Hisse Devrinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/3317 E. 2014/9983 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu kararının iptali↗ usul ekonomisi↗ ek mehil↗ husumet yokluğu↗ yönetim kurulu kararı↗ ilan↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın ilgili genel kurul kararını alan A..Y.. Gayrimenkul Yatırım ve Geliştirme Tic. A.Ş.'ye açılması gerekirken, O.. K.. aleyhine açılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacılardan yönetim kurulu başkanı O. M.. imzalarının taklit edilmesi suretiyle davacılara ait şirket hisselerinin devrine ilişkin alınmış olan yönetim kurulu kararının iptali ile tescil ve ilan olunan hisse devir işleminin iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın dava dışı A..Y.. Gayrimenkul Yatırım ve Geliştirme Tic. A.Ş.'ye açılması gerekirken, O.. K.. aleyhine açılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, yönetim kurulu kararından etkilenen kişilerin davada taraf olması Dairemizin yerleşmiş içtihatları gereğidir. Bu itibarla mahkemece, davalı şahıs hakkındaki davanın reddedilmesi doğru olmayıp, usul ekonomisi hükümleri de gözetilerek davacılara dava dışı şirket hakkında dava açması için uygun bir mehil verilmesi ve açılan davanın da işbu dava ile HUMK.45 maddesi uyarınca birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5916 E. 2021/3322 K.
Ortak:ek mehil
İncelediğiniz karardaBu itibarla mahkemece, davalı şahıs hakkındaki davanın reddedilmesi doğru olmayıp, «usul ekonomisi» hükümleri de gözetilerek davacılara dava dışı şirket hakkında dava açması için uygun bir «mehil» verilmesi ve açılan davanın da işbu dava ile HUMK.45 maddesi uyarınca birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda2- Davacı, dava dilekçesinde, ayrıca «yemin deliline dayanmış» olup, 01.09.2014 «havale» tarihli dilekçesinde yemin metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilmesini talep etmiştir.
Ancak mahkemece, davacıya «yemin» metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin deliline dayanma · usulüne uygun tebliğ · yemin delili · ispat külfeti · yemin · ticari defter · havale · fatura
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporunda dava konusu faturaların davacının «ticari defterlerine» işlendiğinin belirtildiği, ancak faturaların tek başına dava konusu alacağın varlığını kanıtlamayacağı, davacının ayrıca faturaların davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğini ya da «fatura» konusu malların davalıya «teslim» edildiğini yazılı delille kanıtlaması gerektiği, ancak somut olayda davacının bu konuda «ispat külfetini» yerine getirmediği, davacının iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davacı, dava dilekçesinde, ayrıca «yemin deliline dayanmış» olup, 01.09.2014 «havale» tarihli dilekçesinde yemin metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilmesini talep etmiştir.
Ancak mahkemece, davacıya «yemin» metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/894 E. 2015/5227 K.
Ortak:ek mehil
İncelediğiniz karardaBu itibarla mahkemece, davalı şahıs hakkındaki davanın reddedilmesi doğru olmayıp, «usul ekonomisi» hükümleri de gözetilerek davacılara dava dışı şirket hakkında dava açması için uygun bir «mehil» verilmesi ve açılan davanın da işbu dava ile HUMK.45 maddesi uyarınca birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda… kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafça dava dilekçesinde uğranılan «kar kaybı» sebebiyle tazminat isteminde bulunulmasına ve verilen «kesin mehile» rağmen «bilirkişi ücretinin» dosyaya yatırılmamış olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · kar kaybı · bilirkişi ücreti · delil tespiti · kesin süre · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · ticari defter
Benzer bu kararda… kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafça dava dilekçesinde uğranılan «kar kaybı» sebebiyle tazminat isteminde bulunulmasına ve verilen «kesin mehile» rağmen «bilirkişi ücretinin» dosyaya yatırılmamış olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece, davacının kendi «defterlerlerini» «ibraz» etmediği, verilen «kesin süreye» rağmen gerekliliklerin yerine getirilmemesi sebebiyle davalı tarafın «ticari defterleri» ile bilirkişi deliline dayanmaktan da vazgeçmiş sayıldığı, dosyanın mevcut hali ile karara bağlanmasını talep ettiği ancak «bilirkişi incelemesi» yapılmaksızın karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı «haksız rekabete» ilişkin delillerini dosyaya «ibraz» etmiş, ayrıca «delil tespit» dosyası da dosya arasına alınmış olduğuna göre somut olayda çözümü hukuki bilgiyi gerektiren manevi tazminat talebinin bu deliller çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken, reddi doğru görülmemiş ve hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2714 E. 2017/3119 K.
Ortak:ek mehil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaK.. aleyhine açılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
K.. aleyhine açılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, «yönetim kurulu» kararından etkilenen kişilerin davada taraf olması Dairemizin yerleşmiş içtihatları gereğidir.
Bu itibarla mahkemece, davalı şahıs hakkındaki davanın reddedilmesi doğru olmayıp, «usul ekonomisi» hükümleri de gözetilerek davacılara dava dışı şirket hakkında dava açması için uygun bir «mehil» verilmesi ve açılan davanın da işbu dava ile HUMK.45 maddesi uyarınca birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaAncak, şirket hissesinin tesbit ve tesciline ilişkin davada şirketin %100 hissesini elinde bulunduran dava dışı ...'e «husumet» yöneltilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi mümkün değildir.
Bu nedenle, mahkemece davacıya ... hakkında ayrı bir dava açması için «mehil» verilmesi, davacı tarafından dava açılması halinde de bu dava ile birleştirilerek davanın görülmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay sahipliğinin tespiti · kayyım atanması · şirket müdürlüğü · pay sahipliği · kayyım · alacağın temliki · hisse devri · pay defteri
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; dava «anonim şirketlerde» «pay sahipliğinin tespiti» ve tescil istemine ilişkin olduğu, dava konusu şirketin tek pay sahipli anonim şirket olduğu, tek pay sahibinin ... olduğu, «taahhütname» tarihi olan 09.10.2007 tarihinde şirketi «temsile» yetkili kişi ve kişilerin mevcut olmadığı, taahhütnamenin şirket «pay defterine» kaydedilmediği, anonim şirketlerde senede bağlanmamış ortaklık paylarının devri «alacağın temliki» hükümleri çerçevesinde gerçekleşeceği, gerçekleştirilen devir işleminin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için şirketin pay defterine kaydedilmesi gerektiği, da …
1- Dava, «anonim şirket» hissesinin davacı adına tespit ve tescili, «şirketin müdürlük» yetkileri kaldırılarak şirkete «kayyım atanması» istemine ilişkindir.
Mahkemece «hisse devri» işleminin şirket «pay defterine» kaydedilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/3317 E. , 2014/9983 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SAKARYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 05/12/2012
NUMARASI 2012/512-2012/587
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/12/2012 tarih ve 2012/512-2012/587 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.05.2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. G. Ş. ve davalı vekili Av. İ.. A.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin dava dışı A.Y.Gayrimenkul Yatırım A.Ş.'nin hissedarları iken davalı O.. K..'la 09.08.2012 tarihinde şirket hisselerinin devrine ilişkin içerisinde belli şartları havi olan ancak o şartların gerçekleşmesi ile geçerli olacak bir sözleşme yaptıklarını, sözleşmede şirket bilançosundaki borçların ödenmesi teminatı olarak şirket ortakları müvekkiller tarafından verilmiş olan ipoteklerin 13.08.2012 tarihine kadar kaldırılması ve diğer şartların sağlanmasını müteakip şirket hisselerinin davalı tarafa devredileceğinin karara bağlandığını, davalının sözleşmede yer alan edimlerini tam olarak yerine getirmediğini, ipotekleri belirtilen tarihte kaldırmadığını, hisse devrinin tescil ve ilanını sağlayan kararın müvekkilin imzasının taklit edilerek, sahte bir imza ile alınan bir karar olduğunu, davalının şirketi ele geçirmek adına yaptığı bir planın parçası olarak sahte bir imza ile alınmış sahte bir karar olduğunu ileri sürerek müvekkillerinden yönetim kurulu başkanı O.M..
imzalarını taklit etmek suretiyle şirket hisselerinin devrine ilişkin alınmış olan kararın iptali ile tescil ve ilan olunan hisse devir işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirketin yönetim kurulu veya genel kurul kararının iptali istemli bir davanın davalısının şahıslar değil, ilgili işlemin yapıldığı şirket olması gerektiğini, davada davalı A..Y..Gayrimenkul Yatırım ve Geliştirme Ticaret A.Ş olması gerekirken davacıların davalının hisselerini devir ettiklerini beyan ve kabul ettikleri O.. K..'a karşı açtıklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın ilgili genel kurul kararını alan A..Y.. Gayrimenkul Yatırım ve Geliştirme Tic. A.Ş.'ye açılması gerekirken, O.. K.. aleyhine açılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacılardan yönetim kurulu başkanı O. M.. imzalarının taklit edilmesi suretiyle davacılara ait şirket hisselerinin devrine ilişkin alınmış olan yönetim kurulu kararının iptali ile tescil ve ilan olunan hisse devir işleminin iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın dava dışı A..Y.. Gayrimenkul Yatırım ve Geliştirme Tic. A.Ş.'ye açılması gerekirken, O.. K.. aleyhine açılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, yönetim kurulu kararından etkilenen kişilerin davada taraf olması Dairemizin yerleşmiş içtihatları gereğidir. Bu itibarla mahkemece, davalı şahıs hakkındaki davanın reddedilmesi doğru olmayıp, usul ekonomisi hükümleri de gözetilerek davacılara dava dışı şirket hakkında dava açması için uygun bir mehil verilmesi ve açılan davanın da işbu dava ile HUMK.45 maddesi uyarınca birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 29.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101762100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz