YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6575 E. 2023/1154 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi
SAYISI : 2019/28 E., 2019/330 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin “ubc kimya” ibaresinin tescili için 2017/04723 sayısı ile gerçekleştiği başvurunun, davalı şirketin “upc şekil” ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu nihai olarak YİDK tarafından kısmen reddedildiğini ve başvuru kapsamından 1 inci ve 40 ıncı sınıf mal ve hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiğini, söz konusu kararın kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; tarafların markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/04723 sayılı “UBC KİMYA” markası ile davalı yanın ret gerekçesi 2009/15100 sayılı “UPC” markası arasında, kurum tarafından başvurudan çıkartılmasına karar verilen emtia yönünden, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas ihtimalinin mevcut olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin faaliyet alanı ile müvekkili firmanın faaliyet alanının birbirinden tamamen farklı olduğunu, davalı şirket otomotiv sektöründe kullanılan her türlü metal parçaların kaplama işlemlerini gerçekleştirmekteyken, müvekkilinin gıda, kozmetik, ilaç, yem, gübre, boya, kağıt, mürekkep, yapı kimyasalları, vs. kimyevi hammadde üretimi alanlarında faaliyet gösterdiğini, bu nedenle her iki marka arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmayacağını, davalı şirkete ait markanın logosunda hiçbir ayırt edici unsur olmayıp yalnızca alfabenin üç harfi yer alırken, müvekkili firmanın logosunda faaliyet alanını belirten ve ayırt edicilik vasfı taşıyan “kimya” ibaresinin açık ve okunur bir biçimde yer aldığını, alfabedeki harflerin kimsenin tekeline verilemeyeceğini, tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre benzerlik bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının marka tescil başvurusunun asıl unsurunun "UBC", davalının itiraza dayanak markasının asıl unsurunun "UPC" ibaresinden oluştuğu, başvurudan çıkarılan mal ve hizmetlerin de davalının markasının kapsamında aynen yer aldığı, dava konusu uyuşmazlıktaki gibi anlamlı bir bütün oluşturmayan harflerden ibaret markalarda, tek tek harfler telaffuz edileceğinden, harf farklılığının boyutunun, birbirine yakın harfler olup olmadıklarının önem kazanacağı, somut uyuşmazlıkta da tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibarelerin ilk ve son harfleri aynı olduğu gibi ortada yer alan "B" ve "P" harflerinin de fonetik açıdan birbirine oldukça yakın bulunduğu, dolayısıyla Mahkemece taraf markaları arasında başvurudan çıkartılan emtia yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas ihtimali bulunduğundan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirkete markalarının iptali ile terkinini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6610 E. 2018/417 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8524 E. 2022/3993 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/04723 sayılı “UBC KİMYA” markası ile davalı yanın ret gerekçesi 2009/15100 sayılı “UPC” markası arasında, kurum tarafından başvurudan çıkartılmasına karar verilen emtia yönünden, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca «iltibas» ihtimalinin mevcut olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ı şirkete ait markanın logosunda hiçbir ayırt edici unsur olmayıp yalnızca alfabenin üç harfi yer alırken, müvekkili firmanın logosunda faaliyet alanını belirten ve «ayırt edicilik» vasfı «taşıyan» “kimya” ibaresinin açık ve okunur bir biçimde yer aldığını, alfabedeki harflerin kimsenin tekeline verilemeyeceğini, tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanu …
… ığının boyutunun, birbirine yakın harfler olup olmadıklarının önem kazanacağı, somut uyuşmazlıkta da tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibarelerin ilk ve «son» harfleri aynı olduğu gibi ortada yer alan "B" ve "P" harflerinin de fonetik açıdan birbirine oldukça yakın bulunduğu, dolayısıyla Mahkemece taraf markaları arasında başvurudan çıkartılan emtia yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca «iltibas» ihtimali bulunduğundan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar ver …
Benzer bu kararda… şılaştırmalar sonucunda, taraf markalarının ayırt edilmeyecek derecede benzer olduğu, davacıya ait VA markası ile davalıya ait “VA tohum” ve “VA seeds” markalarının «iltibas» oluşturduğu, KHK 42. maddesi uyarınca hükümsüz kılınması şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… alep edildiği ve "şekil markası olarak tescil olunduğu," bu nedenle markalar arasında kavramsal ve işitsel benzerlik bulunmadığı, görsel açıdan da markalar arasında «ayırt ediciliği» sağlayacak ölçüde farklılık bulunduğu, mahkemenin kabulünde olduğu gibi davacı markasının harf ya da sözcük markası olarak görülemeyeceği, bir an için “V” harfinin …
Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda, harflerin de bir takım ek unsurlarla veya kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazanmak suretiyle marka olarak tescili mümkün ise de gerek harf markalarının, gerekse bir takım harflerden oluşan kısaltma markalarının koruma düzeyinin düşük tutulması gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/252 E. 2024/3946 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/04723 sayılı “UBC KİMYA” markası ile davalı yanın ret gerekçesi 2009/15100 sayılı “UPC” markası arasında, kurum tarafından başvurudan çıkartılmasına karar verilen emtia yönünden, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca «iltibas» ihtimalinin mevcut olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ı şirkete ait markanın logosunda hiçbir ayırt edici unsur olmayıp yalnızca alfabenin üç harfi yer alırken, müvekkili firmanın logosunda faaliyet alanını belirten ve «ayırt edicilik» vasfı «taşıyan» “kimya” ibaresinin açık ve okunur bir biçimde yer aldığını, alfabedeki harflerin kimsenin tekeline verilemeyeceğini, tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanu …
… ığının boyutunun, birbirine yakın harfler olup olmadıklarının önem kazanacağı, somut uyuşmazlıkta da tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibarelerin ilk ve «son» harfleri aynı olduğu gibi ortada yer alan "B" ve "P" harflerinin de fonetik açıdan birbirine oldukça yakın bulunduğu, dolayısıyla Mahkemece taraf markaları arasında başvurudan çıkartılan emtia yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca «iltibas» ihtimali bulunduğundan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar ver …
Benzer bu kararda… apsamındaki 17. sınıf emtianın davacı markalarında aynen yer aldığı, ancak taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, davaya konu 17. sınıfta bulunan emtiaların genel halk kesimine hitap etmedikleri, 17. sınıf malların hitap ettiğ …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının okunuş, yazılış ve işitsel olarak birbirine çok benzediğini, tek harf farklılığının «ayırt ediciliği» sağlamadığını, marka kapsamındaki emtianın da benzer olduğunu, davalının müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, dava konusu markanın kullanılmasının «haksız rekabet» yaratacağını belirterek kararın kaldırlmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… ci, üçüncü ve dördüncü harflerinin dizilimi ortak ise de markaların ilk harflerindeki farklılığın markaları anlamsal olarak uzaklaştırdığı, ticari kaynak bakımından «ayırt ediciliği» sağladığı, bu hali ile başvuru ile davacının itiraza mesnet markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, tanınmışlık, «haksız rekabet» ve «kötü niyet» iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · kötü niyet · haksız rekabet · dahili dava
Benzer bu kararda… ci, üçüncü ve dördüncü harflerinin dizilimi ortak ise de markaların ilk harflerindeki farklılığın markaları anlamsal olarak uzaklaştırdığı, ticari kaynak bakımından «ayırt ediciliği» sağladığı, bu hali ile başvuru ile davacının itiraza mesnet markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, tanınmışlık, «haksız rekabet» ve «kötü niyet» iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." asli unsurlu markalarının bulunduğunu, "..." ibaresinin müvekkilinin «ticaret unvanının» kök unsurunu da oluşturduğunu, davalı şirketin 2018/32757 nolu "...
… gösterdiği 17. sınıf emtia üzerinde tescil ettirilmek istendiğini, başvurunun müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, dava konusu markanın kullanılmasının «haksız rekabet» de yaratacağını ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve tescil edilmesi halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, davacı markalarının tanınmış olmadığını, «haksız rekabetin» de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6575 E. , 2023/1154 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1634 Esas, 2021/904 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi
SAYISI 2019/28 E., 2019/330 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin “ubc kimya” ibaresinin tescili için 2017/04723 sayısı ile gerçekleştiği başvurunun, davalı şirketin “upc şekil” ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu nihai olarak YİDK tarafından kısmen reddedildiğini ve başvuru kapsamından 1 inci ve 40 ıncı sınıf mal ve hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiğini, söz konusu kararın kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; tarafların markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/04723 sayılı “UBC KİMYA” markası ile davalı yanın ret gerekçesi 2009/15100 sayılı “UPC” markası arasında, kurum tarafından başvurudan çıkartılmasına karar verilen emtia yönünden, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas ihtimalinin mevcut olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin faaliyet alanı ile müvekkili firmanın faaliyet alanının birbirinden tamamen farklı olduğunu, davalı şirket otomotiv sektöründe kullanılan her türlü metal parçaların kaplama işlemlerini gerçekleştirmekteyken, müvekkilinin gıda, kozmetik, ilaç, yem, gübre, boya, kağıt, mürekkep, yapı kimyasalları, vs. kimyevi hammadde üretimi alanlarında faaliyet gösterdiğini, bu nedenle her iki marka arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmayacağını, davalı şirkete ait markanın logosunda hiçbir ayırt edici unsur olmayıp yalnızca alfabenin üç harfi yer alırken, müvekkili firmanın logosunda faaliyet alanını belirten ve ayırt edicilik vasfı taşıyan “kimya” ibaresinin açık ve okunur bir biçimde yer aldığını, alfabedeki harflerin kimsenin tekeline verilemeyeceğini, tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre benzerlik bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının marka tescil başvurusunun asıl unsurunun "UBC", davalının itiraza dayanak markasının asıl unsurunun "UPC" ibaresinden oluştuğu, başvurudan çıkarılan mal ve hizmetlerin de davalının markasının kapsamında aynen yer aldığı, dava konusu uyuşmazlıktaki gibi anlamlı bir bütün oluşturmayan harflerden ibaret markalarda, tek tek harfler telaffuz edileceğinden, harf farklılığının boyutunun, birbirine yakın harfler olup olmadıklarının önem kazanacağı, somut uyuşmazlıkta da tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibarelerin ilk ve son harfleri aynı olduğu gibi ortada yer alan "B" ve "P" harflerinin de fonetik açıdan birbirine oldukça yakın bulunduğu, dolayısıyla Mahkemece taraf markaları arasında başvurudan çıkartılan emtia yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas ihtimali bulunduğundan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931042400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz