Hisse devir bedeli iadesi alacağının çekişmeli olması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2416 E. 2022/1874 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)İhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
Bir hisse devir sözleşmesi kapsamında ödenen bedelin iadesi talebine dayalı alacağın varlığı ve muacceliyeti, taraflar arasında karşılıklı edim ifası ve sözleşmeye aykırılık iddiaları nedeniyle çekişmeli ise ve bu durum yaklaşık ispat aşamasında dahi tam bir kanaat oluşturmuyorsa, İİK 257. maddesindeki ihtiyati haciz koşulları oluşmamış sayılır; alacağın varlığı ve miktarı asıl yargılamada belirlenmesi gereken bir husustur.
Ele alınan sorunlar
İhtiyati haciz için İİK 257 koşullarının (alacağın varlığı, muacceliyeti) oluşup oluşmadığı → ret
İddia: İhtiyati haciz kararı verilmesi için kanunda aranan şartların oluştuğu, alacağın rehinle temin edilmediği, muaccel olduğu ve varlığının ispat edildiği; mahkemenin alacağın tespitinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle talebi reddetmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Gerekçe: Aynı hukuki sebebe (hisse devir sözleşmesi kapsamında ödenen bedelin iadesi) dayalı olarak alacaklı tarafından açılan başka bir ihtiyati haciz talebi, farklı bir mahkemece incelenmiş ve reddedilmiş; bu ret kararına yönelik istinaf başvurusu da esastan reddedilmiştir. Anılan kararda, ödeme takvimine göre alacaklının kendisinin de ödemelerini tam yerine getirmediği, taşınmazların anahtarının teslim edildiği ve bu süre zarfında bakımsız bırakılarak zarar gördüğünün ileri sürüldüğü, alacaklının aslında borçlu olabileceğinin savunulduğu göz önüne alınarak alacağın varlığı ve miktarının çekişmeli olduğu, ancak toplanacak delillere göre yapılacak yargılama sonucunda bir sonuca varılabileceği, bu haliyle yaklaşık ispat olgusunun dosyanın bulunduğu aşama itibariyle gerçekleşmediği kabul edilmiştir. Bu nedenle İİK 257. maddesindeki koşulların oluştuğundan söz edilmesi mümkün görülmemiş ve ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz isteminin reddine karar vermesinde isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Geçici hukuki koruma isteği niteliği nedeniyle derdestlik dava şartı incelenemese de, aynı konuda yapılan inceleme sonucu verilen karardan ayrılmayı gerektirecek bir sebep alacaklı vekili tarafından ileri sürülmemiştir. Alacaklı tarafından hisse devir bedeli olarak karşı yana ödenen tutarın iadesinin gerekip gerekmediği ve muaccel alacağın varlığının yapılacak yargılama neticesinde belirleneceği değerlendirilerek istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sözleşmeden kaynaklanan ve karşılıklı edim ifası tartışmalı olan alacaklarda, ihtiyati haciz talebi için yaklaşık ispatın ne zaman gerçekleşmiş sayılamayacağına ilişkin değerlendirme yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Geçici hukuki koruma isteği niteliği nedeniyle derdestlik dava şartının incelenemeyeceği
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ yaklaşık ispat↗ muaccel alacak↗ derdestlik↗ cezai şart↗ hisse devir sözleşmesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/2416
KARAR NO 2022/1874
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 01/09/2022 (D.İş Karar)
NUMARASI 2022/276 D.İş - 2022/273 Karar
TALEP İhtiyati Haciz
İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 01/09/2022 tarihli d.iş kararın alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, taraflar arasında 25.01.2021 tarihinde “... A.Ş. Şirket Hissesi Devir Sözleşmesi” imzalandığını, şirket taşınmazlarının devir sözleşmesinin mütemmim cüzü olarak tanımlan -dığını,hisse devir bedelinin 22.500.000-USD olarak kararlaştırdığını, ödenecek miktarın vadelere yayıldığını, müvekkilinin vadelerde ödemelerini gerçekleştirerek 1.500.000-USD ödeme yaptığını,28.05.2021 tarihinde ödemelerle ilgili bir protokol imzalandığını,protokolde yapılan ödemenin 1.500.000-USD olduğunda mutabakata varıldığını,sözleşmenin 6.2-C maddesine göre devredenlerin son vade tarihine kadar şirket hisselerini ve taşınmazlarını üçüncü kişilere devir ve teslim edemeyeceğini, aksi halde 5.000.000-USD cezai şart ödeyeceğini gayrikabili rücu olarak kabul ettiğini,bu hükme rağmen devredenlerin şirketin taşınmazını sözleşme akdedildikten sonra üçüncü kişilere devrettiğini, sözleşmenin 7.2.
maddesinde; taraflardan birinin işbu sözleşmenin herhangi bir hükmüne aykırı davranması halinde sözleşmenin kendiliğinden münfesih olacağı ve haksız tarafın ödeyeceği cezai şartın 5.000.000-usd olduğunu, sözleşme münfesih olduğundan 1.500.000-USD’nin müvekkiline iadesi gerektiğini, ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli olan şartların oluştuğunu, alacağın rehinle temin edilmediğini, muaccel olduğunu beyanla 1.500.000-USD’nin karşılığı olan 27.285.000-TL alacak için borçluların malvarlığına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
D. İŞ KARAR
Mahkemece, İİK'nın 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için; rehin ile temin edilmemiş muaccel bir alacağın bulunması zorunlu olduğu, dava konusu olay, varlığı iddia olunan alacağı teminat altına alma amaçlı olup, talep edenin karşı taraftan alacaklı olup olmadığının tespiti yargılamayı gerektirdiği ve bu nedenle mevcut delil durumuna göre alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti konusunda tam bir kanaat edinilemediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, ihtiyati haciz kararı verilmesi için kanunda aranan şartların oluştuğunu,alacağın rehinle temin edilmediğini, muaccel olduğunu ve varlığının ispat edildiğini, mahkemece alacağın tespitinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle talebin reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, borçlu nezdinde TBK Md. 136 uyarınca "Fiili İmkansızlık" gündeme geleceğini, bu aşamada müvekkiline karşı yana ödenen 1.500.000-USD bedel ödemenin iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Karşı yan borçlular vekili istinafa cevap dilekçesinde ; Karşı tarafın aynı taleple, İstanbul 16.ATM'nin 2022/169D.İş esasında dosya açtığı, Mahkemece 26/07/2022 tarih 2022/169D.İş esas.- 2022/230 karar sayılı kararıyla talebi red ettiğini,karara karşı yapılan istinaf başvurusunun, İstanbul BAM 43.
HDnde incelenerek, 25/10/2022 tarih 2022//1462 esas-2022//1183 karar nolu ilamla istinaf başvurusu kesin olarak red edildiğini belirterek ,istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep,İİK’nun 257 vd. devamı uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Karşı yan borçlular vekili tarafından istinafa cevap dilekçesi ekinde sunulan karar içeriğine göre ;Alacaklı vekilinin aynı sebebe dayalı talebi İstanbul 16.ATM'nin 2022/169D.İş esasında incelenerek red edilmiş istinaf başvurusu ;İstanbul BAM 43. HD nin 25/10/2022 tarih 2022//1462 esas-2022//1183 karar nolu ilamla esastan reddine karar verilmiştir. Anılan ilamda ;"Somut olayda, 28/05/2021 tarihli protokol tarihi itibariyle 1.500.000- USD karşı tarafa ödenmiştir. Ancak hisse devir sözleşmesindeki ödeme takvimine göre 30/03/2021 tarihine kadar 2.500.000- USD'nin 30/09/2021 tarihinde ise 5.000.000-USD'nin ödenmesi gerekmektedir.
Sözleşmede ihtiyati haciz isteyen tarafın ödemelerini yerine getirmediği ve bu nedenle cezai şart alacağının bulunduğu ve sözleşme tarihinde taşınmazların anahtarının talep edene verildiği, bu süre zarfında taşınmazın bakımsız bırakıldığı ve büyük zarar gördüğü ve ihtiyati haciz isteyenin alacaklı değil borçlu olduğu savunulduğuna göre, bu haliyle alacağın varlığı ve miktarı çekişmeli olup ancak toplanacak delillere göre yapılacak yargılama sonucu bir neticeye varılabileceğinden bu haliyle yaklaşık ispat olgusunun dosyanın bulunduğu aşama itibariyle gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Bu halde İİK 257. maddesindeki koşulların oluştuğundan söz edilmesi mümkün görülmediğinden ilk derece mahkemesince, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir."denilmiştir.
İhtiyati haciz isteyen alacaklının aynı hukuki sebebe dayalı olarak talep ettiği; karşı yana ödediği 1.500.000-TL nin geri ödenmesi konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin karar istinaf kanun yolundan geçmek suretiyle bir karara bağlanmıştır. Geçici hukuki koruma isteği nedeniyle derdestlik dava şartı incelenemez ise de aynı konuda yapılan inceleme neticesi verilen karardan ayrılmayı gerektirecek bir sebeb alacaklı vekili tarafından ileri sürülmemiştir.Alacaklı tarafından hisse devir bedeli olarak karşı yana ödenen tutarın iadesi gerekip gerekmediği,muaccel alacağın varlığı yapılacak yargılama neticesinde belirlenecek olup ihtiyati haciz isteyen vekilinin karara yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiş,istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Alacaklı vekili tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/12/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/92551 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi