Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7811 E. 2023/1897 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminatın iadesi↗ teminat mektubunun nakde çevrilmesi↗ tazmin talebi↗ protesto↗ hakediş↗ i̇i̇k 257↗ teminat mektubu↗ lehtar↗ ifa↗ garantörlük↗ mahsup↗ def'i↗ esastan ret↗ taahhütname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yasal faiz↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ ibraz↗ teminat↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/107 E., 2019/257 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; "Bölge Ağına Dahil Yollarda Yol Boyu Fidan Dikimi ve Bakımı" konulu ihalenin dava dışı Pey-Art Peyzaj Mimarlığı Tic. Ltd. Şti. tarafından üstlenildiğini, davacı ile dava dışı Pey-Art Peyzaj Mimarlığı Tic. Ltd. Şti. arasında 14.07.2014 tarihli "Hizmet Alımına Ait Sözleşme"nin imzalandığını, sözleşme gereğince yüklenicinin sunması gereken 10.07.2014-22.07.2016 tarihleri arasında geçerli 399.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun davalı banka tarafından verildiğini, teminat mektubunun vadesinin en son 31.12.2017 tarihinde kadar uzatıldığını, bu tarihten sonra teminat mektubunun vadesinin uzatılması talep edilmiş ise de, yüklenicinin davacı kurumun bu talebini yerine getirmediğini, davacı tarafından davalı bankadan teminat mektubunun nakde dönüştürülmesinin talep edildiğini, davalı tarafından 14.12.2017 tarihli yazı ile teminat mektubunun süresinin otomatik olarak uzatılacağına ve uzatılmadığı takdirde bunun tazmin sebebi olacağına ilişkin bir şart veya taahhütlerinin bulunmadığı gerekçesi ile idarenin tazmin talebinin reddedildiğini, dava dışı şirketin idare ve Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kesintilerinin hizmetin kabul tarihine kadar ödenmemesi durumunda protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin ve ek teminatın paraya çevrilerek borçlarına mahsup edileceği, kalan tutarın yükleniciye iade edileceğine ilişkin sözleşme hükümlerine dayalı olarak yüklenici şirketin 25.12.2017 tarihi itibari ile ücret ve ücret sayılan hallerden 312.345,68 TL vergi borcu olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, davalı bankanın teminat mektubunun nakde çevrilmesi talebini reddetmesi nedeniyle gerçekleşen davacı kurum zararı olan 312.345,68 TL'nin 25.12.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme kapsamındaki işin yapıldığını ve davacı kurum tarafından kabul edildiğini, tüm hakediş raporları ile davacı kurumun tüm vergi ve SGK kesintilerinin yapıldığını, SGK'dan borç bulunmadığına ilişkin yazı alındığını, sözleşme gereği teminatın iadesi koşullarının gerçekleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yüklenici şirket tarafından bildirim veya beyanda bulunulmaması sebebiyle tahakkuk ettirilemeyen, taksim edilmeyen vergi borcundan dolayı dava dışı şirketin ihale dokümanı ve genel şartname uyarınca davacıya karşı üstlendiği edimleri tam olarak yerine getirdiğinden söz edilemeyeceği, sözleşme gereği davalı banka tarafından verilen kesin teminat mektubunun nakde çevrilmesi koşullarının oluştuğu, davacının talep ettiği tutarın teminat limiti kapsamında kaldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 312.345,68 TL'nin 25.12.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı kurum tarafından düzenlenen iş bitirme belgesi ile ihale konusu işin tamamlandığının tespit edildiğini, SGK tarafından düzenlenen borç bulunmadığına ilişkin yazının ibraz edildiğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 45 inci maddesi uyarınca teminat mektubunun iadesi koşullarının gerçekleştiğini, davacının, dava dışı şirketin vergi borcu için tazmin talebinde bulunduğunu, davacının şartname ve sözleşmeye göre yükümlülüklerini yerine getirmediğini, vergi borcunun sözleşme kapsamındaki iş ile ilgili olduğunu kanıtlayamadığı, teminat mektubunun nakde çevrilmesi koşullarının gerçekleşmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından düzenlenmiş ve dava dışı şirketin davacıya olan borçlarının bir kısmını garanti eden teminat mektubunun kayıtsız, şartsız ve uzatma ile 31.12.2017 tarihine kadar geçerli olduğu, ilk talepte kaydını içerdiği, davacı, muhatap bankadan ödeme talebinde bulunduğunda, davalı bankanın sadece şekli anlamda bir inceleme
yapabileceği, riskin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda esasa dair inceleme yapamayacağı gibi teminat mektubunun lehtarı ile muhatabı arasındaki sözleşmenin ifa edilip edilmediği ya da gerektiği şekilde ifa edilip edilmediği gibi sözleşmenin taraflarınca ileri sürülebilecek def'i ve itirazları ileri sürerek ödeme yapmaktan kaçınamayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, teminat mektubunun nakde çevrilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2839 E. 2017/1750 K.
Ortak:dahili dava
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve ihale şartnamesindeki yeni değer hükmünün Yangın Sigortası Genel Şartları’nın B.5.1 maddesindeki düzenleme uyarınca «sigorta poliçesine» «dahil» edildiğine dair açık hüküm bulunmamasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta poliçesi
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve ihale şartnamesindeki yeni değer hükmünün Yangın Sigortası Genel Şartları’nın B.5.1 maddesindeki düzenleme uyarınca «sigorta poliçesine» «dahil» edildiğine dair açık hüküm bulunmamasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14613 E. 2012/5975 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… izmet Alımına Ait Sözleşme"nin imzalandığını, sözleşme gereğince yüklenicinin sunması gereken 10.07.2014-22.07.2016 tarihleri arasında geçerli 399.000,00 TL bedelli «kesin» «teminat mektubunun» davalı banka tarafından verildiğini, teminat mektubunun vadesinin en «son» 31.12.2017 tarihinde kadar uzatıldığını, bu tarihten sonra teminat mektubunun vadesinin uzatılması talep edilmiş ise de, yüklenicinin davacı kurumun bu talebini yerine getirmediğini, davacı tarafından davalı bankadan teminat mektubunun nakde dönüştürülmesinin talep edildiğini, davalı tarafından 14.12.2017 tarihli yazı ile teminat mektubunun süresinin otomatik olarak uzatılacağına ve uzatılmadığı takdirde bunun tazmin «sebebi» olacağına ilişkin bir şart veya «taahhütlerinin» bulunmadığı gerekçesi ile idarenin «tazmin talebinin» reddedildiğini, dava dışı şirketin idare ve Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kesintilerinin hizmetin kabul tarihine kadar ödenmemesi durumunda «protesto» çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin ve ek teminatın paraya çevrilerek borçlarına «mahsup» edileceği, kalan tutarın yükleniciye iade edileceğine ilişkin sözleşme hükümlerine dayalı olarak yüklenici şirketin 25.12.2017 tarihi itibari ile ücret ve ücret sayılan hallerden 312.345,68 TL vergi borcu olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, davalı bankanın «teminat mektubunun nakde çevrilmesi» talebini reddetmesi nedeniyle gerçekleşen davacı kurum zararı olan 312.345,68 TL'nin 25.12.2017 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, en «son» ödemelerin yapıldığı tarih itibariyle davacı alacağının tutarı konusunda bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle, davacının halen alacağının bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz · karar verilmesine yer olmadığına · temerrüt
Benzer bu karardaAncak, bilirkişi raporunda «temerrüt» tarihinden dava tarihine kadar «akdi faiz» hesaplanmış olup, dava tarihinden ödemelerin yapıldığı tarihe kadar faiz hesaplanmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı tarafından davanın açılmasından sonra 30/10/2009 tarihinde 22.312,00-TL ve 21/12/2009 tarihinde 13.500,00-TL ödeme yapıldığı, dava konusu alacağın ödendiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Dava alacak istemine ilişkin olup, yargılamanın devamı esnasında davalının 30/10/2009 tarihinde 22.312,00-TL ve 21/12/2009 tarihinde 13.500,00-TL ödediğinden bahisle mahkemece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7811 E. , 2023/1897 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/895 Esas, 2021/1299 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/107 E., 2019/257 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; "Bölge Ağına Dahil Yollarda Yol Boyu Fidan Dikimi ve Bakımı" konulu ihalenin dava dışı Pey-Art Peyzaj Mimarlığı Tic. Ltd. Şti. tarafından üstlenildiğini, davacı ile dava dışı Pey-Art Peyzaj Mimarlığı Tic. Ltd. Şti. arasında 14.07.2014 tarihli "Hizmet Alımına Ait Sözleşme"nin imzalandığını, sözleşme gereğince yüklenicinin sunması gereken 10.07.2014-22.07.2016 tarihleri arasında geçerli 399.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun davalı banka tarafından verildiğini, teminat mektubunun vadesinin en son 31.12.2017 tarihinde kadar uzatıldığını, bu tarihten sonra teminat mektubunun vadesinin uzatılması talep edilmiş ise de, yüklenicinin davacı kurumun bu talebini yerine getirmediğini, davacı tarafından davalı bankadan teminat mektubunun nakde dönüştürülmesinin talep edildiğini, davalı tarafından 14.12.2017 tarihli yazı ile teminat mektubunun süresinin otomatik olarak uzatılacağına ve uzatılmadığı takdirde bunun tazmin sebebi olacağına ilişkin bir şart veya taahhütlerinin bulunmadığı gerekçesi ile idarenin tazmin talebinin reddedildiğini, dava dışı şirketin idare ve Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kesintilerinin hizmetin kabul tarihine kadar ödenmemesi durumunda protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin ve ek teminatın paraya çevrilerek borçlarına mahsup edileceği, kalan tutarın yükleniciye iade edileceğine ilişkin sözleşme hükümlerine dayalı olarak yüklenici şirketin 25.12.2017 tarihi itibari ile ücret ve ücret sayılan hallerden 312.345,68 TL vergi borcu olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, davalı bankanın teminat mektubunun nakde çevrilmesi talebini reddetmesi nedeniyle gerçekleşen davacı kurum zararı olan 312.345,68 TL'nin 25.12.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme kapsamındaki işin yapıldığını ve davacı kurum tarafından kabul edildiğini, tüm hakediş raporları ile davacı kurumun tüm vergi ve SGK kesintilerinin yapıldığını, SGK'dan borç bulunmadığına ilişkin yazı alındığını, sözleşme gereği teminatın iadesi koşullarının gerçekleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yüklenici şirket tarafından bildirim veya beyanda bulunulmaması sebebiyle tahakkuk ettirilemeyen, taksim edilmeyen vergi borcundan dolayı dava dışı şirketin ihale dokümanı ve genel şartname uyarınca davacıya karşı üstlendiği edimleri tam olarak yerine getirdiğinden söz edilemeyeceği, sözleşme gereği davalı banka tarafından verilen kesin teminat mektubunun nakde çevrilmesi koşullarının oluştuğu, davacının talep ettiği tutarın teminat limiti kapsamında kaldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 312.345,68 TL'nin 25.12.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı kurum tarafından düzenlenen iş bitirme belgesi ile ihale konusu işin tamamlandığının tespit edildiğini, SGK tarafından düzenlenen borç bulunmadığına ilişkin yazının ibraz edildiğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 45 inci maddesi uyarınca teminat mektubunun iadesi koşullarının gerçekleştiğini, davacının, dava dışı şirketin vergi borcu için tazmin talebinde bulunduğunu, davacının şartname ve sözleşmeye göre yükümlülüklerini yerine getirmediğini, vergi borcunun sözleşme kapsamındaki iş ile ilgili olduğunu kanıtlayamadığı, teminat mektubunun nakde çevrilmesi koşullarının gerçekleşmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından düzenlenmiş ve dava dışı şirketin davacıya olan borçlarının bir kısmını garanti eden teminat mektubunun kayıtsız, şartsız ve uzatma ile 31.12.2017 tarihine kadar geçerli olduğu, ilk talepte kaydını içerdiği, davacı, muhatap bankadan ödeme talebinde bulunduğunda, davalı bankanın sadece şekli anlamda bir inceleme
yapabileceği, riskin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda esasa dair inceleme yapamayacağı gibi teminat mektubunun lehtarı ile muhatabı arasındaki sözleşmenin ifa edilip edilmediği ya da gerektiği şekilde ifa edilip edilmediği gibi sözleşmenin taraflarınca ileri sürülebilecek def'i ve itirazları ileri sürerek ödeme yapmaktan kaçınamayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, teminat mektubunun nakde çevrilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931211200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz