Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1511 E. 2023/1711 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mevduat sözleşmesi↗ objektif özen yükümlülüğü↗ bankacılık işlemi↗ tüketici işlemi↗ özen yükümlülüğü↗ bloke↗ mevduat hesabı↗ infaz↗ uyuşmazlık konusu↗ usulden reddi↗ görevsizlik kararı↗ haciz↗ yetkisizlik kararı↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6502 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) ve (k) bentleri, 73 ve 83 üncü maddesinin ikinci fıkrası.
2.Dairemizin 02.07.2007 tarih, 2006/7566E., 2007/10028K. ve 13.11.2007 tarih, 2006/6017E., 2007/2007/14245K. sayılı kararları.
3.Değerlendirme
1.Mevduat alacağının bankadan tahsiline yönelik somut uyuşmazlıkta Mahkemece, davalı bankadan gelen cevap yazılarına istinaden davacı ile dava dışı... ile dava dışı ... adına açılmış müşterek hesap olduğu kabul edilerek söz konusu hesaba İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2009/26595 E. sayılı dosyasından gelen haciz yazısı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de Mahkemece uyuşmazlık konusunda alanında uzman bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle mevduat sözleşmesinin hangi tarihte ve kimler arasında yapıldığı hususu incelenerek açıklığa kavuşturulması davacının itirazlarının değerlendirilmesi gerekirken sadece davalı banka tarafından gönderilen cevabi yazılar üzerinden eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2.Kabule göre de uyuşmazlık konusu mevduat hesabının müşterek hesap olması halinde Dairemizin yukarıda zikredilen kararlarında da belirtildiği üzere borçlu kişilerin müşterek ortak olduğu mevduat hesaplarında sadece borçlu olan ortağa düşen bedel üzerine haciz uygulanması gerekirken müşterek hesabın tamamı üzerine haciz işlemi yapılmak suretiyle hesaba bloke konulması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/775 E. 2018/6531 K.
Ortak:bankacılık işlemi · tüketici işlemi · infaz · usulden reddi · görevsizlik kararı · haciz · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğünün 2009/26595 E. sayılı dosyasından gelen «haciz» yazısı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de Mahkemece uyuşmazlık konusunda alanında uzman bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle «mevduat sözleşmesinin» hangi tarihte ve kimler arasında yapıldığı hususu incelenerek açıklığa kavuşturulması davacının itirazlarının değerlendirilmesi gerekirken sadece davalı banka tarafından gönderilen cevabi yazılar üzerinden «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2.Kabule göre de «uyuşmazlık konusu» «mevduat hesabının» müşterek hesap olması halinde Dairemizin yukarıda zikredilen kararlarında da belirtildiği üzere borçlu kişilerin müşterek ortak olduğu mevduat hesaplarında sadece borçlu olan ortağa düşen bedel üzerine «haciz» uygulanması gerekirken müşterek hesabın tamamı üzerine haciz işlemi yapılmak suretiyle hesaba «bloke» konulması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… 05/08/2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince davanın «usulden reddine» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip hükmün bozulması gerekmiştir.
İcra Müdürlüğünün 2009/26595 takip sayılı dosyasında alacaklısı Denizbank A.Ş. ve borçlusu ... ve arkadaşları olan takip dosyası sebebiyle ilgili icra müdürlüğü tarafından «haciz» ve blokenin konulduğu, davalı bankanın söz konusu blokeyi kendi başına tek taraflı bir işlemle koymadığı, resmi kurumun kararını «infaz» ettiği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetilme · kamu düzeni
Benzer bu karardaHMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetileceği» düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2259 E. 2014/9321 K.
Ortak:bloke · Alacak
İncelediğiniz kararda2.Kabule göre de «uyuşmazlık konusu» «mevduat hesabının» müşterek hesap olması halinde Dairemizin yukarıda zikredilen kararlarında da belirtildiği üzere borçlu kişilerin müşterek ortak olduğu mevduat hesaplarında sadece borçlu olan ortağa düşen bedel üzerine «haciz» uygulanması gerekirken müşterek hesabın tamamı üzerine haciz işlemi yapılmak suretiyle hesaba «bloke» konulması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, banka tarafından davacı hesabına «bloke» konulmasında sözleşmeye aykırı bir durum bulunmadığı, harcama davacının hesabına geçtikten ve yabancı banka tarafından tutarın geri istenmesi için öngörülen süre geçtikten sonra bankanın bu para üzerindeki blokeyi kaldırmamasının haksız olduğu, davalı bankanın bu tarihten itibaren «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle, 3.200 TL'nin 31.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, banka tarafından davacı hesabına «bloke» konulmasında sözleşmeye aykırı bir durum bulunmadığı, harcama davacının hesabına geçtikten ve yabancı banka tarafından tutarın geri istenmesi için öngörülen süre geçtikten sonra bankanın bu para üzerindeki blokeyi kaldırmamasının haksız olduğu, davalı bankanın bu tarihten itibaren «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle, 3.200 TL'nin 31.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7266 E. 2012/14313 K.
Ortak:bloke · haciz · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğünün 2009/26595 E. sayılı dosyasından gelen «haciz» yazısı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de Mahkemece uyuşmazlık konusunda alanında uzman bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle «mevduat sözleşmesinin» hangi tarihte ve kimler arasında yapıldığı hususu incelenerek açıklığa kavuşturulması davacının itirazlarının değerlendirilmesi gerekirken sadece davalı banka tarafından gönderilen cevabi yazılar üzerinden «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2.Kabule göre de «uyuşmazlık konusu» «mevduat hesabının» müşterek hesap olması halinde Dairemizin yukarıda zikredilen kararlarında da belirtildiği üzere borçlu kişilerin müşterek ortak olduğu mevduat hesaplarında sadece borçlu olan ortağa düşen bedel üzerine «haciz» uygulanması gerekirken müşterek hesabın tamamı üzerine haciz işlemi yapılmak suretiyle hesaba «bloke» konulması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait hesaba ...'nın «kredi kartı borcu» nedeniyle «bloke» konulduğu, anılan borca davacının «kefil» olmadığı, olay nedeniyle üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, bloke konulan tutar 960,92 TL ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava konusu olayda uyuşmazlık, dava dışı ...’nın davalı banka ile yaptığı «genel kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalayan davacının hesabına, dava dışı ...’nın kredi kartı borcundan dolayı bankaca «bloke» konulup konulmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davacının hesabına kredi kartı borcundan dolayı «bloke» konulduğu kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kartı borcu · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · kefil · bilirkişi incelemesi · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaDava konusu olayda uyuşmazlık, dava dışı ...’nın davalı banka ile yaptığı «genel kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalayan davacının hesabına, dava dışı ...’nın kredi kartı borcundan dolayı bankaca «bloke» konulup konulmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, mahkemece blokenin kredi kartı borcundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda «bilirkişi incelemesi» yaptırılmadığı gibi, mevcut dosya kapsamından blokenin «kredi kartı borcu» nedeniyle yapıldığına ilişkin delilde bulunmamakta olup, aksine «genel kredi sözleşmesinin» kat edildiği, «ihtiyati haciz» kararını alındığı, davacının blokeyi öğrendiği tarihler itibariyle blokenin genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı yönünde izlenim de uyanmaktadır.
… kartı borcuna ilişkin olarak elinde bulunan bilgi ve belgeler istenerek, bankacılık konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak, davacının hesabına konulan blokenin «kefili» olduğu «genel kredi sözleşmesinden» mi yoksa dava dışı kredi borçlusu ...’nın kredi kartı borcundan mı kaynaklandığı belirlenerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait hesaba ...'nın «kredi kartı borcu» nedeniyle «bloke» konulduğu, anılan borca davacının «kefil» olmadığı, olay nedeniyle üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, bloke konulan tutar 960,92 TL ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1511 E. , 2023/1711 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Tüketici Mahkemesi
SAYISI 2020/351 Esas, 2021/86 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki bankacılık işleminden kaynaklanan alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka nezdinde davacı adına 18 yaşından küçük olması sebebi ile velisi sıfatı ile ... imzası ile minibank hesabı açıldığını, davacının reşit olana kadar hesabında 5.630,95 TL para biriktiğini, davacının reşit olmasının ardından kendisi adına açılan hesaptaki parasını kullanmak istediğini ancak davalı bankaca davacının babasının bankaya borcu olduğu gerekçesiyle ödeme yapılmadığını ileri sürerek hesap üzerindeki blokenin kaldırılmasına, 5.630,95 TL’nin bloke tarihinden işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu hesabın ortak hesap olduğunu, hesaptaki paraya icra dairesi tarafından haciz konulduğunu, bu nedenle davacıya ödeme yapılamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.05.2016 tarih, 2015/186E. ve 2016/332 K. sayılı kararı ile dava konusu hesabın davacı ile dava dışı ...'nin müşterek hesabı olduğu, hesaba İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2009/26595 takip sayılı dosyasında alacaklısı Denizbank A.Ş. ve borçlusu ... ve arkadaşları olan takip dosyası sebebiyle ilgili icra müdürlüğü tarafından haciz ve blokenin konulduğu, davalı bankanın söz konusu blokeyi kendi başına tek taraflı bir işlemle koymadığı, resmi kurumun kararını infaz ettiği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 22.10.2018 tarih, 2017/775E. ve 2018/6531K. sayılı kararı ile ''..davanın açıldığı 05.08.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un(6502 sayılı Kanun) yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu bankacılık işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hususu gözetilerek mahkemenin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 114'üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 115'inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davanın usulden reddine kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip hükmün bozulması gerektiği'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafın kendisine ait hesaba babasının borcu sebebiyle davalı banka tarafından haksız olarak bloke konulduğu iddiasıyla sözkonusu bedelin kendisine ödenmesi hususunda dava açılmış ise de, celpedilen kayıtlar ve bilirkişi raporuna göre de, söz konusu hesabın davacı ile dava dışı ...'nin müşterek hesabı olduğu, sözkonusu hesaba İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2009/26595 E. sayılı dosyasında alacaklısı Denizbank A.Ş. borçlusu... ve arkadaşları olan takip dosyası sebebiyle merkezi kayıt kuruluşu tarafından davalı nezdindeki hesabın bildirilmesi sonucu ilgili icra müdürlüğü tarafından haciz ve blokenin konulduğu, davalı bankanın icra müdürlüğü tarafından kendisine yazılan resmi yazı üzerine sözkonusu haciz ve blokeyi ilgili hesaba koyduğu, dolayısıyla davalı bankanın sözkonusu blokeyi kendi başına tek taraflı bir işlemle koymadığı resmi kurumun kararını infaz ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;2016 yılında yetkisiz mahkemece alınan eksik bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, davaya konu minibank hesabına ait sözleşmelerin dosyaya celp edilmediğini, sözleşmede ...'nin imzasının bulunmadığını, sadece veli sıfatıyla müvekkilinin yanında olduğunu, davalı Banka cevap dilekçesinde müvekkili adına müvekkilinin halası...'in talimatı ile hesap açıldığını, ödemelerin...'in kredi kartından her ay düzenli olarak yapıldığı açıkça ifade edilmiş olmasına rağmen ilgili hesap dökümünde parayı dava dışı ...'in yatırdığı araştırılmadan ve davalının babasının sadece hesap açılmasında veli olarak hesabın açılmasına müsaade eden kişi olduğu hususları araştırılmadan karar verildiğini, davalı bankanın, objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı bankanın hukuki sorumluluklarını, ihmalini değerlendirmeyen, tamamen davalı beyanlarına bağlı kalınarak mali müşavir bilirkişinin raporuna bağlı kalınarak hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6502 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) ve (k) bentleri, 73 ve 83 üncü maddesinin ikinci fıkrası.
2.Dairemizin 02.07.2007 tarih, 2006/7566E., 2007/10028K. ve 13.11.2007 tarih, 2006/6017E., 2007/2007/14245K. sayılı kararları.
3.Değerlendirme
1.Mevduat alacağının bankadan tahsiline yönelik somut uyuşmazlıkta Mahkemece, davalı bankadan gelen cevap yazılarına istinaden davacı ile dava dışı... ile dava dışı ... adına açılmış müşterek hesap olduğu kabul edilerek söz konusu hesaba İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2009/26595 E. sayılı dosyasından gelen haciz yazısı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de Mahkemece uyuşmazlık konusunda alanında uzman bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle mevduat sözleşmesinin hangi tarihte ve kimler arasında yapıldığı hususu incelenerek açıklığa kavuşturulması davacının itirazlarının değerlendirilmesi gerekirken sadece davalı banka tarafından gönderilen cevabi yazılar üzerinden eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2.Kabule göre de uyuşmazlık konusu mevduat hesabının müşterek hesap olması halinde Dairemizin yukarıda zikredilen kararlarında da belirtildiği üzere borçlu kişilerin müşterek ortak olduğu mevduat hesaplarında sadece borçlu olan ortağa düşen bedel üzerine haciz uygulanması gerekirken müşterek hesabın tamamı üzerine haciz işlemi yapılmak suretiyle hesaba bloke konulması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
V.KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931195900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz