YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7247 E. 2023/1595 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iptal davası↗ kâr dağıtımı↗ ortalama tüketici↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ terkin↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/454 E., 2019/367 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının T/02261, 2013/90398, 2013/90404 sayılı; “LESCON”, “lescon”, “şekil” markanın sahibi olduğu, spor ayakkabıları tasarımı, imalatı, satışı ve dağıtımı işiyle iştigal ettiğini, müvekkilinin ürünlerinin tasarımını kendisinin yaptığını, gerek marka gerek tasarımlar için emek ve para harcayarak tanıtım çalışmalarında bulunduğunu, davalının marka başvurusu ile müvekkilinin markaları karşılaştırıldığında, davalının 2017/10389 sayılı “şekil” marka başvuru dizaynının müvekkilinin tescilli tanınmış markalarında kullanılan şekil dizaynına ayniyet derecesinde benzer olduğunu, her iki firmanın da spor giyim sektöründe faaliyet göstermesi dolayısıyla hedef kitlesinin, pazarlanan malların ve satış kanallarının aynı olduğunu, dolayısıyla yapılan kötü niyetli tescil müracaatının, müvekkilinin 1990 yılından bu yana gösterdiği çaba, emek, yatırım ve tanınmış marka oluşundan haksız şekilde faydalanmayı hedeflediğini, davalının, müvekkilinin tanınmış markalarından haberdar olması gerekirken bu markaya ayniyet derecesinde benzer olan markasını tescil ettirmek istemesinin açıkça kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 10.11.2018 tarih ve 2018/M-9509 sayılı kararının iptali ile 2017/10389 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaların, ortalama tüketici kitlesinin genel izlenimi ve bütüncül bakış açısına göre karşılaştırıldığında, marka işaretleri bakımından markalar arasında belirli düzeyde görsel benzerlik bulunduğu, dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait markaların mal/hizmet listeleri kapsamında 25 ve 35 inci sınıfta yer alan mallar/hizmetlerin bulunduğu, 25 ve 35 inci sınıfa dahil mallar/hizmetler bakımından, dava konusu marka ile davacının başvurunun reddine mesnet olarak ileri sürdüğü markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, dosya içeriğinde davalının marka tescilinin kötü niyetli yaptığına dair delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 10.11.2018 tarih ve 2018/M-9509 sayılı kararının iptaline, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük ve terkin konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı TPMK vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu marka başvurusu ile davalı markası arasında karıştırılacak kadar benzerlik bulunmadığını, somut olayda kanuni şartlar gerçeklememiş olduğundan ilk derece mahkemesi kararının yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai ve Mülkiyet Kanun'u 6 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2934 E. 2023/6676 K.
Ortak:kâr dağıtımı · ortalama tüketici
İncelediğiniz kararda… a dilekçesinde; davacının T/02261, 2013/90398, 2013/90404 sayılı; “LESCON”, “lescon”, “şekil” markanın sahibi olduğu, spor ayakkabıları tasarımı, imalatı, satışı ve «dağıtımı» işiyle iştigal ettiğini, müvekkilinin ürünlerinin tasarımını kendisinin yaptığını, gerek marka gerek tasarımlar için emek ve para harcayarak tanıtım çalışmalarında …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaların, «ortalama tüketici» kitlesinin genel izlenimi ve bütüncül bakış açısına göre karşılaştırıldığında, marka işaretleri bakımından markalar arasında belirli düzeyde görsel benzerlik bulunduğu, dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait markaların mal/hizmet listeleri kapsamında 25 ve 35 inci sınıfta yer alan mallar/hizmetlerin bulunduğu, 25 ve 35 inci sınıfa «dahil» mallar/hizmetler bakımından, dava konusu marka ile davacının başvurunun reddine mesnet olarak ileri sürdüğü markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, dosya içeriğinde davalının marka tescilinin kötü niyetli yaptığına dair delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 10.11.2018 tarih ve 2018/M-9509 sayılı kararının «iptaline, davaya» konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük ve «terkin» konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin spor ayakkabıların tasarımı, imalatı, satışı ve «dağıtımı» işiyle iştigal ettiğini, kendi ürünlerini tasarladığını, marka ve tasarımlar için emek ve para harcayarak tanıtım çalışmalarında bulunduğunu, yurt içinde ve dışında fuarlara katıldığını, spor kulüplerine destek verdiğini, sponsorluk anlaşmaları imzaladığını, tescilli "Lescon" ibareli ve "şekil" markalarının bulunduğunu, davalının "SİNBAD+şekil" ibareli markasına yaptıkları itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa dava konusu markada kullanılan şekil unsurunun davacının markalarında yer alan şekil unsuru ile aynı olduğunu, davacı markalarının tanınmış olduğunu, davacı markalarından haberdar olan davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2018-M-7408 sayılı YİDK kararının iptalini ve markanın yenilik ve «ayırt edicilik» vasfının bulunmadığının tespiti ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
… n kararı ile davalının "Şekil+SINBAD" ibareli başvuru markasıyla davacının "Şekil" ibareli tescilli 2013/90404 ve 2011/08858 sayılı markaları arasında görsel olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının 2013/90404 ve 2011/08858 sayılı markalarındaki şekil unsurunun biri kavisli büyük, biri ise düz küçük şeklind …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet · ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu kararda… a imkanı olmayan kişinin zihnindeki intiba ile davacıya ait markaların bıraktığı intibanın aynı olmadığını, dava konusu markada yer alan "SINBAD" ibaresinin yeterli «ayırt ediciliği» sağladığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığını, «kötüniyet» iddialarının ispatlanamadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin spor ayakkabıların tasarımı, imalatı, satışı ve «dağıtımı» işiyle iştigal ettiğini, kendi ürünlerini tasarladığını, marka ve tasarımlar için emek ve para harcayarak tanıtım çalışmalarında bulunduğunu, yurt içinde ve dışında fuarlara katıldığını, spor kulüplerine destek verdiğini, sponsorluk anlaşmaları imzaladığını, tescilli "Lescon" ibareli ve "şekil" markalarının bulunduğunu, davalının "SİNBAD+şekil" ibareli markasına yaptıkları itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa dava konusu markada kullanılan şekil unsurunun davacının markalarında yer alan şekil unsuru ile aynı olduğunu, davacı markalarının tanınmış olduğunu, davacı markalarından haberdar olan davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2018-M-7408 sayılı YİDK kararının iptalini ve markanın yenilik ve «ayırt edicilik» vasfının bulunmadığının tespiti ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
… n kararı ile davalının "Şekil+SINBAD" ibareli başvuru markasıyla davacının "Şekil" ibareli tescilli 2013/90404 ve 2011/08858 sayılı markaları arasında görsel olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının 2013/90404 ve 2011/08858 sayılı markalarındaki şekil unsurunun biri kavisli büyük, biri ise düz küçük şeklind …
… Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu markada yer alan şekil unsurunun davacının itirazına mesnet 2011/08858 sayılı ve 2013/90404 sayılı markalarını oluşturan ş …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8352 E. 2022/4951 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13619 E. 2011/5925 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı · ilan · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait ürünlerin teknik bir zorunluluk arz etmediği halde davacıya ait tablet ve blisterleri ile renk şekil yerleşim dizaynı açısından ayniyet derecesinde benzer olduğu ve «iltibasa» meydan verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, «masrafı» davacıdan alınarak hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
2) Ancak, mahkemece davanın kabulüne ve hükmün «ilanına» karar verilmiş olmakla 556 sayılı KHK’nun 72. maddesi uyarınca ilan «masrafının» davalıdan alınmasına karar verilmesi gerekirken, davacıdan alınmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekir ise de ya …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7247 E. , 2023/1595 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1652 Esas, 2021/870 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/454 E., 2019/367 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının T/02261, 2013/90398, 2013/90404 sayılı; “LESCON”, “lescon”, “şekil” markanın sahibi olduğu, spor ayakkabıları tasarımı, imalatı, satışı ve dağıtımı işiyle iştigal ettiğini, müvekkilinin ürünlerinin tasarımını kendisinin yaptığını, gerek marka gerek tasarımlar için emek ve para harcayarak tanıtım çalışmalarında bulunduğunu, davalının marka başvurusu ile müvekkilinin markaları karşılaştırıldığında, davalının 2017/10389 sayılı “şekil” marka başvuru dizaynının müvekkilinin tescilli tanınmış markalarında kullanılan şekil dizaynına ayniyet derecesinde benzer olduğunu, her iki firmanın da spor giyim sektöründe faaliyet göstermesi dolayısıyla hedef kitlesinin, pazarlanan malların ve satış kanallarının aynı olduğunu, dolayısıyla yapılan kötü niyetli tescil müracaatının, müvekkilinin 1990 yılından bu yana gösterdiği çaba, emek, yatırım ve tanınmış marka oluşundan haksız şekilde faydalanmayı hedeflediğini, davalının, müvekkilinin tanınmış markalarından haberdar olması gerekirken bu markaya ayniyet derecesinde benzer olan markasını tescil ettirmek istemesinin açıkça kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 10.11.2018 tarih ve 2018/M-9509 sayılı kararının iptali ile 2017/10389 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaların, ortalama tüketici kitlesinin genel izlenimi ve bütüncül bakış açısına göre karşılaştırıldığında, marka işaretleri bakımından markalar arasında belirli düzeyde görsel benzerlik bulunduğu, dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait markaların mal/hizmet listeleri kapsamında 25 ve 35 inci sınıfta yer alan mallar/hizmetlerin bulunduğu, 25 ve 35 inci sınıfa dahil mallar/hizmetler bakımından, dava konusu marka ile davacının başvurunun reddine mesnet olarak ileri sürdüğü markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, dosya içeriğinde davalının marka tescilinin kötü niyetli yaptığına dair delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 10.11.2018 tarih ve 2018/M-9509 sayılı kararının iptaline, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük ve terkin konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı TPMK vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu marka başvurusu ile davalı markası arasında karıştırılacak kadar benzerlik bulunmadığını, somut olayda kanuni şartlar gerçeklememiş olduğundan ilk derece mahkemesi kararının yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai ve Mülkiyet Kanun'u 6 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931093000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz