6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/321 E. 2023/1067 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yazılı delille ispat zorunluluğu illetten mücerretlik karşılıksız çek geri çevirme yazılı delille ispat mücerretlik teminat senedi borçlu olunmadığının tespiti yemin delili davanın konusu şikayet yemin kambiyo senedi kötü niyet tazminatı keşideci vade kötü niyet bilirkişi incelemesi ticari defter havale esastan ret iflas çek menfi tespit dava sebebi eksik inceleme teminat teslim kesin hüküm istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · TCK · TBK — TBK 74 · HMK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekin bir ödeme vasıtası olması sebebiyle kural olarak mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiğinin kabulünün gerektiği, davaya konu çeklerin teminat amacıyla verildiği yolundaki iddianın yazılı delille ispatının zorunlu olduğu, çekler üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir ibare veya çeklerin teminat amacıyla verildiğine ilişkin bir sözleşme bulunmadığı, davacının yemin hakkını kullanmayacağını beyan ettiği, ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasının sonuca etkisinin bulunmadığı, davacının davaya konu çeklerin teminat amacıyla verildiğini kesin delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığını, davacı şirket yetkilisinin davalı adına kayıtlı taşınmazı babasına 750.000,00 TL karşılığında zorunlu olarak sattığını, bu satış işlemine ilişkin olarak davalıya davaya konu çekleri teminat karşılığında güvene dayalı verdiğini, davacının davalıya bir çok ödeme yaptığını, davalı tarafa teminat amacıyla verilen çeklere ilişkin olmak üzere Rize İcra Ceza Mahkemesinin çeşitli dosyaları ile karşılıksız çek keşide etmek suçundan davacı şirket yetkilileri aleyhine dava açıldığını, davacı şirket ve davacı şirket yetkilisinin davalı taraf ile ticari ilişkisi olmamasına rağmen sadece taşınmaz satışı ile ilgili toplamda davalıya 923.343,00 TL ödeme yaptıklarını, taşınmaz satımından kaynaklı borcun fazlasıyla ödendiğini, ancak davalının kötü niyetli olarak davacı şirkete ait çekleri iade etmeyip takip başlattığını, davalının hesabından davacı şirket yetkilisi ... ...'in hesabına yapılan elektronik fon transferlerin ve araç satışının kişisel ilişkiden kaynaklandığını, davacı şirket ile bir ilgisinin bulunmadığını, davalının alacağından fazla para istemesi nedeniyle davacı şirket yetkilisi ......'in davalı adına Rize Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, dosyanın kül hâlinde bilirkişiye gönderilmesi ile davacı şirket ve yetkilisi tarafından ödemelerin ne kadar olduğu, ödemelerin karşılığında verilen çeklerin ticari kayıtlarda işlenip işlenmediği, ticari bir bağın bulunup bulunmadığı, ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak öğrenilmesi gerekirken Mahkemece dosya bilirkişiye gönderilmeden eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelerle karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çeklerin üzerinde teminat için verildiğine ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığı gibi ayrı bir belgede de teminat için verildiklerinin anlaşılamadığı, kambiyo senetlerinin illetten mücerret oldukları, davacının yemin delilini kullanmayacağını belirttiği, kambiyo senedinin aksini iddia eden davacının ispatla yükümlü olduğu da dikkate alındığında verilen kararın usul ve yasaya uygun görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ile arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, sadece müvekkilinin yetkilisinin babasına davalı adına kayıtlı bir taşınmazı 750.000,00 TL karşılığı satın aldığını, 750.000,00 TL borcu bulunduğunu, bunun için de 18 adet olup toplam 770.000,00 TL bedelli çekleri keşide ettiğini, bir çekin teminat senedi olarak kabulü için illa o senet üzerinde teminat ibaresinin veya ayrı bir sözleşmenin aranmayacağını, dilekçede zikrettikleri müşteri çeklerini de verdiğini, bu çeklerin tahsil edilmesinden sonra müvekkilin keşide ettiği teminat çeklerinin iade edileceğini, müşteri çeklerinin toplam 16 adet ve toplam miktarının 568.352,00 TL olduğunu, müvekkilin böylece 568.352,00 TL ödeme yaptığını, ayrıca müvekkilinin yetkilisinin adına kayıtlı hesap üzerinden 10.04.2019’da 68.000,00 TL ve 150.000,00 TL ödeme yapıldığını, yine müvekkiline ait hesap üzerinden de 2019’un 4, 5, 6. aylarında toplam 136.991,00 TL ödeme gerçekleştirildiğini, davalıya yapılan ödeme toplamının 923.343,00 TL olduğunu, borcun fazlasıyla ödendiğini, buna rağmen davalının çekleri iade etmediğini, davalının tapu satışı, araba satışı, havale iddialarının müvekkili şirket ile davalı arasında değil müvekkilinin yetkilisi ile davalı arasındaki ilişki olduğunu, müvekkil yetkilisinin davacı şirketten ve davacı şirketin yetkilisinden fazla para isteyen davalı hakkında Rize Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, yine davalının elinde vadesi gelmemiş toplam 590.000,00 TL bedelli 14 adet çekin olduğunu, ticari defterler üzerinde inceleme yapılmasının, müvekkilinin ne kadar ödeme yaptığının, çeklerin defterlerde kayıtlı olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, çekler ve çeklere dayalı başlatılan icra takibi sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 780 ve devamı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 201 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 74 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

Dava, çekler ve çeklere dayalı icra takiplerinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı, fazla para istendiği iddiasıyla cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürmüştür. Dairemizin geri çevirme kararından sonra dosyaya getirtilen Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/556 E. sayılı dosyasından davacı şirket yetkilisinin şikayeti üzerine soruşturma başlatıldığı, şirket yetkilisinin soruşturmada verdiği ifadede, fazlasıyla ödeme yaptığı hâlde davalının icra takibi başlattığını beyan ettiği, Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/1263 numaralı iddianamesi ile davalı hakkında kamu davası açılıp zincirleme şekilde tefecilik yapmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasının istendiği anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi uyarınca ceza mahkemesinin maddi vakıanın tespitine ilişkin olayla ilgili verdiği karar, hukuk mahkemesini de bağlayacağından anılan ceza davasının sonucunun beklenilmesi, işbu davada dava konusu edilen çeklerle ilgili bir maddi vakıa tespit edilmesi halinde davaya etkisinin değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yasal hasım

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11268 E. 2010/1698 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/321 E.  ,  2023/1067 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

HÜKÜM

Esastan ret

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.10.2022 günü hazır bulunan davacı şirket yetkilisi ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine çeşitli icra takipleri başlattığını, davacı şirket yetkilisinin babasına davalı adına tescilli bir taşınmazı satın aldığından bu taşınmaz alım satımı nedeniyle müvekkilinin davalıya 750.000,00 TL borcu olduğunu, bu taşınmaz alım-satımına binaen müvekkilinin teminat için bir kısım çekleri keşide edip davalıya teslim ettiğini, ancak davalının müvekkilinin keşide ettiği çeklere güvenmeyip bir kısım da müşteri çeklerini aldığını, müşteri çeklerinin ödenmesi durumunda keşidecisi davacı şirket olan çeklerin iade edileceğini, bu müşteri çekleri ile davalıya 568.352,00 TL ödeme yapıldığını, öte yandan müvekkilinin yetkilisinin hesabı üzerinden davalıya 10.04.2019 tarihinde 68.000,00 TL ve 150.000,00 TL ödendiğini, yine müvekkili banka hesabından da 136.991,00 TL gönderildiğini, müvekkilinin borcunu fazlasıyla ödediği hâlde teminat olarak verdiği çeklerin iade edilmediği gibi bu çeklere dayalı takip başlattığını, davalının elinde ayrıca toplam 590.000,00 TL bedelli çeklerin bulunduğunu ileri sürerek müvekkilinin icra takibine konu çekler için toplam 425.412,90 TL ile hâlen davalının elindeki toplam 395.000,00 TL bedelli çekler için davalıya borçlu olmadığının tespitini, kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu çeklerde teminat olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığını, taraflar arasında taşınmaz satışı, araba satışı nedeniyle bir alış verişin bulunduğunu, bunun yanında müvekkilinin hesabından davacı şirketin yetkilisi ... ...’in hesabına para transferleri yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekin bir ödeme vasıtası olması sebebiyle kural olarak mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiğinin kabulünün gerektiği, davaya konu çeklerin teminat amacıyla verildiği yolundaki iddianın yazılı delille ispatının zorunlu olduğu, çekler üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir ibare veya çeklerin teminat amacıyla verildiğine ilişkin bir sözleşme bulunmadığı, davacının yemin hakkını kullanmayacağını beyan ettiği, ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasının sonuca etkisinin bulunmadığı, davacının davaya konu çeklerin teminat amacıyla verildiğini kesin delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığını, davacı şirket yetkilisinin davalı adına kayıtlı taşınmazı babasına 750.000,00 TL karşılığında zorunlu olarak sattığını, bu satış işlemine ilişkin olarak davalıya davaya konu çekleri teminat karşılığında güvene dayalı verdiğini, davacının davalıya bir çok ödeme yaptığını, davalı tarafa teminat amacıyla verilen çeklere ilişkin olmak üzere Rize İcra Ceza Mahkemesinin çeşitli dosyaları ile karşılıksız çek keşide etmek suçundan davacı şirket yetkilileri aleyhine dava açıldığını, davacı şirket ve davacı şirket yetkilisinin davalı taraf ile ticari ilişkisi olmamasına rağmen sadece taşınmaz satışı ile ilgili toplamda davalıya 923.343,00 TL ödeme yaptıklarını, taşınmaz satımından kaynaklı borcun fazlasıyla ödendiğini, ancak davalının kötü niyetli olarak davacı şirkete ait çekleri iade etmeyip takip başlattığını, davalının hesabından davacı şirket yetkilisi ...

...'in hesabına yapılan elektronik fon transferlerin ve araç satışının kişisel ilişkiden kaynaklandığını, davacı şirket ile bir ilgisinin bulunmadığını, davalının alacağından fazla para istemesi nedeniyle davacı şirket yetkilisi ......'in davalı adına Rize Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, dosyanın kül hâlinde bilirkişiye gönderilmesi ile davacı şirket ve yetkilisi tarafından ödemelerin ne kadar olduğu, ödemelerin karşılığında verilen çeklerin ticari kayıtlarda işlenip işlenmediği, ticari bir bağın bulunup bulunmadığı, ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak öğrenilmesi gerekirken Mahkemece dosya bilirkişiye gönderilmeden eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelerle karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çeklerin üzerinde teminat için verildiğine ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığı gibi ayrı bir belgede de teminat için verildiklerinin anlaşılamadığı, kambiyo senetlerinin illetten mücerret oldukları, davacının yemin delilini kullanmayacağını belirttiği, kambiyo senedinin aksini iddia eden davacının ispatla yükümlü olduğu da dikkate alındığında verilen kararın usul ve yasaya uygun görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ile arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, sadece müvekkilinin yetkilisinin babasına davalı adına kayıtlı bir taşınmazı 750.000,00 TL karşılığı satın aldığını, 750.000,00 TL borcu bulunduğunu, bunun için de 18 adet olup toplam 770.000,00 TL bedelli çekleri keşide ettiğini, bir çekin teminat senedi olarak kabulü için illa o senet üzerinde teminat ibaresinin veya ayrı bir sözleşmenin aranmayacağını, dilekçede zikrettikleri müşteri çeklerini de verdiğini, bu çeklerin tahsil edilmesinden sonra müvekkilin keşide ettiği teminat çeklerinin iade edileceğini, müşteri çeklerinin toplam 16 adet ve toplam miktarının 568.352,00 TL olduğunu, müvekkilin böylece 568.352,00 TL ödeme yaptığını, ayrıca müvekkilinin yetkilisinin adına kayıtlı hesap üzerinden 10.04.2019’da 68.000,00 TL ve 150.000,00 TL ödeme yapıldığını, yine müvekkiline ait hesap üzerinden de 2019’un 4, 5, 6.

aylarında toplam 136.991,00 TL ödeme gerçekleştirildiğini, davalıya yapılan ödeme toplamının 923.343,00 TL olduğunu, borcun fazlasıyla ödendiğini, buna rağmen davalının çekleri iade etmediğini, davalının tapu satışı, araba satışı, havale iddialarının müvekkili şirket ile davalı arasında değil müvekkilinin yetkilisi ile davalı arasındaki ilişki olduğunu, müvekkil yetkilisinin davacı şirketten ve davacı şirketin yetkilisinden fazla para isteyen davalı hakkında Rize Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, yine davalının elinde vadesi gelmemiş toplam 590.000,00 TL bedelli 14 adet çekin olduğunu, ticari defterler üzerinde inceleme yapılmasının, müvekkilinin ne kadar ödeme yaptığının, çeklerin defterlerde kayıtlı olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, çekler ve çeklere dayalı başlatılan icra takibi sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 780 ve devamı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 201 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 74 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

Dava, çekler ve çeklere dayalı icra takiplerinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı, fazla para istendiği iddiasıyla cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürmüştür. Dairemizin geri çevirme kararından sonra dosyaya getirtilen Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/556 E. sayılı dosyasından davacı şirket yetkilisinin şikayeti üzerine soruşturma başlatıldığı, şirket yetkilisinin soruşturmada verdiği ifadede, fazlasıyla ödeme yaptığı hâlde davalının icra takibi başlattığını beyan ettiği, Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/1263 numaralı iddianamesi ile davalı hakkında kamu davası açılıp zincirleme şekilde tefecilik yapmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasının istendiği anlaşılmaktadır.

6098 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi uyarınca ceza mahkemesinin maddi vakıanın tespitine ilişkin olayla ilgili verdiği karar, hukuk mahkemesini de bağlayacağından anılan ceza davasının sonucunun beklenilmesi, işbu davada dava konusu edilen çeklerle ilgili bir maddi vakıa tespit edilmesi halinde davaya etkisinin değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920675800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.