YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6568 E. 2023/1445 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/428 E., 2019/336 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sermayesinin %99,79’unun İstanbul Büyükşehir Belediyesine, %0,21’inin İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı şirketlere (İSPARK vs) ait olan ve ilgili mevzuat hükümlerine göre kurulmuş bir özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, İstanbul’da kamu hizmeti verdiğini, tüm raylı ve metro ulaşımlarını sağladığını, davacının yaklaşık 80 tane markasının bulunduğunu, bu markaların neredeyse hepsinin, verdikleri hizmetlerin, yani metro, tramvay ve ulaşım gibi kelimelerinin asli unsur olarak kullanılması ile oluştuğunu, davacının 2017/105438 sayılı "Metro Türk" ibareli markanın, 39. sınıfta yer alan “Raylı sistemler taşımacılığı” hizmetlerinde adına tescili için başvuruda bulunduğu, ... Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 24.09.2018 tarih ve 2018/M-7993 sayılı kararı ile başvurunun, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmü gereğince, 2017/87189 sayılı “Metro Türk” ibareli marka gerekçe gösterilerek reddedildiğini, davacının markası ile redde gerekçe gösterilen markanın bir bütün olarak değerlendirildiğinde aynı olmadığını, redde gerekçe gösterilen markada şekil unsuru bulunmazken, davacının markasında ayırt edicilik sağlayan ve herkes tarafından bilinen İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve metronun logolarının bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tescili istenilen markanın redde mesnet olan marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer ve aynı sınıfa ilişkin olduğunu, bir başvurunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında mutlak ret sebebine dayanılarak reddi için aranmakta olan, başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması koşulu ve önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın kapsamında aynı veya aynı tür mal/hizmetlerin bulunması koşullarının her ikisinin birden somut olayda gerçekleşmiş olduğunu, tescili istenen “Metro Türk” ibaresinin redde mesnet olan “Metro Türk” ibareli marka ile görsel ve işitsel olarak aynı olduğunu, tescili istenilen marka kapsamındaki mal/hizmetlerin önceden başvurusu yapılmış olan ve redde mesnet teşkil eden markanın da kapsamında bulunduğunu, başvuru konusu markada kullanılan şekil unsurunun markalar arasındaki ayniyeti ortadan kaldırabilecek durumda olmadığını, iki markanın ortalama dikkate ve özene sahip müşteri kitlesi üzerinde aynı ticari kaynaktan geliyor olduğu fikrinin oluşturacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “Metro Türk” ibaresinin tescili talep edilen hizmetler bakımından ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğu, redde gerekçe marka tek başına bu ibareden oluşmakta iken dava konusu marka kapsamında yer alan ve görsel bakımdan kelime unsurları ile eşit baskınlıkta yer alan "Metro Türk + şekil" unsurlarının markaya belirli bir düzeyde ayırt edicilik kattığı, dava konusu marka ile redde gerekçe marka bir bütün olarak değerlendirildiğinde her ne kadar kelime unsurları bakımından aynılık söz konusu olduğundan işitsel benzerlikten bahsedilebilirse de dava konusu markanın içerdiği şekil unsurları nedeniyle markaların görsel bakımdan ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olmadığı, davaya konu 2017/105438 sayılı “Metro Türk” ibareli marka ile redde gerekçe 2017/87189 sayılı “Metro Türk” ibareli markanın, “raylı sistemler taşımacılığı” hizmetleri bakımından aynı emtiayı içeriyor olsa da 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 24.09.2018 tarih, 2018/M-7993 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu, tescili istenilen marka ile redde mesnet olan markanın görsel ve işitsel olarak aynı olduğunu, ayrıca tescili istenilen marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin redde mesnet teşkil eden markanın da kapsamında bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının marka tescil başvurusu ile redde mesnet markanın 39. sınıfta aynı hizmetlerde kullanılmak istenmesine ve her iki markada da “Metro Türk” ibaresi yer alsa da, davacının marka tescil başvurusunda bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait belli bir bilinirliğe sahip logo ile kırmızı lacivert yer gösterme simgesini andıran işaretin, dava konusu başvuruyu, redde mesnet markadan, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan çıkardığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının markası ile redde mesnet marka arasında 6769 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında ayniyet veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olup olmadığı, YİDK kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmü.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3560 E. 2024/6434 K.
Ortak:ayırt edicilik · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz kararda… e gerekçe gösterilen markanın bir bütün olarak değerlendirildiğinde aynı olmadığını, redde gerekçe gösterilen markada şekil unsuru bulunmazken, davacının markasında «ayırt edicilik» sağlayan ve herkes tarafından bilinen İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve metronun logolarının bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
… LK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “Metro Türk” ibaresinin tescili talep edilen hizmetler bakımından «ayırt ediciliği» düşük bir ibare olduğu, redde gerekçe marka tek başına bu ibareden oluşmakta iken dava konusu marka kapsamında yer alan ve görsel bakımdan kelime unsurları ile eşi …
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin "Metro" ibaresini ihtiva eden 100’e yakın markanın sahibi olduğunu, taraf markalarının «iltibasa» neden olacak düzeyde benzer bulunduğunu, başvuruda yer alan "TR" ibaresinin yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
… leme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak bir benzerlik bulunsa da benimsenen bilirkişi raporunda da ifade edildiği gibi dava konusu başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı, taraf markaları arasında «iltibas» koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
… kkilinin 100'e yakın "metro" ibareli markanın sahibi olduğunu, anılan ibarenin müvekkili ile özdeşleştiğini, dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında «iltibas» bulunduğunu, "TR" ibaresi ile dava konusu markaya «ayırt edicilik» sağlanmadığını, davacının sadece İstanbul'da faaliyet göstermesi, müvekkilinin ise 81 ilde faaliyet göstermesi nedeniyle dava konusu başvurunun müvekkiline ait old …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik · kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · iltibas
Benzer bu kararda… cı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin %99,79’u İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne, %0,21’i İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı şirketlere ait olan özel hukuk «tüzel kişiliği» haiz bir şirket olduğunu, müvekkilinin "Metro TR" ibareli ve 2016/61997 sayılı başvurusunun, davalı Şirketin "metro" ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu, «iltibas» gerekçesiyle nihai olarak dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığı gibi dava konusu başvurunun müvekkilinin …
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin "Metro" ibaresini ihtiva eden 100’e yakın markanın sahibi olduğunu, taraf markalarının «iltibasa» neden olacak düzeyde benzer bulunduğunu, başvuruda yer alan "TR" ibaresinin yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
… leme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak bir benzerlik bulunsa da benimsenen bilirkişi raporunda da ifade edildiği gibi dava konusu başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı, taraf markaları arasında «iltibas» koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6318 E. 2024/2412 K.
Ortak:YİDK kararının iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · iltibas
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; başvuruya konu işaret ile redde mesnet marka arasında «ortalama tüketicinin» görsel, işitsel ve kavramsal algısı bakımından «iltibasa» neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6693 E. 2024/3051 K.
Ortak:YİDK kararının iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3348 E. 2011/1840 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · sınırlı sorumluluk · taşıma sözleşmesi · temerrüt faizi · maddi tazminat · avans faizi · temerrüt
Benzer bu kararda2- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava TTK'da düzenlenen «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanmasına göre, TTK.12/10.bendi ve aynı kanunun 3.maddesi uyarınca bu müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlerin ticari iş sayılmasına ve 3095 sayılı yasanın 2/2.maddesi uyarınca "arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizi», T.C.Merkez Bankası’nın kısa vadeli krediler için öngördüğü «avans faiz» oranına göre istenebileceği”belirtilmiş olmasına göre, olayda istem gibi avans faizine hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu …
Şti. ..., Metro A.Ş. ve «poliçe limiti» ile «sınırlı sorumlu» Garanti Sigorta A.Ş’den faizi ile tahsiline, davacı ... için 10.000 YTL manevi, davacı ... için 15.000 YTL manevi tazminatın davalı ...Ş. dışındaki davalılardan faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 8.829,23 YTL maddi ve davacı ... için 12.117,95 YTL «maddi tazminatın» davalılar ..., Alvira Turizm Ltd.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6568 E. , 2023/1445 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1637 Esas, 2021/902 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/428 E., 2019/336 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sermayesinin %99,79’unun İstanbul Büyükşehir Belediyesine, %0,21’inin İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı şirketlere (İSPARK vs) ait olan ve ilgili mevzuat hükümlerine göre kurulmuş bir özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, İstanbul’da kamu hizmeti verdiğini, tüm raylı ve metro ulaşımlarını sağladığını, davacının yaklaşık 80 tane markasının bulunduğunu, bu markaların neredeyse hepsinin, verdikleri hizmetlerin, yani metro, tramvay ve ulaşım gibi kelimelerinin asli unsur olarak kullanılması ile oluştuğunu, davacının 2017/105438 sayılı "Metro Türk" ibareli markanın, 39. sınıfta yer alan “Raylı sistemler taşımacılığı” hizmetlerinde adına tescili için başvuruda bulunduğu, ...
Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 24.09.2018 tarih ve 2018/M-7993 sayılı kararı ile başvurunun, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmü gereğince, 2017/87189 sayılı “Metro Türk” ibareli marka gerekçe gösterilerek reddedildiğini, davacının markası ile redde gerekçe gösterilen markanın bir bütün olarak değerlendirildiğinde aynı olmadığını, redde gerekçe gösterilen markada şekil unsuru bulunmazken, davacının markasında ayırt edicilik sağlayan ve herkes tarafından bilinen İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve metronun logolarının bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tescili istenilen markanın redde mesnet olan marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer ve aynı sınıfa ilişkin olduğunu, bir başvurunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında mutlak ret sebebine dayanılarak reddi için aranmakta olan, başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması koşulu ve önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın kapsamında aynı veya aynı tür mal/hizmetlerin bulunması koşullarının her ikisinin birden somut olayda gerçekleşmiş olduğunu, tescili istenen “Metro Türk” ibaresinin redde mesnet olan “Metro Türk” ibareli marka ile görsel ve işitsel olarak aynı olduğunu, tescili istenilen marka kapsamındaki mal/hizmetlerin önceden başvurusu yapılmış olan ve redde mesnet teşkil eden markanın da kapsamında bulunduğunu, başvuru konusu markada kullanılan şekil unsurunun markalar arasındaki ayniyeti ortadan kaldırabilecek durumda olmadığını, iki markanın ortalama dikkate ve özene sahip müşteri kitlesi üzerinde aynı ticari kaynaktan geliyor olduğu fikrinin oluşturacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “Metro Türk” ibaresinin tescili talep edilen hizmetler bakımından ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğu, redde gerekçe marka tek başına bu ibareden oluşmakta iken dava konusu marka kapsamında yer alan ve görsel bakımdan kelime unsurları ile eşit baskınlıkta yer alan "Metro Türk + şekil" unsurlarının markaya belirli bir düzeyde ayırt edicilik kattığı, dava konusu marka ile redde gerekçe marka bir bütün olarak değerlendirildiğinde her ne kadar kelime unsurları bakımından aynılık söz konusu olduğundan işitsel benzerlikten bahsedilebilirse de dava konusu markanın içerdiği şekil unsurları nedeniyle markaların görsel bakımdan ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olmadığı, davaya konu 2017/105438 sayılı “Metro Türk” ibareli marka ile redde gerekçe 2017/87189 sayılı “Metro Türk” ibareli markanın, “raylı sistemler taşımacılığı” hizmetleri bakımından aynı emtiayı içeriyor olsa da 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 24.09.2018 tarih, 2018/M-7993 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu, tescili istenilen marka ile redde mesnet olan markanın görsel ve işitsel olarak aynı olduğunu, ayrıca tescili istenilen marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin redde mesnet teşkil eden markanın da kapsamında bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının marka tescil başvurusu ile redde mesnet markanın 39. sınıfta aynı hizmetlerde kullanılmak istenmesine ve her iki markada da “Metro Türk” ibaresi yer alsa da, davacının marka tescil başvurusunda bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait belli bir bilinirliğe sahip logo ile kırmızı lacivert yer gösterme simgesini andıran işaretin, dava konusu başvuruyu, redde mesnet markadan, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan çıkardığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının markası ile redde mesnet marka arasında 6769 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında ayniyet veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olup olmadığı, YİDK kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmü.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931191300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz