Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/747 E. 2023/743 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tediye makbuzu↗ aval↗ temsil yetkisi↗ ticari defter incelemesi↗ tahkikat↗ ticari satım↗ yazılı delil↗ ara karar↗ istinaf incelemesi↗ kötü niyet tazminatı↗ mahsup↗ keşideci↗ uyuşmazlık konusu↗ bono↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ ticari defter↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ iflas↗ tacir↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.12.2016 tarih, 2014/461 E. ve 2016/560 K. sayılı kararıyla; davacının yaptığı ödemelerden davalının kabul etmediği uyuşmazlık konusu tediye makbuzlarının dava dışı şirket ortağı ...tarafından düzenlendiği, ancak bu ortağın şirketi temsil yetkisi olmadığı, bu ortağa daha önce yapılan ödemelerin şirket tarafından benimsendiğine ya da daha önce şirket adına yapılan ödemelerin bu ortak tarafından kabul edildiğine dair yazılı delil bulunmadığı, takip tarihinde davacının takip konusu alacak kadar borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.03.2019 tarih, 2017/1975 E. ve 2019/415 K. sayılı kararıyla; dava dışı YSL Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinin incelenmesi için talimat yazılmasına karar verilmişse de, verilen süre içerisinde davacı tarafın delil avansını kendisine yapılan tebligata rağmen yatırmadığı, bu nedenle bu hususta inceleme yapılamadığı, davacı tarafça kendisine ödeme yapılan ... 'ün dava dışı şirketin ödeme almaya yetkili kişisi olmadığı, daha önce de şirket adına ödeme aldığının kanıtlamadığı, bu nedenle tacir olan davacının basiretli bir şekilde hareket ederek, ödemeyi dava dışı şirketin yetkilisi olan davalıya yapması gerektiği, mahkemece bu gerekçe ile verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 26.05.2021 tarih, 2020/3048 E. ve 2021/4424 K. sayılı kararıyla Bölge Adliye Mahkemesince ara karar ile dava dışı şirketin ticaret sicil kayıtları getirtilerek karar verilmesi nedeniyle İstinaf Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf talebinin yetersiz tahkikat yönünden kabul edildiği, İstinaf Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerekirken istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına karar verilerek belirtilen usuli eksiklik giderilerek, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 02.12.2016 tarih, 2014/461 E. ve 2016/560 K. sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 356 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin süresi içinde ticari defterlerini sunmadığını, davalının şirket yetkilisi olduğunu, 07.11.2012’de 20.000 USD ödeme yaptığını, davalının bu ödemeye itirazı olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket adına ödeme yapılan şahsın ödeme almaya yetkili olup olmadığı, yapılan ödemenin borçtan mahsubunun gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi.
2.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dairemiz bozma ilamında Bölge Adliye Mahkemesince dava dışı şirketin ticaret sicil kayıtlarının getirtildiği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bölge adliye mahkemesince bozma ilamına uyularak istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan tahkikatın eksik yahut hatalı olduğunun anlaşılması ve uyuşmazlık üzerinde gerekli görülen tahkikatın yapılması halinde, Bölge Adliye Mahkemesince verilecek kararda 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde tarif olunan biçimiyle gerekçenin yer alması gerekmektedir. Ancak somut olayda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuşsa da kararın gerekçesinin açıklanmaması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3048 E. 2021/4424 K.
Ortak:tediye makbuzu · temsil yetkisi · ticari defter incelemesi · tahkikat · yazılı delil · ara karar · uyuşmazlık konusu · bono
İncelediğiniz kararda… ERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.12.2016 tarih, 2014/461 E. ve 2016/560 K. sayılı kararıyla; davacının yaptığı ödemelerden davalının kabul etmediği «uyuşmazlık konusu» «tediye makbuzlarının» dava dışı şirket ortağı ...tarafından düzenlendiği, ancak bu ortağın şirketi «temsil yetkisi» olmadığı, bu ortağa daha önce yapılan ödemelerin şirket tarafından benimsendiğine ya da daha önce şirket adına yapılan ödemelerin bu ortak tarafından kabul edildiğine dair «yazılı delil» bulunmadığı, takip tarihinde davacının takip konusu alacak kadar borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2.Dairemizin 26.05.2021 tarih, 2020/3048 E. ve 2021/4424 K. sayılı kararıyla Bölge Adliye Mahkemesince «ara» karar ile dava dışı şirketin «ticaret sicil» kayıtları getirtilerek karar verilmesi nedeniyle İstinaf Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf talebinin yetersiz «tahkikat» yönünden kabul edildiği, İstinaf Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararının «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulması gerekirken istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bo …
Şti.'nin «ticari defterlerinin incelenmesi» için talimat yazılmasına karar verilmişse de, verilen süre içerisinde davacı tarafın delil avansını kendisine yapılan «tebligata» rağmen yatırmadığı, bu nedenle bu hususta inceleme yapılamadığı, davacı tarafça kendisine ödeme yapılan ... 'ün dava dışı şirketin ödeme almaya yetkili kişisi olmadığı, daha önce de şirket adına ödeme aldığının kanıtlamadığı, bu nedenle «tacir» olan davacının basiretli bir şekilde hareket ederek, ödemeyi dava dışı şirketin yetkilisi olan davalıya yapması gerektiği, mahkemece bu gerekçe ile verilen kararda …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davacının yaptığı ödemelerden davalının kabul etmediği «uyuşmazlık konusu» «tediye makbuzlarının» dava dışı şirket ortağı ... tarafından düzenlendiği, ancak bu ortağın şirketi «temsil yetkisi» olmadığı, bu ortağa daha önce yapılan ödemelerin şirket tarafından benimsendiği ya da daha önce şirket adına yapılan ödemelerin bu ortak tarafından kabul edildiğine dair «yazılı delil» olmadığı, takip tarihinde davacının takip konusu alacak kadar borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin «ticari defterlerinin incelenmesi» için talimat yazılmasına karar verilmişse de, verilen süre içerisinde davacı tarafın delil avansını kendisine yapılan «tebligata» rağmen yatırmadığı bu nedenle bu hususta inceleme yapılamadığı, Hatay Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevapta, davaya konu «bononun» «lehtarı» olan YSL Metal Galvanis San. ve Tic.
Bu hüküm uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince «ara» karar ile dava dışı şirketin «ticaret sicil» kayıtları getirtilerek karar verilmesi nedeniyle istinaf mahkemesince davacılar vekilinin istinaf talebi reddedilmiş olması yetersiz «tahkikat» yönünden kabul edilmiş olur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lehtar
Benzer bu karardaŞti.'nin «ticari defterlerinin incelenmesi» için talimat yazılmasına karar verilmişse de, verilen süre içerisinde davacı tarafın delil avansını kendisine yapılan «tebligata» rağmen yatırmadığı bu nedenle bu hususta inceleme yapılamadığı, Hatay Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevapta, davaya konu «bononun» «lehtarı» olan YSL Metal Galvanis San. ve Tic.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/747 E. , 2023/743 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin keşideci diğer davacının aval veren sıfatı ile dava dışı YSL Metal Ltd. Şti'ne 277.000,00 TL bedelli bono verdiğini, davalının bu şirketin ortağı olduğunu, bono bedeli ödenmiş olmasına rağmen davacılar aleyhine icra takibi yapıldığını ileri sürerek davacıların takip konusu bono yönünden borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket ile yapılan ticari satım nedeniyle bononun verildiğini, yapılan ödemelerin mahsup edilerek bakiye 58.818,02 TL için başlatılan takipten sonra yapılan 35.350,00 TL ödeme ile bakiye borcun 23.468,02 TL kaldığını, davacının bakiye kalan borcun ödendiğine dair dayanak yaptığı ... Ertürk imzalı tediye makbuzlarının ise bu kişi şirket yetkilisi olmadığından geçerli olmadığını, davalının bilgisi dahilinde de verilmediğinden ödemelerin şirket kayıtlarına geçmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.12.2016 tarih, 2014/461 E. ve 2016/560 K. sayılı kararıyla; davacının yaptığı ödemelerden davalının kabul etmediği uyuşmazlık konusu tediye makbuzlarının dava dışı şirket ortağı ...tarafından düzenlendiği, ancak bu ortağın şirketi temsil yetkisi olmadığı, bu ortağa daha önce yapılan ödemelerin şirket tarafından benimsendiğine ya da daha önce şirket adına yapılan ödemelerin bu ortak tarafından kabul edildiğine dair yazılı delil bulunmadığı, takip tarihinde davacının takip konusu alacak kadar borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.03.2019 tarih, 2017/1975 E. ve 2019/415 K. sayılı kararıyla; dava dışı YSL Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinin incelenmesi için talimat yazılmasına karar verilmişse de, verilen süre içerisinde davacı tarafın delil avansını kendisine yapılan tebligata rağmen yatırmadığı, bu nedenle bu hususta inceleme yapılamadığı, davacı tarafça kendisine ödeme yapılan ... 'ün dava dışı şirketin ödeme almaya yetkili kişisi olmadığı, daha önce de şirket adına ödeme aldığının kanıtlamadığı, bu nedenle tacir olan davacının basiretli bir şekilde hareket ederek, ödemeyi dava dışı şirketin yetkilisi olan davalıya yapması gerektiği, mahkemece bu gerekçe ile verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 26.05.2021 tarih, 2020/3048 E. ve 2021/4424 K. sayılı kararıyla Bölge Adliye Mahkemesince ara karar ile dava dışı şirketin ticaret sicil kayıtları getirtilerek karar verilmesi nedeniyle İstinaf Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf talebinin yetersiz tahkikat yönünden kabul edildiği, İstinaf Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerekirken istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına karar verilerek belirtilen usuli eksiklik giderilerek, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 02.12.2016 tarih, 2014/461 E. ve 2016/560 K. sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 356 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin süresi içinde ticari defterlerini sunmadığını, davalının şirket yetkilisi olduğunu, 07.11.2012’de 20.000 USD ödeme yaptığını, davalının bu ödemeye itirazı olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket adına ödeme yapılan şahsın ödeme almaya yetkili olup olmadığı, yapılan ödemenin borçtan mahsubunun gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi.
2.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dairemiz bozma ilamında Bölge Adliye Mahkemesince dava dışı şirketin ticaret sicil kayıtlarının getirtildiği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bölge adliye mahkemesince bozma ilamına uyularak istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan tahkikatın eksik yahut hatalı olduğunun anlaşılması ve uyuşmazlık üzerinde gerekli görülen tahkikatın yapılması halinde, Bölge Adliye Mahkemesince verilecek kararda 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde tarif olunan biçimiyle gerekçenin yer alması gerekmektedir.
Ancak somut olayda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuşsa da kararın gerekçesinin açıklanmaması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920622800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz