Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6443 E. 2023/1100 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ibrazdan kaçınma↗ cari hesap sözleşmesi↗ ihtarat↗ cari hesap alacağı↗ delil niteliği↗ kesin delil↗ yemin delili↗ ticari defter ve kayıtlar↗ cari hesap↗ maddi hata↗ yemin↗ münhasırlık↗ kesinlik sınırı↗ satım sözleşmesi↗ ispat yükü↗ ticari defter↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ibraz↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2018/412 E., 2019/185 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş ise de Bölge Adliye Mahkemesince 13.07.2021 tarihli ek karar ile temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında mermer alım satımı konusunda sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında avans ödemeleri yaptığını, ancak davalının sözleşmede belirlenen miktar, nevi ve kalitede mermer üretmediğini ve sözleşme gereğince teslim etmesi gereken mermerleri teslim etmediğini, mermerlerin üretildiği maden ocağını dava dışı üçüncü kişilere devrettiğini, müvekkilinin davalıdan 131.179,66 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek bu miktar alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesini sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını ispat yükünün davacıda olduğu, davacının münhasıran davalının ticari defterlerine dayanmadığı, bu nedenle davalı defterlerinin sunulmamasının tek başına davacının defterlerine göre davacının alacaklı olduğunun kabulüne olanak vermeyeceği, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmadığı, davacının akdi ilişkinin varlığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket ile arasındaki ilişkinin mal alım satım sözleşmesi, cari hesap tabloları, iş makinesi ruhsatı, faturalar, davalı tarafça müvekkil şirkete verilen senetlerle ispatlandığını, davalının verilen süreye rağmen ticai defterlerini ibraz etmediğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 220 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile 222 nci maddesi uyarınca ticari defterlerin mahkemece ibraz edilmesine yönelik usulüne uygun davetiyeye rağmen defterlerini ibraz etmediği, usulüne uygun olarak tutulan ticari defterini sunan tarafın defterindeki kayıtlara göre hüküm tesis edilmesin gerektiğini, kesin delil niteliğindeki ticari defter kayıtlarının adeta yok sayıldığını, yemin deliline başvurulmamış olması nedeniyle davanın reddi yönünde tesis edilen hükmün hukuka ve açık kanun hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiş, davacı vekilinin bu karara ilişkin olarak yaptığı temyiz başvurusu ise dava konusu tutar temyiz kesinlik sınırı altında kaldığından miktar itibarıyla 13.07.2021 tarihli ek karar ile reddedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararlarına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili asıl ve ek karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; 2021 yılı için temyiz kesinlik sınırının 78.630,00 TL, dava değerinin 131.179,66 TL olduğunu, temyiz yoluna başvuru sınırının üzerinde kaldığını, maddi hata bulunduğunu belirterek istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak asıl ve ek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, cari hesap alacağının iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine başvurunun esastan reddine dair verilen kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle 13.07.2021 tarihli ek karar ile miktar itibariyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de dava değeri 131.179,66 TL olması nedeniyle temyiz kesinlik sınırının üzerindedir. Bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesinin 13.07.2021 tarihli ek kararının bozularak kaldırılıp davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
2. Dava, avans olarak ödenen cari hesap fazlasının davalıdan iadesi istemine ilişkindir. Davacı delil olarak defterlerine dayanarak bunları ibraz etmiştir. Mahkemece alınan 10.05.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, defter kayıtlarından anlaşıldığı üzere 131.179,66 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. Davalı taraf ise usulüne uygun ihtaratlı davetiyeye rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Buna göre davacının defterlerinin lehine delil olacağı dikkate alınarak mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12153 E. 2018/5498 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/800 E. 2013/3698 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi harç · eda davası · nispi vekalet ücreti · cy/cy şerhi · tespit davası · tenfiz · harç · dosya masrafı
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 6 O 179/06 dosyasında verilen kararın ve «masraflarla» ilgili ek kararın «tenfizine» karar verildiği ve davacının başka talebi de olmadığı halde davanın kısmen kabulüne, davacı vekilinin fazlaya ilişkin talebinin reddine şeklinde karar verilmesi ve buna bağlı olarak da davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ...- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, tenfiz davalarının «eda davası» değil «tespit davası» niteliğinde olması nedeniyle mahkemece, yargılama harcı ile davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinin, nispi değil maktu olarak belirlenmesi gereklidir.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 6 O 179/06 dosyasında verilen kararın ve «masraflarla» ilgili aynı esas numaralı ek kararının «tenfizine», tenfiz kararının yabancı mahkeme kararına «şerh» verilmesine, davacı vekilinin fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, «nispi harç» ile davacı yararına «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki (...) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde dava, yabancı mahkeme kararının ve yargılama «masraflarına» dair kararın «tenfizi» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6443 E. , 2023/1100 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1869 Esas, 2021/893 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Diyarbakır 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2018/412 E., 2019/185 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş ise de Bölge Adliye Mahkemesince 13.07.2021 tarihli ek karar ile temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında mermer alım satımı konusunda sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında avans ödemeleri yaptığını, ancak davalının sözleşmede belirlenen miktar, nevi ve kalitede mermer üretmediğini ve sözleşme gereğince teslim etmesi gereken mermerleri teslim etmediğini, mermerlerin üretildiği maden ocağını dava dışı üçüncü kişilere devrettiğini, müvekkilinin davalıdan 131.179,66 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek bu miktar alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesini sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını ispat yükünün davacıda olduğu, davacının münhasıran davalının ticari defterlerine dayanmadığı, bu nedenle davalı defterlerinin sunulmamasının tek başına davacının defterlerine göre davacının alacaklı olduğunun kabulüne olanak vermeyeceği, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmadığı, davacının akdi ilişkinin varlığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket ile arasındaki ilişkinin mal alım satım sözleşmesi, cari hesap tabloları, iş makinesi ruhsatı, faturalar, davalı tarafça müvekkil şirkete verilen senetlerle ispatlandığını, davalının verilen süreye rağmen ticai defterlerini ibraz etmediğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 220 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile 222 nci maddesi uyarınca ticari defterlerin mahkemece ibraz edilmesine yönelik usulüne uygun davetiyeye rağmen defterlerini ibraz etmediği, usulüne uygun olarak tutulan ticari defterini sunan tarafın defterindeki kayıtlara göre hüküm tesis edilmesin gerektiğini, kesin delil niteliğindeki ticari defter kayıtlarının adeta yok sayıldığını, yemin deliline başvurulmamış olması nedeniyle davanın reddi yönünde tesis edilen hükmün hukuka ve açık kanun hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiş, davacı vekilinin bu karara ilişkin olarak yaptığı temyiz başvurusu ise dava konusu tutar temyiz kesinlik sınırı altında kaldığından miktar itibarıyla 13.07.2021 tarihli ek karar ile reddedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararlarına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili asıl ve ek karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; 2021 yılı için temyiz kesinlik sınırının 78.630,00 TL, dava değerinin 131.179,66 TL olduğunu, temyiz yoluna başvuru sınırının üzerinde kaldığını, maddi hata bulunduğunu belirterek istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak asıl ve ek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, cari hesap alacağının iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine başvurunun esastan reddine dair verilen kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle 13.07.2021 tarihli ek karar ile miktar itibariyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de dava değeri 131.179,66 TL olması nedeniyle temyiz kesinlik sınırının üzerindedir. Bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesinin 13.07.2021 tarihli ek kararının bozularak kaldırılıp davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
2. Dava, avans olarak ödenen cari hesap fazlasının davalıdan iadesi istemine ilişkindir. Davacı delil olarak defterlerine dayanarak bunları ibraz etmiştir. Mahkemece alınan 10.05.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, defter kayıtlarından anlaşıldığı üzere 131.179,66 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. Davalı taraf ise usulüne uygun ihtaratlı davetiyeye rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Buna göre davacının defterlerinin lehine delil olacağı dikkate alınarak mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararına yönelik davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile 13.07.2021 tarihli ek kararın BOZULARAK KALDIRILMASINA,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931026300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz