Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/10645 E. 2014/14770 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
5718 sayılı möhuk↗ yabancı mahkeme ilamı↗ usulüne uygun tebliğ↗ kısıtlılık↗ möhuk 47↗ cy/cy şerhi↗ tenfiz↗ tebligat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tenfize konu kararın 18.02.2011 tarihinde Bakanlık kanalı ile davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı şirket tarafından yasal süre içerisinde karara karşı temyiz itirazında bulunulduğu, ancak davaya konu kararın davalı şirkete 09.12.2010 tarihinde posta yoluyla tebliğ edildiği ve davalı şirket tarafından yasal üç haftalık süre içerisinde itiraz bildirilmediği gerekçesi ile temyiz itirazının reddine karar verildiği, bu durumda yabancı mahkeme kararının davalı şirkete doğrudan posta yoluyla tebliğ edilmesinden dolayı davalının savunma ve temyiz hakkının kısıtlandığı ve engellendiği, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun tebliğ edilmediğinden yabancı mahkeme tarafından verilen kesinleşme şerhinin de bir önem ifade etmeyeceği, yurtdışında faaliyet gösteren şirkete, yurtiçi tebligat yapılmasının kamu düzeninden olan Türk Usul ve Tebliğ Yasalarına aykırılık oluşturduğu, kaldı ki, Essen Asliye Hukuk Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 14.03.2011 tarihli kararı dikkate alındığında; tenfize konu yabancı mahkeme kararında şerh edilen karar tebliğ ve kesinleşme tarihlerinin de usulüne uygun olmadığı, bu durumda MÖHUK'nın 50. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verimiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılardan H.. B.. yönünden de aynı gerekçeyle tenfiz isteminin reddine karar verilmiş ise de, usulünce kesinleşmiş yabancı mahkeme kararlarının 5718 sayılı MÖHUK’un 54. maddesinde belirtilen şartlara aykırı olmadığı sürece tenfizine karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, tenfizi istenen Essen Eyalet Mahkemesi tarafından verilen kararın adı geçen davalıya Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile tebliğ edildiği ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunduğu, davalı H.. B.. tarafından yabancı mahkeme ilamının tebliğine ilişkin bir itiraz da bulunmadığı anlaşılmakla, 5718 sayılı MÖHUK’un 54. maddesine aykırı bir durum da söz konusu olmadığına göre davalı H.. B.. yönünden yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6212 E. 2012/15280 K.
Ortak:usulüne uygun tebliğ · tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfize» konu kararın 18.02.2011 tarihinde Bakanlık kanalı ile davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı şirket tarafından yasal süre içerisinde karara karşı temyiz itirazında bulunulduğu, ancak davaya konu kararın davalı şirkete 09.12.2010 tarihinde posta yoluyla tebliğ edildiği ve davalı şirket tarafından yasal üç haftalık süre içerisinde itiraz bildirilmediği gerekçesi ile temyiz itirazının reddine karar verildiği, bu durumda yabancı mahkeme kararının davalı şirkete doğrudan posta yoluyla tebliğ edilmesinden dolayı davalının savunma ve temyiz hakkının «kısıtlandığı» ve engellendiği, yabancı mahkeme kararının «usulüne uygun tebliğ» edilmediğinden yabancı mahkeme tarafından verilen kesinleşme «şerhinin» de bir önem ifade etmeyeceği, yurtdışında faaliyet gösteren şirkete, yurtiçi «tebligat» yapılmasının kamu düzeninden olan Türk Usul ve Tebliğ Yasalarına aykırılık oluşturduğu, kaldı ki, Essen Asliye Hukuk Mahkemesi 5.
Hukuk Dairesi'nin 14.03.2011 tarihli kararı dikkate alındığında; «tenfize» konu yabancı mahkeme kararında «şerh» edilen karar tebliğ ve kesinleşme tarihlerinin de usulüne uygun olmadığı, bu durumda MÖHUK'nın 50. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verimiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılardan H..
Benzer bu kararda2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, mahkemece nisbi harca hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılardan ... ve ... yönünden taraflar arasında hukuki ilişki bulunmadığı gerekçesiyle tenfiz isteminin «husumetten» reddine karar verilmiş ise de, usulünce kesinleşmiş yabancı mahkeme kararlarının 5718 sayılı MÖHUK’un 54. maddesinde belirtilen şartlara aykırı olmadığı sürece tenfizine karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eda davası · tespit davası · temsil · husumet
Benzer bu karardaDairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, mahkemece nisbi harca hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılardan ... ve ... yönünden taraflar arasında hukuki ilişki bulunmadığı gerekçesiyle tenfiz isteminin «husumetten» reddine karar verilmiş ise de, usulünce kesinleşmiş yabancı mahkeme kararlarının 5718 sayılı MÖHUK’un 54. maddesinde belirtilen şartlara aykırı olmadığı sürece tenfizine karar verilmesi gerekmektedir.
Ertan «temsil» etmiş olup, karar adı geçen bu vekile usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleştiği anlaşılmakla, 5718 sayılı MÖHUK’un 54. maddesine aykırı bir durum da sözkonusu olmadığına göre her iki davalı yönünden de yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5075 E. 2013/11155 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfize» konu kararın 18.02.2011 tarihinde Bakanlık kanalı ile davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı şirket tarafından yasal süre içerisinde karara karşı temyiz itirazında bulunulduğu, ancak davaya konu kararın davalı şirkete 09.12.2010 tarihinde posta yoluyla tebliğ edildiği ve davalı şirket tarafından yasal üç haftalık süre içerisinde itiraz bildirilmediği gerekçesi ile temyiz itirazının reddine karar verildiği, bu durumda yabancı mahkeme kararının davalı şirkete doğrudan posta yoluyla tebliğ edilmesinden dolayı davalının savunma ve temyiz hakkının «kısıtlandığı» ve engellendiği, yabancı mahkeme kararının «usulüne uygun tebliğ» edilmediğinden yabancı mahkeme tarafından verilen kesinleşme «şerhinin» de bir önem ifade etmeyeceği, yurtdışında faaliyet gösteren şirkete, yurtiçi «tebligat» yapılmasının kamu düzeninden olan Türk Usul ve Tebliğ Yasalarına aykırılık oluşturduğu, kaldı ki, Essen Asliye Hukuk Mahkemesi 5.
Hukuk Dairesi'nin 14.03.2011 tarihli kararı dikkate alındığında; «tenfize» konu yabancı mahkeme kararında «şerh» edilen karar tebliğ ve kesinleşme tarihlerinin de usulüne uygun olmadığı, bu durumda MÖHUK'nın 50. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verimiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılardan H..
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, yabancı mahkeme ilamının tenfizine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacı tarafça Essen Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.10.2009 tarihli kararın ve «masraf» tespit kararının «tenfizi» talep edildiği halde mahkemece yalnızca yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilerek masraf tespit kararı hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · dosya masrafı
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacı tarafça Essen Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.10.2009 tarihli kararın ve «masraf» tespit kararının «tenfizi» talep edildiği halde mahkemece yalnızca yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilerek masraf tespit kararı hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2229 E. 2012/9193 K.
Ortak:usulüne uygun tebliğ · tenfiz · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfize» konu kararın 18.02.2011 tarihinde Bakanlık kanalı ile davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı şirket tarafından yasal süre içerisinde karara karşı temyiz itirazında bulunulduğu, ancak davaya konu kararın davalı şirkete 09.12.2010 tarihinde posta yoluyla tebliğ edildiği ve davalı şirket tarafından yasal üç haftalık süre içerisinde itiraz bildirilmediği gerekçesi ile temyiz itirazının reddine karar verildiği, bu durumda yabancı mahkeme kararının davalı şirkete doğrudan posta yoluyla tebliğ edilmesinden dolayı davalının savunma ve temyiz hakkının «kısıtlandığı» ve engellendiği, yabancı mahkeme kararının «usulüne uygun tebliğ» edilmediğinden yabancı mahkeme tarafından verilen kesinleşme «şerhinin» de bir önem ifade etmeyeceği, yurtdışında faaliyet gösteren şirkete, yurtiçi «tebligat» yapılmasının kamu düzeninden olan Türk Usul ve Tebliğ Yasalarına aykırılık oluşturduğu, kaldı ki, Essen Asliye Hukuk Mahkemesi 5.
Hukuk Dairesi'nin 14.03.2011 tarihli kararı dikkate alındığında; «tenfize» konu yabancı mahkeme kararında «şerh» edilen karar tebliğ ve kesinleşme tarihlerinin de usulüne uygun olmadığı, bu durumda MÖHUK'nın 50. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verimiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılardan H..
Benzer bu karardaHukuk Dairesi'nin kararının «tenfizine» karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, tenfiz davaları nitelikleri itibariyle «tespit davası» olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, davalı aleyhine hükmedilen «vekalet ücretinin» «maktu vekalet ücreti» olması gerektiği halde, nisbi vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:maktu vekalet ücreti · tespit davası · kamu düzeni · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, tenfiz davaları nitelikleri itibariyle «tespit davası» olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, davalı aleyhine hükmedilen «vekalet ücretinin» «maktu vekalet ücreti» olması gerektiği halde, nisbi vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, Essen Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'nde yapılan yargılama sırasında davalının mahkemeye usulüne uygun olarak çağrıldığı, kararın da davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ilamın açıkça «kamu düzenine» aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Essen Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi 4.
3 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12444 E. 2013/11178 K.
Ortak:tenfiz · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfize» konu kararın 18.02.2011 tarihinde Bakanlık kanalı ile davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı şirket tarafından yasal süre içerisinde karara karşı temyiz itirazında bulunulduğu, ancak davaya konu kararın davalı şirkete 09.12.2010 tarihinde posta yoluyla tebliğ edildiği ve davalı şirket tarafından yasal üç haftalık süre içerisinde itiraz bildirilmediği gerekçesi ile temyiz itirazının reddine karar verildiği, bu durumda yabancı mahkeme kararının davalı şirkete doğrudan posta yoluyla tebliğ edilmesinden dolayı davalının savunma ve temyiz hakkının «kısıtlandığı» ve engellendiği, yabancı mahkeme kararının «usulüne uygun tebliğ» edilmediğinden yabancı mahkeme tarafından verilen kesinleşme «şerhinin» de bir önem ifade etmeyeceği, yurtdışında faaliyet gösteren şirkete, yurtiçi «tebligat» yapılmasının kamu düzeninden olan Türk Usul ve Tebliğ Yasalarına aykırılık oluşturduğu, kaldı ki, Essen Asliye Hukuk Mahkemesi 5.
Hukuk Dairesi'nin 14.03.2011 tarihli kararı dikkate alındığında; «tenfize» konu yabancı mahkeme kararında «şerh» edilen karar tebliğ ve kesinleşme tarihlerinin de usulüne uygun olmadığı, bu durumda MÖHUK'nın 50. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verimiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılardan H..
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Essen Eyalet Mahkemesi'nce verilen kararın «kamu düzenine» aykırı bulunmadığı, «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Dairemizce «tenfiz» davalarının nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle, bu davalarda maktu harca hükmedilmesi gerekirken, «nispi harca» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulması gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama y …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi karar harcı · eda davası · tespit davası · kamu düzeni
Benzer bu karardaDairemizce «tenfiz» davalarının nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle, bu davalarda maktu harca hükmedilmesi gerekirken, «nispi harca» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulması gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama y …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Essen Eyalet Mahkemesi'nce verilen kararın «kamu düzenine» aykırı bulunmadığı, «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10016 E. 2014/17514 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfize» konu kararın 18.02.2011 tarihinde Bakanlık kanalı ile davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı şirket tarafından yasal süre içerisinde karara karşı temyiz itirazında bulunulduğu, ancak davaya konu kararın davalı şirkete 09.12.2010 tarihinde posta yoluyla tebliğ edildiği ve davalı şirket tarafından yasal üç haftalık süre içerisinde itiraz bildirilmediği gerekçesi ile temyiz itirazının reddine karar verildiği, bu durumda yabancı mahkeme kararının davalı şirkete doğrudan posta yoluyla tebliğ edilmesinden dolayı davalının savunma ve temyiz hakkının «kısıtlandığı» ve engellendiği, yabancı mahkeme kararının «usulüne uygun tebliğ» edilmediğinden yabancı mahkeme tarafından verilen kesinleşme «şerhinin» de bir önem ifade etmeyeceği, yurtdışında faaliyet gösteren şirkete, yurtiçi «tebligat» yapılmasının kamu düzeninden olan Türk Usul ve Tebliğ Yasalarına aykırılık oluşturduğu, kaldı ki, Essen Asliye Hukuk Mahkemesi 5.
Hukuk Dairesi'nin 14.03.2011 tarihli kararı dikkate alındığında; «tenfize» konu yabancı mahkeme kararında «şerh» edilen karar tebliğ ve kesinleşme tarihlerinin de usulüne uygun olmadığı, bu durumda MÖHUK'nın 50. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verimiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılardan H..
Benzer bu karardaMahkemece, davalı tarafın kararın «kamu düzenine» aykırı olduğuna ilişkin savunmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2 O 211/07 numaralı 05.11.2010 tarihli kararın «tenfizine» karar verilmiştir.
2-Ancak, davacı tarafça Essen Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'nce verilen 05.11.2010 tarihli kararın ve «masraf» tespit kararının «tenfizi» talep edildiği halde mahkemece yalnızca yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilerek masraf tespit kararı hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · kamu düzeni · dosya masrafı
Benzer bu kararda2-Ancak, davacı tarafça Essen Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'nce verilen 05.11.2010 tarihli kararın ve «masraf» tespit kararının «tenfizi» talep edildiği halde mahkemece yalnızca yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilerek masraf tespit kararı hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davalı tarafın kararın «kamu düzenine» aykırı olduğuna ilişkin savunmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2 O 211/07 numaralı 05.11.2010 tarihli kararın «tenfizine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6512 E. 2015/9320 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfize» konu kararın 18.02.2011 tarihinde Bakanlık kanalı ile davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı şirket tarafından yasal süre içerisinde karara karşı temyiz itirazında bulunulduğu, ancak davaya konu kararın davalı şirkete 09.12.2010 tarihinde posta yoluyla tebliğ edildiği ve davalı şirket tarafından yasal üç haftalık süre içerisinde itiraz bildirilmediği gerekçesi ile temyiz itirazının reddine karar verildiği, bu durumda yabancı mahkeme kararının davalı şirkete doğrudan posta yoluyla tebliğ edilmesinden dolayı davalının savunma ve temyiz hakkının «kısıtlandığı» ve engellendiği, yabancı mahkeme kararının «usulüne uygun tebliğ» edilmediğinden yabancı mahkeme tarafından verilen kesinleşme «şerhinin» de bir önem ifade etmeyeceği, yurtdışında faaliyet gösteren şirkete, yurtiçi «tebligat» yapılmasının kamu düzeninden olan Türk Usul ve Tebliğ Yasalarına aykırılık oluşturduğu, kaldı ki, Essen Asliye Hukuk Mahkemesi 5.
Hukuk Dairesi'nin 14.03.2011 tarihli kararı dikkate alındığında; «tenfize» konu yabancı mahkeme kararında «şerh» edilen karar tebliğ ve kesinleşme tarihlerinin de usulüne uygun olmadığı, bu durumda MÖHUK'nın 50. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verimiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılardan H..
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar vermiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin asıl kararın «tenfizine» yönelik tüm, «masraf» tespit kararına karşı ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, 07.09.2011 ve 17.11.2011 tarihli 2 adet yargılama «masraflarına» dair masraf tespit kararının «tenfizini» talep etmiş olup, mahkemece hangi masraf tespit kararının tenfizine karar verildiği açıklanmadan «infazda tereddüt» doğuracak şekilde "yargılama masraflarına dair kararının" tenfizine şeklinde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararı Essen Eyal …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · infaz · dosya masrafı
Benzer bu kararda2-Davacı vekili, 07.09.2011 ve 17.11.2011 tarihli 2 adet yargılama «masraflarına» dair masraf tespit kararının «tenfizini» talep etmiş olup, mahkemece hangi masraf tespit kararının tenfizine karar verildiği açıklanmadan «infazda tereddüt» doğuracak şekilde "yargılama masraflarına dair kararının" tenfizine şeklinde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararı Essen Eyal …
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin asıl kararın «tenfizine» yönelik tüm, «masraf» tespit kararına karşı ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/10645 E. , 2014/14770 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KONYA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 29/04/2014
NUMARASI 2013/774-2014/301
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/04/2014 tarih ve 2013/774-2014/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Essen Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 23.11.2010 tarih ve 5 O 77/10 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tenfize konu kararın 18.02.2011 tarihinde Bakanlık kanalı ile davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı şirket tarafından yasal süre içerisinde karara karşı temyiz itirazında bulunulduğu, ancak davaya konu kararın davalı şirkete 09.12.2010 tarihinde posta yoluyla tebliğ edildiği ve davalı şirket tarafından yasal üç haftalık süre içerisinde itiraz bildirilmediği gerekçesi ile temyiz itirazının reddine karar verildiği, bu durumda yabancı mahkeme kararının davalı şirkete doğrudan posta yoluyla tebliğ edilmesinden dolayı davalının savunma ve temyiz hakkının kısıtlandığı ve engellendiği, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun tebliğ edilmediğinden yabancı mahkeme tarafından verilen kesinleşme şerhinin de bir önem ifade etmeyeceği, yurtdışında faaliyet gösteren şirkete, yurtiçi tebligat yapılmasının kamu düzeninden olan Türk Usul ve Tebliğ Yasalarına aykırılık oluşturduğu, kaldı ki, Essen Asliye Hukuk Mahkemesi 5.
Hukuk Dairesi'nin 14.03.2011 tarihli kararı dikkate alındığında; tenfize konu yabancı mahkeme kararında şerh edilen karar tebliğ ve kesinleşme tarihlerinin de usulüne uygun olmadığı, bu durumda MÖHUK'nın 50. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verimiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılardan H.. B.. yönünden de aynı gerekçeyle tenfiz isteminin reddine karar verilmiş ise de, usulünce kesinleşmiş yabancı mahkeme kararlarının 5718 sayılı MÖHUK’un 54. maddesinde belirtilen şartlara aykırı olmadığı sürece tenfizine karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, tenfizi istenen Essen Eyalet Mahkemesi tarafından verilen kararın adı geçen davalıya Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile tebliğ edildiği ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunduğu, davalı H.. B.. tarafından yabancı mahkeme ilamının tebliğine ilişkin bir itiraz da bulunmadığı anlaşılmakla, 5718 sayılı MÖHUK’un 54. maddesine aykırı bir durum da söz konusu olmadığına göre davalı H.. B.. yönünden yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102192100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz