YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5645 E. 2023/296 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu dava arkadaşlığı↗ kesin süre↗ anonim şirket↗ kötü niyet↗ usulden reddi↗ ihtar↗ esastan ret↗ yükleten (shipper)↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı Birleşik Gayrimenkul Geliştirme ve İnşaat Anonim Şirketi’nin gerçekleştirdiği marka tescil başvurusunun reddi istemiyle yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve tescil edilen markanın hükümsüzlüğünün istenmesi karşısında, açılan işbu davanın anılan kararın tarafı ve başvurunun sahibi olan şirketin katılımı olmadan yürütülmesi ve sonuçlandırılmasının mümkün olmadığı, ihtara rağmen anılan şirkete YİDK kararının iptali istemli dava açılması yönündeki usuli eksikliğin giderilmemesi karşısında davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın husumet eksikliği nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu işlemde, dava dışı Birleşik Gayrımenkul Geliştirme ve İnşaat Anonim Şirketi' nin herhangi bir itirazı ve tasarrufu bulunmadığını, dava dışı şirkete husumet yöneltilmesi yerinde değilken bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, esasa ilişkin değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı Birleşik Gayrimenkul Geliştirme ve İnşaat A.Ş. tarafından yapılan marka başvurusuna davacının itirazının reddine dair YİDK kararının iptali ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü talebi ile açılan işbu davada TPMK ve dava konusu marka başvurusu sahibi arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, nitekim yerleşik Yargıtay uygulamasının da bu yönde olduğu (Yargıtay 11. HD.'nin 10.10.2007 tarih, 2006/4324 E. ve 2007/12678 K., 12.09.2012 tarih, 2011/5689 E. ve 2012/13100 K., 13.01.2014 tarih, 2013/10545 E. ve 2014/658 K. sayılı ilamları), verilen kesin süreye rağmen husumet eksikliğinin giderilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dışı şirkete husumet yöneltilmesi yerinde değilken bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, esasa ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3317 E. 2014/9983 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… nmesi karşısında, açılan işbu davanın anılan kararın tarafı ve başvurunun sahibi olan şirketin katılımı olmadan yürütülmesi ve sonuçlandırılmasının mümkün olmadığı, «ihtara» rağmen anılan şirkete YİDK kararının iptali istemli dava açılması yönündeki usuli eksikliğin giderilmemesi karşısında davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın «husumet» eksikliği nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu işlemde, dava dışı Birleşik Gayrımenkul Geliştirme ve İnşaat Anonim Şirketi' nin herhangi bir itirazı ve tasarrufu bulunmadığını, dava dışı şirkete «husumet» yöneltilmesi yerinde değilken bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, esasa ilişkin değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
HD.'nin 10.10.2007 tarih, 2006/4324 E. ve 2007/12678 K., 12.09.2012 tarih, 2011/5689 E. ve 2012/13100 K., 13.01.2014 tarih, 2013/10545 E. ve 2014/658 K. sayılı ilamları), verilen «kesin süreye» rağmen «husumet» eksikliğinin giderilmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaK.. aleyhine açılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
K.. aleyhine açılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, «yönetim kurulu» kararından etkilenen kişilerin davada taraf olması Dairemizin yerleşmiş içtihatları gereğidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararının iptali · usul ekonomisi · ek mehil · husumet yokluğu · yönetim kurulu kararı · ilan
Benzer bu karardaM.. imzalarının taklit edilmesi suretiyle davacılara ait şirket hisselerinin devrine ilişkin alınmış olan «yönetim kurulu kararının iptali» ile tescil ve «ilan» olunan hisse devir işleminin iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.
K.. aleyhine açılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, «yönetim kurulu» kararından etkilenen kişilerin davada taraf olması Dairemizin yerleşmiş içtihatları gereğidir.
Bu itibarla mahkemece, davalı şahıs hakkındaki davanın reddedilmesi doğru olmayıp, «usul ekonomisi» hükümleri de gözetilerek davacılara dava dışı şirket hakkında dava açması için uygun bir «mehil» verilmesi ve açılan davanın da işbu dava ile HUMK.45 maddesi uyarınca birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
K.. aleyhine açılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14576 E. 2011/7547 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… nmesi karşısında, açılan işbu davanın anılan kararın tarafı ve başvurunun sahibi olan şirketin katılımı olmadan yürütülmesi ve sonuçlandırılmasının mümkün olmadığı, «ihtara» rağmen anılan şirkete YİDK kararının iptali istemli dava açılması yönündeki usuli eksikliğin giderilmemesi karşısında davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın «husumet» eksikliği nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu işlemde, dava dışı Birleşik Gayrımenkul Geliştirme ve İnşaat Anonim Şirketi' nin herhangi bir itirazı ve tasarrufu bulunmadığını, dava dışı şirkete «husumet» yöneltilmesi yerinde değilken bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, esasa ilişkin değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
HD.'nin 10.10.2007 tarih, 2006/4324 E. ve 2007/12678 K., 12.09.2012 tarih, 2011/5689 E. ve 2012/13100 K., 13.01.2014 tarih, 2013/10545 E. ve 2014/658 K. sayılı ilamları), verilen «kesin süreye» rağmen «husumet» eksikliğinin giderilmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSicile kayıtlı bir markanın hükümsüzlüğü davasında «husumet» marka hakkı sahibine yöneltilir.
Böyle bir davada zorunlu dava arkadaşı da olmayan Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı’nın davalı sıfatı bulunmadığına göre Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı aleyhine açılan davanın «pasif husumet» yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, adı geçen davalı yönünden de kabul kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait marka ile davalılara ait markanın görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, markaların kullanıldığı ürünlerin de benzer olduğu, bu durumun tüketici açısından «iltibasa» neden olabileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalılar adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Böyle bir davada zorunlu dava arkadaşı da olmayan Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı’nın davalı sıfatı bulunmadığına göre Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı aleyhine açılan davanın «pasif husumet» yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, adı geçen davalı yönünden de kabul kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5645 E. , 2023/296 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Birleşik Gayrimenkul Geliştirme ve İnşaat Anonim Şirketi’nin “fourwinds” ibaresinin adına tescili için davalı Kurum'a başvurduğunu ve 2014/101975 numarası ile 12.03.2015 tarih, 235 sayılı bültende yayınlandığını, müvekkilinin, başvurunun yayınlanmasını müteakip fourwinds ibaresinin kendi adına tescilli “fourwinds şekil” markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleri ile itiraz ettiğini, ancak itirazın Türk Patent Enstitüsü Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, müvekkilinin, kısmi yayınlama kararı dahi olsa marka sahibinin de inşaat sektöründe faaliyet göstermesi nedeni ile benzer marka kullanımının, müvekkilinin markasının tüketiciler nezdinde tanınmışlığından yararlanacağı, kötü niyetli tescil talebi olduğu iddiaları ile bu karara karşı da itiraz ettiğini, itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, müvekkilinin TPMK nezdinde 14080 numara ile 2008 yılından bu yana tescilli olan markası ile 2014/101975 numaralı markanın benzer olduğunu, markaların birbirine karışması ya da markalar arasında ilişki olduğunun yahut Birleşik Gayrimenkul Geliştirme ve İnşaat Anonim Şirketi’nin markasının müvekkili ile ilişkilendirilmesinin kaçınılmaz olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2016-M-2753 sayılı kararının iptali ile “fourwinds” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Birleşik Gayrimenkul Geliştirme ve İnşaat A.Ş.’nin marka başvurusuna itiraz ettiğini, davacının müvekkil idare ile marka başvurusu yapan şirkete birlikte dava açması gerekirken sadece müvekkili idareye dava açmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı Birleşik Gayrimenkul Geliştirme ve İnşaat Anonim Şirketi’nin gerçekleştirdiği marka tescil başvurusunun reddi istemiyle yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve tescil edilen markanın hükümsüzlüğünün istenmesi karşısında, açılan işbu davanın anılan kararın tarafı ve başvurunun sahibi olan şirketin katılımı olmadan yürütülmesi ve sonuçlandırılmasının mümkün olmadığı, ihtara rağmen anılan şirkete YİDK kararının iptali istemli dava açılması yönündeki usuli eksikliğin giderilmemesi karşısında davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın husumet eksikliği nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu işlemde, dava dışı Birleşik Gayrımenkul Geliştirme ve İnşaat Anonim Şirketi' nin herhangi bir itirazı ve tasarrufu bulunmadığını, dava dışı şirkete husumet yöneltilmesi yerinde değilken bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, esasa ilişkin değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı Birleşik Gayrimenkul Geliştirme ve İnşaat A.Ş. tarafından yapılan marka başvurusuna davacının itirazının reddine dair YİDK kararının iptali ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü talebi ile açılan işbu davada TPMK ve dava konusu marka başvurusu sahibi arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, nitekim yerleşik Yargıtay uygulamasının da bu yönde olduğu (Yargıtay 11. HD.'nin 10.10.2007 tarih, 2006/4324 E. ve 2007/12678 K., 12.09.2012 tarih, 2011/5689 E. ve 2012/13100 K., 13.01.2014 tarih, 2013/10545 E. ve 2014/658 K. sayılı ilamları), verilen kesin süreye rağmen husumet eksikliğinin giderilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dışı şirkete husumet yöneltilmesi yerinde değilken bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, esasa ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920539100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz