaların kullanılıp kullanılmadığını araştırmak «yetkisinin» olmadığı, YİDK kararının 10 .04.2014 tarihinde verildiği, söz konusu markalar için verilerin 01.12.2014, 148410 sayılı marka için 29.01.2015 tarihinde girildiği, davacının sadece 156743, 178890, 145433 sayılı markalarla ilgili hükümsüzlük kararlarını sunduğu, 148410 sayılı marka için hükümsüzlük ile ilgili kararın da YİDK kararından önce kuruma sunulmadığı, dolayısıyla sadece 148410 sayılı marka yalnız başına değerlendirilse bile YİDK kararının yerinde olduğu, davacının başvuruya konu 25 inci sınıf mal ve hizmetlerle ilgili tescilli bir markasının da bulunmadığı, bu sebeple davalı ...'nin markalarının işbu davada nazara alınmasının gerektiği, bir markanın kullanılmama sebebiyle hükümsüz kılınacağı endişesiyle gerçekte kullanılmayan markanın tekrar tescili için başvuruda bulunmanın kötü niyetli bir yaklaşım olduğu, ancak bunun iş bu dava için söylenemeyeceği, zira davacının markalarını kullanamasa da koruma için gayret gösterdiği, bunun kullanım niyetine delalet ettiği, başka bazı firmalara karşı markasına «iltibaslı» işaretlerin tescilinin önlenmesi için davalar da açtığı, bu markaları tescilli iken 06.10.2011/79154, 26.09.2011/75798, 23.02.2012/17553 sayılı marka tescil başvurularını yaptığı, bunların her birinin tescille sonuçlandığı, dosya kapsamına göre 14, 18, 24 ve 25.inci sınıf emtiaların üretim ve ticaretinde NEXT tanıtım işaretlerini kullanım önceliğinin halen davalı ...’de olduğu, davacının ise öteden beri elektronik ürünlerin ticaretini yaptığı, unvanına NEXT ibaresinin davacı marka tescillerinden sonra eklediği, önceki markalarının kapsamında yargılama konusu olan 14, 18, 24 ve 25 inci sınıf ürünlerin bulunmadığı, 2011/64263 sayılı NEXT ibareli 25 inci sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunun nihai olarak YİDK'nın 2013/M-7135 sayılı kararı ile reddedildiği, bu karara karşı yargı yoluna da gidilmediği, bu ürünler yönünden üretim ve satışta NEXT ibaresini tanıtım işareti olarak kullanım önceliğinin davalıda olduğu, öteden beri farklı bir şirket adına tescilli olduğunu bildiği halde onun iştigal sahasına yönelik marka tesciline girişilmesinin iyi niyetli bir davranış olarak görülemeyeceği, davacının en fazla elektrik/ elektronik sektöründe sektörel bir tanınmışlığının olduğu varsayılsa bile, davaya konu hükümsüzlüğü istenen markanın tescile konu emtialarının 25 inci sınıf emtialara ilişkin olduğu, davalının ise 25 inci sınıf emtialarda sektörde tanındığı, ayrıca davacının, tescili talep edilen markanın önceki tarihli markanın tanınmışlığından haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği, veya tescili için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğine ilişkin koşulların gerçekleşmesinin gerektiği, aksine davalı markasının daha önceye dayalı tescilli markalarının olduğu dolayısıyla davacının tanınmışlığından bahisle davalı başvurusunun hükümsüzlüğünü ve YİDK kararının iptalini talep edemeyeceği gerekçesiyle bozma ilamına direnilmesine, asıl davanın reddine, birleşen dava kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kısa kararın usulüne uygun düzenlenmediğini, «bilirkişi incelemesi» yapılmadan ittihaz edilen kararın usul ve Kanuna aykırılık taşıdığını, yargılama safahatında belirtilen dört adet davalı markasının hükümsüz kılındığını, kararların kesinleştiğini, davalı TPMK’nın 556 sayılı KHK’nın 35 inci maddesi gereği kesinleşme «şerhlerinin» sunulması için süre vermesi gerektiğini, hükümsüzlük davalarının başvurudan önce açıldığını, TPMK’nın davaların sonucunu beklemeden karar veremeyeceğini, kesinleşme şerhlerinin YİDK kararından sonra olmasının davayı etkilemeyeceğini, hükümsüzlüğün geçmişe etkili sonuç doğuracağını, Next esas unsurlu markalar açısından işarete «ayırt edicilik» kazandıran müvekkilinin önceliğinin bulunduğunu, dava konusu başvurunun «kötü niyet» taşıdığını, yedekleme ve müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar amaçlandığını, tanınmışlığa yönelik delillerinin incelenmediğini, müvekkilinin üç …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yapılmamış sayılma · müktesep hak · direnme kararı · cy/cy şerhi · infaz · bilirkişi incelemesi · ortalama tüketici · ayırt edicilik
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kısa kararın usulüne uygun düzenlenmediğini, «bilirkişi incelemesi» yapılmadan ittihaz edilen kararın usul ve Kanuna aykırılık taşıdığını, yargılama safahatında belirtilen dört adet davalı markasının hükümsüz kılındığını, kararların kesinleştiğini, davalı TPMK’nın 556 sayılı KHK’nın 35 inci maddesi gereği kesinleşme «şerhlerinin» sunulması için süre vermesi gerektiğini, hükümsüzlük davalarının başvurudan önce açıldığını, TPMK’nın davaların sonucunu beklemeden karar veremeyeceğini, kesinleşme şerhlerinin YİDK kararından sonra olmasının davayı etkilemeyeceğini, hükümsüzlüğün geçmişe etkili sonuç doğuracağını, Next esas unsurlu markalar açısından işarete «ayırt edicilik» kazandıran müvekkilinin önceliğinin bulunduğunu, dava konusu başvurunun «kötü niyet» taşıdığını, yedekleme ve müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar amaçlandığını, tanınmışlığa yönelik delillerinin incelenmediğini, müvekkilinin üç …
… sürede yerine getirilmek üzere ek belge, kanıt ve gerekçe isteyebileceği, bu süre içerisinde istenilen ek belge, kanıt ve gerekçelerin sunulmaması halinde itirazın «yapılmamış sayılmasına» karar verileceği" düzenlenmiştir.
… Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama konusu her iki marka tescil başvurusundaki işaretlerin görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürebilecek derecede benzer şekilde “NEXT” esas ve ayırt edici unsurlu oldukları, davalı ...’nin NEXT ibareli 14, 18, 24 ve 25. sınıf emtiaları içeren, 148410, 1 …
2015 tarihinde «infaz» edildiği, YİDK kararlarının ve buna bağlı tescillerin kararların tesis edildiği andaki hukuki durum nazara alınarak hukuka uygun olup olmadığının araştırılmasının gerektiği, TPMK’nın idari süreçte itiraza mesnet markaların kullanılıp kullanılmadığını araştırmak «yetkisinin» olmadığı, YİDK kararının 10 .04.2014 tarihinde verildiği, söz konusu markalar için verilerin 01.12.2014, 148410 sayılı marka için 29.01.2015 tarihinde girildiği, davacının sadece 156743, 178890, 145433 sayılı markalarla ilgili hükümsüzlük kararlarını sunduğu, 148410 sayılı marka için hükümsüzlük ile ilgili kararın da YİDK kararından önce kuruma sunulmadığı, dolayısıyla sadece 148410 sayılı marka yalnız başına değerlendirilse bile YİDK kararının yerinde olduğu, davacının başvuruya konu 25 inci sınıf mal ve hizmetlerle ilgili tescilli bir markasının da bulunmadığı, bu sebeple davalı ...'nin markalarının işbu davada nazara alınmasının gerektiği, bir markanın kullanılmama sebebiyle hükümsüz kılınacağı endişesiyle gerçekte kullanılmayan markanın tekrar tescili için başvuruda bulunmanın kötü niyetli bir yaklaşım olduğu, ancak bunun iş bu dava için söylenemeyeceği, zira davacının markalarını kullanamasa da koruma için gayret gösterdiği, bunun kullanım niyetine delalet ettiği, başka bazı firmalara karşı markasına «iltibaslı» işaretlerin tescilinin önlenmesi için davalar da açtığı, bu markaları tescilli iken 06.10.2011/79154, 26.09.2011/75798, 23.02.2012/17553 sayılı marka tescil başvurularını yaptığı, bunların her birinin tescille sonuçlandığı, dosya kapsamına göre 14, 18, 24 ve 25.inci sınıf emtiaların üretim ve ticaretinde NEXT tanıtım işaretlerini kullanım önceliğinin halen davalı ...’de olduğu, davacının ise öteden beri elektronik ürünlerin ticaretini yaptığı, unvanına NEXT ibaresinin davacı marka tescillerinden sonra eklediği, önceki markalarının kapsamında yargılama konusu olan 14, 18, 24 ve 25 inci sınıf ürünlerin bulunmadığı, 2011/64263 sayılı NEXT ibareli 25 inci sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunun nihai olarak YİDK'nın 2013/M-7135 sayılı kararı ile reddedildiği, bu karara karşı yargı yoluna da gidilmediği, bu ürünler yönünden üretim ve satışta NEXT ibaresini tanıtım işareti olarak kullanım önceliğinin davalıda olduğu, öteden beri farklı bir şirket adına tescilli olduğunu bildiği halde onun iştigal sahasına yönelik marka tesciline girişilmesinin iyi niyetli bir davranış olarak görülemeyeceği, davacının en fazla elektrik/ elektronik sektöründe sektörel bir tanınmışlığının olduğu varsayılsa bile, davaya konu hükümsüzlüğü istenen markanın tescile konu emtialarının 25 inci sınıf emtialara ilişkin olduğu, davalının ise 25 inci sınıf emtialarda sektörde tanındığı, ayrıca davacının, tescili talep edilen markanın önceki tarihli markanın tanınmışlığından haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği, veya tescili için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğine ilişkin koşulların gerçekleşmesinin gerektiği, aksine davalı markasının daha önceye dayalı tescilli markalarının olduğu dolayısıyla davacının tanınmışlığından bahisle davalı başvurusunun hükümsüzlüğünü ve YİDK kararının iptalini talep edemeyeceği gerekçesiyle bozma ilamına direnilmesine, asıl davanın reddine, birleşen dava kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4450 E. 2024/6467 K.
Ortak:kötü niyet
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin 20.01.2020 tarih, 2019/2447 E., 2020/494 K. sayılı ilamında, «kötü niyete» ilişkin başka bir emare olmaksızın, salt hükümsüzlük davasının varlığına rağmen marka başvurusu yapılması olgusu başvurunun kötü niyetli olduğunu kabul için yeterl …
Değerlendirme Davacı 2017/60302 sayılı marka başvurusunda bulunmuş, davalının itirazı üzerine YİDK "Başvuru sahibi adına 14, 18 ve 25. sınıflara «dahil» mallarda tescilli 148410, 150433, 156743 ve 178890 sayılı NEXT ibareli markalarının, muterizin açtığı davalar sonucu iptal edildiği ve bunun sonucu olarak şu an için hüküm ifade etmediği; başvuru sahibi adına tescilli 2011/75798 sayılı NEXT, 2011/79154 sayılı NEXT DIRECT, 2012/17553 sayılı NEXT markaları için tescillerinden itibaren 5 yıl geçmediği gibi bu markalara karşı da muteriz tarafından dava açılmış olduğu ve bu markaların başvuru sahibine hak sağlar mahiyette kabul edilmediği; başvuru sahibinin kullanmama sebebiyle iptaline karar verilen ve hükümsüzlük tehdidi altında olan NEXT markalarının aynısını iptal ve hükümsüzlük talebine konu mallar bakımından tekrar tescile konu etmesinin hukukumuzda bulunan kullanım mecburiyeti ve Kurum nezdinde itirazda 5 yıl önce tescil edilen markanın kullanımının ispatlanması gereklilikleri de dikkate alındığında iyi niyetli bir davranış olarak kabul edilmediği ve bu nedenle muterizin itirazının «kötüniyet» gerekçesi ile kabulü gerekmiştir" gerekçesiyle davalının «kötü niyet» itirazını kabul, diğer itirazlarını reddetmiştir.
… larının sonuçlarını bertaraf etmek amacıyla yaptığı ve bu davranışın iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bölge adliye mahkemesince ise «kötü niyetin» marka hukukunda kabul edilen ilkelere göre ispat edilmesi gerektiği, davacının salt marka başvurusu sebebiyle kötü niyetli kabul edilemeyeceği, hükümsüzlük davalar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · iyiniyet · kazanılmış hak · dürüstlük kuralı · kaldırma ve yeniden hüküm · kötüniyet · taşıyan · ilan
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1864 yılında kurulmuş bir giyim firması olduğunu, NEXT markasını, özellikle bu markayı «taşıyan» mağazalar zincirinin ilki üzerinde 1982’den itibaren giyim ve tekstil sektöründe kullanmaya başladığını, Türkiye’de marka haklarının 1993 yılına dayandığını, Ankara 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kesinleşmiş 18.05.2017 tarih, 2016/227 E., 2017/209 K. sayılı kararı ile müvekkilinin "NEXT" markasının, 25. sınıfa konu mallar bakımından tanınmış olduğunun tespitine hükmedildiğini, müvekkilinin 2017/60302 sayılı "NEXT" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Şirkete ait 2006/17433 ve 2009/37839 sayılı markalara dayalı olarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) maddesi uyarınca 35. sınıf bakımından başvurunun kısmen reddine karar verilip, kalan mallar yönünden başvurunun «ilan» edildiğini, davalı Şirketin adına tescilli markalara dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, davalının bu kararın yeniden incelenmesi talebini inceleyen YİDK'in ise müvekkili başvurusunun kötü niyetli yapıldığı gerekçesi ile müvekkilinin başvurusunu reddettiğini, oysa tarafların faaliyet gösterdikleri sektörlerin ve tanınmışlık alanlarının farklı olduğunu ve markalarının ilişkilendirilmeyeceğini, müvekkilinin eski markalarının kullanmama sebebiyle iptalinin, yeni başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğunu kabul için yeterli bulunmadığını, davaya konu YİDK kararında müvekkili adına tescilli 2011/75798, 2011/79154 ve 2012/17553 sayılı markalarına karşı dava ikame edilmiş olması sebebiyle bu markaların «kazanılmış hak» bahşetmeyeceğinin ifade edildiğini ancak 2011/79154 sayılı markaya ilişkin davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğini, bu kararın dava konusu YİDK karar …
… l istemi ile açtığı davalar sonucunda hükümsüzlük kararı verilmesine ve bu kararların kesinleşmesine rağmen aynı sınıfta ve aynı ibarede tekrar başvuru yapılmasının «iyiniyetli» başvuru olarak kabul edilemeyeceği, davacının bazı sınıflarda tanınır marka ibaresine hak kazandığı ileri sürülse bile hükümsüzlüğe konu marka kapsamında olan aynı sınıflarda ve aynı ibarede tekrar başvuru yapmasının iyi niyetli bir davranış olmadığı, dolayısıyla tanınmışlık iddiasının sonucu değiştirmeyeceği, diğer yandan hükümsüzlüğü kesinleşen markalar dışında olan davacı markaları açısından «müktesep hak» iddiasına bakıldığında ise taraflar arasında nizanın devam ettiği, bu nedenle müktesep hak koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Değerlendirme Davacı 2017/60302 sayılı marka başvurusunda bulunmuş, davalının itirazı üzerine YİDK "Başvuru sahibi adına 14, 18 ve 25. sınıflara «dahil» mallarda tescilli 148410, 150433, 156743 ve 178890 sayılı NEXT ibareli markalarının, muterizin açtığı davalar sonucu iptal edildiği ve bunun sonucu olarak şu an için hüküm ifade etmediği; başvuru sahibi adına tescilli 2011/75798 sayılı NEXT, 2011/79154 sayılı NEXT DIRECT, 2012/17553 sayılı NEXT markaları için tescillerinden itibaren 5 yıl geçmediği gibi bu markalara karşı da muteriz tarafından dava açılmış olduğu ve bu markaların başvuru sahibine hak sağlar mahiyette kabul edilmediği; başvuru sahibinin kullanmama sebebiyle iptaline karar verilen ve hükümsüzlük tehdidi altında olan NEXT markalarının aynısını iptal ve hükümsüzlük talebine konu mallar bakımından tekrar tescile konu etmesinin hukukumuzda bulunan kullanım mecburiyeti ve Kurum nezdinde itirazda 5 yıl önce tescil edilen markanın kullanımının ispatlanması gereklilikleri de dikkate alındığında iyi niyetli bir davranış olarak kabul edilmediği ve bu nedenle muterizin itirazının «kötüniyet» gerekçesi ile kabulü gerekmiştir" gerekçesiyle davalının «kötü niyet» itirazını kabul, diğer itirazlarını reddetmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2540 E. 2023/2804 K.
Ortak:yetki/yetkisizlik · Marka hükümsüzlüğü
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7549 E. , 2023/1774 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/570 Esas, 2020/209 Karar
HÜKÜM
Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “NEXT” ibaresini içeren seri markaları olduğunu, 2011/64263 sayılı “NEXT” marka başvurusuna 09 uncu sınıftaki “koruyucu giysiler, gözlükler, güneş gözlükler, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları” ve 03, 26, 28. sınıflar kapsamında yer alan mallar bakımından kısmen itiraz edildiğini, itiraz üzerine 03, 09 ve 28 inci sınıfta yer alan bir kısım emtialar bakımından malların çıkarılmasına karar verildiğini, ancak itirazlarına konu diğer mallar bakımından itirazlarının kısmen reddedildiğini, bunun üzerine itirazının kısmi kabul kararına ilişkin kısım yönünden itirazda bulunduğunu, davacı ve davalı tarafların itirazlarının sevk edildiği Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) nezdinde hem davacının, hem de davalı şirketin sunmuş olduğu karara itirazların birlikte incelendiğini ve davacı itirazının reddine ve davalı şirket itirazının kabulüne karar verildiğini, yaklaşık 2 yıl süren incelemeden sonra verilen kararın usule ve yasaya uygun olmadığını, karara itirazın sunulmuş olduğu 2013 yılında itiraza mesnet olarak gösterilen davacı markaları hakkında verilmiş bir iptal kararı mevcut olmadığı, davacının o tarihte geçerli markalara dayalı itirazları yaptığı, davalı tarafın 29.05.2012 tarih ve 2012-G-182254 sayılı karara itiraz dilekçesinden görülebileceği üzere davacının markaların iptal edildiğine dair kesinleşmiş bir mahkeme kararının o tarihte mevcut olmadığını, YİDK’nın karar tarihinde geçerli ve tescilli olan markaların, davacı tarafa ait yayına itirazın yeniden incelenmesi ve davalıya ait karara itiraz dilekçelerinin sunulmasından yaklaşık 2 yıl sonraki durumlarını esas aldığını, bu itibarla davacıya ait itirazın reddine ve başvuru sahibi şirketin karara itirazının ise kısmen kabulüne karar verildiğini, yayına itirazın yeniden incelenmesi sırasında Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığının denetlenmesi gerekirken ilgili süreçte değişen koşullara göre karar verilmesinin yerinde olmadığını, davacının 148410 sayılı markasına karşı açılan kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasının Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda artık hükümsüzlük değil iptal davası olarak yorumlanması gerektiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın incelenmesi sırasında davacı markalarının gerekçe markalar arasında sayılması isabetli iken YİDK tarafından itirazların incelenmesi sırasında bahsedilen markaların gerekçe markalar arasından çıkarılmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davaya konu markanın davacının tanınmış markalarına arz ettiği benzerlik sebebiyle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddenin birinci fıkrası çerçevesinde hükümsüz kılınması gerektiğini, davaya konu markanın, davacının tanınmış “NEXT” markası ile aynı olduğunu, davaya konu marka kapsamında yer alan malların bir kısmının davacının tescilli markası kapsamında yer alan mallar ile benzer olduğunu, davacının, sadece kendi faaliyet alanını birebir kapsayan mallar için dava açtığını, davalı şirketin ise kötü niyetli olarak kendi faaliyet alanını ilgilendirmeyen davacı markalarının kapsamındaki mallar ve bu mallar ile karıştırılabilecek nitelikteki mallar üzerine tescil almaya çalıştığını iddia ederek YİDK’nın 23.06.2015 tarih ve 2015-M-5512 sayılı kararının itirazlarının reddine ve başvuru sahibinin itirazının 3.
sınıfta yer alan “parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler.” ve 09. sınıfta yer alan “koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları.” malları bakımından kabulüne ilişkin kısmının kısmen iptaline karar verilmesini, davaya konu 2011/64263 sayılı “NEXT” markasının 15.07.2015 tarihinde tescil edilmiş olduğu dikkate alınarak kapsamında yer alan 03. sınıfta yer alan "parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler.” ve 09. sınıfta yer alan “koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları.” malları bakımından kısmen hükümsüzlüğüne talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından tescilli “NEXT” ve başvuruya ve davaya konu markanın aynı olduğu iddia edilse de bu markalar aynı kelimelerden oluşsa bile temsil ettikleri mal ve hizmetler bakımından tamamen farklı ürünleri temsil ettiklerini, bu sebeple YİDK kararının yerinde olduğunu, davaya konu başvuru kapsamındaki marka 03. ve 09. sınıfındaki mal ve hizmetlerle ilgili olduğu halde davacının markasının 14, 18, ve 25. sınıftaki mal ve hizmetleri temsil ettiğini, bu nedenle davaya konu marka kapsamında yer alan malların bu mallar ile ilişkili olduğu iddiasının çok geniş yorumlandığını, davacının tanınmışlık itirazının yerinde olmadığını, kötü niyet iddiasının soyut bir iddia olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) YİDK’nın 23.96.2015 tarih ve 2015-M-5512 sayılı kararının davacı itirazlarının reddine ve başvuru sahibinin itirazlarının 03.
ve 09. sınıflarda yer alan malları bakımından kabulüne ilişkin kısmının kısmen iptaline ilişkin talebinin reddine karar verilmesini, davaya konu 2011/64263 sayılı “NEXT” markasının 15.07.2015 tarihinde tescil edilmiş olduğu dikkate alınarak marka kapsamında 03. ve 09. sınıfta yer alan malları bakımından kısmen hükümsüzlüğüne ilişkin talebinin reddine karar verilmesini, davacı vekilinin davalı aleyhine olan sair taleplerin reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.04.2016 tarih ve 2016/144 E. ve 2016/96 K. sayılı kararı ile hükümsüzlüğü talep edilen 2011/64263 sayılı “NEXT” ibareli markanın dava tarihinden önce tescil edildiği, hükümsüzlüğü istenen markanın sahibi olan davalının adresinin “İstanbul” olduğu ve davaya bakmakla yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisiz olması nedeniyle davanın reddine karar davanın reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Onama Kararı
Dairemizin 17.10.2016 tarih, 2016/7982 E. ve 2016/8164 K. sayılı kararıyla taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Onamaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait 25.08.2011 başvuru tarihli 2011 64263 numaralı "NEXT" markasının ise 03, 09, 11, 16, 21, 26, 29, 30 ve 34. sınıflarda tescilli olduğu, aynı markayla ilgili açılan Ankara 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/326 E. sayılı davasının sonucu beklenmiş ve 25.04.2017 tarihli, 2015/326 E., 2017/173 K. sayılı kararı ile davacı ... tarafından TPMK ve Next Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine açılan 23.06.2015 tarihli ve 2015-M-5512 sayılı YİDK kararının iptali davasının reddine karar verilmiş, karar Yargıtay'dan geçerek kesinleştiği, davaya dayanak olarak davacı taraf adına tescilli 2012/17553 numaralı “NEXT”, 2011/79154 numaralı “NEXT DIRECT”, 2011/75798 numaralı “NEXT”, 15.09.1993 başvuru tarih 148410 numaralı “NEXT”, 04.05.1994 başvuru tarih 150433 numaralı “NEXT”, 17.10.1994 başvuru tarih 156743 numaralı “NEXT”, 09.09.1996 başvuru numaralı 178890 numaralı “NEXT” markalarına dayanıldığı, davaya dayanak markalardan 2012 17553, 2011/79154 ve 2011/75798 başvuru numaralı markaların halen tescilli olduğu, bu markaların 14, 18 25 ve 35inci sınıfları kapsadığı, davanın YİDK karar iptali taleplerini de kapsar şekilde açıldığı, hükümsüzlük talebi dışındaki talepler (YİDK Kararı iptali) bakımından görülmekte olan Ankara 1.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2015/326 E, ve 2017/173 K. sayılı kararının YİDK kararının yerindeliği konusunda kesin hüküm teşkil ettiği, davaya dayanak olarak gösterilen 150433, 156743, 178890, 148410 sayılı “next” ibareli markaların itirazın incelendiği tarihte, mahkeme kararı ile sicilden terkinine karar verildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/280E., 2019/485 K. sayılı ilamı ile 26.06.2019 tarihinde kararın kesinleştiği, bu markaların 2011 64263 tescil numaralı marka bakımından red ve hükümsüzlük gerekçesi olamayacağı, her iki tarafın markalarının esas unsuları "NEXT" ibaresi olup, markalar görsel ve işitsel olarak aynı olduğu, davacının tekstil ve moda sektöründe tanınmış markası olan "NEXT" markasının koruma kapsamına yer alan 03.sınıftaki "parfümeri, kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler" ve 09.sınıftaki "gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları" emtiaları açısından davalının 2011/64263 numaralı "NEXT" markasının hükümsüzlüğüne, "koruyucu amaçlı giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar." emtiaları için hükümsüzlük koşulları oluşmadığından davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Ankara 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25.04.2017 tarih, 2015/326 E. ve 2017/173 K. sayılı kararının konusunun davacının markaya itiraz başvurusunun YİDK’nın 23.06.2015 tarih ve 2015-M-5512 sayılı kararına ilişkin olduğunu, davacının ret edilen bu itiraza karşı mezkur davayı açtığını ve davanın reddine karar verildiğini, bu nedenle derdest dava konusu bakımından kesin hüküm teşkil ettiğinin yerel mahkemece kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, anılan mahkeme kararının bekletici mesele yapıldığını ancak bu kararın müvekkili lehine sonuçlandığı halde mahkemece güçlü delil niteliğinde bir karar olduğunun değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun çelişkiler arz ettiğinden hükme esas alınamayacağını, müvekkilinin "NEXT" ve bu esas unsurlu markalar bakımından kazanılmış hakkı bulunduğunu ve bu markaların tanınmış olduğundan kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu 2011/64263 sayılı “NEXT” markasının 03. sınıfta yer alan "parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler.” ve 09. sınıfta yer alan “koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları.” malları bakımından kısmen hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk Markanın Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname
556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi
3. Değerlendirme
1. Davaya dayanak olarak davacı taraf adına tescilli 23.02.2012 başvuru tarihli 2012/17553 numaralı “NEXT”, 06.10.2011 başvuru tarihli 2011/79154 numaralı “NEXT DIRECT”, 26.09.2011 tarihli 2011/75798 numaralı “NEXT”, markaları ile 15.09.1993 başvuru tarih 148410 numaralı “NEXT”, 04.05.1994 başvuru tarih 150433 numaralı “NEXT”, 17.10.1994 başvuru tarih 156743 numaralı “NEXT”, 09.09.1996 başvuru numaralı 178890 numaralı “NEXT” markalarına dayanılarak dava konusu markanın hükümsüzlüğü isteminde bulunulmuştur.
Davaya dayanak olarak gösterilen 150433, 156743, 178890, 148410 sayılı “NEXT” ibareli markaların itirazın incelendiği tarihte mahkeme kararı ile sicilden terkinine karar verildiği ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26.06.2019 tarih, 2018/2806 E. ve 2019/4859 K. sayılı ilamı ile kararın kesinleştiği gibi davaya dayanak yapılan diğer tescilli markalarının başvuru tarihleri ise davalının markasının başvuru tarihinden sonra olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda gerek daha önce hükümden düşürülen markalar gerekse davalının marka başvurusundan önce tarihli markaları davalının markasının hükümsüzlüğüne mesnet olamayacağından davanın tümüyle reddi gerekirken bu husus değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2. Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
2.Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931216900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz