6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacaklının şirketin bölünme işleminin iptalini dava etme ehliyeti bulunmaması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7469 E. 2023/1622 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Alacaklılara şirketin bölünme işleminin iptalini dava etme hakkı tanınmadığından bu sıfatla açılan davada aktif dava ehliyeti yoktur; dava konusuz kalsa dahi dava açıldığı an itibariyle davalı haklı sayılır ve davalı lehine vekâlet ücreti takdir edilir.

Ele alınan sorunlar

Alacaklı sıfatındaki davacıların, şirketin bölünme işleminin iptalini dava etme (aktif dava) ehliyetinin bulunup bulunmadığı ve buna bağlı olarak konusuz kalan davada vekâlet ücretinin kim lehine takdir edileceği → ret

İddia: Davalı, alacaklıların tehlikeye düşmesi söz konusu olmadığından teminat gösterme zorunluluğu bulunmadığını, davanın haksız açıldığını ve davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kanun, davacılara alacaklı sıfatıyla bölünme işleminin iptali ile ilgili dava açma hakkı tanımadığından davacıların aktif dava ehliyeti bulunmamakta; bu nedenle dava açıldığı an itibariyle davalı tarafın haklı olduğunun kabulü gerekir; kendisini vekille temsil ettiren davalı şirket lehine vekâlet ücreti takdiri doğru olacağından, konusuz kalan davada davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Alacaklının şirketin bölünme işleminin iptalini dava etme ehliyetinin bulunmadığı ve konusuz kalan davada davalı lehine vekâlet ücreti takdiri gerektiği yönünden emsal değeri taşır.

Usul tespitleri

Dava şartı
aktif dava ehliyeti (dava açma hakkı)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin bölünmesi bölünme işleminin iptali aktif dava ehliyeti alacaklının dava hakkı konusuz kalma vekâlet ücreti

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1908 E. 2013/18517 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hisse Devrinin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15070 E. 2013/16930 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/7469 E.  ,  2023/1622 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/935 Esas, 2021/975 Karar

HÜKÜM

İstinaf başvurusunun kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/247 E., 2018/925 K.

Taraflar arasındaki şirketin bölünme işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı firma ile müvekkilleri arasında arsa payı karşılığı inşaat yapımı ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi akdedildiğini, müvekkillerin davalı yüklenici firmanın sözleşmeyle kararlaştırılan teminat mektubunu vermemesi, davalı ile akdettikleri sözleşmenin davalının işi bilinçli olarak geciktirmesi nedeniyle noter aracılığıyla feshedildiğini, davalı şirketin yayınladığı ilanlara göre bölünmeye gittiğini, bundan dolayı sermayenin azaltılması sonucunun doğacağını, alacakların ortak teminatlarını da azaltmış olacağını belirterek davalının bölünme işleminin iptaline, bu talebin kabul edilmemesi halinde taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen teminat miktarından az olmamak üzere teminat gösterilene kadar bölünme işleminin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sermaye değerinde bir değişiklik yapılmaksızın bölünme işlemlerini başlattığını ancak sözleşmenin diğer tarafının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, müvekkili şirketin ise bölünme işlemlerini durdurduğunu fakat bu durdurmanın huzurdaki davadan bağımsız olarak gerçekleştiğini belirterek açılan davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin bölünme işlemlerinin gerçekleştirileceğinden bahisle Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan yaptırdığı, davacının bu ilan üzerine işbu davayı açtığı, yönetim kurulu kararından sonra 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 173 üncü maddesine göre genel kuruldan onama kararı alınması gerektiği ancak iptal edilecek genel kurulca alınmış bir bölünme kararının olmadığı, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, konusuz kalan davada, dava tarihi itibariyle davacıların, Ticaret Sicil Gazetesi'nde yapılan ilanları görerek dava açmasında haklı olduğu, davanın davalının bölünme işlemlerinden vazgeçmesi üzerine konusuz kaldığı gerekçesiyle davacı taraf lehine maktu vekâlet ücreti takdirine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar tarafından müvekkiline gönderilen teminat talebini içerir ihtarnameye verilen cevapta şirketin bölünme işleminin gerçekleştirilmesi halinde sermaye tutarında herhangi bir değişiklik yapılmayacağının bu nedenle de varsa alacaklıların zarara uğramayacağının davacılara bildirildiğini, davanın haksız olarak açıldığını, ayrıca alacaklıların tehlikeye düşmesi gibi bir durum söz konusu olmadığından müvekkili şirket tarafından teminat gösterme zorunluluğunun bulunmadığını, bu nedenle davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un davacılara alacaklı sıfatıyla bölünme işleminin iptali ile ilgili dava açma hakkı tanınmadığı, davacıların aktif dava ehliyetlerinin bulunmaması nedeniyle davanın açıldığı an itibariyle davalı tarafın haklı olduğunu kabul etmek gerektiği, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı şirket lehine vekâlet ücreti takdirinin doğru olacağı, bu hususlar dikkate alınarak davalı şirket lehine vekâlet ücreti takdiri gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, davalı lehine 4.080,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava açma hakkı olmadığı belirtilmesine rağmen kararda konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, gerekçe ile hükmün çeliştiğini, davanın bölünmenin iptaline ilişkin olmadığını, aleyhine vekâlet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, şirketin bölünme kararının iptalinin talep edilip edilemeyeceği hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931118700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/935 E. 2021/975 K.

Konusuz kalan bölünme iptali davasında vekalet ücretinin haklılık ölçütüne göre belirlenmesi

Gerekçe özeti

Kanunda alacaklılara birleşme, bölünme veya tür değiştirme kararına karşı iptal davası açma hakkı tanınmamışsa, alacaklı sıfatıyla açılan bu tür bir iptal davasının konusuz kalması halinde, HMK m.331 uyarınca haklılık değerlendirmesi yapılırken davacının aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle dava tarihi itibariyle davalının haklı olduğu kabul edilir ve vekalet ücreti davalı lehine takdir edilir.

Emsal değeri

Şirket alacaklılarının bölünme/birleşme/tür değiştirme kararlarına karşı iptal davası açma hakkının bulunmadığı ve bu nedenle konusuz kalan davada vekalet ücretinin davalı lehine takdir edileceği yönündeki değerlendirme, benzer bölünme iptali davalarında haklılık tespiti açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: şirket bölünmesi bölünme kararının iptali aktif dava ehliyeti konusuz kalma vekalet ücreti haklılık ölçütü

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/935

KARAR NO 2021/975

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/11/2018

NUMARASI 2018/247 Esas 2018/925 Karar

DAVA

Şirket Bölünme İşleminin İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/06/2021

Konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalı firma ile müvekkilleri arasında arsa payı karşılığı inşaat yapımı ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi akdedildiğini, müvekkillerin davalı yüklenici firmanın sözleşmeyle kararlaştırılan teminat mektubunu vermemesi, davalı ile akdettikleri sözleşmeyi davalının işi bilinçli olarak geciktirmesi nedeniyle noter aracılığıyla feshedildiğini, davalı şirketin yayınladığı ilanlara göre bölünmeye gittiğini, bundan dolayı sermayenin azaltılması sonucunun doğacağını, iş bu fiili azalma, sermaye ile alacakların ortak teminatlarını da azaltmış olacağı belirtilerek, davalının bölünme işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkilinin sermaye değerinde bir değişiklik yapılmaksızın bölünme işlemlerini başlattığını, ancak sözleşmenin diğer tarafının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, müvekkili şirketin ise bölünme işlemlerini durdurduğunu, fakat bu durdurmanın huzurdaki davadan bağımsız olarak gerçekleştiğini belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, dava dilekçesi ekindeki belgelere göre, davalı şirketin bölünme işlemlerinin gerçekleştirileceğinden bahisle 04/01/2018, 11/01/2018, 18/01/2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan yaptırdığı, davacının bu ilan üzerine iş bu davayı açtığı, ne var ki yönetim kurulu kararından sonra TTK.nun 173. Maddesine göre genel kuruldan onama kararı alınması gerektiği, ancak ön inceleme aşamasında davalı şirketin artık böyle bir amacının da kalmadığı, diğer bir ifadeyle iptal edilecek genel kurulca alınmış bir bölünme kararının olmadığı, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, konusuz kalan davada, dava tarihi itibariyle davacıların, Ticaret Sicil Gazetesi'nde yapılan ilanları görerek dava açmasında haklı olduğu, davanın davalının bölünme işlemlerinden vazgeçmesi üzerine konusuz kaldığı gerekçesiyle davacı taraf lehine maktu vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; davacılar tarafından müvekkiline gönderilen teminat talebini içerir ihtarnameye verilen cevapta şirketin bölünme işleminin gerçekleştirilmesi halinde sermaye tutarında herhangi bir değişiklik yapılmayacağının bu nedenle de varsa alacaklıların zarara uğramayacağının davacılara bildirildiğini, sicil gazetesinde yapılan ilanda da sermaye tutarında bir değişiklik yapılmayacağının ilan edildiğini, buna karşılık davanın haksız olarak açıldığını, ayrıca alacaklıların tehlikeye düşmesi gibi bir durum söz konusu olmadığından müvekkili şirket tarafından teminat gösterme zorunluluğunun bulunmadığını, bu nedenle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; şirket bölünme işleminin iptali istemine ilişkindir. TTK'nın 192'nci maddesinde birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin hükümlerin ihlali hâlinde, birleşme, bölünme ve tür değiştirme kararına olumlu oy vermemiş ve bunu tutanağa geçirmiş bulunan birleşmeye, bölünmeye veya tür değiştirmeye katılan şirketlerin ortaklarının; bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren iki ay içinde iptal davası açabilecekleri düzenlenmiştir. Şirket alacaklarına ise TTK m.173-175 hükümlerine göre teminat isteme hakkı ile bölünme işlemine katılan ve kusurları ile zarara neden olan kişilere karşı sorumluluk davası açma hakkı (TTK m.193) tanınmıştır. Buna karşılık şirket alacaklılarına;

birleşme, bölünme ve tür değiştirme kararlarına karşı iptal davası açma hakkı tanınmamıştır. Somut olayda, davalı şirket yönetim kurulunca 14/12/2017 tarihinde bölünme kararının alındığı, 04/01/2018, 11/01/2018, 18/01/2018 tarihlerince Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan yapılması üzerine 27/02/2018 tarihinde bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yönetim kurulu kararından sonra TTK.nun 173. maddesine göre genel kuruldan onama kararı alınması gerektiği, ancak ön inceleme aşamasında davalı şirketin artık böyle bir amacının kalmadığı, diğer bir ifadeyle iptal edilecek (genel kurulca alınmış) bir bölünme kararının olmadığı gerekçesiyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hüküm davalı vekili tarafından sadece vekalet ücreti yönünden istinaf edilmiştir.

Davanın konusuz kalması nedeniyle HMK m.331 uyarınca yapılan değerlendirmede; Kanunda davacılara alacaklı sıfatıyla bölünme işleminin iptali ile ilgili dava açma hakkı tanınmadığından davacıların aktif dava ehliyetlerinin bulunmaması nedeniyle davanın açıldığı an itibariyle davalı tarafın haklı olduğunu kabul etmek gerektiğinden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı şirket lehine vekalet ücreti takdiri gerekir. Bu itibarla ilk derece mahkemesince, açıklanan bu hususlar dikkate alınarak davalı şirket lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, davalı lehine 4.080-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/247 Esas-2018/925 Karar sayılı ve 28/11/2018 tarihli kararın HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; Alınması gereken 59,30-TL'den davacı tarafça peşin yatırılan 35,90-TL harcın mahsubu ile 23,40-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 71,80-TL peşin harçlar ile 101-TL posta masrafı olmak üzere 172,80-TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Davalı lehine 4.080-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine," İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 44,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan 23,50-TL posta masrafının davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 24/06/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.