YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6799 E. 2024/2974 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
katılma yoluyla istinaf↗ idari işlem↗ istinaf incelemesi↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/449 E., 2019/565 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından, duruşma istemi olmaksızın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2009/32060, 154925, 115343 sayılı ve "hella servicepartner", "hella", "hella" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “HELLA 5W-30 HIGH PERFORMANCE 4L+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/51426 kod numarasını alan başvuruya müvekkilinin itirazının, davalı TÜRKPATENT YİDK'in 2018-M-7955 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markaların benzer bulunduğunu, başvuru sahibi tarafından “hella” markasıyla motoryağı üretildiğini, müvekkilinin "HELLA" markalarının tanınmış bir marka ve araç aydınlatma sektörünün dünyada lideri olduğunu, uluslararası tescillerinin bulunduğunu, ayrıca "Hella"nın orijinal bir ibare olduğunu, koruma düzeyinin yüksek bulunduğunu, müvekkili tarafından markasının Türkiye’de on yıldan uzun bir süredir kullanıldığını, davalının da önceden 2017/464 E. ile "Hella" başvurusunda bulunduğunu ve bu başvurunun iltibas yarattığının Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/464 E. sayılı dosyasıyla ispatlandığını, davalı markasının kötü niyetle tescil edildiğini ileri sürerek, davalı TÜRKPATENT YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı ... vekili cevap dilekçesinde; markaların farklı emtiada tescilli olduğunu, ibarelerin benzer olmadığını, müvekkilinin markasını tescili kapsamında kullandığını, davalı markalarının tanınmış olmadığını, markalar arasında iltibas riskinin bulunmadığını, önceye dayalı kullanım iddiasının soyut olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun “HELLA 5W-30 HIGH PERFORMANCE 4L+şekil” ibareli olduğu, kapsamında 01, 03, 04. sınıftaki malların bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise "hella servicepartner", "hella", "hella" ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 06, 09, 11, 12, 34. sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, başvuru kapsamındaki 04. sınıftaki "04/01; Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. 04/03; Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları" mallarının, itiraza dayanak markaların kapsamındaki emtialarla benzer, kalan emtianın farklı oldukları, 04. sınıftaki motorin, motor yağı gibi emtiayı kapsayan 03. alt sınıf ile 12. sınıfın 01. alt sınıfındaki motorlu kara taşıtları ile bunların parçalarının benzer bulunduğu, keza motorların parçalarını satan yerlerde, genel olarak motor yağı gibi otomobiller için kullanılan fueloil katkıları satılmakta, bunlar motorların işlevini görmesi için tamamlayıcı etki yaratmakta olduğu, ayrıca birçok motorlu kara taşıtı şirketinin de kendi araçları için motor yağı ürettiği, "HELLA" ibaresinin dilimizde bilinen bir anlamı bulunmayan orijinal bir ibare olması nedeniyle başlangıçtaki ayırt ediciliğinin yüksek bulunduğu, tarafların markaları arasında esaslı kök unsuru “hella” ibaresinden kaynaklı iltibas riskinin oluştuğu, davacının "Hella" markasının Almanya’nın otomobil parçaları ve özellikle otomobil elektriği parçaları konusunda tanınmış markalarından birisi olduğu, dünya çapında ise birçok ülkede 90’lı yıllardan itibaren tescilli olup, bu tescillerin yanında markanın uluslararası ticarette yoğun şekilde kullanıldığı, sonuçta "HELLA" markasının “otomobil parçaları” konusunda Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış bulunduğu, bu nedenle "Hella" markasının iştigal alanı olan otomobil sektörünün bir parçası bulunan 04. sınıfın 01 ve 03. alt sınıflarında başvuru konusu markanın tescilinin, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına da aykırı olacağı, somut davada davalı şahsın başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığından, davalı şahsın kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2018-M-7955 sayılı kararının 04. sınıf "Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler.Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları." emtiası ile sınırlı olarak kısmen iptaline, 2017/51426 sayılı markanın 04. sınıf "Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları." emtiası ile sınırlı olarak kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığını, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının davacı yararına gerçekleşmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir markanın tescil edilmesinden sonra, temelindeki idari işlemin iptali için dava açılamayacağını, davacı markalarının hiçbirinin müvekkilinin markasının tescilli olduğu 01, 03, 04. sınıflarda tescilli bulunmadığını, davacının markalarının tanınmış olmadığını, bu nedenle farklı sınıflarda korunamayacağını, markaların bir bütün halinde incelenmesi ilkesi uyarınca, tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Katılma yoluyla istinaf isteminde bulunan davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin markasının 6 kıtada, 91 ülkede tescilli ve tanınmış olduğunu, davalı gerçek kişinin ise müvekkilinin tanınmışlığını ve güvenilirliğini sömürmeye çalışan kötü niyetli bir kişi olduğunu, başvurunun kötü niyetle yapıldığından davanın tümüyle kabulünün gerektiğini, davalının müvekkilinin markalarından haberdar olmamasının, hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, müvekkili ile birlikte davalının ortağı olduğu ... Kimya Ltd. Şti.'nin 2014 ve 2015 yıllarında aynı fuarlara katıldıklarını, tarafların markaları arasında iltibas riskinin de bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ve 6769 sayılı Kanunu'nun 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrası şartlarının müvekkili yararına oluştuğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hem davacı şirketin hem de davalı gerçek kişinin otomotiv sektöründe üretim yaptığı, Almanya'da mukim davacının "Hella" markasının, özellikle otomobil elektriği parçalarında, 120 yıldan fazla süren tarihi geçmişi ile dünya çapında tanınmış olduğu, özel olarak uzmanlık gerektiren bir alanda üretim yapan davalı gerçek kişinin, davacının geniş reklam çalışmaları ve fuar tanıtımları dolayısıyla aynı sektörde faaliyet gösteren davacı şirket markalarından haberdar olmadığının söylenebilmesi, hayatın olağan akışına aykırı olduğu, "Hella" ibaresinin yaratılmış, herhangi bir anlamı olmayan, orijinal bir ibare olduğu da İlk derece Mahkemesince görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda bildirildiği, davacının markası 1980'li yıllardan beri Türkiye'de de tescilli ve kullanılmakta olduğu, buna karşılık davalı gerçek kişi tarafından, tamamen orijinal olan bu ibarenin birebir aynısının, aynı sektörde neden marka olarak seçildiği konusunda inandırıcı bir açıklama da getirilmediği, yine bilirkişi raporunda benimsendiği gibi davalı gerçek kişinin kötü niyetli olduğu, davalı giderek davacı markalarına yaklaştığı, tescil yoluyla sağlanan marka korumasını, amacına aykırı biçimde kötüye kullandığı, bu yolla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak ya da şantaja yönelik başvuruda bulunma niyetinde olduğunu belli ettiği, davalının davacı markaları karşısında benzer sınıflarda tescil ettiremeyeceğini bildiği "Hella" ibaresini, bu kez farklı sınıflarda kötü niyetle marka olarak tescil ettirmeye çalışmasını hukukun himaye etmeyeceği, davalının kötüniyetli başvurusunun bütün sınıflar yönünden reddinin gerektiği, dolayısıyla davalının marka tescilinde MK'nın 2 nci maddesi anlamında kötü niyetli olduğu, tescili talep olunan markanın, davacı markalarının uzun yıllardır toplumda oluşturduğu tanınmışlık, güven, itibar ve imajını kendisine transfer etmeyi amaçladığı, bu durum karşısında İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği durumlarda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRKPATENT vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TÜRKPATENT vekili ve davalı ... vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7217 E. 2023/1594 K.
Ortak:kötüniyet · iltibas
İncelediğiniz kararda… i tarafından markasının Türkiye’de on yıldan uzun bir süredir kullanıldığını, davalının da önceden 2017/464 E. ile "Hella" başvurusunda bulunduğunu ve bu başvurunun «iltibas» yarattığının Ankara 4.
2.Diğer davalı ... vekili cevap dilekçesinde; markaların farklı emtiada tescilli olduğunu, ibarelerin benzer olmadığını, müvekkilinin markasını tescili kapsamında kullandığını, davalı markalarının tanınmış olmadığını, markalar arasında «iltibas» riskinin bulunmadığını, önceye dayalı kullanım iddiasının soyut olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
… şirketinin de kendi araçları için motor yağı ürettiği, "HELLA" ibaresinin dilimizde bilinen bir anlamı bulunmayan orijinal bir ibare olması nedeniyle başlangıçtaki «ayırt ediciliğinin» yüksek bulunduğu, tarafların markaları arasında esaslı kök unsuru “hella” ibaresinden kaynaklı «iltibas» riskinin oluştuğu, davacının "Hella" markasının Almanya’nın otomobil parçaları ve özellikle otomobil elektriği parçaları konusunda tanınmış markalarından birisi ol …
Benzer bu kararda… arkalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesi ve ( 556 sayılı KHK 8 inci maddesinin birinci fıkrası) anlamında «iltibas» oluşmadığı, diğer yönden davalı markasının «kötüniyetli» tescil edildiği de kanıtlanmadığı, ancak benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının "HELLA" markasının özellikle otomobil farları ile otomobil yedek parçaları ko …
… müvekkilinin markalarını kullandığı ürünleri sattığını, davalının da kabulünde olduğu üzere taraf markaları arasında ayniyet bulunduğunu, çağdaş marka hukuk gereği «iltibas» değerlendirilmesinde markaların tescilli oldukları nice sınıflarının bağlayıcı olmadığını, müvekkiline ait markaların dünya çapında bir çok sınıfta tescilli bulunduğunu, her iki tarafın otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğinin ve araçlar için yedek parça/bakım parçaları ürettiğinin açık olduğunu, dolayısıyla dava konusu marka kapsamında yer alan ürünlerin taşıtlar için üretildiği, aynı yerlerde ve aynı müşteri kitlesine sunulduğu dikkate alındığında dava konusu marka kapsamındaki tüm sınıflar yönünde iltibasın oluştuğunu, davalı adına tescilli başka bir "Hella" ibareli markanın hükümsüzlüğü için Ankara 4 Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/449 E. sayılı dava dosyasına açılan davada alınan bilirkişi raporunda davalının «kötüniyetli» olduğunun belirtildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini iste …
… rın otomotiv sektöründe faaliyette bulunduğunu, markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca «iltibas» tehlikesi olduğunu, tüm dünyada "Hella" ibaresi dendiğinde reflkes olarak müvekkili ve müvekkili şirket ürünlerinin akla geldiğini, Hella markasının herhangi bir k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · terkin · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaSıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları," malları yönünden markanın hükümsüzlüğüne ve «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının markasının tanınmış olduğunu iddia etmesine rağmen TPMK nezdinde tanınmış olduğuna dair «kaydın» bulunmadığını, taraf markalarının emtialarının farklı olduğunu, davacı markalarının farlar, sis lambaları, spor projektörleri, stop lambaları ve benzeri birkaç emtia için bilindiğini, davacının ürünlerinin butik yerlerde bulunmasına karşın müvekkilinin emtialarının petrol istasyonlarında ve alelade oto tamir dükkânlarında bulunduğunu, taraf ürünlerinin satış fiyatlarının da birbirine yakın olmadığını, tüketici kitlesi profilinin birbirinden farklı bulunduğunu, marka tescilinin «kötüniyetli» olduğu iddiasının tutarsız olduğunu, Hella ibaresi anlamsız olsa da telaffuzu kolay ve tesadüfen seçilebilecek bir marka olduğunu, davacının Hella markasını kullan …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7251 E. 2024/3352 K.
Ortak:kötüniyet · iltibas
İncelediğiniz kararda… i tarafından markasının Türkiye’de on yıldan uzun bir süredir kullanıldığını, davalının da önceden 2017/464 E. ile "Hella" başvurusunda bulunduğunu ve bu başvurunun «iltibas» yarattığının Ankara 4.
2.Diğer davalı ... vekili cevap dilekçesinde; markaların farklı emtiada tescilli olduğunu, ibarelerin benzer olmadığını, müvekkilinin markasını tescili kapsamında kullandığını, davalı markalarının tanınmış olmadığını, markalar arasında «iltibas» riskinin bulunmadığını, önceye dayalı kullanım iddiasının soyut olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
… şirketinin de kendi araçları için motor yağı ürettiği, "HELLA" ibaresinin dilimizde bilinen bir anlamı bulunmayan orijinal bir ibare olması nedeniyle başlangıçtaki «ayırt ediciliğinin» yüksek bulunduğu, tarafların markaları arasında esaslı kök unsuru “hella” ibaresinden kaynaklı «iltibas» riskinin oluştuğu, davacının "Hella" markasının Almanya’nın otomobil parçaları ve özellikle otomobil elektriği parçaları konusunda tanınmış markalarından birisi ol …
Benzer bu kararda… arkasının karıştırılma ihtimaline yol açacak derecede benzer olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin ürünlerinin tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya çalıştığını, «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2018/66001 sayılı "G-POFRI" ibareli markanın talep edilen sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep v …
… renk tonu ve harf yeri değişikliğinin davalı markasını farklılaştırmaya yeterli olamadığı, markaların bütün olarak bıraktığı genel izlenim itibariyle benzer olduğu, «kötüniyet» gerekçesiyle hükümsüzlük talebinden söz edilebilmesinin bu konuda yeterli bir somut delil «ibraz» edilmemiş olması nedeniyle ispat edilemediği gibi davacının piyasaya sunduğu “G- PROFI” esas unsurlu markaları üzerinden haksız bir avantaj sağladığının da ispat edilemediği gerekçesi ile «ıslah» dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne, 2018/66001 sayılı markanın taleple bağlı kalınarak 4. sınıf “Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emic …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının varilleri ile müvekkili firmanın varilleri arasında en ufak bir benzerlik dahi olmadığını, «iltibasın» veya iltibas tehlikesinin saptanmasında kullanılan, görsel, biçimsel, anlamsal, sescil benzerlik, çağrıştırma, bütünlük ilkesi ile toplu intiba malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı «taşıyan» malın (veya hizmetin) ekonomik değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları ölçütleri dikkate alındığında müvekkilinin ürünlerinin aldatma niteliğini haiz olmadığını, bu hususlarda hiç bir inceleme yapılmamasının açık bir usuli ve hukuki bir eksiklik olduğunu, bilirkişi raporunda sadece firmaların isim benzerliğine vurgu yapıldığını, ayrıca dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını, davacının talebini genişletmesine de ayrıca «muvafakat» bulunmadığını, «ıslahın» yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muvafakat · ıslah · taşıyan · ibraz
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının varilleri ile müvekkili firmanın varilleri arasında en ufak bir benzerlik dahi olmadığını, «iltibasın» veya iltibas tehlikesinin saptanmasında kullanılan, görsel, biçimsel, anlamsal, sescil benzerlik, çağrıştırma, bütünlük ilkesi ile toplu intiba malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı «taşıyan» malın (veya hizmetin) ekonomik değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları ölçütleri dikkate alındığında müvekkilinin ürünlerinin aldatma niteliğini haiz olmadığını, bu hususlarda hiç bir inceleme yapılmamasının açık bir usuli ve hukuki bir eksiklik olduğunu, bilirkişi raporunda sadece firmaların isim benzerliğine vurgu yapıldığını, ayrıca dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını, davacının talebini genişletmesine de ayrıca «muvafakat» bulunmadığını, «ıslahın» yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… renk tonu ve harf yeri değişikliğinin davalı markasını farklılaştırmaya yeterli olamadığı, markaların bütün olarak bıraktığı genel izlenim itibariyle benzer olduğu, «kötüniyet» gerekçesiyle hükümsüzlük talebinden söz edilebilmesinin bu konuda yeterli bir somut delil «ibraz» edilmemiş olması nedeniyle ispat edilemediği gibi davacının piyasaya sunduğu “G- PROFI” esas unsurlu markaları üzerinden haksız bir avantaj sağladığının da ispat edilemediği gerekçesi ile «ıslah» dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne, 2018/66001 sayılı markanın taleple bağlı kalınarak 4. sınıf “Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emic …
… onraki tarihli "G-POFRI" ibareli markası ile davacının davasına dayanak gösterdiği önceki tarihli "G-PROFI", "G-PROFI", "G-PROFI SERVICE" ibareli markaları arasında «iltibas» bulunduğu, belirlenen mal ve hizmet benzerliklerinin dosya kapsamında bulunan deliller ile uyumlu olduğu, davacı vekilinin «ıslah» talebinin kabulünde bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7251 E. 2024/3352 K.
Ortak:kötüniyet · iltibas
İncelediğiniz kararda… i tarafından markasının Türkiye’de on yıldan uzun bir süredir kullanıldığını, davalının da önceden 2017/464 E. ile "Hella" başvurusunda bulunduğunu ve bu başvurunun «iltibas» yarattığının Ankara 4.
2.Diğer davalı ... vekili cevap dilekçesinde; markaların farklı emtiada tescilli olduğunu, ibarelerin benzer olmadığını, müvekkilinin markasını tescili kapsamında kullandığını, davalı markalarının tanınmış olmadığını, markalar arasında «iltibas» riskinin bulunmadığını, önceye dayalı kullanım iddiasının soyut olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
… şirketinin de kendi araçları için motor yağı ürettiği, "HELLA" ibaresinin dilimizde bilinen bir anlamı bulunmayan orijinal bir ibare olması nedeniyle başlangıçtaki «ayırt ediciliğinin» yüksek bulunduğu, tarafların markaları arasında esaslı kök unsuru “hella” ibaresinden kaynaklı «iltibas» riskinin oluştuğu, davacının "Hella" markasının Almanya’nın otomobil parçaları ve özellikle otomobil elektriği parçaları konusunda tanınmış markalarından birisi ol …
Benzer bu kararda… arkasının karıştırılma ihtimaline yol açacak derecede benzer olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin ürünlerinin tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya çalıştığını, «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2018/66001 sayılı "G-POFRI" ibareli markanın talep edilen sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep v …
… renk tonu ve harf yeri değişikliğinin davalı markasını farklılaştırmaya yeterli olamadığı, markaların bütün olarak bıraktığı genel izlenim itibariyle benzer olduğu, «kötüniyet» gerekçesiyle hükümsüzlük talebinden söz edilebilmesinin bu konuda yeterli bir somut delil «ibraz» edilmemiş olması nedeniyle ispat edilemediği gibi davacının piyasaya sunduğu “G- PROFI” esas unsurlu markaları üzerinden haksız bir avantaj sağladığının da ispat edilemediği gerekçesi ile «ıslah» dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne, 2018/66001 sayılı markanın taleple bağlı kalınarak 4. sınıf “Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emic …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının varilleri ile müvekkili firmanın varilleri arasında en ufak bir benzerlik dahi olmadığını, «iltibasın» veya iltibas tehlikesinin saptanmasında kullanılan, görsel, biçimsel, anlamsal, sescil benzerlik, çağrıştırma, bütünlük ilkesi ile toplu intiba malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı «taşıyan» malın (veya hizmetin) ekonomik değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları ölçütleri dikkate alındığında müvekkilinin ürünlerinin aldatma niteliğini haiz olmadığını, bu hususlarda hiç bir inceleme yapılmamasının açık bir usuli ve hukuki bir eksiklik olduğunu, bilirkişi raporunda sadece firmaların isim benzerliğine vurgu yapıldığını, ayrıca dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını, davacının talebini genişletmesine de ayrıca «muvafakat» bulunmadığını, «ıslahın» yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muvafakat · ıslah · taşıyan · ibraz
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının varilleri ile müvekkili firmanın varilleri arasında en ufak bir benzerlik dahi olmadığını, «iltibasın» veya iltibas tehlikesinin saptanmasında kullanılan, görsel, biçimsel, anlamsal, sescil benzerlik, çağrıştırma, bütünlük ilkesi ile toplu intiba malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı «taşıyan» malın (veya hizmetin) ekonomik değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları ölçütleri dikkate alındığında müvekkilinin ürünlerinin aldatma niteliğini haiz olmadığını, bu hususlarda hiç bir inceleme yapılmamasının açık bir usuli ve hukuki bir eksiklik olduğunu, bilirkişi raporunda sadece firmaların isim benzerliğine vurgu yapıldığını, ayrıca dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını, davacının talebini genişletmesine de ayrıca «muvafakat» bulunmadığını, «ıslahın» yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… renk tonu ve harf yeri değişikliğinin davalı markasını farklılaştırmaya yeterli olamadığı, markaların bütün olarak bıraktığı genel izlenim itibariyle benzer olduğu, «kötüniyet» gerekçesiyle hükümsüzlük talebinden söz edilebilmesinin bu konuda yeterli bir somut delil «ibraz» edilmemiş olması nedeniyle ispat edilemediği gibi davacının piyasaya sunduğu “G- PROFI” esas unsurlu markaları üzerinden haksız bir avantaj sağladığının da ispat edilemediği gerekçesi ile «ıslah» dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne, 2018/66001 sayılı markanın taleple bağlı kalınarak 4. sınıf “Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emic …
… onraki tarihli "G-POFRI" ibareli markası ile davacının davasına dayanak gösterdiği önceki tarihli "G-PROFI", "G-PROFI", "G-PROFI SERVICE" ibareli markaları arasında «iltibas» bulunduğu, belirlenen mal ve hizmet benzerliklerinin dosya kapsamında bulunan deliller ile uyumlu olduğu, davacı vekilinin «ıslah» talebinin kabulünde bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6799 E. , 2024/2974 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1488 Esas, 2022/1117 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/449 E., 2019/565 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından, duruşma istemi olmaksızın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2009/32060, 154925, 115343 sayılı ve "hella servicepartner", "hella", "hella" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “HELLA 5W-30 HIGH PERFORMANCE 4L+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/51426 kod numarasını alan başvuruya müvekkilinin itirazının, davalı TÜRKPATENT YİDK'in 2018-M-7955 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markaların benzer bulunduğunu, başvuru sahibi tarafından “hella” markasıyla motoryağı üretildiğini, müvekkilinin "HELLA" markalarının tanınmış bir marka ve araç aydınlatma sektörünün dünyada lideri olduğunu, uluslararası tescillerinin bulunduğunu, ayrıca "Hella"nın orijinal bir ibare olduğunu, koruma düzeyinin yüksek bulunduğunu, müvekkili tarafından markasının Türkiye’de on yıldan uzun bir süredir kullanıldığını, davalının da önceden 2017/464 E.
ile "Hella" başvurusunda bulunduğunu ve bu başvurunun iltibas yarattığının Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/464 E. sayılı dosyasıyla ispatlandığını, davalı markasının kötü niyetle tescil edildiğini ileri sürerek, davalı TÜRKPATENT YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı ... vekili cevap dilekçesinde; markaların farklı emtiada tescilli olduğunu, ibarelerin benzer olmadığını, müvekkilinin markasını tescili kapsamında kullandığını, davalı markalarının tanınmış olmadığını, markalar arasında iltibas riskinin bulunmadığını, önceye dayalı kullanım iddiasının soyut olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun “HELLA 5W-30 HIGH PERFORMANCE 4L+şekil” ibareli olduğu, kapsamında 01, 03, 04. sınıftaki malların bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise "hella servicepartner", "hella", "hella" ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 06, 09, 11, 12, 34. sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, başvuru kapsamındaki 04. sınıftaki "04/01; Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. 04/03; Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları" mallarının, itiraza dayanak markaların kapsamındaki emtialarla benzer, kalan emtianın farklı oldukları, 04.
sınıftaki motorin, motor yağı gibi emtiayı kapsayan 03. alt sınıf ile 12. sınıfın 01. alt sınıfındaki motorlu kara taşıtları ile bunların parçalarının benzer bulunduğu, keza motorların parçalarını satan yerlerde, genel olarak motor yağı gibi otomobiller için kullanılan fueloil katkıları satılmakta, bunlar motorların işlevini görmesi için tamamlayıcı etki yaratmakta olduğu, ayrıca birçok motorlu kara taşıtı şirketinin de kendi araçları için motor yağı ürettiği, "HELLA" ibaresinin dilimizde bilinen bir anlamı bulunmayan orijinal bir ibare olması nedeniyle başlangıçtaki ayırt ediciliğinin yüksek bulunduğu, tarafların markaları arasında esaslı kök unsuru “hella” ibaresinden kaynaklı iltibas riskinin oluştuğu, davacının "Hella" markasının Almanya’nın otomobil parçaları ve özellikle otomobil elektriği parçaları konusunda tanınmış markalarından birisi olduğu, dünya çapında ise birçok ülkede 90’lı yıllardan itibaren tescilli olup, bu tescillerin yanında markanın uluslararası ticarette yoğun şekilde kullanıldığı, sonuçta "HELLA" markasının “otomobil parçaları” konusunda Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış bulunduğu, bu nedenle "Hella" markasının iştigal alanı olan otomobil sektörünün bir parçası bulunan 04.
sınıfın 01 ve 03. alt sınıflarında başvuru konusu markanın tescilinin, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına da aykırı olacağı, somut davada davalı şahsın başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığından, davalı şahsın kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2018-M-7955 sayılı kararının 04. sınıf "Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler.Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları." emtiası ile sınırlı olarak kısmen iptaline, 2017/51426 sayılı markanın 04.
sınıf "Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları." emtiası ile sınırlı olarak kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığını, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının davacı yararına gerçekleşmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir markanın tescil edilmesinden sonra, temelindeki idari işlemin iptali için dava açılamayacağını, davacı markalarının hiçbirinin müvekkilinin markasının tescilli olduğu 01, 03, 04. sınıflarda tescilli bulunmadığını, davacının markalarının tanınmış olmadığını, bu nedenle farklı sınıflarda korunamayacağını, markaların bir bütün halinde incelenmesi ilkesi uyarınca, tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Katılma yoluyla istinaf isteminde bulunan davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin markasının 6 kıtada, 91 ülkede tescilli ve tanınmış olduğunu, davalı gerçek kişinin ise müvekkilinin tanınmışlığını ve güvenilirliğini sömürmeye çalışan kötü niyetli bir kişi olduğunu, başvurunun kötü niyetle yapıldığından davanın tümüyle kabulünün gerektiğini, davalının müvekkilinin markalarından haberdar olmamasının, hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, müvekkili ile birlikte davalının ortağı olduğu ... Kimya Ltd. Şti.'nin 2014 ve 2015 yıllarında aynı fuarlara katıldıklarını, tarafların markaları arasında iltibas riskinin de bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ve 6769 sayılı Kanunu'nun 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrası şartlarının müvekkili yararına oluştuğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hem davacı şirketin hem de davalı gerçek kişinin otomotiv sektöründe üretim yaptığı, Almanya'da mukim davacının "Hella" markasının, özellikle otomobil elektriği parçalarında, 120 yıldan fazla süren tarihi geçmişi ile dünya çapında tanınmış olduğu, özel olarak uzmanlık gerektiren bir alanda üretim yapan davalı gerçek kişinin, davacının geniş reklam çalışmaları ve fuar tanıtımları dolayısıyla aynı sektörde faaliyet gösteren davacı şirket markalarından haberdar olmadığının söylenebilmesi, hayatın olağan akışına aykırı olduğu, "Hella" ibaresinin yaratılmış, herhangi bir anlamı olmayan, orijinal bir ibare olduğu da İlk derece Mahkemesince görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda bildirildiği, davacının markası 1980'li yıllardan beri Türkiye'de de tescilli ve kullanılmakta olduğu, buna karşılık davalı gerçek kişi tarafından, tamamen orijinal olan bu ibarenin birebir aynısının, aynı sektörde neden marka olarak seçildiği konusunda inandırıcı bir açıklama da getirilmediği, yine bilirkişi raporunda benimsendiği gibi davalı gerçek kişinin kötü niyetli olduğu, davalı giderek davacı markalarına yaklaştığı, tescil yoluyla sağlanan marka korumasını, amacına aykırı biçimde kötüye kullandığı, bu yolla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak ya da şantaja yönelik başvuruda bulunma niyetinde olduğunu belli ettiği, davalının davacı markaları karşısında benzer sınıflarda tescil ettiremeyeceğini bildiği "Hella" ibaresini, bu kez farklı sınıflarda kötü niyetle marka olarak tescil ettirmeye çalışmasını hukukun himaye etmeyeceği, davalının kötüniyetli başvurusunun bütün sınıflar yönünden reddinin gerektiği, dolayısıyla davalının marka tescilinde MK'nın 2 nci maddesi anlamında kötü niyetli olduğu, tescili talep olunan markanın, davacı markalarının uzun yıllardır toplumda oluşturduğu tanınmışlık, güven, itibar ve imajını kendisine transfer etmeyi amaçladığı, bu durum karşısında İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği durumlarda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRKPATENT vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TÜRKPATENT vekili ve davalı ... vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029511600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz