TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının İptali ve Markanın Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6546 E. 2023/1227 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tescilsiz tasarım↗ depo kararı↗ sicilden terkin↗ ticaret unvanı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ havale↗ terkin↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ temsil↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 2016/101128 sayılı marka başvurusu ile davaya mesnet gösterilen davacı markaları arasında mülga 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacının tanınmışlık iddiasını ispat edemediği, 8 inci maddenin beşinci fıkrasındaki şartların oluşmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu iddiasının ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel Mahkeme tarafından müvekkiline ait markalar ile davalıya ait marka arasındaki benzerlik değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğunu, titi ibaresinin herhangi bir anlamının olmamasının, davalıya ait markanın müvekkili markaları ile karıştırılmasına yol açacağını, “titiz” markası ile “titi” markasının benzerlik teşkil ettiğine dair emsal davada yer alan bilirkişi raporlarının dikkate alınmadığını, iltibasın hedef kitlesinin tamamında meydana gelmesinin şart olmadığını, belirli bir kısmın dahi karıştıracak olmasının yeterli olduğunu, müvekkiline ait diğer markalarla da davalı markası arasında mal ve hizmet benzerliği bulunduğunu, davalı markasının 35 inci sınıfta hükümsüzlüğünü talep ettikleri için müvekkilinin sadece 35 inci sınıftaki markalarının nazara alınmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin markası tanınmış olup dosyaya tanınmışlığı tevsik eder mahiyette bir çok belge sunulduğunu, Yargıtay tarafından tanınmış marka ile benzer marka başvurularının yapıldığı durumda kötü niyetin asıl olduğunun kabul edildiğini, yerel Mahkemenin müvekkilinin ticaret unvanı ile davalının markasının benzerlik teşkil etmediği yönündeki gerekçesinin de yerinde olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazına mesnet markalardan 2011/84027 ve 2013/13137 sayılı markaların kapsamlarında, dava konusu edilen Araç tekerlekleri için metaldan olmayan takozlar mallarının satışına özgü perakendecilik hizmetleri hariç olmak üzere 20 ve 21 inci sınıf malların satışına özgü perakendecilik hizmetlerinin aynen yer aldığı, ticari bir malı üreten işletmenin ürettiği malı satmasının, işin doğası gereği ve ticari faaliyetin zorunlu bir sonucu bulunduğundan davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan 20 ve 21 inci sınıf mallarla, bu malların satışına özgülenmiş 35/05 inci sınıf perakendecilik hizmetleri arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğu, Araç tekerlekleri için metaldan olmayan takozlar mallarının satışına özgü perakendecilik hizmetleri ile davacının itirazına mesnet markaların kapsamındaki plastik mamuller arasında da benzerlik olduğundan dava konusu tüm hizmetler yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmiş olduğu, ayrıca işaretler arasındaki mevcut görsel ve işitsel benzerlik gözetildiğinde, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, dava konusu edilen ve başvuru kapsamında yer alan hizmetlerin tamamının, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında bulunduğundan bu mallar yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin sonuca bir etkisi bulunmadığı gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile TPMK YİDK'nın 08.02.2018 tarihli ve 2018-M-901 sayılı kararının, 35 inci sınıfta yer alan Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, kampçılar için uyku tulumları, deniz yatakları. Aynalar. Arı kovanları, suni petekler ve petek çıtaları. Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebek beşikleri, yürüteçler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar. Ahşap veya sentetik malzemelerden mamul hırdavat (nalburiye) eşyası, mobilya bağlantıları, açma kapama tertibatları. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller. Sepetler, balıkçı sepetleri. Ev hayvanları için kulübeler, yuvalar, yataklar. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul portatif merdivenler, hareketli merdivenler. Bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları. Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar. Elektriksiz temizlik aletleri ve gereçleri: boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları. Diş fırçaları, elektrikli diş fırçaları, diş ipleri, tıraş fırçaları, saç fırçaları, taraklar. Değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal, bıçak, kaşıklar hariç): yemek servis takımları, kap-kacak, şişe açacakları, saksılar, pipetler, elektriksiz pişirme aletleri. Ütü masaları ve kılıfları, çamaşır kurutmalıkları, elbise askıları, mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir. yönünden kısmen iptaline ve anılan mal/hizmetler yönünden davalı markasının kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; içerdikleri tüm unsurlar ile birlikte bir bütün olarak bakıldığında taraf markalarının işitsel, görsel ve anlamsal olarak tüketici nezdinde rahatlıkla ayırt edilebileceğini, çifte benzerlik şartının gerçekleşmediğini, markalar arasında karıştırılmaya yol açacak bir benzerlik bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; yalnız davacı markasında bulunan Z harfinin yokluğunun müvekkilinin markasına ayırt edicilik katmadığı yaklaşımının hatalı olduğunu, halbuki markaların okunuş, ses ve sesleniş olarak birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin başvuru markasının genel olarak hiçbir anlam ifade etmediğini, iki hecenin simetrisine sahip bir sembol özelliği taşıdığı ve ailenin geçmişine dayandığını, davacının itiraza mesnet TİTİZ markasının temizlik ürünleri ağırlıklı olarak kullanıldığını, müvekkili markasının ise metal, ahşap ve nalburiye araç-gereçlerini temsil ettiğini, dolayısıyla markaların sunmuş olduğu ürünlerin hedef kitlesinin de farklı olduğunu, müvekkilinin KHK döneminde tescilli olan tasarımının bulunduğunu, markaların logolarının farklı olduklarını ve görsel olarak karıştırılmayacaklarını, bir bütün olarak bakıldığında markaların birbirinden farklı olduğunu, çifte benzerlik şartının gerçekleşmediğini, davacı markasının tanınmış olduğunun ispatlanamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının TİTİ ibareli marka tescil başvurusuna karşı davacının TİTİZ ibareli markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın, nihai olarak reddine ilişkin TPMK YİDK'nın 08.02.2018 tarihli ve 2018-M-901 sayılı kararının 20 ve 21 inci sınıf mallara özgülenmiş 35 inci sınıftaki perakendecilik hizmetleri yönünden iptaline, dava konusu başvuru kapsamında 20 ve 21 inci sınıf mallara özgülenmiş 35 inci sınıftaki perakendecilik hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3047 E. 2024/5228 K.
Ortak:depo kararı · havale · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… 1128 sayılı marka başvurusu ile davaya mesnet gösterilen davacı markaları arasında mülga 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacının tanınmışlık iddiasını ispat edemediği, 8 inci maddenin beşinci fıkrasındaki şartların oluşmadığı, dava konusu başvurunun kötü niye …
… ıştırılmasına yol açacağını, “titiz” markası ile “titi” markasının benzerlik teşkil ettiğine dair emsal davada yer alan bilirkişi raporlarının dikkate alınmadığını, «iltibasın» hedef kitlesinin tamamında meydana gelmesinin şart olmadığını, belirli bir kısmın dahi karıştıracak olmasının yeterli olduğunu, müvekkiline ait diğer markalarla da davalı markası arasında mal ve hizmet benzerliği bulunduğunu, davalı markasının 35 inci sınıfta hükümsüzlüğünü talep ettikleri için müvekkilinin sadece 35 inci sınıftaki markalarının nazara alınmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin markası tanınmış olup dosyaya tanınmışlığı tevsik eder mahiyette bir çok belge sunulduğunu, Yargıtay tarafından tanınmış marka ile benzer marka başvurularının yapıldığı durumda «kötü niyetin» asıl olduğunun kabul edildiğini, yerel Mahkemenin müvekkilinin «ticaret unvanı» ile davalının markasının benzerlik teşkil etmediği yönündeki gerekçesinin de yerinde olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir …
… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, dava konusu edilen ve başvuru kapsamında yer alan hizmetlerin tamamının, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında bulunduğundan bu mallar yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin sonuca bir etkisi bulunmadığı gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile TPMK YİDK'nın 08.02.2018 tarihli ve 2018-M-901 sayılı kararının, 35 inci sınıfta yer alan Müşterilerin malları …
Benzer bu kararda… ecek şekilde tescilli 2021/020101 no.lu “htrodi - RODİ” markası ile faaliyet gösterdiğini, davalının müvekkilinin markasının ticari bilinirliğinden faydalanmak için «kötüniyetli» olarak marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının “htrodi” markasının müvekkilinin “Rodi Yatak Baza" markası ile görsel ve işitsel olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalı markasının halk tarafından müvekkilinin markası ile ilişkilendirildiğini ve bu durumun müvekkilinin «ticari itibarını zedelediğini» ileri sürerek müvekkilinin «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespit edilerek önlenmesi amacıyla davalının 2021/020101 tescil numaralı “htrodi” “kelime*şekil” markasının tescilli olduğu tüm sınıflar için hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine ve her türlü kullanımına «son» verilmesine, mümkün olmadığı takdirde müvekkilinin marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespit edilerek önlenmesi amacıyla davalının 2021/020101 tescil numaralı markasının 20. sınıf için hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine ve her türlü kullanımına son verilmesine, müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil eden tabela, totem «dahil» tüm basılı evrakın ve her türlü tanıtım vasıtalarının toplatılması ile imhasına, davalının instagram sosyal medya platformunda yer alan “rodiyatak mangobeding" adlı profile «erişimin engellenmesine», giderleri davalıdan alınmak suretiyle hükmün trajı en yüksek 5 gazeteden biri ile «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… ekkilinin kazanmış olduğu tescil hakkının adeta yok sayılması sonucunu doğuracağını, müvekkilinin tescile güvenerek işlemler yaptığını, söz konusu markalar arasında «iltibas» bulunmadığını, dava dilekçesinin ekinde sunulan sosyal medya ekran görüntüsünün müvekkili ile bir bağlantısının bulunmadığını, müvekkiline ait sosyal medya hesabın …
Yatak şilteleri, yastıklar, übbi amaçlı olmayan «havalı» yataklar ve yastıklar, deniz yatakları (kampçılar için uyku tulumları hariç).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari itibarın zedelenmesi · erişimin engellenmesi · ticari itibar · marka hakkına tecavüz · usulden reddi · kötüniyet · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ecek şekilde tescilli 2021/020101 no.lu “htrodi - RODİ” markası ile faaliyet gösterdiğini, davalının müvekkilinin markasının ticari bilinirliğinden faydalanmak için «kötüniyetli» olarak marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının “htrodi” markasının müvekkilinin “Rodi Yatak Baza" markası ile görsel ve işitsel olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalı markasının halk tarafından müvekkilinin markası ile ilişkilendirildiğini ve bu durumun müvekkilinin «ticari itibarını zedelediğini» ileri sürerek müvekkilinin «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespit edilerek önlenmesi amacıyla davalının 2021/020101 tescil numaralı “htrodi” “kelime*şekil” markasının tescilli olduğu tüm sınıflar için hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine ve her türlü kullanımına «son» verilmesine, mümkün olmadığı takdirde müvekkilinin marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespit edilerek önlenmesi amacıyla davalının 2021/020101 tescil numaralı markasının 20. sınıf için hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine ve her türlü kullanımına son verilmesine, müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil eden tabela, totem «dahil» tüm basılı evrakın ve her türlü tanıtım vasıtalarının toplatılması ile imhasına, davalının instagram sosyal medya platformunda yer alan “rodiyatak mangobeding" adlı profile «erişimin engellenmesine», giderleri davalıdan alınmak suretiyle hükmün trajı en yüksek 5 gazeteden biri ile «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
… r isabetsizlik bulunmamasına göre Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin «usulden reddine» karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7799 E. 2022/3109 K.
Ortak:depo kararı · havale · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… 1128 sayılı marka başvurusu ile davaya mesnet gösterilen davacı markaları arasında mülga 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacının tanınmışlık iddiasını ispat edemediği, 8 inci maddenin beşinci fıkrasındaki şartların oluşmadığı, dava konusu başvurunun kötü niye …
… ıştırılmasına yol açacağını, “titiz” markası ile “titi” markasının benzerlik teşkil ettiğine dair emsal davada yer alan bilirkişi raporlarının dikkate alınmadığını, «iltibasın» hedef kitlesinin tamamında meydana gelmesinin şart olmadığını, belirli bir kısmın dahi karıştıracak olmasının yeterli olduğunu, müvekkiline ait diğer markalarla da davalı markası arasında mal ve hizmet benzerliği bulunduğunu, davalı markasının 35 inci sınıfta hükümsüzlüğünü talep ettikleri için müvekkilinin sadece 35 inci sınıftaki markalarının nazara alınmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin markası tanınmış olup dosyaya tanınmışlığı tevsik eder mahiyette bir çok belge sunulduğunu, Yargıtay tarafından tanınmış marka ile benzer marka başvurularının yapıldığı durumda «kötü niyetin» asıl olduğunun kabul edildiğini, yerel Mahkemenin müvekkilinin «ticaret unvanı» ile davalının markasının benzerlik teşkil etmediği yönündeki gerekçesinin de yerinde olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir …
… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, dava konusu edilen ve başvuru kapsamında yer alan hizmetlerin tamamının, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında bulunduğundan bu mallar yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin sonuca bir etkisi bulunmadığı gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile TPMK YİDK'nın 08.02.2018 tarihli ve 2018-M-901 sayılı kararının, 35 inci sınıfta yer alan Müşterilerin malları …
Benzer bu kararda… öre işbu davanın konusunun, davacının dava konusu başvurusu ile redde mesnet 2011/9924 sayılı marka arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunup bulunmadığı olduğu, ilk derece mahkemesince dava konusu başvuru ile redde mesnet 2011/9924 sayılı marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, davalı Şirketin itirazına dayanak tüm markalarının değerlendirilmesinin doğru görülmediği, redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan "DK" harflerinin başvuruda aynen kullanılması nedeniyle, marka işaretleri arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, ilk derece mahkemesinin bu yöndeki kabulünde isabetsizlik olmadığı, iltibas tehlikesinden söz edilebilmesi için marka kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin de aynı ya da benzer olması gerektiği, bu yönden değerlendirildiğinde dava konusu başvurunun kapsamından 19. sınıfta yer alan mallarla, 35. sınıf hizmetlerin çıkarıldığı, başvuru kapsamından çıkarılan 35/05. sınıftaki mağazacılık hizmetlerinin 12., 19. ve 20. sınıfta yer alan malların satışına özgülendiği, redde mesnet markanın kapsamında ise 19. sınıf mallarla, 35. sınıftaki hizmetler yer aldığı, başvurudan farklı olarak redde mesnet markanın kapsamında yer alan mağazacılık hizmetinin herhangi bir mala özgülenmemiş, genel olarak tescilli olduğu, buna göre, başvuru kapsamından çıkarılan 19. sınıf mallarla, 35/01-04. alt sınıftaki hizmetler ve 19. sınıf malların satışına özgülenmiş 35/05 alt sınıftaki mağazacılık hizmetleri ile redde mesnet markanın kapsamındaki mal ve hizmetler arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, dolayısıyla bu mallar yönünden marka başvurusunun reddine ilişkin YİDK ve ilk derece mahkemesi kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak, redde mesnet markanın kapsamında genel olarak mağazacılık hizmeti bulunmakta iken dava konusu başvurunun kapsamında belli bir takım malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri bulunmasına rağmen mahkemece davalı Şirketten, markasının 12. ve 20. sınıf mallar yönünden itiraza dayanak markasını kullanıp kullanmadığı sorulmadan ve bu yönde bir araştırma yapılmadan, yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı Şirket vekiline, redde mesnet 2011/9924 sayılı markasını, 12. ve 20. sınıfa özgülenmiş biçimde 35. sınıftaki mağazacılık hizmetleri yönünden kullandığına dair delillerini sunmak için usulüne uygun biçimde «kesin süre» verildiği, davalı Şirket vekili tarafından dosyaya sunulan delillerin hiçbirinin davalının 2011/9924 sayılı markasının, 12. ve 20. sınıf malların satışına özgülenmiş biçimde mağazacılık hizmetlerinde kullanıldığını ispata elverişli olmadığı, davalı Şirketin genel olarak mağazacılık hizmetlerinde tescilli markası ile 12. ve 20. sınıf malların satışına özgülenmiş 35/05. sınıftaki mağazacılık hizmetleri yönünden dava konusu başvuru arasında benzerlik olmadığı, bu itibarla, 20. sınıf malların satışına mağazacılık hizmetleri yönünden davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararında da bir isabetsizlik olmadığı, 12. sınıf malların satışına özgü mağazacılık hizmetleri yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'in 13.10.2016 tarihli 2016-M-9982 sayılı kararının, 2015/23424 sayılı marka başvurusu kapsamında kalan 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet «dahil») ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, ka …
… dan taraf marka işaretleri emtia sınıfı ile birlikte ele alındığında birbirleri ile ilişkili ve bağlantılı oluşacak tarzda 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesi kapsamında «iltibas» oluşturmadığı, bunun dışında kalan ve YİDK kararıyla çıkartılan mal/hizmetler yönünden ise taraf markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketiciler» nezdinde iltibas-karıştırılma-benzerlik ihtimali oluştuğundan 556 sayılı KHK 8/1 maddesindeki koşulların oluşması nedeniyle YİDK kararı yerinde olduğu gerekçesiyle …
Yolcular için emniyet kemerleri, «havalı» yastıklar.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık · kesin süre · taşıyıcı · ortalama tüketici · kesin hüküm
Benzer bu kararda… öre işbu davanın konusunun, davacının dava konusu başvurusu ile redde mesnet 2011/9924 sayılı marka arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunup bulunmadığı olduğu, ilk derece mahkemesince dava konusu başvuru ile redde mesnet 2011/9924 sayılı marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, davalı Şirketin itirazına dayanak tüm markalarının değerlendirilmesinin doğru görülmediği, redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan "DK" harflerinin başvuruda aynen kullanılması nedeniyle, marka işaretleri arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, ilk derece mahkemesinin bu yöndeki kabulünde isabetsizlik olmadığı, iltibas tehlikesinden söz edilebilmesi için marka kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin de aynı ya da benzer olması gerektiği, bu yönden değerlendirildiğinde dava konusu başvurunun kapsamından 19. sınıfta yer alan mallarla, 35. sınıf hizmetlerin çıkarıldığı, başvuru kapsamından çıkarılan 35/05. sınıftaki mağazacılık hizmetlerinin 12., 19. ve 20. sınıfta yer alan malların satışına özgülendiği, redde mesnet markanın kapsamında ise 19. sınıf mallarla, 35. sınıftaki hizmetler yer aldığı, başvurudan farklı olarak redde mesnet markanın kapsamında yer alan mağazacılık hizmetinin herhangi bir mala özgülenmemiş, genel olarak tescilli olduğu, buna göre, başvuru kapsamından çıkarılan 19. sınıf mallarla, 35/01-04. alt sınıftaki hizmetler ve 19. sınıf malların satışına özgülenmiş 35/05 alt sınıftaki mağazacılık hizmetleri ile redde mesnet markanın kapsamındaki mal ve hizmetler arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, dolayısıyla bu mallar yönünden marka başvurusunun reddine ilişkin YİDK ve ilk derece mahkemesi kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak, redde mesnet markanın kapsamında genel olarak mağazacılık hizmeti bulunmakta iken dava konusu başvurunun kapsamında belli bir takım malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri bulunmasına rağmen mahkemece davalı Şirketten, markasının 12. ve 20. sınıf mallar yönünden itiraza dayanak markasını kullanıp kullanmadığı sorulmadan ve bu yönde bir araştırma yapılmadan, yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı Şirket vekiline, redde mesnet 2011/9924 sayılı markasını, 12. ve 20. sınıfa özgülenmiş biçimde 35. sınıftaki mağazacılık hizmetleri yönünden kullandığına dair delillerini sunmak için usulüne uygun biçimde «kesin süre» verildiği, davalı Şirket vekili tarafından dosyaya sunulan delillerin hiçbirinin davalının 2011/9924 sayılı markasının, 12. ve 20. sınıf malların satışına özgülenmiş biçimde mağazacılık hizmetlerinde kullanıldığını ispata elverişli olmadığı, davalı Şirketin genel olarak mağazacılık hizmetlerinde tescilli markası ile 12. ve 20. sınıf malların satışına özgülenmiş 35/05. sınıftaki mağazacılık hizmetleri yönünden dava konusu başvuru arasında benzerlik olmadığı, bu itibarla, 20. sınıf malların satışına mağazacılık hizmetleri yönünden davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararında da bir isabetsizlik olmadığı, 12. sınıf malların satışına özgü mağazacılık hizmetleri yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'in 13.10.2016 tarihli 2016-M-9982 sayılı kararının, 2015/23424 sayılı marka başvurusu kapsamında kalan 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet «dahil») ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, ka …
… dan taraf marka işaretleri emtia sınıfı ile birlikte ele alındığında birbirleri ile ilişkili ve bağlantılı oluşacak tarzda 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesi kapsamında «iltibas» oluşturmadığı, bunun dışında kalan ve YİDK kararıyla çıkartılan mal/hizmetler yönünden ise taraf markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketiciler» nezdinde iltibas-karıştırılma-benzerlik ihtimali oluştuğundan 556 sayılı KHK 8/1 maddesindeki koşulların oluşması nedeniyle YİDK kararı yerinde olduğu gerekçesiyle …
Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak «taşıyıcıları», seleler.
Lastik şişirme pompaları, Taşıtlar için «hırsız» alarmları, kornalar.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4213 E. 2024/6085 K.
Ortak:depo kararı · kaldırma ve yeniden hüküm · kötü niyet · havale · ayırt edicilik · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… ıştırılmasına yol açacağını, “titiz” markası ile “titi” markasının benzerlik teşkil ettiğine dair emsal davada yer alan bilirkişi raporlarının dikkate alınmadığını, «iltibasın» hedef kitlesinin tamamında meydana gelmesinin şart olmadığını, belirli bir kısmın dahi karıştıracak olmasının yeterli olduğunu, müvekkiline ait diğer markalarla da davalı markası arasında mal ve hizmet benzerliği bulunduğunu, davalı markasının 35 inci sınıfta hükümsüzlüğünü talep ettikleri için müvekkilinin sadece 35 inci sınıftaki markalarının nazara alınmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin markası tanınmış olup dosyaya tanınmışlığı tevsik eder mahiyette bir çok belge sunulduğunu, Yargıtay tarafından tanınmış marka ile benzer marka başvurularının yapıldığı durumda «kötü niyetin» asıl olduğunun kabul edildiğini, yerel Mahkemenin müvekkilinin «ticaret unvanı» ile davalının markasının benzerlik teşkil etmediği yönündeki gerekçesinin de yerinde olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir …
… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, dava konusu edilen ve başvuru kapsamında yer alan hizmetlerin tamamının, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında bulunduğundan bu mallar yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin sonuca bir etkisi bulunmadığı gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile TPMK YİDK'nın 08.02.2018 tarihli ve 2018-M-901 sayılı kararının, 35 inci sınıfta yer alan Müşterilerin malları …
… 1128 sayılı marka başvurusu ile davaya mesnet gösterilen davacı markaları arasında mülga 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacının tanınmışlık iddiasını ispat edemediği, 8 inci maddenin beşinci fıkrasındaki şartların oluşmadığı, dava konusu başvurunun kötü niye …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, «dava konusu» marka ile davacının markalarının kapsadığı mal ve hizmetler karşılaştırıldığında, emtianın aynılığı/benzerliği kriterinin sağlanmış olduğu, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, davacı markalarında “MOBESKO” ibaresinin, “DÜNYANIN MOBİLYASI” ibaresi yanında, «ayırt ediciliği» çok yüksek, vurguyu ve alıcı kitlesinin dikkatini tek başına üzerine toplayacak nitelikte konumlandırıldığı, bu bakımdan davacı tarafın "MOBESKO" ibaresinin çatı marka olduğundan bahisle ayırt edicilik incelemesinde arka planda bırakılması gerektiği iddiasının yerinde olmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.12.2018 tarihli, 2017/11-114 E. ve 2018/1995 K. sayılı kararında lider marka yanına eklenen ve tescil kapsamındaki mallar yönünden lider markasını takip eden, ayırt ediciliği düşük zayıf ibarelerin bulunması hâlinde, asıl vurgunun lider markası üzerinde olduğunun belirtildiği, söz konusu Hukuk Genel Kurulu kararı içeriğinde de kabul edildiği üzere, lider marka yanına eklenen unsurların ayırt edici niteliğinin zayıf bulunması hâlinde, her halükarda lider markanın ayırt edicilik incelemesinde dikkate alınmayacağı iddiasının kabul görmeyeceği, zira önemli olanın karşılaştırılan markaların hitap ettiği ilgili tüketici kesiminin, markaların ticari kaynağı noktasında yanılgıya düşme ihtimallerinin olup olmadığı hususu olduğu, bu ilke dikkate alınmak suretiyle her somut olayda iltibas tehlikesinin değerlendirilmesi gerektiği, bu hale göre davacı markalarında yer alan "MOBESKO" lider markasının markaların esaslı unsurunu oluşturduğunun söylenebileceği, markayı oluşturan "DÜNYANIN MOBİLYASI" ibaresinin tescile konu emtialar bakımından ayırt ediciliği «son» derece düşük zayıf bir ibare olduğu, bu nedenle markalar arasında ortak olarak bulunan bu ibareden kaynaklı olarak iltibas tehlikesinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, bu türden ifadelere sıklıkla maruz kalan tüketici kesiminin bu markaya, davacı markaları ile ilişkilendirilebilecek derecede değer atfetmeyeceği, marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı kurmayacağı, bu hale göre somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluşmayacağı, davaya konusu markanın başvuru tarihinin 2015 yılı olduğu, bu tarihten önce, davacının tescilsiz olarak davalı markası ile iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer tescilsiz markasal kullanımı bulunmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası koşullarının oluşmadığı, 6 ncı maddenin beşinci fıkrasına ilişkin iddianın ispatlanamadığı, «kötü niyete» dair somut olgu ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… larının aynı/benzer sınıflarda tescilli olduklarını, başvurunun müvekkilinin markasındaki ibareyi aynen içerdiğini, müvekkilinin markasının kullanım sonucu sektörde «ayırt edicilik» kazandığını, başvurunun müvekkilinin markalarının devamı veya yan markası gibi algılanacağını, marka üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını belirterek yerel Mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · istinaf incelemesi · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, «dava konusu» marka ile davacının markalarının kapsadığı mal ve hizmetler karşılaştırıldığında, emtianın aynılığı/benzerliği kriterinin sağlanmış olduğu, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, davacı markalarında “MOBESKO” ibaresinin, “DÜNYANIN MOBİLYASI” ibaresi yanında, «ayırt ediciliği» çok yüksek, vurguyu ve alıcı kitlesinin dikkatini tek başına üzerine toplayacak nitelikte konumlandırıldığı, bu bakımdan davacı tarafın "MOBESKO" ibaresinin çatı marka olduğundan bahisle ayırt edicilik incelemesinde arka planda bırakılması gerektiği iddiasının yerinde olmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.12.2018 tarihli, 2017/11-114 E. ve 2018/1995 K. sayılı kararında lider marka yanına eklenen ve tescil kapsamındaki mallar yönünden lider markasını takip eden, ayırt ediciliği düşük zayıf ibarelerin bulunması hâlinde, asıl vurgunun lider markası üzerinde olduğunun belirtildiği, söz konusu Hukuk Genel Kurulu kararı içeriğinde de kabul edildiği üzere, lider marka yanına eklenen unsurların ayırt edici niteliğinin zayıf bulunması hâlinde, her halükarda lider markanın ayırt edicilik incelemesinde dikkate alınmayacağı iddiasının kabul görmeyeceği, zira önemli olanın karşılaştırılan markaların hitap ettiği ilgili tüketici kesiminin, markaların ticari kaynağı noktasında yanılgıya düşme ihtimallerinin olup olmadığı hususu olduğu, bu ilke dikkate alınmak suretiyle her somut olayda iltibas tehlikesinin değerlendirilmesi gerektiği, bu hale göre davacı markalarında yer alan "MOBESKO" lider markasının markaların esaslı unsurunu oluşturduğunun söylenebileceği, markayı oluşturan "DÜNYANIN MOBİLYASI" ibaresinin tescile konu emtialar bakımından ayırt ediciliği «son» derece düşük zayıf bir ibare olduğu, bu nedenle markalar arasında ortak olarak bulunan bu ibareden kaynaklı olarak iltibas tehlikesinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, bu türden ifadelere sıklıkla maruz kalan tüketici kesiminin bu markaya, davacı markaları ile ilişkilendirilebilecek derecede değer atfetmeyeceği, marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı kurmayacağı, bu hale göre somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluşmayacağı, davaya konusu markanın başvuru tarihinin 2015 yılı olduğu, bu tarihten önce, davacının tescilsiz olarak davalı markası ile iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer tescilsiz markasal kullanımı bulunmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası koşullarının oluşmadığı, 6 ncı maddenin beşinci fıkrasına ilişkin iddianın ispatlanamadığı, «kötü niyete» dair somut olgu ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… n markası ile ayniyet derecesinde benzer “DÜNYANIN MOBİLYASI” ibareli markayı müvekkilinin markalarının da tescilli olduğu 20. ve 35. sınıflarda tescil ettirdiğini, «dava konusu» markanın müvekkili markalarının devamı algısı yarattığını ve karışıklığa sebebiyet verdiğini, markanın kötü niyetli olarak tescil ettirildiğini iddia ederek dava k …
… larının aynı/benzer sınıflarda tescilli olduklarını, başvurunun müvekkilinin markasındaki ibareyi aynen içerdiğini, müvekkilinin markasının kullanım sonucu sektörde «ayırt edicilik» kazandığını, başvurunun müvekkilinin markalarının devamı veya yan markası gibi algılanacağını, marka üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını belirterek yerel Mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «dava konusu» başvurunun 20. ve 35. sınıf mal ve hizmetleri kapsadığı, davacının 2010/43070, 2010/43541, 2012/28963 (dava ve karar tarihi itibariyle tescilli) sayılı markalarını …
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5915 E. 2024/2315 K.
Ortak:depo kararı · havale · ayırt edicilik · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… 1128 sayılı marka başvurusu ile davaya mesnet gösterilen davacı markaları arasında mülga 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacının tanınmışlık iddiasını ispat edemediği, 8 inci maddenin beşinci fıkrasındaki şartların oluşmadığı, dava konusu başvurunun kötü niye …
… ıştırılmasına yol açacağını, “titiz” markası ile “titi” markasının benzerlik teşkil ettiğine dair emsal davada yer alan bilirkişi raporlarının dikkate alınmadığını, «iltibasın» hedef kitlesinin tamamında meydana gelmesinin şart olmadığını, belirli bir kısmın dahi karıştıracak olmasının yeterli olduğunu, müvekkiline ait diğer markalarla da davalı markası arasında mal ve hizmet benzerliği bulunduğunu, davalı markasının 35 inci sınıfta hükümsüzlüğünü talep ettikleri için müvekkilinin sadece 35 inci sınıftaki markalarının nazara alınmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin markası tanınmış olup dosyaya tanınmışlığı tevsik eder mahiyette bir çok belge sunulduğunu, Yargıtay tarafından tanınmış marka ile benzer marka başvurularının yapıldığı durumda «kötü niyetin» asıl olduğunun kabul edildiğini, yerel Mahkemenin müvekkilinin «ticaret unvanı» ile davalının markasının benzerlik teşkil etmediği yönündeki gerekçesinin de yerinde olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir …
… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, dava konusu edilen ve başvuru kapsamında yer alan hizmetlerin tamamının, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında bulunduğundan bu mallar yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin sonuca bir etkisi bulunmadığı gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile TPMK YİDK'nın 08.02.2018 tarihli ve 2018-M-901 sayılı kararının, 35 inci sınıfta yer alan Müşterilerin malları …
Benzer bu kararda… ararı ile, "ALMER" ibareli markalar ile "ALMERALM+şekil" ibareli başvurunun anlamsal, görsel ve sescil olarak benzer nitelikte oldukları, var olan farklı unsurların «ayırt edicilikte» yeterli farklılık yaratmadığı, anlamsal, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, «ortalama tüketicilerin» iki işaret arasında ilişkilendirme kurmalarının kaçınılmaz olduğu, iki işaret arasında ilişkilendirme kurulma ihtimalinin olduğu yerde markaların da benzer olduğunun kabul edilmesinin gerektiği gerekçesiyle dava konusu YİDK kararının 35.sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (19.sınıf) Bu sınıfa «dahil» biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, «blok» mermer.
… .04.2016 tarihinde "ALMERALM+şekil" ibareli 6, 9 ve 35. sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusu yaptığını, 2016/37440 kod numarası verilen başvurunun «ilanına», müvekkilinin «iltibas» ve tanınmışlık vakıalarına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduğunu, itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, "ALMERALM+şekil" ibareli başvurunun tescilinin müvekkilinin "ALMER" esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa ve «haksız rekabete» sebebiyet vereceğini, tanınmış markalarına zarar vereceğini ileri sürerek, YİDK'in 2017-M-2868 sayılı kararının iptaline, tescili halinde davalı markasının hükümsü …
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde, "ALMERALM+şekil" ibareli müvekkili başvurusu ile davacının "ALMER" ibareli markaları arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bloke · ortalama tüketici · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… .04.2016 tarihinde "ALMERALM+şekil" ibareli 6, 9 ve 35. sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusu yaptığını, 2016/37440 kod numarası verilen başvurunun «ilanına», müvekkilinin «iltibas» ve tanınmışlık vakıalarına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduğunu, itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, "ALMERALM+şekil" ibareli başvurunun tescilinin müvekkilinin "ALMER" esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa ve «haksız rekabete» sebebiyet vereceğini, tanınmış markalarına zarar vereceğini ileri sürerek, YİDK'in 2017-M-2868 sayılı kararının iptaline, tescili halinde davalı markasının hükümsü …
… ararı ile, "ALMER" ibareli markalar ile "ALMERALM+şekil" ibareli başvurunun anlamsal, görsel ve sescil olarak benzer nitelikte oldukları, var olan farklı unsurların «ayırt edicilikte» yeterli farklılık yaratmadığı, anlamsal, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, «ortalama tüketicilerin» iki işaret arasında ilişkilendirme kurmalarının kaçınılmaz olduğu, iki işaret arasında ilişkilendirme kurulma ihtimalinin olduğu yerde markaların da benzer olduğunun kabul edilmesinin gerektiği gerekçesiyle dava konusu YİDK kararının 35.sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (19.sınıf) Bu sınıfa «dahil» biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, «blok» mermer.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6546 E. , 2023/1227 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli TİTİZ asıl unsurlu seri markaların bulunduğunu, davalı şirketin ise bu markalarla iltibasa yol açacak düzeyde benzer olan TİTİ ibaresinin tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2016/101128 numarası verilen başvuruya müvekkilince yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurunun aynen müvekkili markalarında yer aldığını, markalar arasındaki tek farklılığın, dava konusu başvurunun sonunda Z harfinin bulunmamasından kaynaklandığını, bu farklılığın da başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığını, müvekkili şirketin TİTİZ ibareli markasının, tanınmış marka olması sebebiyle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da başvurunun tamamıyla reddi gerektiğini, davalı tarafın farklı bir marka başvurusu tercih edebilmesi mümkünken müvekkilinin yıllarca emek verdiği ve tanıttığı markası ile iltibas yaratacak bir markayı tercih etmesinin davalı tarafın kötü niyetini ortaya koyduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 08.02.2018 tarihli ve 2018-M-901 sayılı kararının 20 ve 21 inci sınıf mallara özgülenmiş 35 inci sınıftaki perakendecilik hizmetleri yönünden iptaline, dava konusu başvuru kapsamında 20 ve 21 inci sınıf mallara özgülenmiş 35 inci sınıftaki perakendecilik hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 2016/101128 sayılı marka başvurusu ile davaya mesnet gösterilen davacı markaları arasında mülga 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacının tanınmışlık iddiasını ispat edemediği, 8 inci maddenin beşinci fıkrasındaki şartların oluşmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu iddiasının ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel Mahkeme tarafından müvekkiline ait markalar ile davalıya ait marka arasındaki benzerlik değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğunu, titi ibaresinin herhangi bir anlamının olmamasının, davalıya ait markanın müvekkili markaları ile karıştırılmasına yol açacağını, “titiz” markası ile “titi” markasının benzerlik teşkil ettiğine dair emsal davada yer alan bilirkişi raporlarının dikkate alınmadığını, iltibasın hedef kitlesinin tamamında meydana gelmesinin şart olmadığını, belirli bir kısmın dahi karıştıracak olmasının yeterli olduğunu, müvekkiline ait diğer markalarla da davalı markası arasında mal ve hizmet benzerliği bulunduğunu, davalı markasının 35 inci sınıfta hükümsüzlüğünü talep ettikleri için müvekkilinin sadece 35 inci sınıftaki markalarının nazara alınmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin markası tanınmış olup dosyaya tanınmışlığı tevsik eder mahiyette bir çok belge sunulduğunu, Yargıtay tarafından tanınmış marka ile benzer marka başvurularının yapıldığı durumda kötü niyetin asıl olduğunun kabul edildiğini, yerel Mahkemenin müvekkilinin ticaret unvanı ile davalının markasının benzerlik teşkil etmediği yönündeki gerekçesinin de yerinde olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazına mesnet markalardan 2011/84027 ve 2013/13137 sayılı markaların kapsamlarında, dava konusu edilen Araç tekerlekleri için metaldan olmayan takozlar mallarının satışına özgü perakendecilik hizmetleri hariç olmak üzere 20 ve 21 inci sınıf malların satışına özgü perakendecilik hizmetlerinin aynen yer aldığı, ticari bir malı üreten işletmenin ürettiği malı satmasının, işin doğası gereği ve ticari faaliyetin zorunlu bir sonucu bulunduğundan davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan 20 ve 21 inci sınıf mallarla, bu malların satışına özgülenmiş 35/05 inci sınıf perakendecilik hizmetleri arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğu, Araç tekerlekleri için metaldan olmayan takozlar mallarının satışına özgü perakendecilik hizmetleri ile davacının itirazına mesnet markaların kapsamındaki plastik mamuller arasında da benzerlik olduğundan dava konusu tüm hizmetler yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmiş olduğu, ayrıca işaretler arasındaki mevcut görsel ve işitsel benzerlik gözetildiğinde, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, dava konusu edilen ve başvuru kapsamında yer alan hizmetlerin tamamının, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında bulunduğundan bu mallar yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin sonuca bir etkisi bulunmadığı gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile TPMK YİDK'nın 08.02.2018 tarihli ve 2018-M-901 sayılı kararının, 35 inci sınıfta yer alan Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar.
Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, kampçılar için uyku tulumları, deniz yatakları. Aynalar. Arı kovanları, suni petekler ve petek çıtaları. Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebek beşikleri, yürüteçler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar. Ahşap veya sentetik malzemelerden mamul hırdavat (nalburiye) eşyası, mobilya bağlantıları, açma kapama tertibatları.
Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller. Sepetler, balıkçı sepetleri. Ev hayvanları için kulübeler, yuvalar, yataklar. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul portatif merdivenler, hareketli merdivenler. Bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları. Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar. Elektriksiz temizlik aletleri ve gereçleri: boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları.
Diş fırçaları, elektrikli diş fırçaları, diş ipleri, tıraş fırçaları, saç fırçaları, taraklar. Değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal, bıçak, kaşıklar hariç): yemek servis takımları, kap-kacak, şişe açacakları, saksılar, pipetler, elektriksiz pişirme aletleri. Ütü masaları ve kılıfları, çamaşır kurutmalıkları, elbise askıları, mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir. yönünden kısmen iptaline ve anılan mal/hizmetler yönünden davalı markasının kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; içerdikleri tüm unsurlar ile birlikte bir bütün olarak bakıldığında taraf markalarının işitsel, görsel ve anlamsal olarak tüketici nezdinde rahatlıkla ayırt edilebileceğini, çifte benzerlik şartının gerçekleşmediğini, markalar arasında karıştırılmaya yol açacak bir benzerlik bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; yalnız davacı markasında bulunan Z harfinin yokluğunun müvekkilinin markasına ayırt edicilik katmadığı yaklaşımının hatalı olduğunu, halbuki markaların okunuş, ses ve sesleniş olarak birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin başvuru markasının genel olarak hiçbir anlam ifade etmediğini, iki hecenin simetrisine sahip bir sembol özelliği taşıdığı ve ailenin geçmişine dayandığını, davacının itiraza mesnet TİTİZ markasının temizlik ürünleri ağırlıklı olarak kullanıldığını, müvekkili markasının ise metal, ahşap ve nalburiye araç-gereçlerini temsil ettiğini, dolayısıyla markaların sunmuş olduğu ürünlerin hedef kitlesinin de farklı olduğunu, müvekkilinin KHK döneminde tescilli olan tasarımının bulunduğunu, markaların logolarının farklı olduklarını ve görsel olarak karıştırılmayacaklarını, bir bütün olarak bakıldığında markaların birbirinden farklı olduğunu, çifte benzerlik şartının gerçekleşmediğini, davacı markasının tanınmış olduğunun ispatlanamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının TİTİ ibareli marka tescil başvurusuna karşı davacının TİTİZ ibareli markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın, nihai olarak reddine ilişkin TPMK YİDK'nın 08.02.2018 tarihli ve 2018-M-901 sayılı kararının 20 ve 21 inci sınıf mallara özgülenmiş 35 inci sınıftaki perakendecilik hizmetleri yönünden iptaline, dava konusu başvuru kapsamında 20 ve 21 inci sınıf mallara özgülenmiş 35 inci sınıftaki perakendecilik hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/892689400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz