Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6753 E. 2023/232 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
savunma hakkının kısıtlanması↗ tanıma ve tenfiz↗ yabancı mahkeme ilamı↗ savunma hakkı↗ tanıma↗ kamu düzenine aykırılık↗ kısıtlılık↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ kamu düzeni↗ tenfiz↗ tebligat↗ dosya masrafı↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkilinden para tahsil edildiğini, müvekkili tarafından birçok defa istenilmesine rağmen geri verilmediğini, müvekkilince Essen Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı aleyhine dava açıldığını, dava dilekçesinin ve ilgili yabancı mahkemenin yazılarının davalıya tebliğ edildiğini, davalının Essen Asliye Hukuk Mahkemesinin kararında da görüldüğü üzere herhangi bir savunmada bulunmadığını, yabancı mahkemece verilen kararın kesinleştiğini iddia ederek Federal Almanya Cumhuriyeti Essen Asliye Hukuk Mahkemesi 11. Sivil Hukuk Dairesinin 11 O 477/06 sayılı dosyasında verilen 20.07.2007 tarihli kararının ve yargılama masraflarına dair masraf tespit kararının 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu (5718 sayılı Kanun) hükümlerince tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı mahkeme kararının kesinleşmesinin usulüne uygun olmadığını, müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını, tenfiz şartlarının oluşmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli ve 2017/568 E., 2018/193 K. sayılı kararıyla; 5718 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde belirtilen belgelerin davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edildiği, aynı Kanun'un 54 üncü maddesinde belirtilen tenfiz şartlarının bulunduğu, davalı vekilinin kesin hüküm itirazının yerinde görülmediği, dava konusu yabancı mahkeme ilamının Türk kamu düzenine aykırı olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.01.2020 tarihli ve 2018/2256 E., 2020/60 K. sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 04.02.2021 tarih, 2020/1530 E. ve 2021/883 K. sayılı kararıyla yargılama aşamasında yürürlüğe giren 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesinin davalı şirket yönünden değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 7194 sayılı Kanun kapsamında olmadığı, dolayısı ile yabancı mahkeme kararında kamu düzenine aykırılık bulunmadığı, 5718 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde belirtilen belgelerin davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edildiği, tenfiz şartlarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yabancı mahkeme kararının tanıma ve tenfiz şartlarını taşımadığını, tebligatların usulüne uygun yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tanıması ve tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5718 sayılı Kanun'un 53 ve 54 üncü maddeleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5075 E. 2013/11155 K.
Ortak:tenfiz · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaSivil Hukuk Dairesinin 11 O 477/06 sayılı dosyasında verilen 20.07.2007 tarihli kararının ve yargılama «masraflarına» dair masraf tespit kararının 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu (5718 sayılı Kanun) hükümlerince «tenfizine» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı mahkeme kararının kesinleşmesinin usulüne uygun olmadığını, müvekkilinin «savunma hakkının kısıtlandığını», «tenfiz» şartlarının oluşmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
… 7/568 E., 2018/193 K. sayılı kararıyla; 5718 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde belirtilen belgelerin davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ekinde dosyaya «ibraz» edildiği, aynı Kanun'un 54 üncü maddesinde belirtilen «tenfiz» şartlarının bulunduğu, davalı vekilinin «kesin» hüküm itirazının yerinde görülmediği, dava konusu yabancı mahkeme ilamının Türk «kamu düzenine» aykırı olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacı tarafça Essen Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.10.2009 tarihli kararın ve «masraf» tespit kararının «tenfizi» talep edildiği halde mahkemece yalnızca yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilerek masraf tespit kararı hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, yabancı mahkeme ilamının tenfizine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacı tarafça Essen Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.10.2009 tarihli kararın ve «masraf» tespit kararının «tenfizi» talep edildiği halde mahkemece yalnızca yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilerek masraf tespit kararı hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10645 E. 2014/14770 K.
Ortak:kısıtlılık · tenfiz · tebligat · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı mahkeme kararının kesinleşmesinin usulüne uygun olmadığını, müvekkilinin «savunma hakkının kısıtlandığını», «tenfiz» şartlarının oluşmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yabancı mahkeme kararının «tanıma» ve «tenfiz» şartlarını taşımadığını, «tebligatların» usulüne uygun yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sivil Hukuk Dairesinin 11 O 477/06 sayılı dosyasında verilen 20.07.2007 tarihli kararının ve yargılama «masraflarına» dair masraf tespit kararının 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu (5718 sayılı Kanun) hükümlerince «tenfizine» karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfize» konu kararın 18.02.2011 tarihinde Bakanlık kanalı ile davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı şirket tarafından yasal süre içerisinde karara karşı temyiz itirazında bulunulduğu, ancak davaya konu kararın davalı şirkete 09.12.2010 tarihinde posta yoluyla tebliğ edildiği ve davalı şirket tarafından yasal üç haftalık süre içerisinde itiraz bildirilmediği gerekçesi ile temyiz itirazının reddine karar verildiği, bu durumda yabancı mahkeme kararının davalı şirkete doğrudan posta yoluyla tebliğ edilmesinden dolayı davalının savunma ve temyiz hakkının «kısıtlandığı» ve engellendiği, yabancı mahkeme kararının «usulüne uygun tebliğ» edilmediğinden yabancı mahkeme tarafından verilen kesinleşme «şerhinin» de bir önem ifade etmeyeceği, yurtdışında faaliyet gösteren şirkete, yurtiçi «tebligat» yapılmasının kamu düzeninden olan Türk Usul ve Tebliğ Yasalarına aykırılık oluşturduğu, kaldı ki, Essen Asliye Hukuk Mahkemesi 5.
Hukuk Dairesi'nin 14.03.2011 tarihli kararı dikkate alındığında; «tenfize» konu yabancı mahkeme kararında «şerh» edilen karar tebliğ ve kesinleşme tarihlerinin de usulüne uygun olmadığı, bu durumda MÖHUK'nın 50. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verimiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılardan H..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebliğ · cy/cy şerhi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfize» konu kararın 18.02.2011 tarihinde Bakanlık kanalı ile davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı şirket tarafından yasal süre içerisinde karara karşı temyiz itirazında bulunulduğu, ancak davaya konu kararın davalı şirkete 09.12.2010 tarihinde posta yoluyla tebliğ edildiği ve davalı şirket tarafından yasal üç haftalık süre içerisinde itiraz bildirilmediği gerekçesi ile temyiz itirazının reddine karar verildiği, bu durumda yabancı mahkeme kararının davalı şirkete doğrudan posta yoluyla tebliğ edilmesinden dolayı davalının savunma ve temyiz hakkının «kısıtlandığı» ve engellendiği, yabancı mahkeme kararının «usulüne uygun tebliğ» edilmediğinden yabancı mahkeme tarafından verilen kesinleşme «şerhinin» de bir önem ifade etmeyeceği, yurtdışında faaliyet gösteren şirkete, yurtiçi «tebligat» yapılmasının kamu düzeninden olan Türk Usul ve Tebliğ Yasalarına aykırılık oluşturduğu, kaldı ki, Essen Asliye Hukuk Mahkemesi 5.
Hukuk Dairesi'nin 14.03.2011 tarihli kararı dikkate alındığında; «tenfize» konu yabancı mahkeme kararında «şerh» edilen karar tebliğ ve kesinleşme tarihlerinin de usulüne uygun olmadığı, bu durumda MÖHUK'nın 50. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verimiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6212 E. 2012/15280 K.
Ortak:tenfiz · dava şartı
İncelediğiniz karardaSivil Hukuk Dairesinin 11 O 477/06 sayılı dosyasında verilen 20.07.2007 tarihli kararının ve yargılama «masraflarına» dair masraf tespit kararının 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu (5718 sayılı Kanun) hükümlerince «tenfizine» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı mahkeme kararının kesinleşmesinin usulüne uygun olmadığını, müvekkilinin «savunma hakkının kısıtlandığını», «tenfiz» şartlarının oluşmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
… 7/568 E., 2018/193 K. sayılı kararıyla; 5718 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde belirtilen belgelerin davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ekinde dosyaya «ibraz» edildiği, aynı Kanun'un 54 üncü maddesinde belirtilen «tenfiz» şartlarının bulunduğu, davalı vekilinin «kesin» hüküm itirazının yerinde görülmediği, dava konusu yabancı mahkeme ilamının Türk «kamu düzenine» aykırı olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, mahkemece nisbi harca hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılardan ... ve ... yönünden taraflar arasında hukuki ilişki bulunmadığı gerekçesiyle tenfiz isteminin «husumetten» reddine karar verilmiş ise de, usulünce kesinleşmiş yabancı mahkeme kararlarının 5718 sayılı MÖHUK’un 54. maddesinde belirtilen şartlara aykırı olmadığı sürece tenfizine karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eda davası · tespit davası · temsil · husumet
Benzer bu karardaDairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, mahkemece nisbi harca hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılardan ... ve ... yönünden taraflar arasında hukuki ilişki bulunmadığı gerekçesiyle tenfiz isteminin «husumetten» reddine karar verilmiş ise de, usulünce kesinleşmiş yabancı mahkeme kararlarının 5718 sayılı MÖHUK’un 54. maddesinde belirtilen şartlara aykırı olmadığı sürece tenfizine karar verilmesi gerekmektedir.
Ertan «temsil» etmiş olup, karar adı geçen bu vekile usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleştiği anlaşılmakla, 5718 sayılı MÖHUK’un 54. maddesine aykırı bir durum da sözkonusu olmadığına göre her iki davalı yönünden de yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/157 E. 2023/2950 K.
Ortak:kamu düzenine aykırılık · kamu düzeni · tenfiz · dosya masrafı · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz kararda… İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 7194 sayılı Kanun kapsamında olmadığı, dolayısı ile yabancı mahkeme kararında «kamu düzenine aykırılık» bulunmadığı, 5718 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde belirtilen belgelerin davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ekinde dosyaya «ibraz» edildiği, «tenfiz» şartlarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sivil Hukuk Dairesinin 11 O 477/06 sayılı dosyasında verilen 20.07.2007 tarihli kararının ve yargılama «masraflarına» dair masraf tespit kararının 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu (5718 sayılı Kanun) hükümlerince «tenfizine» karar verilmesini talep etmiştir.
… 7/568 E., 2018/193 K. sayılı kararıyla; 5718 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde belirtilen belgelerin davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ekinde dosyaya «ibraz» edildiği, aynı Kanun'un 54 üncü maddesinde belirtilen «tenfiz» şartlarının bulunduğu, davalı vekilinin «kesin» hüküm itirazının yerinde görülmediği, dava konusu yabancı mahkeme ilamının Türk «kamu düzenine» aykırı olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… yılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi birlikte değerlendirilerek davaya konu yabancı mahkeme kararının «tenfizinin» Türk «kamu düzenine aykırılık» teşkil edeceğinin gözetilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yabancı mahkeme kararının «tenfizinin» Türk «kamu düzenine aykırılık» teşkil edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; «tenfiz» koşullarının bulunduğunu, 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1052 E. 2015/3656 K.
Ortak:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık · kamu düzeni · tenfiz · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı mahkeme kararının kesinleşmesinin usulüne uygun olmadığını, müvekkilinin «savunma hakkının kısıtlandığını», «tenfiz» şartlarının oluşmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Sivil Hukuk Dairesinin 11 O 477/06 sayılı dosyasında verilen 20.07.2007 tarihli kararının ve yargılama «masraflarına» dair masraf tespit kararının 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu (5718 sayılı Kanun) hükümlerince «tenfizine» karar verilmesini talep etmiştir.
… 7/568 E., 2018/193 K. sayılı kararıyla; 5718 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde belirtilen belgelerin davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ekinde dosyaya «ibraz» edildiği, aynı Kanun'un 54 üncü maddesinde belirtilen «tenfiz» şartlarının bulunduğu, davalı vekilinin «kesin» hüküm itirazının yerinde görülmediği, dava konusu yabancı mahkeme ilamının Türk «kamu düzenine» aykırı olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, «tenfize» konu yabancı mahkeme ilamında 5718 sayılı MÖHUK'un 54. maddesinde sayılı tenfize engel durumlardan hiçbirinin bulunmadığı, İtiraz süresi ve savunma için Alman Usul Kanunu'ndaki hükümlere uygun bir şekilde davalının «savunma hakkı kısıtlanmadan» yargılama yapıldığı, ayrıca, tenfizi istenen ilamın Türk Mahkemelerince verilen kararla çelişki oluşturulmasına, bizzat davalı tarafın sebebiyet verdiği bu haliyle Türk «kamu düzenine» açıkça aykırılığın sözkonusu olmadığı gerekçesiyle, asıl kararın tenfizine, yargılama «masraflarına» dair masraf tespit kararının ise tebliğ şeklinin Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun olmadığı gerekçesiyle tenfiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Tenfizine karar verilen asıl kararda dava «masraflarının» davalıya yüklendiği belirtilmiş olup, bu kararın Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak davalıya tebliğ edildiği kabul edildiğine göre, bilahare adli memur tarafından düzenlenen ve mahkeme masraflarının tutarını gösterir masraf tespit kararının da Lahey Sözleşmesi hükümlerine göre tebliğinin gerekmediği düşünülerek, masraf tespit kararının da «tenfizine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davaya konu Federal Almanya Cumhuriyeti Essen Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen asıl kararın usulüne uygun olarak davalı yetkilisine tebliğ edildiği ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleştiği tespit edilmiş, bu itibarla asıl kararın «tenfizine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6753 E. , 2023/232 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tanıma ve tenfiz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkilinden para tahsil edildiğini, müvekkili tarafından birçok defa istenilmesine rağmen geri verilmediğini, müvekkilince Essen Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı aleyhine dava açıldığını, dava dilekçesinin ve ilgili yabancı mahkemenin yazılarının davalıya tebliğ edildiğini, davalının Essen Asliye Hukuk Mahkemesinin kararında da görüldüğü üzere herhangi bir savunmada bulunmadığını, yabancı mahkemece verilen kararın kesinleştiğini iddia ederek Federal Almanya Cumhuriyeti Essen Asliye Hukuk Mahkemesi 11. Sivil Hukuk Dairesinin 11 O 477/06 sayılı dosyasında verilen 20.07.2007 tarihli kararının ve yargılama masraflarına dair masraf tespit kararının 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu (5718 sayılı Kanun) hükümlerince tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı mahkeme kararının kesinleşmesinin usulüne uygun olmadığını, müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını, tenfiz şartlarının oluşmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli ve 2017/568 E., 2018/193 K. sayılı kararıyla; 5718 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde belirtilen belgelerin davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edildiği, aynı Kanun'un 54 üncü maddesinde belirtilen tenfiz şartlarının bulunduğu, davalı vekilinin kesin hüküm itirazının yerinde görülmediği, dava konusu yabancı mahkeme ilamının Türk kamu düzenine aykırı olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.01.2020 tarihli ve 2018/2256 E., 2020/60 K. sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 04.02.2021 tarih, 2020/1530 E. ve 2021/883 K. sayılı kararıyla yargılama aşamasında yürürlüğe giren 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesinin davalı şirket yönünden değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 7194 sayılı Kanun kapsamında olmadığı, dolayısı ile yabancı mahkeme kararında kamu düzenine aykırılık bulunmadığı, 5718 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde belirtilen belgelerin davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edildiği, tenfiz şartlarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yabancı mahkeme kararının tanıma ve tenfiz şartlarını taşımadığını, tebligatların usulüne uygun yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tanıması ve tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5718 sayılı Kanun'un 53 ve 54 üncü maddeleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920487200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz