6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptaline ve

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7534 E. 2023/1862 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari avans faizi itirazın iptali davası ticari defter kayıtları kötü niyet tazminatı ispat yükü iptal davası işlemiş faiz kötü niyet temerrüt faizi ticari defter esastan ret haciz fatura iflas asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı yükleten (shipper) avans faizi temerrüt teslim istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/77 E., 2018/556 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının takip konusu 11 adet faturanın karşılığı olan malları davalıya teslim ettiğini, ancak davalının faturaların bedelini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından davalıya gönderilen 21.03.2016 tarihli elektronik postada görüleceği üzere borçlusu davalı olan 270.000,00 TL bedelli senetlerin davalıya iade edilmemesine rağmen davacının defter kayıtlarında davalıya borç doğuracak şekilde gösterildiğini, bunun doğru olmadığını, bu senetlerin borçtan mahsubunun gerektiğini, davalının borçlu değil 170.136,20 TL alacaklı olduğunu, ayrıca davalının temerrüde düşürülmediğini, temerrüt faizi de istenemeyeceğini savunarak davanın reddine ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için davalı hakkında icra takibi yapıldığı, takibe itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi için ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapıldığı, faturalara konu olan mal teslimlerinin gerçekleştiği, davalının senetler verdiğini savunduğu, davacı tarafın ticari defterlerinde senetlerin iade edildiği hususunun yer aldığı, davalı tarafından da senetlerin iade edilmediğinin savunulduğu, senetler iade edilmese de dava konusu borçla ilgili davacıya yapılmış bir ödemenin bulunmadığı gözetilerek davacının alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, icra takibinden önce davalı temerrüte düşürülmediğinden davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar verildiği, alacağın likit olduğu ve itirazın haksızlığı gözetilerek davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedildiği, davacının kötü niyeti ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibe yönelik itirazın iptali ile takibin 99.805,21 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %20'si oranında 19.961,04 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iade bordrosu/belgesi olmayan senetlerin davalı aleyhine muhasebeleştirildiğini, senetlerin iade edildiğine dair yazılı dayanak belge olmadan bilirkişinin sadece davalının ticari defterine istediği şekilde yazdığı kayıtlarına dayanarak rapor tanzim ettiğini, farazi beyanlarda bulunduğunu, rapora karşı itirazların değerlendirilmediğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının faturaya dayalı olarak icra takibinde bulunduğu, davalının toplam bedeli 270.000,00 TL olan 4 adet senet ile borcunu ödediği gibi, 170.136,20 TL alacaklı olduğunu savunduğu, davacı defterlerinde senetlerin ödenmemesi nedeni ile iade edildiğinin belirtildiği, davacı tarafından senetlerin ödenmediği iddiasında bulunulduğu, bu durumda senetlerin ödendiğinin ve senetlerin fatura borcuna mukabil ödendiğinin ispat yükünün davalıda olduğu, davalının bu durumda iddiasını ispat edemediği, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, alınan raporun usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı tarafından davalıya yönelik 11 adet fatura bedelinin tahsili amacıyla başlatılan genel haciz yoluyla takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin davada, davalının takip konusu 11 adet faturanın bedelini ödeyip ödemediği, davacıya 11 adet fatura bedelinden dolayı borcunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10122 E. 2018/4424 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sözleşmenin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3080 E. 2012/4765 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/7534 E.  ,  2023/1862 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1052 Esas, 2021/935 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2018/77 E., 2018/556 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının takip konusu 11 adet faturanın karşılığı olan malları davalıya teslim ettiğini, ancak davalının faturaların bedelini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından davalıya gönderilen 21.03.2016 tarihli elektronik postada görüleceği üzere borçlusu davalı olan 270.000,00 TL bedelli senetlerin davalıya iade edilmemesine rağmen davacının defter kayıtlarında davalıya borç doğuracak şekilde gösterildiğini, bunun doğru olmadığını, bu senetlerin borçtan mahsubunun gerektiğini, davalının borçlu değil 170.136,20 TL alacaklı olduğunu, ayrıca davalının temerrüde düşürülmediğini, temerrüt faizi de istenemeyeceğini savunarak davanın reddine ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için davalı hakkında icra takibi yapıldığı, takibe itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi için ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapıldığı, faturalara konu olan mal teslimlerinin gerçekleştiği, davalının senetler verdiğini savunduğu, davacı tarafın ticari defterlerinde senetlerin iade edildiği hususunun yer aldığı, davalı tarafından da senetlerin iade edilmediğinin savunulduğu, senetler iade edilmese de dava konusu borçla ilgili davacıya yapılmış bir ödemenin bulunmadığı gözetilerek davacının alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, icra takibinden önce davalı temerrüte düşürülmediğinden davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar verildiği, alacağın likit olduğu ve itirazın haksızlığı gözetilerek davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedildiği, davacının kötü niyeti ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibe yönelik itirazın iptali ile takibin 99.805,21 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %20'si oranında 19.961,04 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iade bordrosu/belgesi olmayan senetlerin davalı aleyhine muhasebeleştirildiğini, senetlerin iade edildiğine dair yazılı dayanak belge olmadan bilirkişinin sadece davalının ticari defterine istediği şekilde yazdığı kayıtlarına dayanarak rapor tanzim ettiğini, farazi beyanlarda bulunduğunu, rapora karşı itirazların değerlendirilmediğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının faturaya dayalı olarak icra takibinde bulunduğu, davalının toplam bedeli 270.000,00 TL olan 4 adet senet ile borcunu ödediği gibi, 170.136,20 TL alacaklı olduğunu savunduğu, davacı defterlerinde senetlerin ödenmemesi nedeni ile iade edildiğinin belirtildiği, davacı tarafından senetlerin ödenmediği iddiasında bulunulduğu, bu durumda senetlerin ödendiğinin ve senetlerin fatura borcuna mukabil ödendiğinin ispat yükünün davalıda olduğu, davalının bu durumda iddiasını ispat edemediği, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, alınan raporun usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı tarafından davalıya yönelik 11 adet fatura bedelinin tahsili amacıyla başlatılan genel haciz yoluyla takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin davada, davalının takip konusu 11 adet faturanın bedelini ödeyip ödemediği, davacıya 11 adet fatura bedelinden dolayı borcunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931215300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.