Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7658 E. 2023/488 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicilinden re'sen terkin↗ re'sen terkin↗ ihya davası↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ olağanüstü genel kurul↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ hakkaniyet↗ tazminat davası↗ ihya↗ rücu↗ ihtar↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ kusur↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 01.11.2013 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği, davanın 19.03.2021 tarihinde açıldığı, davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen şirkette iş kazası geçiren kişiye 30.11.2016 onay tarihli peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, davacının bağlanan gelir sonrası kusurlu olan tarafa rücu edebileceğini, bu durumda da herhangi bir hak düşürücü süreyle karşılaşmasının hakkaniyetle bağdaşmayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın beş yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında düzenlenen 5 yıllık sürenin somut olayda uygulanıp uygulanmayacağı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davanın Ticaret Sicil Müdürlüğüne açılması gerekirken ilgili oda aleyhine açılması doğru değil ise de, bu husus 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesi uyarınca kabul edilebilir bir hataya dayanmakta olup Ticaret Sicil Müdürlüğü adına davaya cevap verilmiş olmasına, husumetin benimsenmesine, karar başlığında yapılan bu hatanın sonuca etkili olmamasına ve mahallinde her zaman düzeltilebilecek bir hata olmasına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14020 E. 2011/3719 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7658 E. , 2023/488 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki ihya davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sigortalısına iş kazası nedeniyle peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunan dava dışı Gökdaş Tekstil Ürünleri ve Tic. A.Ş.'ye tazminat davası açtığını, davanın yargılaması sırasında anılan şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğinin anlaşıldığını ve davacıya ihya davası açması için süre verildiğini ileri sürerek Gökdaş Tekstil Ürünleri ve Tic. A.Ş.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında düzenlenen 5 yıllık sürenin dolduğunu, şirketin son beş yılda olağan genel kurul toplantılarının yapılmadığının tespit edildiğini, bu hususun ihtar edildiğini, yasal süreler içerisinde davalıya herhangi bir başvuru olmadığından şirketin 01.11.2013 tarihinde ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğini, davalının yasal hasım konumunda olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 01.11.2013 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği, davanın 19.03.2021 tarihinde açıldığı, davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen şirkette iş kazası geçiren kişiye 30.11.2016 onay tarihli peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, davacının bağlanan gelir sonrası kusurlu olan tarafa rücu edebileceğini, bu durumda da herhangi bir hak düşürücü süreyle karşılaşmasının hakkaniyetle bağdaşmayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın beş yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında düzenlenen 5 yıllık sürenin somut olayda uygulanıp uygulanmayacağı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davanın Ticaret Sicil Müdürlüğüne açılması gerekirken ilgili oda aleyhine açılması doğru değil ise de, bu husus 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesi uyarınca kabul edilebilir bir hataya dayanmakta olup Ticaret Sicil Müdürlüğü adına davaya cevap verilmiş olmasına, husumetin benimsenmesine, karar başlığında yapılan bu hatanın sonuca etkili olmamasına ve mahallinde her zaman düzeltilebilecek bir hata olmasına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920481400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz