Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7217 E. 2023/1594 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mükerrerlik↗ sicilden terkin↗ terkin↗ kötüniyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ cy/cy kaydı↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/464 E., 2019/212 K.
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış "HELLA" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin markası ile aynı olan "Hella" ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, tarafların otomotiv sektöründe faaliyette bulunduğunu, markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas tehlikesi olduğunu, tüm dünyada "Hella" ibaresi dendiğinde reflkes olarak müvekkili ve müvekkili şirket ürünlerinin akla geldiğini, Hella
markasının herhangi bir kelime anlamı bulunmayan ve üzerinde düşünülerek oluşturulmuş, reklam değeri yüksek ve tanınmışlık değeri sektörün dışına taşmış bir marka olduğunu, bu nedenle koruma düzeyinin yüksek bulunduğunu, davalı ... davalının ortağı olduğu Bahadır Kimya Ürünleri Ltd. Şti. firmasının Hella markasıyla antifriz, motor yağı, balata spreyi gibi ürünler ürettiğini, davalının otomobil sektöründe faaliyet gösteren müvekkiline ait firmanın tanınmışlığını sömürdüğünü, davalının ürünleri ile ilgili olarak her gün onlarca kişinin müvekkili ile iletişime geçtiğini, davalının kötüniyetli olduğunu, dünya çapında tanınmış markalarını davalı tarafın bilmemesinin mümkün bulunmadığını, dava konusu markanın 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin beşinci fıkrası ve Paris Sözleşmesini'nin 1 inci Mükerrer 6 ıncı maddesi gereğince tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğü şartlarının oluştuğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2016/95540 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının markasının tanınmış olduğunu iddia etmesine rağmen TPMK nezdinde tanınmış olduğuna dair kaydın bulunmadığını, taraf markalarının emtialarının farklı olduğunu, davacı markalarının farlar, sis lambaları, spor projektörleri, stop lambaları ve benzeri birkaç emtia için bilindiğini, davacının ürünlerinin butik yerlerde bulunmasına karşın müvekkilinin emtialarının petrol istasyonlarında ve alelade oto tamir dükkânlarında bulunduğunu, taraf ürünlerinin satış fiyatlarının da birbirine yakın olmadığını, tüketici kitlesi profilinin birbirinden farklı bulunduğunu, marka tescilinin kötüniyetli olduğu iddiasının tutarsız olduğunu, Hella ibaresi anlamsız olsa da telaffuzu kolay ve tesadüfen seçilebilecek bir marka olduğunu, davacının Hella markasını kullanırken sarı renk kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait "Hella" (2016/95540) ibareli marka ile davacıya ait 154925, 115343 ve 2009 32060 sayılı "HELLA" asli unsurlu markalar arasında görsel ve sesçil ayniyete yakın benzerlik olmakla beraber kapsamlarındaki mallar aynı olmadığından markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesi ve ( 556 sayılı KHK 8 inci maddesinin birinci fıkrası) anlamında iltibas oluşmadığı, diğer yönden davalı markasının kötüniyetli tescil edildiği de kanıtlanmadığı, ancak benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının "HELLA" markasının özellikle otomobil farları ile otomobil yedek parçaları konusunda belli bir bilinirliğe ulaştığı, Hella ibaresinin özgün ve yaratılmış bir kelime olması hususu da dikkate alındığında davalı adına 2016 95540 sayı ile tescilli markanın kapsamında 4 üncü sınıfta yer alan "Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları" emtiası bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2016/95540 sayılı markanın kapsamında yer alan 4. sınıftaki "Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici- ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları," malları yönünden markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının kötü niyetli olduğunu, davalının tüm dünyada otomotiv sektöründe pazarın lideri konumunda bulunan ve tanınmış olan müvekkili markalarının benzerlerini ülkemizde tescil ettirerek sömürmeyi ve bu yöntemle haksız kazanç sağlamayı ana uğraşı haline getirdiğini, davalının başkaca dünyaca ünlü otomotiv marklarının benzerlerinin tescil ettirmeye çalıştığını, davalının ve ortağı olduğu şirketin otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğini, kendisine ait iş yerinde müvekkilinin markalarını kullandığı ürünleri sattığını, davalının da kabulünde olduğu üzere taraf markaları arasında ayniyet bulunduğunu, çağdaş marka hukuk gereği iltibas değerlendirilmesinde markaların tescilli oldukları nice sınıflarının bağlayıcı olmadığını, müvekkiline ait markaların dünya çapında bir çok sınıfta tescilli bulunduğunu, her iki tarafın otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğinin ve araçlar için yedek parça/bakım parçaları ürettiğinin açık olduğunu, dolayısıyla dava konusu marka kapsamında yer alan ürünlerin taşıtlar için üretildiği, aynı yerlerde ve aynı müşteri kitlesine sunulduğu dikkate alındığında dava konusu marka kapsamındaki tüm sınıflar yönünde iltibasın oluştuğunu, davalı adına tescilli başka bir "Hella" ibareli markanın hükümsüzlüğü için Ankara 4 Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/449 E. sayılı dava dosyasına açılan davada alınan bilirkişi raporunda davalının kötüniyetli olduğunun belirtildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinde yer alan Dr. İ. F.''in müvekkilinin başka bir "hella" ibareli markanın başvurusuna davacının itirazın inceleyen YİDK'te yer aldığını ve davacının itirazının yerinde olmadığı yönünde görüş belirttiğini, bu nedenle somut uyuşmazlık bakımından bilirkişi olarak mütala da bulunması ve bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul yönünden hatalı bulunduğunu, taraf markalarının kapsamında yer alan malların farklı olduğunu, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişilerin yetersiz bulunduğunu, davacı markasının tanınmış bulunmadığını, sunulan delillerin markanın yurt dışındaki kullanımlarına ilişkin olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle kararın bozulmasını istemiştirler.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6799 E. 2024/2974 K.
Ortak:kötüniyet · iltibas
İncelediğiniz kararda… arkalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesi ve ( 556 sayılı KHK 8 inci maddesinin birinci fıkrası) anlamında «iltibas» oluşmadığı, diğer yönden davalı markasının «kötüniyetli» tescil edildiği de kanıtlanmadığı, ancak benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının "HELLA" markasının özellikle otomobil farları ile otomobil yedek parçaları ko …
… müvekkilinin markalarını kullandığı ürünleri sattığını, davalının da kabulünde olduğu üzere taraf markaları arasında ayniyet bulunduğunu, çağdaş marka hukuk gereği «iltibas» değerlendirilmesinde markaların tescilli oldukları nice sınıflarının bağlayıcı olmadığını, müvekkiline ait markaların dünya çapında bir çok sınıfta tescilli bulunduğunu, her iki tarafın otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğinin ve araçlar için yedek parça/bakım parçaları ürettiğinin açık olduğunu, dolayısıyla dava konusu marka kapsamında yer alan ürünlerin taşıtlar için üretildiği, aynı yerlerde ve aynı müşteri kitlesine sunulduğu dikkate alındığında dava konusu marka kapsamındaki tüm sınıflar yönünde iltibasın oluştuğunu, davalı adına tescilli başka bir "Hella" ibareli markanın hükümsüzlüğü için Ankara 4 Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/449 E. sayılı dava dosyasına açılan davada alınan bilirkişi raporunda davalının «kötüniyetli» olduğunun belirtildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini iste …
… rın otomotiv sektöründe faaliyette bulunduğunu, markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca «iltibas» tehlikesi olduğunu, tüm dünyada "Hella" ibaresi dendiğinde reflkes olarak müvekkili ve müvekkili şirket ürünlerinin akla geldiğini, Hella markasının herhangi bir k …
Benzer bu kararda… i tarafından markasının Türkiye’de on yıldan uzun bir süredir kullanıldığını, davalının da önceden 2017/464 E. ile "Hella" başvurusunda bulunduğunu ve bu başvurunun «iltibas» yarattığının Ankara 4.
2.Diğer davalı ... vekili cevap dilekçesinde; markaların farklı emtiada tescilli olduğunu, ibarelerin benzer olmadığını, müvekkilinin markasını tescili kapsamında kullandığını, davalı markalarının tanınmış olmadığını, markalar arasında «iltibas» riskinin bulunmadığını, önceye dayalı kullanım iddiasının soyut olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
… şirketinin de kendi araçları için motor yağı ürettiği, "HELLA" ibaresinin dilimizde bilinen bir anlamı bulunmayan orijinal bir ibare olması nedeniyle başlangıçtaki «ayırt ediciliğinin» yüksek bulunduğu, tarafların markaları arasında esaslı kök unsuru “hella” ibaresinden kaynaklı «iltibas» riskinin oluştuğu, davacının "Hella" markasının Almanya’nın otomobil parçaları ve özellikle otomobil elektriği parçaları konusunda tanınmış markalarından birisi ol …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:idari işlem · istinaf incelemesi · kaldırma ve yeniden hüküm · ayırt edicilik
Benzer bu kararda2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir markanın tescil edilmesinden sonra, temelindeki «idari işlemin» iptali için dava açılamayacağını, davacı markalarının hiçbirinin müvekkilinin markasının tescilli olduğu 01, 03, 04. sınıflarda tescilli bulunmadığını, davacının markalarının tanınmış olmadığını, bu nedenle farklı sınıflarda korunamayacağını, markaların bir bütün halinde incelenmesi ilkesi uyarınca, tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Kararın davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… şirketinin de kendi araçları için motor yağı ürettiği, "HELLA" ibaresinin dilimizde bilinen bir anlamı bulunmayan orijinal bir ibare olması nedeniyle başlangıçtaki «ayırt ediciliğinin» yüksek bulunduğu, tarafların markaları arasında esaslı kök unsuru “hella” ibaresinden kaynaklı «iltibas» riskinin oluştuğu, davacının "Hella" markasının Almanya’nın otomobil parçaları ve özellikle otomobil elektriği parçaları konusunda tanınmış markalarından birisi ol …
İstinaf Sebepleri 1.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığını, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının davacı yararına gerçekleşmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7251 E. 2024/3352 K.
Ortak:kötüniyet · iltibas
İncelediğiniz kararda… arkalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesi ve ( 556 sayılı KHK 8 inci maddesinin birinci fıkrası) anlamında «iltibas» oluşmadığı, diğer yönden davalı markasının «kötüniyetli» tescil edildiği de kanıtlanmadığı, ancak benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının "HELLA" markasının özellikle otomobil farları ile otomobil yedek parçaları ko …
… müvekkilinin markalarını kullandığı ürünleri sattığını, davalının da kabulünde olduğu üzere taraf markaları arasında ayniyet bulunduğunu, çağdaş marka hukuk gereği «iltibas» değerlendirilmesinde markaların tescilli oldukları nice sınıflarının bağlayıcı olmadığını, müvekkiline ait markaların dünya çapında bir çok sınıfta tescilli bulunduğunu, her iki tarafın otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğinin ve araçlar için yedek parça/bakım parçaları ürettiğinin açık olduğunu, dolayısıyla dava konusu marka kapsamında yer alan ürünlerin taşıtlar için üretildiği, aynı yerlerde ve aynı müşteri kitlesine sunulduğu dikkate alındığında dava konusu marka kapsamındaki tüm sınıflar yönünde iltibasın oluştuğunu, davalı adına tescilli başka bir "Hella" ibareli markanın hükümsüzlüğü için Ankara 4 Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/449 E. sayılı dava dosyasına açılan davada alınan bilirkişi raporunda davalının «kötüniyetli» olduğunun belirtildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini iste …
… rın otomotiv sektöründe faaliyette bulunduğunu, markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca «iltibas» tehlikesi olduğunu, tüm dünyada "Hella" ibaresi dendiğinde reflkes olarak müvekkili ve müvekkili şirket ürünlerinin akla geldiğini, Hella markasının herhangi bir k …
Benzer bu kararda… arkasının karıştırılma ihtimaline yol açacak derecede benzer olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin ürünlerinin tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya çalıştığını, «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2018/66001 sayılı "G-POFRI" ibareli markanın talep edilen sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep v …
… renk tonu ve harf yeri değişikliğinin davalı markasını farklılaştırmaya yeterli olamadığı, markaların bütün olarak bıraktığı genel izlenim itibariyle benzer olduğu, «kötüniyet» gerekçesiyle hükümsüzlük talebinden söz edilebilmesinin bu konuda yeterli bir somut delil «ibraz» edilmemiş olması nedeniyle ispat edilemediği gibi davacının piyasaya sunduğu “G- PROFI” esas unsurlu markaları üzerinden haksız bir avantaj sağladığının da ispat edilemediği gerekçesi ile «ıslah» dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne, 2018/66001 sayılı markanın taleple bağlı kalınarak 4. sınıf “Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emic …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının varilleri ile müvekkili firmanın varilleri arasında en ufak bir benzerlik dahi olmadığını, «iltibasın» veya iltibas tehlikesinin saptanmasında kullanılan, görsel, biçimsel, anlamsal, sescil benzerlik, çağrıştırma, bütünlük ilkesi ile toplu intiba malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı «taşıyan» malın (veya hizmetin) ekonomik değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları ölçütleri dikkate alındığında müvekkilinin ürünlerinin aldatma niteliğini haiz olmadığını, bu hususlarda hiç bir inceleme yapılmamasının açık bir usuli ve hukuki bir eksiklik olduğunu, bilirkişi raporunda sadece firmaların isim benzerliğine vurgu yapıldığını, ayrıca dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını, davacının talebini genişletmesine de ayrıca «muvafakat» bulunmadığını, «ıslahın» yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muvafakat · ıslah · taşıyan · ibraz
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının varilleri ile müvekkili firmanın varilleri arasında en ufak bir benzerlik dahi olmadığını, «iltibasın» veya iltibas tehlikesinin saptanmasında kullanılan, görsel, biçimsel, anlamsal, sescil benzerlik, çağrıştırma, bütünlük ilkesi ile toplu intiba malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı «taşıyan» malın (veya hizmetin) ekonomik değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları ölçütleri dikkate alındığında müvekkilinin ürünlerinin aldatma niteliğini haiz olmadığını, bu hususlarda hiç bir inceleme yapılmamasının açık bir usuli ve hukuki bir eksiklik olduğunu, bilirkişi raporunda sadece firmaların isim benzerliğine vurgu yapıldığını, ayrıca dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını, davacının talebini genişletmesine de ayrıca «muvafakat» bulunmadığını, «ıslahın» yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… renk tonu ve harf yeri değişikliğinin davalı markasını farklılaştırmaya yeterli olamadığı, markaların bütün olarak bıraktığı genel izlenim itibariyle benzer olduğu, «kötüniyet» gerekçesiyle hükümsüzlük talebinden söz edilebilmesinin bu konuda yeterli bir somut delil «ibraz» edilmemiş olması nedeniyle ispat edilemediği gibi davacının piyasaya sunduğu “G- PROFI” esas unsurlu markaları üzerinden haksız bir avantaj sağladığının da ispat edilemediği gerekçesi ile «ıslah» dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne, 2018/66001 sayılı markanın taleple bağlı kalınarak 4. sınıf “Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emic …
… onraki tarihli "G-POFRI" ibareli markası ile davacının davasına dayanak gösterdiği önceki tarihli "G-PROFI", "G-PROFI", "G-PROFI SERVICE" ibareli markaları arasında «iltibas» bulunduğu, belirlenen mal ve hizmet benzerliklerinin dosya kapsamında bulunan deliller ile uyumlu olduğu, davacı vekilinin «ıslah» talebinin kabulünde bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7251 E. 2024/3352 K.
Ortak:kötüniyet · iltibas
İncelediğiniz kararda… arkalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesi ve ( 556 sayılı KHK 8 inci maddesinin birinci fıkrası) anlamında «iltibas» oluşmadığı, diğer yönden davalı markasının «kötüniyetli» tescil edildiği de kanıtlanmadığı, ancak benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının "HELLA" markasının özellikle otomobil farları ile otomobil yedek parçaları ko …
… müvekkilinin markalarını kullandığı ürünleri sattığını, davalının da kabulünde olduğu üzere taraf markaları arasında ayniyet bulunduğunu, çağdaş marka hukuk gereği «iltibas» değerlendirilmesinde markaların tescilli oldukları nice sınıflarının bağlayıcı olmadığını, müvekkiline ait markaların dünya çapında bir çok sınıfta tescilli bulunduğunu, her iki tarafın otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğinin ve araçlar için yedek parça/bakım parçaları ürettiğinin açık olduğunu, dolayısıyla dava konusu marka kapsamında yer alan ürünlerin taşıtlar için üretildiği, aynı yerlerde ve aynı müşteri kitlesine sunulduğu dikkate alındığında dava konusu marka kapsamındaki tüm sınıflar yönünde iltibasın oluştuğunu, davalı adına tescilli başka bir "Hella" ibareli markanın hükümsüzlüğü için Ankara 4 Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/449 E. sayılı dava dosyasına açılan davada alınan bilirkişi raporunda davalının «kötüniyetli» olduğunun belirtildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini iste …
… rın otomotiv sektöründe faaliyette bulunduğunu, markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca «iltibas» tehlikesi olduğunu, tüm dünyada "Hella" ibaresi dendiğinde reflkes olarak müvekkili ve müvekkili şirket ürünlerinin akla geldiğini, Hella markasının herhangi bir k …
Benzer bu kararda… arkasının karıştırılma ihtimaline yol açacak derecede benzer olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin ürünlerinin tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya çalıştığını, «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2018/66001 sayılı "G-POFRI" ibareli markanın talep edilen sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep v …
… renk tonu ve harf yeri değişikliğinin davalı markasını farklılaştırmaya yeterli olamadığı, markaların bütün olarak bıraktığı genel izlenim itibariyle benzer olduğu, «kötüniyet» gerekçesiyle hükümsüzlük talebinden söz edilebilmesinin bu konuda yeterli bir somut delil «ibraz» edilmemiş olması nedeniyle ispat edilemediği gibi davacının piyasaya sunduğu “G- PROFI” esas unsurlu markaları üzerinden haksız bir avantaj sağladığının da ispat edilemediği gerekçesi ile «ıslah» dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne, 2018/66001 sayılı markanın taleple bağlı kalınarak 4. sınıf “Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emic …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının varilleri ile müvekkili firmanın varilleri arasında en ufak bir benzerlik dahi olmadığını, «iltibasın» veya iltibas tehlikesinin saptanmasında kullanılan, görsel, biçimsel, anlamsal, sescil benzerlik, çağrıştırma, bütünlük ilkesi ile toplu intiba malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı «taşıyan» malın (veya hizmetin) ekonomik değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları ölçütleri dikkate alındığında müvekkilinin ürünlerinin aldatma niteliğini haiz olmadığını, bu hususlarda hiç bir inceleme yapılmamasının açık bir usuli ve hukuki bir eksiklik olduğunu, bilirkişi raporunda sadece firmaların isim benzerliğine vurgu yapıldığını, ayrıca dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını, davacının talebini genişletmesine de ayrıca «muvafakat» bulunmadığını, «ıslahın» yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muvafakat · ıslah · taşıyan · ibraz
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının varilleri ile müvekkili firmanın varilleri arasında en ufak bir benzerlik dahi olmadığını, «iltibasın» veya iltibas tehlikesinin saptanmasında kullanılan, görsel, biçimsel, anlamsal, sescil benzerlik, çağrıştırma, bütünlük ilkesi ile toplu intiba malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı «taşıyan» malın (veya hizmetin) ekonomik değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları ölçütleri dikkate alındığında müvekkilinin ürünlerinin aldatma niteliğini haiz olmadığını, bu hususlarda hiç bir inceleme yapılmamasının açık bir usuli ve hukuki bir eksiklik olduğunu, bilirkişi raporunda sadece firmaların isim benzerliğine vurgu yapıldığını, ayrıca dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını, davacının talebini genişletmesine de ayrıca «muvafakat» bulunmadığını, «ıslahın» yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… renk tonu ve harf yeri değişikliğinin davalı markasını farklılaştırmaya yeterli olamadığı, markaların bütün olarak bıraktığı genel izlenim itibariyle benzer olduğu, «kötüniyet» gerekçesiyle hükümsüzlük talebinden söz edilebilmesinin bu konuda yeterli bir somut delil «ibraz» edilmemiş olması nedeniyle ispat edilemediği gibi davacının piyasaya sunduğu “G- PROFI” esas unsurlu markaları üzerinden haksız bir avantaj sağladığının da ispat edilemediği gerekçesi ile «ıslah» dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne, 2018/66001 sayılı markanın taleple bağlı kalınarak 4. sınıf “Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emic …
… onraki tarihli "G-POFRI" ibareli markası ile davacının davasına dayanak gösterdiği önceki tarihli "G-PROFI", "G-PROFI", "G-PROFI SERVICE" ibareli markaları arasında «iltibas» bulunduğu, belirlenen mal ve hizmet benzerliklerinin dosya kapsamında bulunan deliller ile uyumlu olduğu, davacı vekilinin «ıslah» talebinin kabulünde bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4399 E. 2024/6133 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · ticaret unvanı · uyuşmazlık konusu · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… yük akaryakıt şirketlerinden birisi olarak hizmet vermeye devam ettiğini, 27.11.2019 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde Total Oil Türkiye Anonim Şirketi'nin «ticaret unvanının», ... olarak değiştiğini, huzurdaki «uyuşmazlık konusu» "TÜRKPETROL" markasının da aralarında yer aldığı söz konusu markaların, Türkiye'de 1931 yılından bu yana kullanılmakta olduğunu, akaryakıt ve enerji sektöründe ayı …
… nin “Türk menşeili petrol ve/veya bunlardan mamul ürünleri” anlamlarına geldiğini, başvuru kapsamından çıkartılan ürünler açısından ayırt etme işlevi bulunmadığını, «dava konusu» “TÜRKPETROL” ibaresinin başvuru kapsamından çıkartılan “Sınıf 04: Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları." malları için, cins, çeşit, vasıf, karakteristik özellik belirten bir özelliğe sahip olduğunu ve anılan mallar yönünden «ayırt ediciliği» sağlamaktan uzak olduğunu, YİDK tarafından verilmiş olan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… eyaz harflerle marka başvurusunun bir bütün olarak bileşik görünümde yazıldığı, bir markayı oluşturan ve bir bütünlük arz eden kelimelerin ayrı ayrı bağımsız olarak «dava konusu» markanın kullanılacağı emtia için cins belirten ibarelerden olmasının, bunlardan türetilen kelimelerin de doğrudan cins belirten tanımlayıcı ibare olarak kabulü sonucunu doğurmayacağı, somut olayda "TÜRK" ve "PETROL" ibarelerinin tek başına kimsenin tekeline verilemeyecek, ticari piyasada somut «ayırt ediciliği» bulunmayan ibareler oldukları düşünülse bile, bu iki kelimenin yan yana getirilmesi ile türetilen "TÜRKPETROL" kelimesinin davaya konu “Sınıf 04: Sıvı ve gaz yakıt …
… emesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının «davaya konusu» edilen marka başvurusunun "TÜRK" ve "PETROL" kelimelerinin bitişik halde bir araya getirilmesi suretiyle oluşturulduğu, bu iki kelimenin yan yana getirilmesi suretiyle oluşturulan dava konusu "TÜRKPETROL" kelimesinin, kapsamından çıkarılan “Sınıf 04: Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları." yönünden somut «ayırt ediciliğinin» bulunduğu, ayrıca tanımlayıcı olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7217 E. , 2023/1594 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1517 Esas, 2021/836 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/464 E., 2019/212 K.
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış "HELLA" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin markası ile aynı olan "Hella" ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, tarafların otomotiv sektöründe faaliyette bulunduğunu, markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas tehlikesi olduğunu, tüm dünyada "Hella" ibaresi dendiğinde reflkes olarak müvekkili ve müvekkili şirket ürünlerinin akla geldiğini, Hella
markasının herhangi bir kelime anlamı bulunmayan ve üzerinde düşünülerek oluşturulmuş, reklam değeri yüksek ve tanınmışlık değeri sektörün dışına taşmış bir marka olduğunu, bu nedenle koruma düzeyinin yüksek bulunduğunu, davalı ... davalının ortağı olduğu Bahadır Kimya Ürünleri Ltd. Şti. firmasının Hella markasıyla antifriz, motor yağı, balata spreyi gibi ürünler ürettiğini, davalının otomobil sektöründe faaliyet gösteren müvekkiline ait firmanın tanınmışlığını sömürdüğünü, davalının ürünleri ile ilgili olarak her gün onlarca kişinin müvekkili ile iletişime geçtiğini, davalının kötüniyetli olduğunu, dünya çapında tanınmış markalarını davalı tarafın bilmemesinin mümkün bulunmadığını, dava konusu markanın 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin beşinci fıkrası ve Paris Sözleşmesini'nin 1 inci Mükerrer 6 ıncı maddesi gereğince tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğü şartlarının oluştuğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2016/95540 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının markasının tanınmış olduğunu iddia etmesine rağmen TPMK nezdinde tanınmış olduğuna dair kaydın bulunmadığını, taraf markalarının emtialarının farklı olduğunu, davacı markalarının farlar, sis lambaları, spor projektörleri, stop lambaları ve benzeri birkaç emtia için bilindiğini, davacının ürünlerinin butik yerlerde bulunmasına karşın müvekkilinin emtialarının petrol istasyonlarında ve alelade oto tamir dükkânlarında bulunduğunu, taraf ürünlerinin satış fiyatlarının da birbirine yakın olmadığını, tüketici kitlesi profilinin birbirinden farklı bulunduğunu, marka tescilinin kötüniyetli olduğu iddiasının tutarsız olduğunu, Hella ibaresi anlamsız olsa da telaffuzu kolay ve tesadüfen seçilebilecek bir marka olduğunu, davacının Hella markasını kullanırken sarı renk kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait "Hella" (2016/95540) ibareli marka ile davacıya ait 154925, 115343 ve 2009 32060 sayılı "HELLA" asli unsurlu markalar arasında görsel ve sesçil ayniyete yakın benzerlik olmakla beraber kapsamlarındaki mallar aynı olmadığından markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesi ve ( 556 sayılı KHK 8 inci maddesinin birinci fıkrası) anlamında iltibas oluşmadığı, diğer yönden davalı markasının kötüniyetli tescil edildiği de kanıtlanmadığı, ancak benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının "HELLA" markasının özellikle otomobil farları ile otomobil yedek parçaları konusunda belli bir bilinirliğe ulaştığı, Hella ibaresinin özgün ve yaratılmış bir kelime olması hususu da dikkate alındığında davalı adına 2016 95540 sayı ile tescilli markanın kapsamında 4 üncü sınıfta yer alan "Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler.
Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları" emtiası bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2016/95540 sayılı markanın kapsamında yer alan 4. sınıftaki "Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici- ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları," malları yönünden markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının kötü niyetli olduğunu, davalının tüm dünyada otomotiv sektöründe pazarın lideri konumunda bulunan ve tanınmış olan müvekkili markalarının benzerlerini ülkemizde tescil ettirerek sömürmeyi ve bu yöntemle haksız kazanç sağlamayı ana uğraşı haline getirdiğini, davalının başkaca dünyaca ünlü otomotiv marklarının benzerlerinin tescil ettirmeye çalıştığını, davalının ve ortağı olduğu şirketin otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğini, kendisine ait iş yerinde müvekkilinin markalarını kullandığı ürünleri sattığını, davalının da kabulünde olduğu üzere taraf markaları arasında ayniyet bulunduğunu, çağdaş marka hukuk gereği iltibas değerlendirilmesinde markaların tescilli oldukları nice sınıflarının bağlayıcı olmadığını, müvekkiline ait markaların dünya çapında bir çok sınıfta tescilli bulunduğunu, her iki tarafın otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğinin ve araçlar için yedek parça/bakım parçaları ürettiğinin açık olduğunu, dolayısıyla dava konusu marka kapsamında yer alan ürünlerin taşıtlar için üretildiği, aynı yerlerde ve aynı müşteri kitlesine sunulduğu dikkate alındığında dava konusu marka kapsamındaki tüm sınıflar yönünde iltibasın oluştuğunu, davalı adına tescilli başka bir "Hella" ibareli markanın hükümsüzlüğü için Ankara 4 Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/449 E.
sayılı dava dosyasına açılan davada alınan bilirkişi raporunda davalının kötüniyetli olduğunun belirtildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinde yer alan Dr. İ. F.''in müvekkilinin başka bir "hella" ibareli markanın başvurusuna davacının itirazın inceleyen YİDK'te yer aldığını ve davacının itirazının yerinde olmadığı yönünde görüş belirttiğini, bu nedenle somut uyuşmazlık bakımından bilirkişi olarak mütala da bulunması ve bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul yönünden hatalı bulunduğunu, taraf markalarının kapsamında yer alan malların farklı olduğunu, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişilerin yetersiz bulunduğunu, davacı markasının tanınmış bulunmadığını, sunulan delillerin markanın yurt dışındaki kullanımlarına ilişkin olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle kararın bozulmasını istemiştirler.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931088000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz