Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3048 E. 2021/4424 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tediye makbuzu↗ temsil yetkisi↗ ticari defter incelemesi↗ tahkikat↗ yazılı delil↗ lehtar↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ ara karar↗ uyuşmazlık konusu↗ bono↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ticari defter↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ tacir↗ temsil↗ hmk 353(1)b-2↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davacının yaptığı ödemelerden davalının kabul etmediği uyuşmazlık konusu tediye makbuzlarının dava dışı şirket ortağı ... tarafından düzenlendiği, ancak bu ortağın şirketi temsil yetkisi olmadığı, bu ortağa daha önce yapılan ödemelerin şirket tarafından benimsendiği ya da daha önce şirket adına yapılan ödemelerin bu ortak tarafından kabul edildiğine dair yazılı delil olmadığı, takip tarihinde davacının takip konusu alacak kadar borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, dava dışı YSL Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinin incelenmesi için talimat yazılmasına karar verilmişse de, verilen süre içerisinde davacı tarafın delil avansını kendisine yapılan tebligata rağmen yatırmadığı bu nedenle bu hususta inceleme yapılamadığı, Hatay Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevapta, davaya konu bononun lehtarı olan YSL Metal Galvanis San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ödeme makbuz tarihlerindeki yetkilisinin davalı ... olduğu, dava dışı ...'ün ise şirketin hissedarı olduğunun bildirildiği dolayısıyla, davalının kabul etmediği ve davacı tarafça kendisine ödeme yapılan ...'ün dava dışı şirketin ödeme almaya yetkili kişisi olmadığının ve daha öncede şirket adına ödeme aldığının kanıtlamadığı, bu nedenle tacir olan davacının basiretli bir şekilde hareket ederek, ödemeyi dava dışı şirketin yetkilisi olan davalıya yapması gerektiği, mahkemece bu gerekçe ile verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
İstinaf mahkemesince davacılar vekilinin istinaf talebinin incelenmesi sonunda ilk derece mahkemesince yapılan tahkikat yeterli görülmeyerek ilave tahkikat yapılarak tahkikat tamamlanmış gerekçe genişletilerek yine ilk derece mahkemesinin vardığı sonuca varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 353-1-b/3 maddesinde; “Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikteyse bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilir ” hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince ara karar ile dava dışı şirketin ticaret sicil kayıtları getirtilerek karar verilmesi nedeniyle istinaf mahkemesince davacılar vekilinin istinaf talebi reddedilmiş olması yetersiz tahkikat yönünden kabul edilmiş olur.
Hal böyle olunca istinaf mahkemesince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerekirken istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun olmadığından kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/747 E. 2023/743 K.
Ortak:tediye makbuzu · temsil yetkisi · ticari defter incelemesi · tahkikat · yazılı delil · ara karar · uyuşmazlık konusu · bono
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davacının yaptığı ödemelerden davalının kabul etmediği «uyuşmazlık konusu» «tediye makbuzlarının» dava dışı şirket ortağı ... tarafından düzenlendiği, ancak bu ortağın şirketi «temsil yetkisi» olmadığı, bu ortağa daha önce yapılan ödemelerin şirket tarafından benimsendiği ya da daha önce şirket adına yapılan ödemelerin bu ortak tarafından kabul edildiğine dair «yazılı delil» olmadığı, takip tarihinde davacının takip konusu alacak kadar borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin «ticari defterlerinin incelenmesi» için talimat yazılmasına karar verilmişse de, verilen süre içerisinde davacı tarafın delil avansını kendisine yapılan «tebligata» rağmen yatırmadığı bu nedenle bu hususta inceleme yapılamadığı, Hatay Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevapta, davaya konu «bononun» «lehtarı» olan YSL Metal Galvanis San. ve Tic.
Bu hüküm uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince «ara» karar ile dava dışı şirketin «ticaret sicil» kayıtları getirtilerek karar verilmesi nedeniyle istinaf mahkemesince davacılar vekilinin istinaf talebi reddedilmiş olması yetersiz «tahkikat» yönünden kabul edilmiş olur.
Benzer bu kararda… ERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.12.2016 tarih, 2014/461 E. ve 2016/560 K. sayılı kararıyla; davacının yaptığı ödemelerden davalının kabul etmediği «uyuşmazlık konusu» «tediye makbuzlarının» dava dışı şirket ortağı ...tarafından düzenlendiği, ancak bu ortağın şirketi «temsil yetkisi» olmadığı, bu ortağa daha önce yapılan ödemelerin şirket tarafından benimsendiğine ya da daha önce şirket adına yapılan ödemelerin bu ortak tarafından kabul edildiğine dair «yazılı delil» bulunmadığı, takip tarihinde davacının takip konusu alacak kadar borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2.Dairemizin 26.05.2021 tarih, 2020/3048 E. ve 2021/4424 K. sayılı kararıyla Bölge Adliye Mahkemesince «ara» karar ile dava dışı şirketin «ticaret sicil» kayıtları getirtilerek karar verilmesi nedeniyle İstinaf Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf talebinin yetersiz «tahkikat» yönünden kabul edildiği, İstinaf Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararının «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulması gerekirken istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bo …
Şti.'nin «ticari defterlerinin incelenmesi» için talimat yazılmasına karar verilmişse de, verilen süre içerisinde davacı tarafın delil avansını kendisine yapılan «tebligata» rağmen yatırmadığı, bu nedenle bu hususta inceleme yapılamadığı, davacı tarafça kendisine ödeme yapılan ... 'ün dava dışı şirketin ödeme almaya yetkili kişisi olmadığı, daha önce de şirket adına ödeme aldığının kanıtlamadığı, bu nedenle «tacir» olan davacının basiretli bir şekilde hareket ederek, ödemeyi dava dışı şirketin yetkilisi olan davalıya yapması gerektiği, mahkemece bu gerekçe ile verilen kararda …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Borçlu bulunmadıklarının tespitine karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1143 E. 2022/4967 K.
Ortak:tahkikat
İncelediğiniz karardaİstinaf mahkemesince davacılar vekilinin istinaf talebinin incelenmesi sonunda ilk derece mahkemesince yapılan «tahkikat» yeterli görülmeyerek ilave tahkikat yapılarak tahkikat tamamlanmış gerekçe genişletilerek yine ilk derece mahkemesinin vardığı sonuca varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bu hüküm uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince «ara» karar ile dava dışı şirketin «ticaret sicil» kayıtları getirtilerek karar verilmesi nedeniyle istinaf mahkemesince davacılar vekilinin istinaf talebi reddedilmiş olması yetersiz «tahkikat» yönünden kabul edilmiş olur.
Benzer bu karardaDavacının hangi sözleşme nedeniyle, takip miktarından ne miktar borcu olduğu hususlarında banka kayıtları üzerinde bankacı bilirkişice yapılacak inceleme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik tahkikatla» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik tahkikat · icra takibinin kesinleşmesi · takibin kesinleşmesi · imza incelemesi · kefil · menfi tespit · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda… et ortağı olduğu zamanda, bu şirket ortaklığı zamanında davalı bankadan kredi kullandıkları, davacının ve davalı gerçek kişilerin müşterek ve müteselsilen borçlu ve «kefil» sıfatı ile sözleşmeyi imzaladıkları, ortaklıklarının bilahare sona erdirildiği, borcun ödenmediği, alacaklı banka tarafından icra takibine başlanıldığı, «takibin kesinleşmesinden» sonra davacının bu davayı açtığı, yapılan «imza incelemesinde» de sözleşmedeki imzanın davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «icra takibinin kesinleşmesi» üzerine açılan «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
İcra Müdürlüğü’nün 2009/25282 takip sayılı dosyasında icra takibi yapmış olup davacı 21.07.2006 ve 18.04.2008 tarihli kredi genel sözleşmelerine dayalı olarak «menfi tespit» isteminde bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3048 E. , 2021/4424 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.12.2016 tarih ve 2014/461 E. - 2016/560 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nce verilen 08.03.2019 tarih ve 2017/1975 E. - 2019/415 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili,davacı şirketin keşideci diğer davacının aval veren sıfatı ile dava dışı YSL Metal Ltd. Şti'ne 277.000,00 TL bedelli bono verdiğini, davalının bu şirketin ortağı olduğunu, bono bedeli ödenmiş olmasına rağmen davacılar aleyhine icra takibi yapıldığını ileri sürerek, davacıların takip konusu bono yönünden borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirket ile yapılan ticari satım nedeniyle bononun verildiğini, yapılan ödemelerin mahsup edilerek bakiye 58.818,02 TL için başlatılan takipten sonra yapılan 35.350,00TL ödeme ile bakiye borcun 23.468,02 TL kaldığını, davacının bakiye kalan borcun ödendiğine dair dayanak yaptığı ... imzalı tediye makbuzlarının ise bu kişi şirket yetkilisi olmadığından ve davalının bilgisi dahilinde de verilmediğinden ödemelerin şirket kayıtlarına geçmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davacının yaptığı ödemelerden davalının kabul etmediği uyuşmazlık konusu tediye makbuzlarının dava dışı şirket ortağı ... tarafından düzenlendiği, ancak bu ortağın şirketi temsil yetkisi olmadığı, bu ortağa daha önce yapılan ödemelerin şirket tarafından benimsendiği ya da daha önce şirket adına yapılan ödemelerin bu ortak tarafından kabul edildiğine dair yazılı delil olmadığı, takip tarihinde davacının takip konusu alacak kadar borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, dava dışı YSL Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinin incelenmesi için talimat yazılmasına karar verilmişse de, verilen süre içerisinde davacı tarafın delil avansını kendisine yapılan tebligata rağmen yatırmadığı bu nedenle bu hususta inceleme yapılamadığı, Hatay Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevapta, davaya konu bononun lehtarı olan YSL Metal Galvanis San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ödeme makbuz tarihlerindeki yetkilisinin davalı ... olduğu, dava dışı ...'ün ise şirketin hissedarı olduğunun bildirildiği dolayısıyla, davalının kabul etmediği ve davacı tarafça kendisine ödeme yapılan ...'ün dava dışı şirketin ödeme almaya yetkili kişisi olmadığının ve daha öncede şirket adına ödeme aldığının kanıtlamadığı, bu nedenle tacir olan davacının basiretli bir şekilde hareket ederek, ödemeyi dava dışı şirketin yetkilisi olan davalıya yapması gerektiği, mahkemece bu gerekçe ile verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
İstinaf mahkemesince davacılar vekilinin istinaf talebinin incelenmesi sonunda ilk derece mahkemesince yapılan tahkikat yeterli görülmeyerek ilave tahkikat yapılarak tahkikat tamamlanmış gerekçe genişletilerek yine ilk derece mahkemesinin vardığı sonuca varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 353-1-b/3 maddesinde; “Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikteyse bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilir ” hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince ara karar ile dava dışı şirketin ticaret sicil kayıtları getirtilerek karar verilmesi nedeniyle istinaf mahkemesince davacılar vekilinin istinaf talebi reddedilmiş olması yetersiz tahkikat yönünden kabul edilmiş olur.
Hal böyle olunca istinaf mahkemesince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerekirken istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun olmadığından kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22 . Hukuk Dairesi'nin 2017/1975 esas ve 2019/415 karar sayılı ve 08.03.2019 tarihli kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına, dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 26.05.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının istinaf kanun yoluna müracaatı üzerine yeniden inceleme yapan Bölge Adliye mahkemesi, neticede itirazların yersiz olduğu kanaatine vararak istinaf başvurusunu esastan reddine karar vermiştir.
Sayın çoğunlukla aramızdaki görüş ayrılığı, Bölge Adliye Mahkemesinin bir takım ek deliller topladıktan sonra, ilk derece mahkemesiyle aynı sonuca varması halinde yeni hüküm kurmasının zorunlu olup olmadığı, başka bir deyişle esastan ret kararı verip veremeyeceği hususundan kaynaklanmaktadır.
Konuyu değerlendirmeye geçmeden evvel HMK’nun konuya dair hükümlerine ve özellikle 22.07.2020 tarihli değişikliğe göz atmakta fayda bulunmaktadır.
HMK’daki konuya dair düzenleme:
Duruşma yapılması ve karar verilmesi(2)
MADDE 356- (1) 353 üncü maddede belirtilen hâller dışında inceleme, duruşmalı olarak yapılır. Bu durumda duruşma günü taraflara tebliğ edilir.
Şeklinde iken, 22.07.2020 gün ve 7251 sayılı kanunla yapılan değişiklik sonucunda aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
(2) (Ek:22/7/2020-7251/36 md.) Duruşma sonunda bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmek veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurmak dâhil gerekli kararları verir.
7251 sayılı kanunla eklenen fıkra uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi duruşma açıp ilave delil toplamasına rağmen ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf itirazlarını yerinde olmadığı ve dolayısıyla kararın isabetli olduğu kanaatine varırsa esastan ret şeklinde hüküm kurma yetkisine de haiz olacaktır. Zira bu halde Bölge adliye Mahkemesi ilave tahkikat yapmasına rağmen ilk derece mahkemesinin kararının yerinde olduğu sonucuna varmış bir başka deyişle istinafa konu kararı ilave gerekçe koymak suretiyle teyit etmekle yetinmiştir.
Değilse, bahsi geçen değişikliğin başka türlü yorumlanması, 2020 yılında yapılan değişikliği işlevsiz bırakacak, fiilen yürürlüğe girmeme gibi bir durumla karşılaşılacaktır. Bu arada, esastan retle sonuçlanan binlerce Bölge Adliye Mahkemesi karanının sair temyiz itirazlarına girilmeksizin usul bozmalarına konu yapılması Anayasanın 141. maddesinde “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir” ve buna paralel HMK madde 30 yer alan: “Hakim yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür” şeklindeki emredici usul ekonomisi ilkesiyle de bağdaşmayacaktır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle Dairemizce işin esasına girilerek sair temyiz itirazlarının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle usul bozulması yapılması şeklinde tezahür eden çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/670241400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz