Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6463 E. 2023/1737 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fiktif işlem↗ bankacılık sözleşmesi↗ aldatma (hile)↗ takipsizlik kararı↗ teminat senedi↗ icazet↗ ispat külfeti↗ illiyet bağı↗ şikayet↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ havale↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2017 tarihli ve2015/2696 E., 2017/526 K. sayılı kararıyla; Borçlar Kanunu ve Bankacılık Mevzuatına göre bankanın fiktif işlem yapmasının mümkün olmaması nedeniyle hukuken ve malen sorumluluğu bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.07.2019 tarihli ve 2017/2003 E., 2019/1125 K. sayılı kararıyla; davacının hesabına, dava dışı ...'in hesabından havale yapılmış ise de, havale yapılan hesap ekstresine göre, bu miktar paranın hesapta bulunmaması, olay anına ilişkin kamera kayıtlarına ait CD incelemesinde dava dışı davalı eski çalışanı ...'in yanında nakit para ile şubeye girdiğine ilişkin bir görüntü bulunmaması, banka ile davacının şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada takipsizlik kararı verilmiş ise de ...'in alınan beyanında aksinin iddia edilmemesi, nakit yatışa ilişkin kasa fişi bulunmaması, işlemin fiktif olarak yapıldığı, davacının hesabına geçen, bir para olmadığına göre, işlemin iptali için icazetine de gerek bulunmadığı, davacının, banka çalışanının fiktif işlemi nedeniyle zarara uğraması halinde, banka çalışanının hukuka aykırı işlemi nedeniyle zararı karşılamakla sorumlu bulunduğu, davacının yapılan bu fiktif işleme güvenerek, senet borçlusu ...'e senetleri iade etmiş olsaydı, davacının zararının oluşacağı ancak davacı tarafça, ...'in kaçması ve senet bedellerini ödememesi nedeniyle, alacağın tahsil edilemediği, senetlerin davacı elinde olduğu, bu durumda, davacının borçlusundan alacağını tahsil edememesinde, banka görevlisinin yapmış olduğu fiktif işlem arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İzmir 3. Tüketici Mahkemesinin 06.07.2017 tarih 2015/2696 E - 2017/526 K sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 16.03.2021 tarih, 2019/3549 E. ve 2021/2493 K. sayılı kararıyla davalı bankanın dava dışı ...’in söz konusu havale için yaptığı nakit ödeme işlemini ve daha sonra havale işlemini iptal etmiş olmasının davacının hesabındaki paranın çekilmesini haklı ve hukuki kılmayacağı, davalı bankanın dava dışı ... tarafından aldatılmış olması ve nakit ödeme yapmadığı halde nakit tahsilat fişini bankaya düzenletmesi ve olmayan paranın havale ettirilmiş olmasının yani bu işlemin fiktif olmasının davalı banka ile dava dışı ... arasındaki açık kredi ilişkisi olacağı, yine davacı ile dava dışı ... arasındaki borç-alacak ilişkisinin mahiyetinin de somut olayda davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, davalı bankanın istinaf başvurusunın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmesi gerekirken kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hesabına havale olarak gelen parayı davacının kendisi dışında bir başkasına ödemesi mümkün olmadığı, ödeme yapması halinde davacıya karşı sorumlu olacağı, somut olayda davalı bankanın dava dışı ...’in söz konusu havale için yaptığı nakit ödeme işlemini ve daha sonra havale işlemini iptal etmiş olmasının davacının hesabındaki paranın çekilmesini haklı ve hukuki kılmayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı yanca gerçekte müvekkili Banka nezdindeki hesaba bir para yatırılmadığını, davacının para yatırdığını kanıtlayamadığını, ispat külfetinin davacıda bulunduğunu, yargılamada usul hataları yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını ileri sürerek kararın düzelterek onanmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının banka hesabına havale edilen paranın, davacının yazılı ve sözlü onayı olmadan çekilerek başka bir hesaba aktarılmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3549 E. 2021/2493 K.
Ortak:fiktif işlem · takipsizlik kararı · icazet · illiyet bağı · şikayet · havale · görevli mahkeme · Tazminat
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 16.07.2019 tarihli ve 2017/2003 E., 2019/1125 K. sayılı kararıyla; davacının hesabına, dava dışı ...'in hesabından «havale» yapılmış ise de, havale yapılan hesap ekstresine göre, bu miktar paranın hesapta bulunmaması, olay anına ilişkin kamera kayıtlarına ait CD incelemesinde dava dışı davalı eski çalışanı ...'in yanında nakit para ile şubeye girdiğine ilişkin bir görüntü bulunmaması, banka ile davacının «şikayeti» üzerine başlatılan soruşturmada «takipsizlik» kararı verilmiş ise de ...'in alınan beyanında aksinin iddia edilmemesi, nakit yatışa ilişkin kasa fişi bulunmaması, işlemin fiktif olarak yapıldığı, davacının hesabına geçen, bir para olmadığına göre, işlemin iptali için «icazetine» de gerek bulunmadığı, davacının, banka çalışanının «fiktif işlemi» nedeniyle zarara uğraması halinde, banka çalışanının hukuka aykırı işlemi nedeniyle zararı karşılamakla sorumlu bulunduğu, davacının yapılan bu fiktif işleme güvenerek, senet borçlusu ...'e senetleri iade etmiş olsaydı, davacının zararının oluşacağı ancak davacı tarafça, ...'in kaçması ve senet bedellerini ödememesi nedeniyle, alacağın tahsil edilemediği, senetlerin davacı elinde olduğu, bu durumda, davacının borçlusundan alacağını tahsil edememesinde, banka «görevlisinin» yapmış olduğu fiktif işlem arasında «illiyet bağı» bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İzmir 3.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2017 tarihli ve2015/2696 E., 2017/526 K. sayılı kararıyla; Borçlar Kanunu ve Bankacılık Mevzuatına göre bankanın «fiktif işlem» yapmasının mümkün olmaması nedeniyle hukuken ve malen sorumluluğu bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin 16.03.2021 tarih, 2019/3549 E. ve 2021/2493 K. sayılı kararıyla davalı bankanın dava dışı ...’in söz konusu «havale» için yaptığı nakit ödeme işlemini ve daha sonra havale işlemini iptal etmiş olmasının davacının hesabındaki paranın çekilmesini haklı ve hukuki kılmayacağı, davalı …
Benzer bu karardaBölge Adliye mahkemesince, davacının hesabına, dava dışı ...'in hesabından «havale» yapılmış ise de, havale yapılan hesap ekstresine göre, bu miktar paranın hesapta bulunmaması, olay anına ilişkin kamera kayıtlarına ait CD incelemesinde dava dışı davalı eski çalışanı ...'in yanında nakit para ile şubeye girdiğine ilişkin bir görüntü bulunmaması, banka ile davacının «şikayeti» üzerine başlatılan soruşturmada «takipsizlik» kararı verilmiş ise de ...'in alınan beyanında aksinin iddia edilmemesi, nakit yatışa ilişkin kasa fişi bulunmaması, işlemin fiktif olarak yapıldığı, davacının hesabına geçen, bir para olmadığına göre, işlemin iptali için «icazetine» de gerek bulunmadığı, davacının, banka çalışanının «fiktif işlemi» nedeniyle zarara uğraması halinde, banka çalışanının hukuka aykırı işlemi nedeniyle zararı karşılamakla sorumlu bulunduğu, davacının yapılan bu fiktif işleme güvenerek, senet borçlusu ...'e senetleri iade etmiş olsaydı, davacının zararının oluşacağı ancak davacı tarafça, ...'in kaçması ve senet bedellerini ödememesi nedeniyle, alacağın tahsil edilemediği, senetlerin davacı elinde olduğu, bu durumda, davacının borçlusundan alacağını tahsil edememesinde, banka «görevlisinin» yapmış olduğu fiktif işlem arasında «illiyet bağı» bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İzmir 3.
Şubesi'nde 18.06.2015 tarihinde buluşmaları, banka «görevlisinin» saat 16.34'de 7 nolu gişeden 40 nolu işlemle, “şubeler arası para transferi ve ... adına «teslim»” açıklamalı işlemle ...'in hesabından davacı hesabına 150.000,00 USD'nin «havale» edilmesi, havaleye ilişkin düzenlenen dekontun tarflarca imzalanmasından sonra, saat 16.36'da 7 nolu gişeden 41 nolu işlemle “para çekme ve efektif çekilen” açıklamalı işlem yapılarak, hesaba havale edilen paranın çekme işlemine ilişkin dekont düzenlenmesi ve fakat bu dekontun davacı tarafça imzalanmaması üzerine banka görevlisinin her iki işlemin “sehven” olduğu açıklaması ile iptal etmesi şeklinde gerçekleştiği dosyada mevcut dekontlardan ve «bilirkişi incelemelerinden» anlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve toplanan tüm delillere ve bilirkişi raporuna göre; alınan raporların hüküm vermeye yeterli ve elverişli olduğu, Borçlar Kanunu Bankacılık Mevzuatına göre bankanın «fiktif işlem» yapmasının mümkün olmaması nedeniyle hukuken ve malen sorumluluğu bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iban · kovuşturmaya yer olmadığına dair karar · dolandırıcılık · bilirkişi incelemesi · teslim
Benzer bu karardaŞubesi'nde 18.06.2015 tarihinde buluşmaları, banka «görevlisinin» saat 16.34'de 7 nolu gişeden 40 nolu işlemle, “şubeler arası para transferi ve ... adına «teslim»” açıklamalı işlemle ...'in hesabından davacı hesabına 150.000,00 USD'nin «havale» edilmesi, havaleye ilişkin düzenlenen dekontun tarflarca imzalanmasından sonra, saat 16.36'da 7 nolu gişeden 41 nolu işlemle “para çekme ve efektif çekilen” açıklamalı işlem yapılarak, hesaba havale edilen paranın çekme işlemine ilişkin dekont düzenlenmesi ve fakat bu dekontun davacı tarafça imzalanmaması üzerine banka görevlisinin her iki işlemin “sehven” olduğu açıklaması ile iptal etmesi şeklinde gerçekleştiği dosyada mevcut dekontlardan ve «bilirkişi incelemelerinden» anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayın somut olarak, dava dışı ...'in davacının parasını forex ve para piyasalarında çalıştıracağını söyleyerek davacıyı ikna etmesi ile davacıdan 150.000,00 USD'ı alması ve karşılığında bedel kadar senet vermesi akabinde davacının senetleri davalıya «teslim» ederek parasının iadesini istemesi üzerine, tarafların davalı bankanın ...
Dava dışı ... bankaya nakit ödeme yaparak davacı ...’ın TR 78 0006 4000 0023 3910 0225 24 «iban» nolu hesabına 150.000 USD «havale» yaptırdığı, bu havalenin davacının hesabına kaydedildikten sonra davacıya ait hesaptan aynı miktarda paranın çekilerek davacı hesap bakiyesinin 150.000 USD eksiltildiği, bu para çekme dekontlarında davacının imzası olmayıp dava dışı ... imzasının olduğu anlaşılmıştır.
Bu kabulün tek istisnası davalı bankanın dava dışı ... ile davacı ...’ın birlikte hareket ederek davalı bankayı dava konusu olayla «dolandırdıklarına» dair bir «şikayette» bulunması ve davacının mesnet suçlamadan kesinleşmiş mahkumiyet kararı alması halinde mümkündür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5755 E. 2018/174 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · ticari defter ve kayıtlar · genel kurul kararının iptali · ibra · denetime elverişlilik · ticari defter · e-defter
Benzer bu kararda… rilmediğini, şirketlerin belgeleyemedikleri giderler nedeniyle kasa hesaplarında fiktif tutarlar oluşabileceği, ortaklardan alacaklar hesabı bakiyesinin salt şirket «ticari defter kayıtlarına» dayalı olarak ortakların şirketten çektiği değerler olarak nitelendirilmesinin yanlış olabileceği, şirket kayıtları ile birlikte şirkete ve şirket ortaklarına ait banka kayıtlarının detaylı incelenerek fiili durumunun tespit edilmesinin ise dosya kapsamına göre mümkün görülmediği, şirketin 21.05.2012 tarihli genel kurul kararının ve özellikle «ibra» ile şirket sermayesinin 800.000,00 TL’ye arttırılması ile ilgili hükümlerin iptali istenmiş ise de genel kurulun işlemlerinin hukuken usul ve yasaya uygun olduğu, …
… rkişi raporunda şirketlerin belgeleyemedikleri giderler nedeniyle kasa hesaplarında fiktif tutarlar oluştuğu, ortaklardan alacaklar hesabı bakiyesinin sadece şirket «ticari defter kayıtlarına» dayalı olarak ortakların şirketten çektiği değerler olarak nitelendirilemeyeceği, bunun netleştirilebilmesi için şirket kayıtları ile birlikte, şirkete ve şirket o …
Dava, «şirket yöneticilerinin sorumluluğuna» dayalı tazminat davasıdır.
Ayrıca işbu dava «genel kurul kararının iptaline» yönelik olmadığı halde, davacılar vekilinin açtığı bir başka dava olan genel kurul kararının iptali istemli dava hakkında değerlendirme yapan bilirkişi raporuna dayalı olarak, karar gerekçesinde de işbu dava ile bağlantısına değinilmeksizin genel kurul kararının iptaline ilişkin değerlendirme yapılması da doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4437 E. 2015/11216 K.
Ortak:fiktif işlem · dava sebebi
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2017 tarihli ve2015/2696 E., 2017/526 K. sayılı kararıyla; Borçlar Kanunu ve Bankacılık Mevzuatına göre bankanın «fiktif işlem» yapmasının mümkün olmaması nedeniyle hukuken ve malen sorumluluğu bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 16.07.2019 tarihli ve 2017/2003 E., 2019/1125 K. sayılı kararıyla; davacının hesabına, dava dışı ...'in hesabından «havale» yapılmış ise de, havale yapılan hesap ekstresine göre, bu miktar paranın hesapta bulunmaması, olay anına ilişkin kamera kayıtlarına ait CD incelemesinde dava dışı davalı eski çalışanı ...'in yanında nakit para ile şubeye girdiğine ilişkin bir görüntü bulunmaması, banka ile davacının «şikayeti» üzerine başlatılan soruşturmada «takipsizlik» kararı verilmiş ise de ...'in alınan beyanında aksinin iddia edilmemesi, nakit yatışa ilişkin kasa fişi bulunmaması, işlemin fiktif olarak yapıldığı, davacının hesabına geçen, bir para olmadığına göre, işlemin iptali için «icazetine» de gerek bulunmadığı, davacının, banka çalışanının «fiktif işlemi» nedeniyle zarara uğraması halinde, banka çalışanının hukuka aykırı işlemi nedeniyle zararı karşılamakla sorumlu bulunduğu, davacının yapılan bu fiktif işleme güvenerek, senet borçlusu ...'e senetleri iade etmiş olsaydı, davacının zararının oluşacağı ancak davacı tarafça, ...'in kaçması ve senet bedellerini ödememesi nedeniyle, alacağın tahsil edilemediği, senetlerin davacı elinde olduğu, bu durumda, davacının borçlusundan alacağını tahsil edememesinde, banka «görevlisinin» yapmış olduğu fiktif işlem arasında «illiyet bağı» bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İzmir 3.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacı şirket müdürünün 2011 faaliyet dönemi için «ibra» edilmemesinin haklı bir «sebebe» dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının 2011 yılı faaliyet dönemi için hükmen ibrasına karar verilmiştir.
Bu durumda, gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle «fiktif işlem» iddiasının aydınlatılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile davanın kabulü doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararı · ibra · eksik inceleme · temsil
Benzer bu karardaDava, «ortaklar kurulu» toplantısında «ibra» edilmeyen davacı müdürün, hükmen ibrası istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, gerek dava dilekçesinde gerekse Özel Amaçlı Bağımsız Denetim Raporu'nda bazı fiktif işlemlerden bahsedilmiş olmasına rağmen, davalı tarafça itiraza uğrayan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu işlemlere ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacı şirket müdürünün 2011 faaliyet dönemi için «ibra» edilmemesinin haklı bir «sebebe» dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının 2011 yılı faaliyet dönemi için hükmen ibrasına karar verilmiştir.
Kararı davalı «temsilcisi» temyiz etmiştir.
Bu durumda, gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle «fiktif işlem» iddiasının aydınlatılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile davanın kabulü doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6463 E. , 2023/1737 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1006 Esas, 2021/803 Karar
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.03.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın eski çalışanı ...'in müvekkilinin parasını forex ve para piyasalarında çalıştıracağını söyleyerek aldatması neticesinde, 150.000,00 USD'yi müvekkilinden aldığını ve karşılığında müvekkiline 3 adet, her biri 50.000,00 USD bedelli, toplam 150.000,00 USD tutarında teminat senedi verdiğini, müvekkilinin parasını istemesinden sonra, ...'in müvekkiline, 18.06.2015 tarihinde İş Bankası Atakent (Karşıyaka İzmir) Şubesi'nde hazır olmasını, 150.000,00 USD'yi hesabına yatıracağını ve senetlerini alacağını söylediğini, müvekkilinin banka şubesine bu tarihte gittiğini, ...'in de geldiğini ve gişeden 150.000 USD'nin müvekkilinin hesabına yatırıldığını, müvekkili senetleri iade edeceği sırada, gişe memuru ile ...
arasında geçen konuşmalardan şüphelenerek derhal müdürün odasına gittiğini, bu paranın hesabında olup olmadığını teyit etmek istediğinde, paranın hesabından geri çekilerek, ...'e iade edildiğini öğrendiğini, bu şahsın piyasadan topladığı paralarla kaçtığını, senet bedellerini de ödemediğini, davalı banka haksız işlem yapmamış olsaydı, müvekkilinin parasını tahsil etmiş ve kurtarmış olacağını, müvekkilinin alacağından dolayı hesabına yatırılan paranın, yazılı ve sözlü talimatı bulunmadan geri çekilerek başka bir hesaba nakledilmesinin yasal olarak mümkün bulunmadığını, paranın müvekkili hesabına geçtikten sonra onun onayı olmaksızın işlem yapılamayacağını, davalı bankanın ayıplı hizmette bulunduğu, bankacılık sözleşmesi gereğince ihtimam göstermek zorunda olduğu, çalışanının haksız ve hatalı eylemleri nedeniyle sorumlu olduğunu ileri sürerek, 150.000,00 USD'nin ya da ödeme günündeki T.C.
Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının, 18.06.2015 tahinden itibaren işleyecek en yüksek yabancı para mevduat faizi oranı üzerinden faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı çalışan ... ve davacının olay günü banka şubesine gelerek ve fakat yanlarında nakit para olmaksızın gişede işlem yaptıklarını, davacının vize başvuru için hesabına fiktif olarak para yatırılıp çekilmesi gerektiğini iddia ederek gişe görevlisini ikna ettiklerini, davacının hesabına 150.000,00 USD yatırılıp, hesap özeti alındıktan sonra bu tutarın ödenmiş gibi işlem yapılması yönünde istemde bulunduklarını, ...'in müvekkili bankanın eski çalışanı olması nedeniyle işlemi yapan gişe yetkili nazarında yaratılan güven ve söz konusu işlemin akabinde iptal edileceğinin davacı tarafa izah edilmesi ve kabul edilmesi üzerine 7 nolu gişenin 40 nolu işlemi ile ...
adına kasa yoluyla yani fiziken bu şahıstan tahsil edilmeksizin davacı hesabına 150.000,00 USD'nin havalesinin yapıldığına ilişkin hesap özetinin yazdırılmasından sonra hesaba borç kaydedildiğini, hesap özeti alındıktan sonra 150.000,00 USD'lik giriş çıkış işlemine davacının onay verdiğine ilişkin teyit alınarak hesaptan çıkış işleminin gerçekleştirildiğini, davacının bu sırada itirazda bulunmadığını, para yatırılmasından sonra hesaptaki paranın tekrar çıkışının gerçekleştirilmiş olmasının sebebine dair herhangi bir beyanda da bulunmadığını, davacının ...'e verdiği parayı geri almak amacıyla bu yola başvurduğunun anlaşıldığını, hesaba gerçekte olmadığı halde yatırılan (fiktif) 150.000,00 USD nin ters kayıtla hemen iptal edilmesi gerekirken davacının buna karşı çıkarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2017 tarihli ve2015/2696 E., 2017/526 K. sayılı kararıyla; Borçlar Kanunu ve Bankacılık Mevzuatına göre bankanın fiktif işlem yapmasının mümkün olmaması nedeniyle hukuken ve malen sorumluluğu bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.07.2019 tarihli ve 2017/2003 E., 2019/1125 K. sayılı kararıyla; davacının hesabına, dava dışı ...'in hesabından havale yapılmış ise de, havale yapılan hesap ekstresine göre, bu miktar paranın hesapta bulunmaması, olay anına ilişkin kamera kayıtlarına ait CD incelemesinde dava dışı davalı eski çalışanı ...'in yanında nakit para ile şubeye girdiğine ilişkin bir görüntü bulunmaması, banka ile davacının şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada takipsizlik kararı verilmiş ise de ...'in alınan beyanında aksinin iddia edilmemesi, nakit yatışa ilişkin kasa fişi bulunmaması, işlemin fiktif olarak yapıldığı, davacının hesabına geçen, bir para olmadığına göre, işlemin iptali için icazetine de gerek bulunmadığı, davacının, banka çalışanının fiktif işlemi nedeniyle zarara uğraması halinde, banka çalışanının hukuka aykırı işlemi nedeniyle zararı karşılamakla sorumlu bulunduğu, davacının yapılan bu fiktif işleme güvenerek, senet borçlusu ...'e senetleri iade etmiş olsaydı, davacının zararının oluşacağı ancak davacı tarafça, ...'in kaçması ve senet bedellerini ödememesi nedeniyle, alacağın tahsil edilemediği, senetlerin davacı elinde olduğu, bu durumda, davacının borçlusundan alacağını tahsil edememesinde, banka görevlisinin yapmış olduğu fiktif işlem arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İzmir 3.
Tüketici Mahkemesinin 06.07.2017 tarih 2015/2696 E - 2017/526 K sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 16.03.2021 tarih, 2019/3549 E. ve 2021/2493 K. sayılı kararıyla davalı bankanın dava dışı ...’in söz konusu havale için yaptığı nakit ödeme işlemini ve daha sonra havale işlemini iptal etmiş olmasının davacının hesabındaki paranın çekilmesini haklı ve hukuki kılmayacağı, davalı bankanın dava dışı ... tarafından aldatılmış olması ve nakit ödeme yapmadığı halde nakit tahsilat fişini bankaya düzenletmesi ve olmayan paranın havale ettirilmiş olmasının yani bu işlemin fiktif olmasının davalı banka ile dava dışı ... arasındaki açık kredi ilişkisi olacağı, yine davacı ile dava dışı ... arasındaki borç-alacak ilişkisinin mahiyetinin de somut olayda davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, davalı bankanın istinaf başvurusunın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmesi gerekirken kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hesabına havale olarak gelen parayı davacının kendisi dışında bir başkasına ödemesi mümkün olmadığı, ödeme yapması halinde davacıya karşı sorumlu olacağı, somut olayda davalı bankanın dava dışı ...’in söz konusu havale için yaptığı nakit ödeme işlemini ve daha sonra havale işlemini iptal etmiş olmasının davacının hesabındaki paranın çekilmesini haklı ve hukuki kılmayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı yanca gerçekte müvekkili Banka nezdindeki hesaba bir para yatırılmadığını, davacının para yatırdığını kanıtlayamadığını, ispat külfetinin davacıda bulunduğunu, yargılamada usul hataları yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını ileri sürerek kararın düzelterek onanmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının banka hesabına havale edilen paranın, davacının yazılı ve sözlü onayı olmadan çekilerek başka bir hesaba aktarılmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Davalı vekilinin ve katılma yoluyla davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin bir diğerinden alınarak yek diğerine verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931208000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz