YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6574 E. 2023/1104 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
katılma yoluyla istinaf↗ başvurma harcı↗ vekâlet ücreti↗ istinaf incelemesi↗ ticaret unvanı↗ kötü niyet↗ yargılama gideri↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/433 E., 2019/48 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... (TPMK) vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2009/10788 sayılı "CADI" ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2016/86393 sayılı "Cadılife" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kabul edildiğini ve başvurunun reddedildiğini, ret kararına karşı davalı başvuru sahibi tarafından itirazda bulunulduğunu, itirazı inceleyen YİDK'in, davalı itirazını kabul ederek ret kararından döndüğünü, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, ticaret unvanı nedeniyle de itiraz ettiğini, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da başvurunun tescil edilemeyeceğini, davalının kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2017-M-8495 sayılı kararının iptaline, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şahıs davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "Cadılife" ibareli marka başvurusu ile davacının "CΛDI" ibareli markası arasında dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar." dışında kalan tüm emtia yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, diğer kısımlar yönünden iltibas koşulunun oluşmadığı, hükümsüzlük istemi yönünden ise; davalının marka başvurusu ile fiili kullanımının bilirkişi raporunda belirtilen şekilde farklı olduğu, bu şekilde davacı markasına yakınlaşmaya çalıştığı, bu durumun kötü niyet göstergesi olduğu gerekçesiyle YİDK kararının iptali yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, 2017-M-8495 sayılı YİDK kararının dava konusu 2016/86393 sayılı markanın kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar." dışında kalan tüm emtialar yönünden iptaline, 35. sınıftaki "Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar." malları yönünden YİDK kararının iptali için açılan davanın reddine, hükümsüzlük davasının kabulüne, dava konusu 2016/86393 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kısmen reddine karar verilen mallar yönünden de iltibas tehlikesinin bulunduğunu, vekâlet ücretinin ve yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; ibarelerin bütünü itibariyle bıraktıkları izlenim dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin katıldığını, işaretler arasında benzerlik görülmediğinden davacı markalarının tanınmış olmasının uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığını, kötü niyet iddiasının ispat edilemediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar." mallarına özgü perakendecilik hizmetleri yönünden iltibas tehlikesinin bulunmadığı, mahkemece vekâlet ücreti ile yargılama giderinin hesaplanmasında bir yanlışlık yapılmadığı, her ne kadar davalının fiili kullanımları gözetilerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru değil ise de davalı gerçek kişi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, hükümsüzlük davasında kurulan hükme yönelik bir istinaf incelemesi yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı ... davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince ve davalı TPMK vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6574 E. 2023/1104 K.
Ortak:istinaf incelemesi · ticaret unvanı · kötü niyet · yargılama gideri · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz kararda… . sınıftaki "Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar." dışında kalan tüm emtia yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, diğer kısımlar yönünden iltibas koşulunun oluşmadığı, hükümsüzlük istemi yönünden ise; davalının marka başvurusu ile fiili kullanımının bilirkişi raporunda belirtilen şekilde farklı olduğu, bu şekilde davacı markasına yakınlaşmaya çalıştığı, bu durumun «kötü niyet» göstergesi olduğu gerekçesiyle YİDK kararının iptali yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, 2017-M-8495 sayılı YİDK kararının dava konusu 2016/86393 sayılı marka …
… inaf dilekçesinde özetle; ibarelerin bütünü itibariyle bıraktıkları izlenim dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» katıldığını, işaretler arasında benzerlik görülmediğinden davacı markalarının tanınmış olmasının uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığını, «kötü niyet» iddiasının ispat edilemediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… ye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar." mallarına özgü perakendecilik hizmetleri yönünden «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, mahkemece vekâlet ücreti ile «yargılama giderinin» hesaplanmasında bir yanlışlık yapılmadığı, her ne kadar davalının fiili kullanımları gözetilerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru değil ise de davalı gerçek kişi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, hükümsüzlük davasında kurulan hükme yönelik bir «istinaf incelemesi» yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı ... davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… . sınıftaki "Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar." dışında kalan tüm emtia yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, diğer kısımlar yönünden iltibas koşulunun oluşmadığı, hükümsüzlük istemi yönünden ise; davalının marka başvurusu ile fiili kullanımının bilirkişi raporunda belirtilen şekilde farklı olduğu, bu şekilde davacı markasına yakınlaşmaya çalıştığı, bu durumun «kötü niyet» göstergesi olduğu gerekçesiyle YİDK kararının iptali yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, 2017-M-8495 sayılı YİDK kararının dava konusu 2016/86393 sayılı marka …
… inaf dilekçesinde özetle; ibarelerin bütünü itibariyle bıraktıkları izlenim dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» katıldığını, işaretler arasında benzerlik görülmediğinden davacı markalarının tanınmış olmasının uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığını, «kötü niyet» iddiasının ispat edilemediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… ye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar." mallarına özgü perakendecilik hizmetleri yönünden «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, mahkemece vekâlet ücreti ile «yargılama giderinin» hesaplanmasında bir yanlışlık yapılmadığı, her ne kadar davalının fiili kullanımları gözetilerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru değil ise de davalı gerçek kişi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, hükümsüzlük davasında kurulan hükme yönelik bir «istinaf incelemesi» yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı ... davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının İptali ve Markanın Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6546 E. 2023/1227 K.
Ortak:ticaret unvanı · kötü niyet · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… inaf dilekçesinde özetle; ibarelerin bütünü itibariyle bıraktıkları izlenim dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» katıldığını, işaretler arasında benzerlik görülmediğinden davacı markalarının tanınmış olmasının uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığını, «kötü niyet» iddiasının ispat edilemediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… n itirazda bulunulduğunu, itirazı inceleyen YİDK'in, davalı itirazını kabul ederek ret kararından döndüğünü, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, «ticaret unvanı» nedeniyle de itiraz ettiğini, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da …
… . sınıftaki "Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar." dışında kalan tüm emtia yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, diğer kısımlar yönünden iltibas koşulunun oluşmadığı, hükümsüzlük istemi yönünden ise; davalının marka başvurusu ile fiili kullanımının bilirkişi raporunda belirtilen şekilde farklı olduğu, bu şekilde davacı markasına yakınlaşmaya çalıştığı, bu durumun «kötü niyet» göstergesi olduğu gerekçesiyle YİDK kararının iptali yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, 2017-M-8495 sayılı YİDK kararının dava konusu 2016/86393 sayılı marka …
Benzer bu kararda… ıştırılmasına yol açacağını, “titiz” markası ile “titi” markasının benzerlik teşkil ettiğine dair emsal davada yer alan bilirkişi raporlarının dikkate alınmadığını, «iltibasın» hedef kitlesinin tamamında meydana gelmesinin şart olmadığını, belirli bir kısmın dahi karıştıracak olmasının yeterli olduğunu, müvekkiline ait diğer markalarla da davalı markası arasında mal ve hizmet benzerliği bulunduğunu, davalı markasının 35 inci sınıfta hükümsüzlüğünü talep ettikleri için müvekkilinin sadece 35 inci sınıftaki markalarının nazara alınmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin markası tanınmış olup dosyaya tanınmışlığı tevsik eder mahiyette bir çok belge sunulduğunu, Yargıtay tarafından tanınmış marka ile benzer marka başvurularının yapıldığı durumda «kötü niyetin» asıl olduğunun kabul edildiğini, yerel Mahkemenin müvekkilinin «ticaret unvanı» ile davalının markasının benzerlik teşkil etmediği yönündeki gerekçesinin de yerinde olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir …
… 1128 sayılı marka başvurusu ile davaya mesnet gösterilen davacı markaları arasında mülga 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacının tanınmışlık iddiasını ispat edemediği, 8 inci maddenin beşinci fıkrasındaki şartların oluşmadığı, dava konusu başvurunun kötü niye …
… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, dava konusu edilen ve başvuru kapsamında yer alan hizmetlerin tamamının, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında bulunduğundan bu mallar yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin sonuca bir etkisi bulunmadığı gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile TPMK YİDK'nın 08.02.2018 tarihli ve 2018-M-901 sayılı kararının, 35 inci sınıfta yer alan Müşterilerin malları …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:depo kararı · sicilden terkin · kaldırma ve yeniden hüküm · havale · terkin · dahili dava · temsil
Benzer bu kararda… ri yönünden iptaline, dava konusu başvuru kapsamında 20 ve 21 inci sınıf mallara özgülenmiş 35 inci sınıftaki perakendecilik hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, dava konusu edilen ve başvuru kapsamında yer alan hizmetlerin tamamının, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında bulunduğundan bu mallar yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin sonuca bir etkisi bulunmadığı gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile TPMK YİDK'nın 08.02.2018 tarihli ve 2018-M-901 sayılı kararının, 35 inci sınıfta yer alan Müşterilerin malları …
Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan «havalı» yataklar ve yastıklar, kampçılar için uyku tulumları, deniz yatakları.
Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler («depolar»), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6574 E. , 2023/1104 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1221 Esas, 2021/470 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/433 E., 2019/48 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... (TPMK) vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2009/10788 sayılı "CADI" ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2016/86393 sayılı "Cadılife" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kabul edildiğini ve başvurunun reddedildiğini, ret kararına karşı davalı başvuru sahibi tarafından itirazda bulunulduğunu, itirazı inceleyen YİDK'in, davalı itirazını kabul ederek ret kararından döndüğünü, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, ticaret unvanı nedeniyle de itiraz ettiğini, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da başvurunun tescil edilemeyeceğini, davalının kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2017-M-8495 sayılı kararının iptaline, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şahıs davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "Cadılife" ibareli marka başvurusu ile davacının "CΛDI" ibareli markası arasında dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar." dışında kalan tüm emtia yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, diğer kısımlar yönünden iltibas koşulunun oluşmadığı, hükümsüzlük istemi yönünden ise; davalının marka başvurusu ile fiili kullanımının bilirkişi raporunda belirtilen şekilde farklı olduğu, bu şekilde davacı markasına yakınlaşmaya çalıştığı, bu durumun kötü niyet göstergesi olduğu gerekçesiyle YİDK kararının iptali yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, 2017-M-8495 sayılı YİDK kararının dava konusu 2016/86393 sayılı markanın kapsamında yer alan 35.
sınıftaki "Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar." dışında kalan tüm emtialar yönünden iptaline, 35. sınıftaki "Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar." malları yönünden YİDK kararının iptali için açılan davanın reddine, hükümsüzlük davasının kabulüne, dava konusu 2016/86393 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kısmen reddine karar verilen mallar yönünden de iltibas tehlikesinin bulunduğunu, vekâlet ücretinin ve yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; ibarelerin bütünü itibariyle bıraktıkları izlenim dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin katıldığını, işaretler arasında benzerlik görülmediğinden davacı markalarının tanınmış olmasının uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığını, kötü niyet iddiasının ispat edilemediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar." mallarına özgü perakendecilik hizmetleri yönünden iltibas tehlikesinin bulunmadığı, mahkemece vekâlet ücreti ile yargılama giderinin hesaplanmasında bir yanlışlık yapılmadığı, her ne kadar davalının fiili kullanımları gözetilerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru değil ise de davalı gerçek kişi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, hükümsüzlük davasında kurulan hükme yönelik bir istinaf incelemesi yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı ... davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince ve davalı TPMK vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınmadığı anlaşılan 179,90 TL temyiz ilam harcı ile 886,80 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı TPMK'ya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931030300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz