6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4450 E. 2024/6467 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak iyiniyet kazanılmış hak dürüstlük kuralı kaldırma ve yeniden hüküm kötü niyet kötüniyet taşıyan ilan dahili dava

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 5SMK 6

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/306 E., 2020/452 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1864 yılında kurulmuş bir giyim firması olduğunu, NEXT markasını, özellikle bu markayı taşıyan mağazalar zincirinin ilki üzerinde 1982’den itibaren giyim ve tekstil sektöründe kullanmaya başladığını, Türkiye’de marka haklarının 1993 yılına dayandığını, Ankara 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kesinleşmiş 18.05.2017 tarih, 2016/227 E., 2017/209 K. sayılı kararı ile müvekkilinin "NEXT" markasının, 25. sınıfa konu mallar bakımından tanınmış olduğunun tespitine hükmedildiğini, müvekkilinin 2017/60302 sayılı "NEXT" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Şirkete ait 2006/17433 ve 2009/37839 sayılı markalara dayalı olarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) maddesi uyarınca 35. sınıf bakımından başvurunun kısmen reddine karar verilip, kalan mallar yönünden başvurunun ilan edildiğini, davalı Şirketin adına tescilli markalara dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, davalının bu kararın yeniden incelenmesi talebini inceleyen YİDK'in ise müvekkili başvurusunun kötü niyetli yapıldığı gerekçesi ile müvekkilinin başvurusunu reddettiğini, oysa tarafların faaliyet gösterdikleri sektörlerin ve tanınmışlık alanlarının farklı olduğunu ve markalarının ilişkilendirilmeyeceğini, müvekkilinin eski markalarının kullanmama sebebiyle iptalinin, yeni başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğunu kabul için yeterli bulunmadığını, davaya konu YİDK kararında müvekkili adına tescilli 2011/75798, 2011/79154 ve 2012/17553 sayılı markalarına karşı dava ikame edilmiş olması sebebiyle bu markaların kazanılmış hak bahşetmeyeceğinin ifade edildiğini ancak 2011/79154 sayılı markaya ilişkin davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğini, bu kararın dava konusu YİDK kararından çok daha önce 17.12.2018 tarihinde kesinleştiğini ve dava konusu başvuruya 25. sınıf mallar bakımından kazanılmış hak sağladığını, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18.04.2017 tarih, 2015/14728 E., 2017/2225 K. sayılı kararına göre davalı Kurumun, incelediği markalar hakkında yürüyen davaların neticesini araştırma yükümlülüğü bulunduğunu ve itiraz edenden ek belge, kanıt ve gerekçelerin sunulmasını istemeden karar verilemeyeceğini, dolayısıyla müvekkilinin 25. sınıfta yer alan mallar üzerindeki hak sahipliğinin kesinleştiğini, davalı Şirketin ise bu mallar üzerinde hiçbir hakkı yokken müvekkilinin 25. sınıftaki başvurusunun kötü niyetli olarak değerlendirilemeyeceğini, dava konusu başvuruyla tescili istenin 14. ve 18. sınıflara konu malların 25. sınıfa konu mallarla benzer, ilişkili ve birbirini tamamlayıcı mallar olduğunu, müvekkilinin "NEXT" markası üzerinde gerçek hak sahipliğinin yargı kararlarıyla ispatlandığını, davalının 14, 18 ve 25. sınıflarda hiçbir kullanımı olmamasına rağmen müvekkili başvurusuna itirazının kötü niyetli olduğunu, dava konusu kararda da belirtildiği gibi davalı şirketin itiraz gerekçesi gösterdiği markalara karşı müvekkili tarafından kullanım ispatı istenmesi üzerine sadece "uydu alıcısı, splitter, kayıt cihazı, multiswitch, adaptör kablo ve kamera" mallarına ilişkin kullanımın ispatlanabildiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kurulduğundan bu yana her türlü elektronik cihaz, alet ve teçhizatın alım satımı başta olmak üzere pek çok sektörde faaliyet gösterdiğini, 2003’den bu yana NEXT ibareli 14, 18, 23 ve 35. sınıflarda tescilli markalarının bulunduğunu, NEXT esas unsurlu markaların öncelikli gerçek hak sahibi olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin marka tescilleri ve marka başvuruları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, müvekkili markalarının serisi olduğu izlenimi yaratacağını, davalının 14, 18 ve 24. sınıflara konu emtia yönünden kazanılmış hakkının bulunduğu için davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davacının "next" ibareli marka başvurusu ile davalının "NEXT" esas unsurlu tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik bulunduğu, davacı tarafın daha önceki tescilli markaları (148410, 150433, 156743 ve 178890 sayılı) hakkında davalı tarafından kullanmama nedeniyle iptal istemi ile açtığı davalar sonucunda hükümsüzlük kararı verilmesine ve bu kararların kesinleşmesine rağmen aynı sınıfta ve aynı ibarede tekrar başvuru yapılmasının iyiniyetli başvuru olarak kabul edilemeyeceği, davacının bazı sınıflarda tanınır marka ibaresine hak kazandığı ileri sürülse bile hükümsüzlüğe konu marka kapsamında olan aynı sınıflarda ve aynı ibarede tekrar başvuru yapmasının iyi niyetli bir davranış olmadığı, dolayısıyla tanınmışlık iddiasının sonucu değiştirmeyeceği, diğer yandan hükümsüzlüğü kesinleşen markalar dışında olan davacı markaları açısından müktesep hak iddiasına bakıldığında ise taraflar arasında nizanın devam ettiği, bu nedenle müktesep hak koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince davacı başvurusunun kötü niyetli olarak kabulünün gerekçesinin davacı adına tescilli önceki markaların kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesine ve markalarının hükümsüzlük tehdidi altında bulunmasına rağmen aynı ibareyi tekrar tescile konu etmesi olduğu, benzer bir uyuşmazlıkla ilgili olarak verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.01.2020 tarih, 2019/2447 E., 2020/494 K. sayılı ilamında, kötü niyete ilişkin başka bir emare olmaksızın, salt hükümsüzlük davasının varlığına rağmen marka başvurusu yapılması olgusu başvurunun kötü niyetli olduğunu kabul için yeterli olmadığının belirtildiği, davacının önceki tarihli markalarının kullanmama nedeniyle iptal edilmesinden ve bir takım markalarına karşı da dava açılmasından sonra dava konusu başvuruyu yapması, kötü niyete ilişkin başkaca bir emare ve delil olmadığından, sırf bu nedenle kötü niyetli olarak kabul edilemeyeceği, taraflar arasında "NEXT" markası ile ilgili çok sayıda uyuşmazlığın bulunduğu, davacının ilki 1993 yılına dayanan "NEXT" ibareli marka tescillerinin olduğu, bu kapsamda 94/004489, 96/013264, 94/010715, 93/009711 sayılı davacı markalarının, kullanmama nedeniyle iptallerine karar verildiği ve bu kararların kesinleştiği, davacının 2011/79154, 2011/75798, 2012/17553 sayılı markalarına yönelik de davaların bulunduğu, Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleşen Ankara 2. ... ve Sınai Hukuk Mahkemesi'nin 2016/227 E., 2017/209 K. sayılı ilamında, davacının "NEXT" markasını 1982 yılından itibaren kullandığı, 2012-2015 yılları arasında Türkiye'de 45 milyon TL tutarında satış yaptığı, bu şekilde Türkiye'de de kullanılan davacı markasının, 25. sınıfa konu giyim ürünleri yönünden tanınmış marka olduğu yönünde tespitlere yer verildiği, davalı Şirketin 25. sınıf mallarda tescilli markasının bulunmadığı, 14. ve 18. sınıflarda tescilli davalının 2006/24956 sayılı markasının ise anılan sınıflarda kullanılmadığı, yine Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen Ankara 2. ... ve Sınai Hukuk Mahkemesinin 2016/22 E., 2016/242 K. sayılı kararında, 14,18 ve 25. sınıf mallar yönünden "NEXT" tanıtım işaretinin kullanım önceliğinin davacıya ait olduğunun belirtildiği, dava konusu başvurunun kapsamında yer alan 14, 18 ve 25. sınıf mallarda, davalı Şirketin "NEXT" ibareli markasal kullanımının bulunmadığı, buna karşılık davacının "NEXT" markasının ise 25. sınıfta yer alan giyim ürünleri yönünden tanınmış olduğu, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 14. ve 18. sınıftaki malların da giyim ürünleri ile ilintili mallar oldukları, dolayısıyla davacı başvurusunun gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapma veya şantaj amacına yönelik olduğunun söylenemeyeceği, aksine davacı markasının tanınmış olduğu mallarla ilgili emtiayı kapsayan bir başvuru yapıldığı gözetildiğinde, dava konusu başvurunun kötü niyetli olmadığı, önceki davacı markalarının kullanmama nedeniyle iptal edilmelerinin de tek başına dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu sonucunu doğurmadığı, nitekim yukarıda değinilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.01.2020 tarih, 2019/2447 E., 2020/494 K. sayılı ilamında da bu yönde olduğu, İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvurunun kötü niyetli olmadığının, en azından bu durumun ispat edilemediğinin kabulü ile YİDK kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulü ile Türk Patent ve Marka Kurumu YİDK kararının iptaline karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme

Davacı 2017/60302 sayılı marka başvurusunda bulunmuş, davalının itirazı üzerine YİDK "Başvuru sahibi adına 14, 18 ve 25. sınıflara dahil mallarda tescilli 148410, 150433, 156743 ve 178890 sayılı NEXT ibareli markalarının, muterizin açtığı davalar sonucu iptal edildiği ve bunun sonucu olarak şu an için hüküm ifade etmediği; başvuru sahibi adına tescilli 2011/75798 sayılı NEXT, 2011/79154 sayılı NEXT DIRECT, 2012/17553 sayılı NEXT markaları için tescillerinden itibaren 5 yıl geçmediği gibi bu markalara karşı da muteriz tarafından dava açılmış olduğu ve bu markaların başvuru sahibine hak sağlar mahiyette kabul edilmediği; başvuru sahibinin kullanmama sebebiyle iptaline karar verilen ve hükümsüzlük tehdidi altında olan NEXT markalarının aynısını iptal ve hükümsüzlük talebine konu mallar bakımından tekrar tescile konu etmesinin hukukumuzda bulunan kullanım mecburiyeti ve Kurum nezdinde itirazda 5 yıl önce tescil edilen markanın kullanımının ispatlanması gereklilikleri de dikkate alındığında iyi niyetli bir davranış olarak kabul edilmediği ve bu nedenle muterizin itirazının kötüniyet gerekçesi ile kabulü gerekmiştir" gerekçesiyle davalının kötü niyet itirazını kabul, diğer itirazlarını reddetmiştir.

İlk derece mahkemesince; davacının davaya konu marka başvurusunu hükümsüzlük davalarının sonuçlarını bertaraf etmek amacıyla yaptığı ve bu davranışın iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bölge adliye mahkemesince ise kötü niyetin marka hukukunda kabul edilen ilkelere göre ispat edilmesi gerektiği, davacının salt marka başvurusu sebebiyle kötü niyetli kabul edilemeyeceği, hükümsüzlük davalarının varlığının bu durumu değiştirmeyeceği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp esas hakkında yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kötü niyetli marka başvurusu, hak sahibi olunmadığı bilinmesine rağmen dürüstlük kuralına aykırı şekilde başvuru yapılması durumunda söz konusu olacaktır (Ozan ..., Türk Hukukunda Kötü niyetli Marka Başvuru ve Tescilinde İptal ve Hükümsüzlüğün Kapsamı Üzerine Düşünceler, Ticaret ve ... Mülkiyet Hukuku Dergisi, 2015, Cilt:1, Sayı:1, s.51).

Marka hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.07.2008 tarihli, 2008/11-501 E. ve 2008/507 K. sayılı kararı).

Taraflar arasında "NEXT" markası ile ilgili çok sayıda uyuşmazlığın bulunduğu, davacının ilki 1993 yılına dayanan "NEXT" ibareli marka tescillerinin olduğu, bu kapsamda 94/004489, 96/013264, 94/010715, 93/009711 sayılı davacı markalarının, kullanmama nedeniyle iptallerine karar verildiği ve bu kararların kesinleştiği, davacının 2011/79154, 2011/75798, 2012/17553 sayılı markalarına yönelik de davaların bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı, aleyhine açılan davanın sonuçlarından kurtulmak, hükümsüzlük kararının verilmesi durumunda kararın uygulanmasını engellemek amacıyla marka başvurusunda bulunmuştur. Bu açıklamalar ışığında, davalının "yedekleme" amacıyla önceki markası ile ortak sınıfları içeren yeni bir marka başvurusunda bulunarak kötüniyetli hareket ettiğinin kabulü gerekir. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının davaya konu marka başvurusunu kötü niyetle yaptığı kabul edilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7549 E. 2023/1774 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2207 E. 2023/4178 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5868 E. 2023/588 K.

    Ortak:YİDK kararının iptali

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/4450 E.  ,  2024/6467 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/517 Esas, 2023/512 Karar

HÜKÜM

Davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2019/306 E., 2020/452 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1864 yılında kurulmuş bir giyim firması olduğunu, NEXT markasını, özellikle bu markayı taşıyan mağazalar zincirinin ilki üzerinde 1982’den itibaren giyim ve tekstil sektöründe kullanmaya başladığını, Türkiye’de marka haklarının 1993 yılına dayandığını, Ankara 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kesinleşmiş 18.05.2017 tarih, 2016/227 E., 2017/209 K. sayılı kararı ile müvekkilinin "NEXT" markasının, 25. sınıfa konu mallar bakımından tanınmış olduğunun tespitine hükmedildiğini, müvekkilinin 2017/60302 sayılı "NEXT" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Şirkete ait 2006/17433 ve 2009/37839 sayılı markalara dayalı olarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) maddesi uyarınca 35.

sınıf bakımından başvurunun kısmen reddine karar verilip, kalan mallar yönünden başvurunun ilan edildiğini, davalı Şirketin adına tescilli markalara dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, davalının bu kararın yeniden incelenmesi talebini inceleyen YİDK'in ise müvekkili başvurusunun kötü niyetli yapıldığı gerekçesi ile müvekkilinin başvurusunu reddettiğini, oysa tarafların faaliyet gösterdikleri sektörlerin ve tanınmışlık alanlarının farklı olduğunu ve markalarının ilişkilendirilmeyeceğini, müvekkilinin eski markalarının kullanmama sebebiyle iptalinin, yeni başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğunu kabul için yeterli bulunmadığını, davaya konu YİDK kararında müvekkili adına tescilli 2011/75798, 2011/79154 ve 2012/17553 sayılı markalarına karşı dava ikame edilmiş olması sebebiyle bu markaların kazanılmış hak bahşetmeyeceğinin ifade edildiğini ancak 2011/79154 sayılı markaya ilişkin davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğini, bu kararın dava konusu YİDK kararından çok daha önce 17.12.2018 tarihinde kesinleştiğini ve dava konusu başvuruya 25.

sınıf mallar bakımından kazanılmış hak sağladığını, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18.04.2017 tarih, 2015/14728 E., 2017/2225 K. sayılı kararına göre davalı Kurumun, incelediği markalar hakkında yürüyen davaların neticesini araştırma yükümlülüğü bulunduğunu ve itiraz edenden ek belge, kanıt ve gerekçelerin sunulmasını istemeden karar verilemeyeceğini, dolayısıyla müvekkilinin 25. sınıfta yer alan mallar üzerindeki hak sahipliğinin kesinleştiğini, davalı Şirketin ise bu mallar üzerinde hiçbir hakkı yokken müvekkilinin 25. sınıftaki başvurusunun kötü niyetli olarak değerlendirilemeyeceğini, dava konusu başvuruyla tescili istenin 14. ve 18. sınıflara konu malların 25. sınıfa konu mallarla benzer, ilişkili ve birbirini tamamlayıcı mallar olduğunu, müvekkilinin "NEXT" markası üzerinde gerçek hak sahipliğinin yargı kararlarıyla ispatlandığını, davalının 14, 18 ve 25.

sınıflarda hiçbir kullanımı olmamasına rağmen müvekkili başvurusuna itirazının kötü niyetli olduğunu, dava konusu kararda da belirtildiği gibi davalı şirketin itiraz gerekçesi gösterdiği markalara karşı müvekkili tarafından kullanım ispatı istenmesi üzerine sadece "uydu alıcısı, splitter, kayıt cihazı, multiswitch, adaptör kablo ve kamera" mallarına ilişkin kullanımın ispatlanabildiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kurulduğundan bu yana her türlü elektronik cihaz, alet ve teçhizatın alım satımı başta olmak üzere pek çok sektörde faaliyet gösterdiğini, 2003’den bu yana NEXT ibareli 14, 18, 23 ve 35. sınıflarda tescilli markalarının bulunduğunu, NEXT esas unsurlu markaların öncelikli gerçek hak sahibi olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin marka tescilleri ve marka başvuruları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, müvekkili markalarının serisi olduğu izlenimi yaratacağını, davalının 14, 18 ve 24. sınıflara konu emtia yönünden kazanılmış hakkının bulunduğu için davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davacının "next" ibareli marka başvurusu ile davalının "NEXT" esas unsurlu tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik bulunduğu, davacı tarafın daha önceki tescilli markaları (148410, 150433, 156743 ve 178890 sayılı) hakkında davalı tarafından kullanmama nedeniyle iptal istemi ile açtığı davalar sonucunda hükümsüzlük kararı verilmesine ve bu kararların kesinleşmesine rağmen aynı sınıfta ve aynı ibarede tekrar başvuru yapılmasının iyiniyetli başvuru olarak kabul edilemeyeceği, davacının bazı sınıflarda tanınır marka ibaresine hak kazandığı ileri sürülse bile hükümsüzlüğe konu marka kapsamında olan aynı sınıflarda ve aynı ibarede tekrar başvuru yapmasının iyi niyetli bir davranış olmadığı, dolayısıyla tanınmışlık iddiasının sonucu değiştirmeyeceği, diğer yandan hükümsüzlüğü kesinleşen markalar dışında olan davacı markaları açısından müktesep hak iddiasına bakıldığında ise taraflar arasında nizanın devam ettiği, bu nedenle müktesep hak koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince davacı başvurusunun kötü niyetli olarak kabulünün gerekçesinin davacı adına tescilli önceki markaların kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesine ve markalarının hükümsüzlük tehdidi altında bulunmasına rağmen aynı ibareyi tekrar tescile konu etmesi olduğu, benzer bir uyuşmazlıkla ilgili olarak verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.01.2020 tarih, 2019/2447 E., 2020/494 K. sayılı ilamında, kötü niyete ilişkin başka bir emare olmaksızın, salt hükümsüzlük davasının varlığına rağmen marka başvurusu yapılması olgusu başvurunun kötü niyetli olduğunu kabul için yeterli olmadığının belirtildiği, davacının önceki tarihli markalarının kullanmama nedeniyle iptal edilmesinden ve bir takım markalarına karşı da dava açılmasından sonra dava konusu başvuruyu yapması, kötü niyete ilişkin başkaca bir emare ve delil olmadığından, sırf bu nedenle kötü niyetli olarak kabul edilemeyeceği, taraflar arasında "NEXT" markası ile ilgili çok sayıda uyuşmazlığın bulunduğu, davacının ilki 1993 yılına dayanan "NEXT" ibareli marka tescillerinin olduğu, bu kapsamda 94/004489, 96/013264, 94/010715, 93/009711 sayılı davacı markalarının, kullanmama nedeniyle iptallerine karar verildiği ve bu kararların kesinleştiği, davacının 2011/79154, 2011/75798, 2012/17553 sayılı markalarına yönelik de davaların bulunduğu, Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleşen Ankara 2.

... ve Sınai Hukuk Mahkemesi'nin 2016/227 E., 2017/209 K. sayılı ilamında, davacının "NEXT" markasını 1982 yılından itibaren kullandığı, 2012-2015 yılları arasında Türkiye'de 45 milyon TL tutarında satış yaptığı, bu şekilde Türkiye'de de kullanılan davacı markasının, 25. sınıfa konu giyim ürünleri yönünden tanınmış marka olduğu yönünde tespitlere yer verildiği, davalı Şirketin 25. sınıf mallarda tescilli markasının bulunmadığı, 14. ve 18. sınıflarda tescilli davalının 2006/24956 sayılı markasının ise anılan sınıflarda kullanılmadığı, yine Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen Ankara 2. ... ve Sınai Hukuk Mahkemesinin 2016/22 E., 2016/242 K. sayılı kararında, 14,18 ve 25. sınıf mallar yönünden "NEXT" tanıtım işaretinin kullanım önceliğinin davacıya ait olduğunun belirtildiği, dava konusu başvurunun kapsamında yer alan 14, 18 ve 25.

sınıf mallarda, davalı Şirketin "NEXT" ibareli markasal kullanımının bulunmadığı, buna karşılık davacının "NEXT" markasının ise 25. sınıfta yer alan giyim ürünleri yönünden tanınmış olduğu, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 14. ve 18. sınıftaki malların da giyim ürünleri ile ilintili mallar oldukları, dolayısıyla davacı başvurusunun gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapma veya şantaj amacına yönelik olduğunun söylenemeyeceği, aksine davacı markasının tanınmış olduğu mallarla ilgili emtiayı kapsayan bir başvuru yapıldığı gözetildiğinde, dava konusu başvurunun kötü niyetli olmadığı, önceki davacı markalarının kullanmama nedeniyle iptal edilmelerinin de tek başına dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu sonucunu doğurmadığı, nitekim yukarıda değinilen Yargıtay 11.

Hukuk Dairesinin 20.01.2020 tarih, 2019/2447 E., 2020/494 K. sayılı ilamında da bu yönde olduğu, İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvurunun kötü niyetli olmadığının, en azından bu durumun ispat edilemediğinin kabulü ile YİDK kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulü ile Türk Patent ve Marka Kurumu YİDK kararının iptaline karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme

Davacı 2017/60302 sayılı marka başvurusunda bulunmuş, davalının itirazı üzerine YİDK "Başvuru sahibi adına 14, 18 ve 25. sınıflara dahil mallarda tescilli 148410, 150433, 156743 ve 178890 sayılı NEXT ibareli markalarının, muterizin açtığı davalar sonucu iptal edildiği ve bunun sonucu olarak şu an için hüküm ifade etmediği; başvuru sahibi adına tescilli 2011/75798 sayılı NEXT, 2011/79154 sayılı NEXT DIRECT, 2012/17553 sayılı NEXT markaları için tescillerinden itibaren 5 yıl geçmediği gibi bu markalara karşı da muteriz tarafından dava açılmış olduğu ve bu markaların başvuru sahibine hak sağlar mahiyette kabul edilmediği; başvuru sahibinin kullanmama sebebiyle iptaline karar verilen ve hükümsüzlük tehdidi altında olan NEXT markalarının aynısını iptal ve hükümsüzlük talebine konu mallar bakımından tekrar tescile konu etmesinin hukukumuzda bulunan kullanım mecburiyeti ve Kurum nezdinde itirazda 5 yıl önce tescil edilen markanın kullanımının ispatlanması gereklilikleri de dikkate alındığında iyi niyetli bir davranış olarak kabul edilmediği ve bu nedenle muterizin itirazının kötüniyet gerekçesi ile kabulü gerekmiştir" gerekçesiyle davalının kötü niyet itirazını kabul, diğer itirazlarını reddetmiştir.

İlk derece mahkemesince; davacının davaya konu marka başvurusunu hükümsüzlük davalarının sonuçlarını bertaraf etmek amacıyla yaptığı ve bu davranışın iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bölge adliye mahkemesince ise kötü niyetin marka hukukunda kabul edilen ilkelere göre ispat edilmesi gerektiği, davacının salt marka başvurusu sebebiyle kötü niyetli kabul edilemeyeceği, hükümsüzlük davalarının varlığının bu durumu değiştirmeyeceği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp esas hakkında yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kötü niyetli marka başvurusu, hak sahibi olunmadığı bilinmesine rağmen dürüstlük kuralına aykırı şekilde başvuru yapılması durumunda söz konusu olacaktır (Ozan ..., Türk Hukukunda Kötü niyetli Marka Başvuru ve Tescilinde İptal ve Hükümsüzlüğün Kapsamı Üzerine Düşünceler, Ticaret ve ... Mülkiyet Hukuku Dergisi, 2015, Cilt:1, Sayı:1, s.51).

Marka hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.07.2008 tarihli, 2008/11-501 E. ve 2008/507 K. sayılı kararı).

Taraflar arasında "NEXT" markası ile ilgili çok sayıda uyuşmazlığın bulunduğu, davacının ilki 1993 yılına dayanan "NEXT" ibareli marka tescillerinin olduğu, bu kapsamda 94/004489, 96/013264, 94/010715, 93/009711 sayılı davacı markalarının, kullanmama nedeniyle iptallerine karar verildiği ve bu kararların kesinleştiği, davacının 2011/79154, 2011/75798, 2012/17553 sayılı markalarına yönelik de davaların bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı, aleyhine açılan davanın sonuçlarından kurtulmak, hükümsüzlük kararının verilmesi durumunda kararın uygulanmasını engellemek amacıyla marka başvurusunda bulunmuştur. Bu açıklamalar ışığında, davalının "yedekleme" amacıyla önceki markası ile ortak sınıfları içeren yeni bir marka başvurusunda bulunarak kötüniyetli hareket ettiğinin kabulü gerekir.

Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının davaya konu marka başvurusunu kötü niyetle yaptığı kabul edilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1099475000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.