Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6405 E. 2023/1066 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüzel kişilik perdesinin aralanması↗ kasa açığı↗ nedensellik bağı↗ ticari defter ibrazı↗ hakim ortak↗ nispi vekalet ücreti↗ sınırlı sorumluluk↗ pay sahipliği↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ muvazaa↗ müteselsil sorumluluk↗ şirket zararı↗ ticari faiz↗ hizmet sözleşmesi↗ tmsf↗ tüzel kişilik↗ temlik↗ kâr payı↗ ticari defter↗ havale↗ ıslah↗ taahhütname↗ çek↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 440 ıncı maddesi.
2.6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6762 sayılı Kanun) 309, 359 uncu maddeleri,
3.5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 133 üncü maddesinin son fıkrası
4.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi,
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen davalılar ..., ..., ..., ..., ...vekilinin tüm, davacı/temlik alan TMSF vekilinin sair karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
2.Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yargıtay, karar düzeltme talebi üzerine, 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları hükümlerine göre yerel mahkeme hükmünü düzelterek onayabilir. Mahkemece verilen karar, Dairemizce yazılı gerekçeyle onanmışsa da davacı TMSF'nin eldeki davayı kanuni halef sıfatıyla takip ettiği dikkate alınarak 5411 sayılı Kanun'un 133 üncü maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca maktu vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde haklarında davanın reddine karar verilen davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden davacı/ temlik alan TMSF vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz onama kararı kaldırılarak, kararın bozulması gerekir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun’un 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/398 E. 2023/4372 K.
Ortak:temlik · vekalet ücreti · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… airemizce yazılı gerekçeyle onanmışsa da davacı TMSF'nin eldeki davayı kanuni halef sıfatıyla takip ettiği dikkate alınarak 5411 sayılı Kanun'un 133 üncü maddesinin «son» fıkrası hükmü uyarınca maktu vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde haklarında davanın reddine karar verilen davalılar lehine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmediğinden davacı/ «temlik» alan TMSF vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz onama kararı kaldırılarak, kararın bozulması gerekir.
2.6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6762 sayılı Kanun) 309, 359 uncu maddeleri, 3.5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 133 üncü maddesinin «son» fıkrası 4.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, 3.
Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen davalılar ..., ..., ..., ..., ...vekilinin tüm, davacı/«temlik» alan TMSF vekilinin sair karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer bu karardaAncak, lehine «vekalet ücreti» hükmedilen davalılar yararına 5411 sayılı Kanun'un 133/«son» fıkrası uyarınca «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücreti taktiri doğru olmamış davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle kanuna aykırı olan bu …
Farklı:maktu vekalet ücreti
Benzer bu karardaAncak, lehine «vekalet ücreti» hükmedilen davalılar yararına 5411 sayılı Kanun'un 133/«son» fıkrası uyarınca «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücreti taktiri doğru olmamış davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle kanuna aykırı olan bu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/1762 E. 2025/4727 K.
Ortak:nispi vekalet ücreti · temlik · ıslah · vekalet ücreti · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… airemizce yazılı gerekçeyle onanmışsa da davacı TMSF'nin eldeki davayı kanuni halef sıfatıyla takip ettiği dikkate alınarak 5411 sayılı Kanun'un 133 üncü maddesinin «son» fıkrası hükmü uyarınca maktu vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde haklarında davanın reddine karar verilen davalılar lehine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmediğinden davacı/ «temlik» alan TMSF vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz onama kararı kaldırılarak, kararın bozulması gerekir.
2.6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6762 sayılı Kanun) 309, 359 uncu maddeleri, 3.5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 133 üncü maddesinin «son» fıkrası 4.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, 3.
Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen davalılar ..., ..., ..., ..., ...vekilinin tüm, davacı/«temlik» alan TMSF vekilinin sair karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer bu karardaDavacı («temlik» alan) ... vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; ancak, 5411 sayılı Bankacılık Kanun'un 133/«son» maddesi, bu madde kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanuni halef sıfatıyla takip edilen davalarda, lehine hükmedilen taraf için vekalet ücretinin maktu olarak belirleneceği hükmünü haiz olup, mahkemece, davalılar ..., ..., ..., ... yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacı tarafça ... ve ... hakkındaki davayı takip etmediklerini beyan ederek, yasal süresi içinde de «yenilememeleri» nedeni ile adı geçenler hakkındaki davaların «açılmamış sayılmasına» karar verilmiş, ilgili dönemlerde görev yapmadığı anlaşılan ... hakkındaki davanın «husumet» nedeni ile reddine, davacının asıl ve ıslahla açılan davasında ayrıca davacının zararının 1.745.231,00 TL olarak belirlenmesi nedeni ile; davalılar ... (10.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere), ..., ..., ..., ..., .. ... ..., ... hakkındaki davasının toplam 1.745.231,00 TL üzerinden kısmen kabulü ile her bir zarar kaleminin oluştuğu tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309 uncu maddesi uyarınca «zamanaşımı» süresinin zararın öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren 5 yıl olduğu, davacının zararı ve faili en geç 01.06.2006 tarihinde müfettiş raporu ile öğrendiği, davalı ... açısından 01.06.2008 tarihinde zamanaşıma uğradığı, ancak «ıslah» tarihinin 08.01.2009 olduğu dikkate alındığında, davalı ... hakkında ıslah ile istenen 1.735.231,00 TL kısım açısından zarar tarihleri ile ıslah tarihi arasında za …
Farklı:maktu vekalet ücreti · kesinlik sınırı · açılmamış sayılma · yenileme · husumet
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak, davacı tarafça ... ve ... hakkındaki davayı takip etmediklerini beyan ederek, yasal süresi içinde de «yenilememeleri» nedeni ile adı geçenler hakkındaki davaların «açılmamış sayılmasına» karar verilmiş, ilgili dönemlerde görev yapmadığı anlaşılan ... hakkındaki davanın «husumet» nedeni ile reddine, davacının asıl ve ıslahla açılan davasında ayrıca davacının zararının 1.745.231,00 TL olarak belirlenmesi nedeni ile; davalılar ... (10.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere), ..., ..., ..., ..., .. ... ..., ... hakkındaki davasının toplam 1.745.231,00 TL üzerinden kısmen kabulü ile her bir zarar kaleminin oluştuğu tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309 uncu maddesi uyarınca «zamanaşımı» süresinin zararın öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren 5 yıl olduğu, davacının zararı ve faili en geç 01.06.2006 tarihinde müfettiş raporu ile öğrendiği, davalı ... açısından 01.06.2008 tarihinde zamanaşıma uğradığı, ancak «ıslah» tarihinin 08.01.2009 olduğu dikkate alındığında, davalı ... hakkında ıslah ile istenen 1.735.231,00 TL kısım açısından zarar tarihleri ile ıslah tarihi arasında za …
Dosya içeriğine göre, davalı ... hakkında hüküm altına alınan ve karar düzeltme istemine konu edilen toplam miktar 10.000,00 TL olup Dairemizin karar tarihi itibari ile «kesinlik sınırı» olan 126.560,00 TL’nin altında kaldığından, davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı («temlik» alan) ... vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; ancak, 5411 sayılı Bankacılık Kanun'un 133/«son» maddesi, bu madde kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanuni halef sıfatıyla takip edilen davalarda, lehine hükmedilen taraf için vekalet ücretinin maktu olarak belirleneceği hükmünü haiz olup, mahkemece, davalılar ..., ..., ..., ... yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6405 E. , 2023/1066 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2005/533 Esas- 2013/271 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı/ temlik alan TMSF vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ...vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı/ temlik alan TMSF vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ...vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TMSF'nin 13.02.2004 tarihli ve 13 sayılı 09.02.2004 tarihli ve 51 sayılı kararları ile Uzan Grubuna ait şirketlerin ortaklarının temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimine el koyduğunu, yapılan denetim neticesinde kasada olması gereken nakit ve çek tutarları ile mevcutlar arasında fahiş farklar bulunduğunun tespit edildiğini, tanzim edilen denetim raporu uyarınca şirket kasasındaki açığın fiktif olarak ödenmiş gibi gösterilen Apel ödemelerinden kaynaklandığını, bu tespit yapılırken aynı zamanda şirketin ortağı olarak resmi kayıtlarda gözükmelerine rağmen şirket yönetiminin belirli bir grup tarafından yürütüldüğünü, resmi kayıtlara göre şirket ortağı görünen kimselerin ise muvazaalı şekilde ortak sıfatını taşıdıklarını, şirket zararının 30.06.2003 tarihinden beri ödenmeyen toplam 100.000,00 TL olduğu gerekçesiyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile belirtilen tutarın şimdilik 5.560,00 TL'nin şirket ortakları, yönetim ve denetim kurulu üyeleri bakımından 30.06.2003 tarihinden itibaren şirket çalışanları bakımından ise, çalıştıkları dönem itibariyle zararın meydana geldiği tarihlerden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, temlik alan davacı TMSF vekili, 31.05.2007 havale tarihli dilekçesi ile 5.560,00 TL olarak açılan davayı 100.000,00 TL olarak ıslah ettiklerini, zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar ve davalı vekilleri davanın reddini istemiş, bir kısım davalılar ise davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 02.04.2003 tarihinde kurulduğu anlaşılan Asem Güzellik ve Solaryum Hizmetleri A.Ş.'nin ortakları tarafından taahhüt edilen sermayenin şirket ortakları tarafından ödenmediği halde ödenmiş gibi gösterildiği, bu tutardaki sermaye payı kadar şirketin zarara uğratıldığının anlaşıldığı, dava dışı Mavi Reklam Film San. ve Tic. A.Ş.'nin, bilirkişiler tarafından incelenen 2003-2004 yılı defterleri ve yardımcı-muavin hesaba ait bilgisayar çıktılarına göre 30.06.2003 tarihi itibariyle davacı şirketten 100.000,00 TL tutarında tahsilatın kaydedilmiş olduğu, 31.12.2004 tarihi itibariyle 104.316,97 TL davacı şirkete borç bakiyesinin göründüğü, pay sahipleri olarak görünen davalıların sınırlı sorumlu olduklarından ve bu sıfatları nedeniyle de şirketin zararından sorumlu tutulamayacağı, davalılar ..., ....'ın hakim ortak sıfatı ile sorumlu oldukları, tüzel kişilik perdesinin aralanması ile yönetimde talimatları ile şirkete yön veren ve kararların oluşmasını sağlayan hakim ortakların şirket zararından sorumlu olduklarının kabulü gerektiği, şirkette hizmet sözleşmesi ile çalışanların verilen kararların alınmasında ve denetiminde söz sahibi olmadıklarından, davalılar ..., ..., ve ...'ın zarardan sorumlu olmadıkları, yönetim ve denetim kurul üyeleri ..., ..., ..., ...
ve...ın sorumlu tutulması gerektiği, davalılardan ...'ın ise dava tarihinden önce vefat ettiği, ölü şahıs hakkında dava açılamayacağı gerekçesiyle davalılardan ...'ın dava tarihinden önce vefat ettiği anlaşıldığından bu davalı hakkında açılan davanın reddine, davalılar .......haklarındaki davanın kabulüne, Toplam 100.000,00 TL'nin 30.06.2003 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselselen tahsili ile davacıya ödenmesine, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/ temlik alan TMSF vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ...vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 26.03.2016 tarih, 2016/3251 E. ve 2016/6984 K. sayılı kararıyla, kararın onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/ temlik alan TMSF vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ...vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Davacı/ temlik alan TMSF vekili, ortakların doğan olarak apel borcunu ödemeleri gerektiğini, dava konusu zarardan doğrudan sorumlu olduklarını, şirketin zarara uğratılmasında kusurlu olan çalışanların da müteselsilen sorumlu tutulacaklarını, usulsüz fiilleri organize ve iştirak eden, onaylayan, yürüten, talimat veren görevlilerin de açık sorumluluklarının bulunduğunu, şirket ortak ve çalışanlarının kusursuzluklarını ispatlaması gerektiğini, müvekkili aleyhine nispi vekalet ücreti taktirinin hukuki olmadığını ileri sürerek karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
2.Davalılar ..., ..., ..., ..., ...vekili, onama kararının gerekçesiz olduğunu, kasa açığını gösteren geçerli bir tutanak ya da tespitin bulunmadığını, hangi hukuka aykırı eylem ve işlemin hangi davalının eylemi ile nedensellik bağı oluşturduğunun açıklanmadığını, ıslah tarihi itibariyle talep hakkının zamanaşımına uğradığını, sadece denetçilerin dava açıp ıslah isteyebileceğini, davacı sıfatı bulunmayan yönetim kurulunun temlik edemeyeceğini, dava dışı şirketin ticari defterlerini ibraz etmeyen TMSF’nin delil kararttığını, TMSF’nin düzenlediği defterlerin hükme esas alınamayacağını, davanın konusunun değiştiğini, temlikin muvazaalı yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 440 ıncı maddesi.
2.6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6762 sayılı Kanun) 309, 359 uncu maddeleri,
3.5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 133 üncü maddesinin son fıkrası
4.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi,
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen davalılar ..., ..., ..., ..., ...vekilinin tüm, davacı/temlik alan TMSF vekilinin sair karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
2.Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yargıtay, karar düzeltme talebi üzerine, 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları hükümlerine göre yerel mahkeme hükmünü düzelterek onayabilir. Mahkemece verilen karar, Dairemizce yazılı gerekçeyle onanmışsa da davacı TMSF'nin eldeki davayı kanuni halef sıfatıyla takip ettiği dikkate alınarak 5411 sayılı Kanun'un 133 üncü maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca maktu vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde haklarında davanın reddine karar verilen davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden davacı/ temlik alan TMSF vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz onama kararı kaldırılarak, kararın bozulması gerekir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun’un 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalılar ..., ..., ..., ..., ...vekilinin tüm, davacı vekilinin sair karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
2.Karar düzeltme istenilen Dairemiz ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davacı/ temlik alan TMSF vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinde yer alan “10.050,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “1.320,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye 314,30 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931017900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz