Marka Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6309 E. 2023/813 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ kötü niyet↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait 99 000293, 99 000295, 99 000296, 2004 41535, 99 01458 sayılı markalar ile dava konusu 2016 42346 sayılı markalar arasında ortak unsur gibi görünen “makro” - “macro” ibaresinin davacı taraf markalarında esas unsur olarak bulunurken, davalı taraf markasında tek başına değil bitişik bir kelime olarak “macromesh” yazılış biçimiyle yer aldığı ve ibarenin tamamının esas unsur olduğu, davacının iddialarının dayanağını oluşturan “makro”/ “macro” ibarelerinin herkesin kullanımına açık, ayırt ediciliği zayıf ibareler olması da dikkate alındığında, markaların benzerliğinden söz etmenin mümkün olmadığı, dava konusu markalar arasında marka işaretleri bakımından görsel ve işitsel benzerliğin bulunmadığı, taraf markalarındaki sair unsurların da sözü edilen anlamsal benzerliği ortadan kaldırmaya elverişli olduğu, dava konusu markanın kapsamındaki mal/hizmetlerin aynı/benzer/ilişkili olmadıkları, davacıya ait “macrocenter” ibaresini içeren markalarının “süpermarketler” sektöründe bilinirliği olduğu, dava konusu markanın kapsamındaki mal/hizmetler bakımından davacı tarafın tanınmışlığından haksız yarar sağladığına ilişkin ve markasının kötü niyetle kullanımına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, kötü niyetin varlığının ispat edilemediği gibi davacının piyasaya tanıttığı markalar üzerinden haksız bir avantaj sağladığının da ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu "macromesh" ibareli marka ile müvekkili şirkete ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik olduğunu, farklılaştırma bulunmadığını, somut olayda, itiraz konusu marka başvurusunun 19'uncu sınıfta tescilinin talep edildiğini, 99/000296 sayılı marka kapsamındaki emtia ile başvuru konusu marka kapsamındaki emtianın benzer / ilişkilendirilebilir nitelikte olduğunu, "macro”, “makro”, “makrocenter” ve “macrocenter” markalarının müvekkili şirketin herkes tarafından bilinen markaları olup, “macromesh” ibareli markanın iltibas yaratacağı ve müvekkili şirketin tanınmışlığından yararlanacağı ve haksız rekabet oluşturacağını, “macromesh” ibareli markanın müvekkili şirketin seri markalarından biri olarak ortalama tüketici nezdinde algılanması ve karıştırılması kaçınılmaz olduğunu, müvekkil şirkete ait macro/makro ibareli seri markaların tanınmışlığı karşısında 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince de tescil engeli bulunduğunu, "macro" ibaresinin müvekkiline ait ticaret unvanının ve işletme adının esas unsuru olmasının yanı sıra müvekkiline ait www.macrocenter.com.tr alan adının da esas unsuru olduğunu, somut olayda tüketici, itiraza gerekçe gösterilen "macro/makro" ve ibareli markalar ile itiraz konusu "macromesh" ibareli markayı birbirinden ayırt edebilse bile markanın üreticisi arasında ekonomik, organik bağlantı bulunduğunu düşünebileceğini, müvekkili şirkete ait “macro/makro” ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, KHK'nın 8'inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının başvurusuna konu “macromesh” ibaresi ile davacının itirazına mesnet macro/makro esas ibareli markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesinin birici fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YDİK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğünün şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci maddeleri, 556 sayılı KHK’nın 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası ile 35 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3138 E. 2024/5422 K.
Ortak:kötü niyet · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ş biçimiyle yer aldığı ve ibarenin tamamının esas unsur olduğu, davacının iddialarının dayanağını oluşturan “makro”/ “macro” ibarelerinin herkesin kullanımına açık, «ayırt ediciliği» zayıf ibareler olması da dikkate alındığında, markaların benzerliğinden söz etmenin mümkün olmadığı, dava konusu markalar arasında marka işaretleri bakımından görsel ve işitsel benzerliğin bulunmadığı, taraf markalarındaki sair unsurların da sözü edilen anlamsal benzerliği ortadan kaldırmaya elverişli olduğu, dava konusu markanın kapsamındaki mal/hizmetlerin aynı/benzer/ilişkili olmadıkları, davacıya ait “macrocenter” ibaresini içeren markalarının “süpermarketler” sektöründe bilinirliği olduğu, dava konusu markanın kapsamındaki mal/hizmetler bakımından davacı tarafın tanınmışlığından haksız yarar sağladığına ilişkin ve markasının kötü niyetle kullanımına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, «kötü niyetin» varlığının ispat edilemediği gibi davacının piyasaya tanıttığı markalar üzerinden haksız bir avantaj sağladığının da ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddin …
… te olduğunu, "macro”, “makro”, “makrocenter” ve “macrocenter” markalarının müvekkili şirketin herkes tarafından bilinen markaları olup, “macromesh” ibareli markanın «iltibas» yaratacağı ve müvekkili şirketin tanınmışlığından yararlanacağı ve «haksız rekabet» oluşturacağını, “macromesh” ibareli markanın müvekkili şirketin seri markalarından biri olarak «ortalama tüketici» nezdinde algılanması ve karıştırılması kaçınılmaz olduğunu, müvekkil şirkete ait macro/makro ibareli seri markaların tanınmışlığı karşısında 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince de tescil engeli bulunduğunu, "macro" ibaresinin müvekkiline ait «ticaret unvanının» ve işletme adının esas unsuru olmasının yanı sıra müvekkiline ait www.macrocenter.com.tr alan adının da esas unsuru olduğunu, somut olayda tüketici, itiraza gerekçe gösterilen "macro/makro" ve ibareli markalar ile itiraz konusu "macromesh" ibareli markayı birbirinden ayırt edebilse bile markanın üreticisi arasında ekonomik, organik bağlantı bulunduğunu düşünebileceğini, müvekkili şirkete ait “macro/makro” ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, KHK'nın 8'inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın …
… romesh” ibaresi ile davacının itirazına mesnet macro/makro esas ibareli markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesinin birici fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin, Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, buna göre «dava konusu» başvurunun, davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının da sonuca etkili bulunmadığı gibi somut olay bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşullarının da oluşmadığı, «kötü niyet» iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalarının benzer olmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Makro" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğunu, dava konusu başvurunun bütünsel olarak davacı markalarından farklı olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası maddesindeki «iltibas» koşullarının bulunmadığı, dava konusu başvurunun davacının "macro" ibareli alan adı ile de benzer olmadığı, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koş …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının aksine «davaya konusu» marka ile müvekkiline ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 09. ve 42. sınıf hizmetlerin müvekkilinin markalarının kapsamında da yer aldığını, taraf markaları arasında «iltibas» bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların, yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandığını ve tüketici nezdinde tanınmış olduklarını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da bulunduğunu, dava konusu başvurunun …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu
Benzer bu kararda… uğunu, davalı şirketin 2018/71192 sayılı "MAKROCELL BARKODSİS" ibareli marka başvurusuna, "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalarına dayalı olarak yapılan itirazlarının «dava konusu» YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, d …
Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalarının benzer olmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Makro" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğunu, dava konusu başvurunun bütünsel olarak davacı markalarından farklı olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası maddesindeki «iltibas» koşullarının bulunmadığı, dava konusu başvurunun davacının "macro" ibareli alan adı ile de benzer olmadığı, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koş …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının aksine «davaya konusu» marka ile müvekkiline ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 09. ve 42. sınıf hizmetlerin müvekkilinin markalarının kapsamında da yer aldığını, taraf markaları arasında «iltibas» bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların, yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandığını ve tüketici nezdinde tanınmış olduklarını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da bulunduğunu, dava konusu başvurunun …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3076 E. 2023/6952 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… te olduğunu, "macro”, “makro”, “makrocenter” ve “macrocenter” markalarının müvekkili şirketin herkes tarafından bilinen markaları olup, “macromesh” ibareli markanın «iltibas» yaratacağı ve müvekkili şirketin tanınmışlığından yararlanacağı ve «haksız rekabet» oluşturacağını, “macromesh” ibareli markanın müvekkili şirketin seri markalarından biri olarak «ortalama tüketici» nezdinde algılanması ve karıştırılması kaçınılmaz olduğunu, müvekkil şirkete ait macro/makro ibareli seri markaların tanınmışlığı karşısında 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince de tescil engeli bulunduğunu, "macro" ibaresinin müvekkiline ait «ticaret unvanının» ve işletme adının esas unsuru olmasının yanı sıra müvekkiline ait www.macrocenter.com.tr alan adının da esas unsuru olduğunu, somut olayda tüketici, itiraza gerekçe gösterilen "macro/makro" ve ibareli markalar ile itiraz konusu "macromesh" ibareli markayı birbirinden ayırt edebilse bile markanın üreticisi arasında ekonomik, organik bağlantı bulunduğunu düşünebileceğini, müvekkili şirkete ait “macro/makro” ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, KHK'nın 8'inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın …
… ş biçimiyle yer aldığı ve ibarenin tamamının esas unsur olduğu, davacının iddialarının dayanağını oluşturan “makro”/ “macro” ibarelerinin herkesin kullanımına açık, «ayırt ediciliği» zayıf ibareler olması da dikkate alındığında, markaların benzerliğinden söz etmenin mümkün olmadığı, dava konusu markalar arasında marka işaretleri bakımından görsel ve işitsel benzerliğin bulunmadığı, taraf markalarındaki sair unsurların da sözü edilen anlamsal benzerliği ortadan kaldırmaya elverişli olduğu, dava konusu markanın kapsamındaki mal/hizmetlerin aynı/benzer/ilişkili olmadıkları, davacıya ait “macrocenter” ibaresini içeren markalarının “süpermarketler” sektöründe bilinirliği olduğu, dava konusu markanın kapsamındaki mal/hizmetler bakımından davacı tarafın tanınmışlığından haksız yarar sağladığına ilişkin ve markasının kötü niyetle kullanımına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, «kötü niyetin» varlığının ispat edilemediği gibi davacının piyasaya tanıttığı markalar üzerinden haksız bir avantaj sağladığının da ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddin …
… romesh” ibaresi ile davacının itirazına mesnet macro/makro esas ibareli markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesinin birici fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… alan başvuruya müvekkilinin itirazının, 24.10.2018 tarih ve 2018-M-9052 sayılı YİDK kararı yerinde görülmeyerek nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olma ihtimalinin bulunduğunu, davalı markasının müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkili şirkete ait tanınmış markanın benzerini …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markalarının «ayırt ediciliği» çok zayıf "MACRO-MAKRO" ibareleri ile oluşturulduğu gözetilerek gerek bütünlük ilkesi, gerekse de yazılış-okunuş ve mana olarak davacı markaları ile davalı markasının birbirine benzemediği ve aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, dava konusu marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin, bazı davacı markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerle benzer olmasına rağmen, taraf markalarının işaretlerinin benzer olmaması ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesinin mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, "macro center" ibareli markalar tanınmış olsa da temelde davacının "macro center" ibarel …
… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3700 E. 2023/7419 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… te olduğunu, "macro”, “makro”, “makrocenter” ve “macrocenter” markalarının müvekkili şirketin herkes tarafından bilinen markaları olup, “macromesh” ibareli markanın «iltibas» yaratacağı ve müvekkili şirketin tanınmışlığından yararlanacağı ve «haksız rekabet» oluşturacağını, “macromesh” ibareli markanın müvekkili şirketin seri markalarından biri olarak «ortalama tüketici» nezdinde algılanması ve karıştırılması kaçınılmaz olduğunu, müvekkil şirkete ait macro/makro ibareli seri markaların tanınmışlığı karşısında 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince de tescil engeli bulunduğunu, "macro" ibaresinin müvekkiline ait «ticaret unvanının» ve işletme adının esas unsuru olmasının yanı sıra müvekkiline ait www.macrocenter.com.tr alan adının da esas unsuru olduğunu, somut olayda tüketici, itiraza gerekçe gösterilen "macro/makro" ve ibareli markalar ile itiraz konusu "macromesh" ibareli markayı birbirinden ayırt edebilse bile markanın üreticisi arasında ekonomik, organik bağlantı bulunduğunu düşünebileceğini, müvekkili şirkete ait “macro/makro” ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, KHK'nın 8'inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın …
… ş biçimiyle yer aldığı ve ibarenin tamamının esas unsur olduğu, davacının iddialarının dayanağını oluşturan “makro”/ “macro” ibarelerinin herkesin kullanımına açık, «ayırt ediciliği» zayıf ibareler olması da dikkate alındığında, markaların benzerliğinden söz etmenin mümkün olmadığı, dava konusu markalar arasında marka işaretleri bakımından görsel ve işitsel benzerliğin bulunmadığı, taraf markalarındaki sair unsurların da sözü edilen anlamsal benzerliği ortadan kaldırmaya elverişli olduğu, dava konusu markanın kapsamındaki mal/hizmetlerin aynı/benzer/ilişkili olmadıkları, davacıya ait “macrocenter” ibaresini içeren markalarının “süpermarketler” sektöründe bilinirliği olduğu, dava konusu markanın kapsamındaki mal/hizmetler bakımından davacı tarafın tanınmışlığından haksız yarar sağladığına ilişkin ve markasının kötü niyetle kullanımına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, «kötü niyetin» varlığının ispat edilemediği gibi davacının piyasaya tanıttığı markalar üzerinden haksız bir avantaj sağladığının da ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddin …
… romesh” ibaresi ile davacının itirazına mesnet macro/makro esas ibareli markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesinin birici fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… eli marka başvurusu ile davacının "MACRO ve MAKRO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulun …
… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
İtiraza mesnet marka ve başvuru konusu markaların arasında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince de davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1119 E. 2021/520 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… te olduğunu, "macro”, “makro”, “makrocenter” ve “macrocenter” markalarının müvekkili şirketin herkes tarafından bilinen markaları olup, “macromesh” ibareli markanın «iltibas» yaratacağı ve müvekkili şirketin tanınmışlığından yararlanacağı ve «haksız rekabet» oluşturacağını, “macromesh” ibareli markanın müvekkili şirketin seri markalarından biri olarak «ortalama tüketici» nezdinde algılanması ve karıştırılması kaçınılmaz olduğunu, müvekkil şirkete ait macro/makro ibareli seri markaların tanınmışlığı karşısında 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince de tescil engeli bulunduğunu, "macro" ibaresinin müvekkiline ait «ticaret unvanının» ve işletme adının esas unsuru olmasının yanı sıra müvekkiline ait www.macrocenter.com.tr alan adının da esas unsuru olduğunu, somut olayda tüketici, itiraza gerekçe gösterilen "macro/makro" ve ibareli markalar ile itiraz konusu "macromesh" ibareli markayı birbirinden ayırt edebilse bile markanın üreticisi arasında ekonomik, organik bağlantı bulunduğunu düşünebileceğini, müvekkili şirkete ait “macro/makro” ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, KHK'nın 8'inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın …
… ş biçimiyle yer aldığı ve ibarenin tamamının esas unsur olduğu, davacının iddialarının dayanağını oluşturan “makro”/ “macro” ibarelerinin herkesin kullanımına açık, «ayırt ediciliği» zayıf ibareler olması da dikkate alındığında, markaların benzerliğinden söz etmenin mümkün olmadığı, dava konusu markalar arasında marka işaretleri bakımından görsel ve işitsel benzerliğin bulunmadığı, taraf markalarındaki sair unsurların da sözü edilen anlamsal benzerliği ortadan kaldırmaya elverişli olduğu, dava konusu markanın kapsamındaki mal/hizmetlerin aynı/benzer/ilişkili olmadıkları, davacıya ait “macrocenter” ibaresini içeren markalarının “süpermarketler” sektöründe bilinirliği olduğu, dava konusu markanın kapsamındaki mal/hizmetler bakımından davacı tarafın tanınmışlığından haksız yarar sağladığına ilişkin ve markasının kötü niyetle kullanımına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, «kötü niyetin» varlığının ispat edilemediği gibi davacının piyasaya tanıttığı markalar üzerinden haksız bir avantaj sağladığının da ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddin …
… romesh” ibaresi ile davacının itirazına mesnet macro/makro esas ibareli markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesinin birici fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… mesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılm …
… AKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
… tler için davalının müktesep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince “makro” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu, davalının başvurusuna “teknik profil” ve şekil unsuru ekleyerek ayırt ediciliği sağladığı ve bu nedenle benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle yerel mahk …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet
Benzer bu kararda… rakende sektöründe tanınmış marka olduğu ancak başvuru kapsamındaki farklı mallar bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının gerçekleşmediği, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… mesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılm …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6309 E. , 2023/813 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan retdi
Taraflar arasındaki, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından 2016/42346 sayılı “macromesh” markasının 19 uncu sınıfta tescil talebinde bulunulduğunu, müvekkili tarafından söz konusu marka başvurusunun ilanına itiraz edildiğini, itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini ve söz konusu kararın yeniden incelenmesi için dilekçe verdiklerini, YİDK’nın 23.06.2017 tarihli 2017-M-5211 sayılı kararı ile “macromesh” ibareli başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar ve başvuru kapsamındaki mallar/hizmetler açısından ilişkilendirme/karıştırılma ihtimali bulunmadığına karar verildiğini, oysa taraf markalarının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olacağını, “macromesh” ibareli marka ile müvekkiline ait esas unsuru “makro” ve macro” ibareli olan markaların görsel ve işitsel açılardan benzediğini, müvekkiline ait “macro” ve “macrocenter” markalarının herkes tarafından bilindiğini ve “macromesh” ibareli markanın iltibas yaratacağını, müvekkili firmanın tanınmışlığından yararlanılacağını ve haksız rekabet oluşturacağını, söz konusu markanın müvekkili şirketin seri markalarından biri olarak ortalama tüketici nezdinde algılanması ve karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu ileri süreek YİDK kararının iptalini ve 2016/42346 sayılı “macromesh” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; başvuru konusu marka ile itiraz konusu markaları karşılaştırdıklarında davacının itiraz markalarında başvuru markasıyla kıyaslanamayacak derecede farklı şekil unsuru ve renk kombinasyonu bulunduğunu, davalı şirketin “macromesh” ibareli başvurusu ile davacı şirkete ait itiraz konusu markaların, kavramsal, görsel bakımdan ve bıraktıkları toplu intiba yönünden birbirinden farklı olduğunu, ayrıca 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesinin dördüncü fıkrası ve 35 inci maddelerinde belirtilen şartların oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararında belirtildiği üzere, davacı yanın başvurunun kötü niyetle yapıldığını gösteren kanıtlar sunamadığını, taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vereceği bir durumun olmadığını, bir bütün olarak değerledirildiğinde, markaların benzerliğinden söz edilemeyeceğini, davacı tarafın hiçbir markasının 19 uncu sınıf emtiayı içermediğini, tanınmışlık iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait 99 000293, 99 000295, 99 000296, 2004 41535, 99 01458 sayılı markalar ile dava konusu 2016 42346 sayılı markalar arasında ortak unsur gibi görünen “makro” - “macro” ibaresinin davacı taraf markalarında esas unsur olarak bulunurken, davalı taraf markasında tek başına değil bitişik bir kelime olarak “macromesh” yazılış biçimiyle yer aldığı ve ibarenin tamamının esas unsur olduğu, davacının iddialarının dayanağını oluşturan “makro”/ “macro” ibarelerinin herkesin kullanımına açık, ayırt ediciliği zayıf ibareler olması da dikkate alındığında, markaların benzerliğinden söz etmenin mümkün olmadığı, dava konusu markalar arasında marka işaretleri bakımından görsel ve işitsel benzerliğin bulunmadığı, taraf markalarındaki sair unsurların da sözü edilen anlamsal benzerliği ortadan kaldırmaya elverişli olduğu, dava konusu markanın kapsamındaki mal/hizmetlerin aynı/benzer/ilişkili olmadıkları, davacıya ait “macrocenter” ibaresini içeren markalarının “süpermarketler” sektöründe bilinirliği olduğu, dava konusu markanın kapsamındaki mal/hizmetler bakımından davacı tarafın tanınmışlığından haksız yarar sağladığına ilişkin ve markasının kötü niyetle kullanımına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, kötü niyetin varlığının ispat edilemediği gibi davacının piyasaya tanıttığı markalar üzerinden haksız bir avantaj sağladığının da ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu "macromesh" ibareli marka ile müvekkili şirkete ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik olduğunu, farklılaştırma bulunmadığını, somut olayda, itiraz konusu marka başvurusunun 19'uncu sınıfta tescilinin talep edildiğini, 99/000296 sayılı marka kapsamındaki emtia ile başvuru konusu marka kapsamındaki emtianın benzer / ilişkilendirilebilir nitelikte olduğunu, "macro”, “makro”, “makrocenter” ve “macrocenter” markalarının müvekkili şirketin herkes tarafından bilinen markaları olup, “macromesh” ibareli markanın iltibas yaratacağı ve müvekkili şirketin tanınmışlığından yararlanacağı ve haksız rekabet oluşturacağını, “macromesh” ibareli markanın müvekkili şirketin seri markalarından biri olarak ortalama tüketici nezdinde algılanması ve karıştırılması kaçınılmaz olduğunu, müvekkil şirkete ait macro/makro ibareli seri markaların tanınmışlığı karşısında 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince de tescil engeli bulunduğunu, "macro" ibaresinin müvekkiline ait ticaret unvanının ve işletme adının esas unsuru olmasının yanı sıra müvekkiline ait www.macrocenter.com.tr alan adının da esas unsuru olduğunu, somut olayda tüketici, itiraza gerekçe gösterilen "macro/makro" ve ibareli markalar ile itiraz konusu "macromesh" ibareli markayı birbirinden ayırt edebilse bile markanın üreticisi arasında ekonomik, organik bağlantı bulunduğunu düşünebileceğini, müvekkili şirkete ait “macro/makro” ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, KHK'nın 8'inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının başvurusuna konu “macromesh” ibaresi ile davacının itirazına mesnet macro/makro esas ibareli markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesinin birici fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YDİK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğünün şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci maddeleri, 556 sayılı KHK’nın 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası ile 35 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920673600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz