Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/765 E. 2023/993 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü↗ sözleşmenin ihlali↗ müktesep hak↗ hakkın kötüye kullanılması↗ sözleşmeden doğan dava↗ basiretli tacir↗ cezai şart↗ muvafakat↗ ifa↗ temlik↗ sulh hukuk mahkemesi↗ kâr dağıtımı↗ bilirkişi incelemesi↗ sulh↗ taahhütname↗ tacir↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ teslim↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 14.01.2016 tarih, 2015/96 E. ve 2016/39 K. sayılı kararı ile davalının davacı ile yaptığı sözleşmeye göre iş yerini onay almadan devredemeyeceğine ilişkin taahhütte bulunduğu fakat buna uymayarak sözleşmeyi ihlal ettiğinin sabit olduğu, davacının talebinde haklı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargutay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 25.04.2018 tarih, 2016/17825 E. ve 2018/2338 K. sayılı kararıyla davalının, devrin davacı muvafakati ile 3. kişiye yapıldığını beyan ederek buna ilişkin belge sunduğu, ancak davacı şirkete atfen atılan imzanın temsille yetkili kişi tarafından atılmadığının anlaşıldığı, ne var ki davalının aynı zamanda davacı şirketin devralan kişiye mal teslim ederek sözleşmeyi fiilen devam ettirdiği iddiası üzerinde yeterince inceleme yapılmadığı, mahkemece devir sonrası davacı defter ve faturaları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak devirden sonra dava dışı 3.kişiye mal teslim edilip edilmediği hususunda rapor alınarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur. Davacının karar düzeltme talebi 12.06.2019 tarihli ve 2018/3137 E. ve 2019/3763 K.sayılı karar ile reddedilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 12.10.2021 tarih, 2019/364 E. ve 2021/721 K. sayılı kararı ile bozma kararı dikkate alınarak davacı Tuborg Pazarlama A.Ş'nin 2014-2015-2016 yılına ait yasal defterleri ile satış programından temin edilen bayi satış listesi üzerinde inceleme yaptırıldığı, davacının bayisi Alfa Petrolcülük Mot. Taş. Gıd. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından dava dışı ... ... Büfe'ye 29.08.2014-20.12.2016 tarihleri arasında toplam 57,48 hektolitre mal satıldığı, bu satımın 5,10 hektolitresinin 2014 yılında, 40,78 hektolitresinin 2015 yılında, 11,60 hektolitresinin 2016 yılında gerçekleştiği, bu kapsamda davacının davalının işletmesini devrettiği dava dışı ... Büfe'ye mal teslimi yapmak suretiyle ticari ilişkiyi devam ettirdiği, bu durumda davacının devralan kişiye mal teslim ederek devre zımnen muvafakat ettiği anlaşıldığından 11.03.2013 tarihli sözleşmenin ihlalinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sözleşmesel ilişki dışında dava dışı 3. kişiye mal tesliminin devir işlemine muvafakati anlamına gelmediğini, zira taraflar arasında imzalanan Satın Alma Sözleşmesinin 9. maddesinin son cümlesinde, "Şu kadar ki; şirketin yazılı muvafakati olmadan işletmenin başkalarına devir, temlik, kiralama vs durumlarda BİMPAŞ'ın veya Dağıtıcının devir alana veya kiralayana mal vermesi hiçbir şekilde bu işleme muvafakat verildiği anlamına gelmeyecektir" hükmüne yer verildiğini, davalının basiretli tacir gibi davranma yükümlüğülüğünü ihlal ettiğini, ürün talep eden 3. kişiye ürün satımı yapılmamasının ticari hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, cezai şart nedeniyle tazminat alacağı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bozma kararı ile oluşan müktesep hak doğrultusunda karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14990 E. 2018/6199 K.
Ortak:temsil · Alacak
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesinin 25.04.2018 tarih, 2016/17825 E. ve 2018/2338 K. sayılı kararıyla davalının, devrin davacı «muvafakati» ile 3. kişiye yapıldığını beyan ederek buna ilişkin belge sunduğu, ancak davacı şirkete atfen atılan imzanın «temsille» yetkili kişi tarafından atılmadığının anlaşıldığı, ne var ki davalının aynı zamanda davacı şirketin devralan kişiye mal «teslim» ederek sözleşmeyi fiilen devam ettirdiği iddiası üzerinde yeterince inceleme yapılmadığı, mahkemece devir sonrası davacı «defter» ve faturaları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak devirden sonra dava dışı 3.kişiye mal teslim edilip edilmediği hususunda rapor alınarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek …
Benzer bu kararda2- Ancak, dava kısmen reddedildiği halde kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün vekalet ücretine ilişkin bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Ancak, dava kısmen reddedildiği halde kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün vekalet ücretine ilişkin bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14171 E. 2015/1167 K.
Ortak:cezai şart · teslim
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesinin 25.04.2018 tarih, 2016/17825 E. ve 2018/2338 K. sayılı kararıyla davalının, devrin davacı «muvafakati» ile 3. kişiye yapıldığını beyan ederek buna ilişkin belge sunduğu, ancak davacı şirkete atfen atılan imzanın «temsille» yetkili kişi tarafından atılmadığının anlaşıldığı, ne var ki davalının aynı zamanda davacı şirketin devralan kişiye mal «teslim» ederek sözleşmeyi fiilen devam ettirdiği iddiası üzerinde yeterince inceleme yapılmadığı, mahkemece devir sonrası davacı «defter» ve faturaları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak devirden sonra dava dışı 3.kişiye mal teslim edilip edilmediği hususunda rapor alınarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek …
Büfe'ye mal «teslimi» yapmak suretiyle ticari ilişkiyi devam ettirdiği, bu durumda davacının devralan kişiye mal teslim ederek devre zımnen «muvafakat» ettiği anlaşıldığından 11.03.2013 tarihli «sözleşmenin ihlalinin» söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sözleşmesel ilişki dışında dava dışı 3. kişiye mal «tesliminin» devir işlemine «muvafakati» anlamına gelmediğini, zira taraflar arasında imzalanan Satın Alma Sözleşmesinin 9. maddesinin «son» cümlesinde, "Şu kadar ki; şirketin yazılı muvafakati olmadan işletmenin başkalarına devir, «temlik», kiralama vs durumlarda BİMPAŞ'ın veya Dağıtıcının devir alana veya kiralayana mal vermesi hiçbir şekilde bu işleme muvafakat verildiği anlamına gelmeyecektir" hükmüne yer verildiğini, davalının «basiretli tacir» gibi davranma yükümlüğülüğünü ihlal ettiğini, ürün talep eden 3. kişiye ürün satımı yapılmamasının ticari hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağını belirterek kara …
Benzer bu kararda… mülkiyeti dava dışı bir derneğe ait olan büfenin devri konusunda sözleşme yaptıkları, kiracının büfeyi başkasına devir hakkının bulunmadığı, kiracı ...'nın maliyeye «terk» bildiriminde bulunması nedeniyle büfenin işletme ruhsatının belediyece iptal edildiği, dava konusu devir bedelinin davalı ...'ya veya ...'ya ödendiğinin ispatlanamadığı, buna ilişkin sözleşmenin geçerli olmadığı, bu nedenle «cezai şartın» da «geçersiz» olduğu, alacağın miktarı itibariyle senet ile ispatlandığı gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili, devir bedelinin müvekkiline ödenmeyip davacının «protokol» düzenlendiği dönemde bedeli protokolde «kefil» olarak imzası bulunan diğer davalı ...’ya ödendiğini, ...’nın da aldığı parayı müvekkiline ödemeyip yerine senet verdiğini, ancak bu senet de vadesinde ödenmediği için ... hakkında takip başlatıldığını, söz konusu büfenin de aslında ... adına müvekkili tarafından işletildiğini savunduğuna ve protokolde de devir bedeli kararlaştırılıp, protokol uyarınca söz konusu büfenin davacıya «teslimi» sağlanıp davacı tarafça işletilmeye başladıktan sonra, davalıların «kusuru» ile kapatılmak zorunda kaldığı iddia olunduğuna göre, mahkemece somut uyuşmazlığın bu hususlar nazara alınarak çözümlenmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:devir yasağı · oy yasağı · kefil · protokol · geçersizlik · terkin · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, kiracı konumunda olan davalı ...’nın büfeyi başkasına devir hakkı bulunmadığı, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olmadığı belirtilmiş ise de davalı ...’nın dava dışı dernek ile yaptığı sözleşmede getirilen alt «devir yasağı» taraflar arasındaki sözleşmeyi «geçersiz» kılmayacağı gibi, taraflarca da sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürülmemiştir.
Davalı ... vekili, devir bedelinin müvekkiline ödenmeyip davacının «protokol» düzenlendiği dönemde bedeli protokolde «kefil» olarak imzası bulunan diğer davalı ...’ya ödendiğini, ...’nın da aldığı parayı müvekkiline ödemeyip yerine senet verdiğini, ancak bu senet de vadesinde ödenmediği için ... hakkında takip başlatıldığını, söz konusu büfenin de aslında ... adına müvekkili tarafından işletildiğini savunduğuna ve protokolde de devir bedeli kararlaştırılıp, protokol uyarınca söz konusu büfenin davacıya «teslimi» sağlanıp davacı tarafça işletilmeye başladıktan sonra, davalıların «kusuru» ile kapatılmak zorunda kaldığı iddia olunduğuna göre, mahkemece somut uyuşmazlığın bu hususlar nazara alınarak çözümlenmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın …
… mülkiyeti dava dışı bir derneğe ait olan büfenin devri konusunda sözleşme yaptıkları, kiracının büfeyi başkasına devir hakkının bulunmadığı, kiracı ...'nın maliyeye «terk» bildiriminde bulunması nedeniyle büfenin işletme ruhsatının belediyece iptal edildiği, dava konusu devir bedelinin davalı ...'ya veya ...'ya ödendiğinin ispatlanamadığı, buna ilişkin sözleşmenin geçerli olmadığı, bu nedenle «cezai şartın» da «geçersiz» olduğu, alacağın miktarı itibariyle senet ile ispatlandığı gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, mülkiyeti dava dışı bir derneğe ait olup davalı ...’nın kiracısı olduğu büfenin, işletme hakkının davacıya devrine dair düzenlenen «protokol» uyarınca ödendiği iddia olunan bedelin sözleşmenin konusu olan büfenin davalılardan kaynaklanan nedenlerle kapatılmak zorunda kalınması nedeniyle tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/765 E. , 2023/993 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Dava ret
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı arasında imzalanan 11.03.2013 tarihli sözleşmeye göre Bereketli-Denizli'deki Çağdaş Büfe adlı işletmenin sözleşme süresince açık tutulacağı, bizzat davalı tarafından çalıştırılacağı, kapatılmayacağı, davacının onayı olmadan devredilemeyeceği, bu durumlara aykırı davranıldığı takdirde davacı şirketin vermiş olduğu 3.327,00 TL'lik karşılıksız katkı bedeli ile birlikte 5.000,00 USD cezai şartın nakden ve defaten ödeneceğinin kabul ve taahhüt edildiğini, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz ifa ettiği halde davalının işletmeyi muvafakat ve onay olmadan başkasına devrettiğini,bu suretle sözleşme hükümlerinin ihlal edildiğin ve bunun Denizli 2.
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/70 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini ileri sürerek sözlemeyi ihlal eden davalıdan 5.000,00 USD cezai şart ile birlikte 3.327,00 TL karşılıksız katkı bedelinin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; devir işleminin davacı şirket yetkilisi ... Aktaş'ın bilgi ve onayı ile gerçekleştiğini, devir alan şahıs ile davacı şirket arasında ticari ilişkiye devam edildiğini, davacının hakkını kötüye kullandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 14.01.2016 tarih, 2015/96 E. ve 2016/39 K. sayılı kararı ile davalının davacı ile yaptığı sözleşmeye göre iş yerini onay almadan devredemeyeceğine ilişkin taahhütte bulunduğu fakat buna uymayarak sözleşmeyi ihlal ettiğinin sabit olduğu, davacının talebinde haklı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargutay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 25.04.2018 tarih, 2016/17825 E. ve 2018/2338 K. sayılı kararıyla davalının, devrin davacı muvafakati ile 3. kişiye yapıldığını beyan ederek buna ilişkin belge sunduğu, ancak davacı şirkete atfen atılan imzanın temsille yetkili kişi tarafından atılmadığının anlaşıldığı, ne var ki davalının aynı zamanda davacı şirketin devralan kişiye mal teslim ederek sözleşmeyi fiilen devam ettirdiği iddiası üzerinde yeterince inceleme yapılmadığı, mahkemece devir sonrası davacı defter ve faturaları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak devirden sonra dava dışı 3.kişiye mal teslim edilip edilmediği hususunda rapor alınarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
Davacının karar düzeltme talebi 12.06.2019 tarihli ve 2018/3137 E. ve 2019/3763 K.sayılı karar ile reddedilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 12.10.2021 tarih, 2019/364 E. ve 2021/721 K. sayılı kararı ile bozma kararı dikkate alınarak davacı Tuborg Pazarlama A.Ş'nin 2014-2015-2016 yılına ait yasal defterleri ile satış programından temin edilen bayi satış listesi üzerinde inceleme yaptırıldığı, davacının bayisi Alfa Petrolcülük Mot. Taş. Gıd. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından dava dışı ... ... Büfe'ye 29.08.2014-20.12.2016 tarihleri arasında toplam 57,48 hektolitre mal satıldığı, bu satımın 5,10 hektolitresinin 2014 yılında, 40,78 hektolitresinin 2015 yılında, 11,60 hektolitresinin 2016 yılında gerçekleştiği, bu kapsamda davacının davalının işletmesini devrettiği dava dışı ... Büfe'ye mal teslimi yapmak suretiyle ticari ilişkiyi devam ettirdiği, bu durumda davacının devralan kişiye mal teslim ederek devre zımnen muvafakat ettiği anlaşıldığından 11.03.2013 tarihli sözleşmenin ihlalinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sözleşmesel ilişki dışında dava dışı 3. kişiye mal tesliminin devir işlemine muvafakati anlamına gelmediğini, zira taraflar arasında imzalanan Satın Alma Sözleşmesinin 9. maddesinin son cümlesinde, "Şu kadar ki; şirketin yazılı muvafakati olmadan işletmenin başkalarına devir, temlik, kiralama vs durumlarda BİMPAŞ'ın veya Dağıtıcının devir alana veya kiralayana mal vermesi hiçbir şekilde bu işleme muvafakat verildiği anlamına gelmeyecektir" hükmüne yer verildiğini, davalının basiretli tacir gibi davranma yükümlüğülüğünü ihlal ettiğini, ürün talep eden 3. kişiye ürün satımı yapılmamasının ticari hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, cezai şart nedeniyle tazminat alacağı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bozma kararı ile oluşan müktesep hak doğrultusunda karar verilmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920483300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz