El atmanın önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/749 E. 2023/4153 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alt kira sözleşmesi↗ kira ilişkisi↗ rekabet kurulu kararı↗ pasif dava ehliyeti (husumet)↗ yetkisizlik itirazı↗ sözleşmenin feshi↗ bayilik sözleşmesi↗ kira sözleşmesi↗ cy/cy şerhi↗ sulh hukuk mahkemesi↗ kâr dağıtımı↗ taraf ehliyeti↗ esastan ret↗ sulh↗ yetkisizlik kararı↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... AŞ lehine, dava konusu taşınmaz üzerinde 04.11.2010 tarihinden itibaren 15 yıl süreyle kira şerhinin bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin bayilik anlaşmasına ilişkin olduğu, salt kira sözleşmesinin söz konusu olmadığı, bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın bayilik sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği ve mahkemenin görevli olduğu, bayilik sözleşmesinin davalı tarafından tek taraflı olarak feshedilmiş olduğu, dava konusu taşınmazı kullanmasının bir dayanağının kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Ankara ili ... ilçesi ...mahallesi 4794 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt ve LPG servis ve satış istasyonu ve bu istasyona ait tesislere yönelik el atmanın önlenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, ayrıca müvekkiline husumet de yöneltilemeyeceğini, davacı tarafça tapuya şerh edilmiş kira sözleşmesine dayalı hak iddia ederek alt kira sözleşmesinin feshinden bahisle müvekkil şirket aleyhine şahsi hakka dayalı el atmanın önlenmesi istemli dava açıldığını, ancak istasyonun işletilmesi için zorunlu olan GSM ruhsatı olarak bilinen işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı için Ankara Büyükşehir Belediyesi kayıtları incelendiğinde yine kira sözleşmesinin bulunduğu ve istasyonun kiracı müvekkili tarafından işletilmekte olduğunu, sözleşmenin haklı sebeple feshi sonrasında o güne kadar kiracı sıfatıyla akaryakıt istasyonunda bulunan müvekkilinin bu defa işgalci gibi gösterilmesinin hatalı olduğu gibi, davacının gerçek dışı beyanlarla hareket etmiş olduğunu, aldığı kira bedellerine rağmen kiracılık ilişkisini kabul etmeyip huzurdaki dava yoluna başvurduğunu, müvekkilinin işgalci değil, kiracı olduğunu, kira sözleşmesine rağmen işgalci gibi değerlendirilerek verilen kararın kabulü mümkün olmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında bayilik sözleşmesi bulunduğu, tapuya şerh edilmiş kira hakkı sahibi davacı şirket bu hakkın kendisine sağladığı kullanımı bayilik sözleşmesi olan davalıya devrettiği, bayilik sözleşmesinin sona ermesi ve davalının dava dışı başka bir akaryakıt dağıtıcı firma ile anlaşarak aynı adreste faaliyet göstermeye devam ettiği, buna göre davalının davada pasif dava ehliyetinin bulunması nedeniyle davalı aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebeplerinin mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesi nedeniyle tapuya şerh edilen kira sözleşmesinden kaynaklanan müdahalenin men'i istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Bayilik sona erince alt kiracının kullanımı haksız müdahaleye dönüşür
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1224 E. 2024/4696 K.
Ortak:bayilik sözleşmesi · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaAŞ lehine, dava konusu taşınmaz üzerinde 04.11.2010 tarihinden itibaren 15 yıl süreyle kira «şerhinin» bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin bayilik anlaşmasına ilişkin olduğu, salt «kira sözleşmesinin» söz konusu olmadığı, bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın «bayilik sözleşmesi» hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği ve mahkemenin «görevli» olduğu, bayilik sözleşmesinin davalı tarafından tek taraflı olarak feshedilmiş olduğu, dava konusu taşınmazı kullanmasının bir dayanağının kalmadığı gerekçesiyle d …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında «bayilik sözleşmesi» bulunduğu, tapuya «şerh» edilmiş kira hakkı sahibi davacı şirket bu hakkın kendisine sağladığı kullanımı bayilik sözleşmesi olan davalıya devrettiği, bayilik sözleşmesinin sona ermesi ve davalının dava dışı başka bir akaryakıt «dağıtıcı» firma ile anlaşarak aynı adreste faaliyet göstermeye devam ettiği, buna göre davalının davada pasif dava «ehliyetinin» bulunması nedeniyle davalı aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle k …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «bayilik sözleşmesi» nedeniyle tapuya «şerh» edilen «kira sözleşmesinden» kaynaklanan müdahalenin men'i istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahallesi, ... mevkii 484 ada 2 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde taşınmaz maliki ile 23.01.2013 tarihli ve -kira «şerhinin» tapuya tescil tarihinden başlamak üzere- 7 yıl süreli «kira sözleşmesini» akdettiğini, işbu kira sözleşmesinin 12.02.2013 tarih ve 2343 yevmiye sayılı işlemle tapuya şerh edildiğini, müvekkili şirketin kiralamış olduğu taşınmaz üzerinde kurulu akaryakıt istasyonunu Lukoil markası altında işletmek üzere davalı ile 09.04.2013 tarihinde 5 yıl süreli «bayilik sözleşmesi» akdedildiğini, bayilik sözleşmesinin davalı tarafından Üsküdar 27.
Noterliğinin 09.04.2018 tarih ve 2248 yevmiye sayılı «ihtarnamesi» ile davaya konu istasyonun kullanım hakkının taşınmaz maliki ile akdedilen tapuya «şerh» edilmiş «kira sözleşmesi» ile «münhasıran» Lukoil'e ait olduğunun, «bayilik sözleşmesinin feshi» ile halihazırda davalının işgalci konumunda olduğunun, taraflar arasında akdedilen çerçeve «protokolde» de bayilik sözleşmesinin süresinden önce feshedilmesi halinde istasyonu ve müştemilatını tahliye etmeyi ve anılan istasyona ilişkin adına tanzim olunan işyeri açma ve çalışma ruhsatını müvekkili şirkete devretmeyi «taahhüt» ettiğinin, bu nedenle istasyona ait GSM ruhsatı ile birlikte istasyonun ve tüm demirbaşların müvekkil Lukoil'e «tesliminin» «ihtar» edildiğini, ihtarnameye rağmen dava konusu taşınmazın teslim edilmediğini, müvekkili şirketin malik ile akdettiği kira sözleşmesi ile dava konusu istasyonu malikten sınırlı bir süreliğine kiraladığını, bu istasyonda müvekkili şirket ürünlerinin satılması ve müvekkil şirket markası altında faaliyet gösterilmesi konusunda bayilik sözleşmesinin yapıldığını, dava konusu istasyonda müvekkili şirkete ait olan ancak davalıya «ariyet» olarak verilmiş malzemeler ve kurumsal kimlik bulunduğunu, bayilik sözleşmesinin feshi ile davalının istasyonda işgalci konumuna düştüğünü, davalının başka bir «dağıtıcı» şirketin ürünlerini satarak haksız kazanç elde ettiğini, açıklanan nedenlerle davalı şirketin dava konusu istasyona yapmış olduğu haksız müdahalenin önlenmesine ka …
… .Fer'i müdahil vekili sunduğu müdahale dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu taşınmazın maliki olduğunu, davacıyla aralarındaki kira akdinde aynen "Lukoil'in iş bu «kira sözleşmesini» bütün hukuk ve vecibeleri ile birlikte kısmen veya tamamen hissedarlarına, kendi sermaye iştiraki olan ortak girişim ya da sair şekilde ortaklık tesis edeceği kişi, şirket, ortaklıklar veya firmalar ile bunların hissedarları veya üçüncü kişilere devretmek hakkı olduğunu kiralayan peşinen kabul etmiş sayılı" hükmüne yer verildiğini, taraflar arasındaki alt kiranın «bayilik sözleşmesinin» feshiyle sona erdiğini, «alt kira sözleşmesinin» konu ve kullanım amacı kısımlarında da sadece Lukoil marka ve logosu altında akaryakıt satış faaliyeti yapılması hususunun belirtildiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5319 E. 2019/4925 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yürütmenin durdurulması · bozma sonrası karar · tahkikat · tebligat · ıslah · yasal faiz · haksız rekabet · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, asıl dava yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», birleşen davada ise davalı şirketin petrol işletmesinin hukuka ve kanuna aykırı olarak faaliyet gösterdiği, bu durumda davalı şirketin eyleminin haksız ve hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile birleşen davanın kabulü ile ; 50.000 TL'sine dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile bakiye 187.327,67 TL'sine «ıslah» tarihi olan 06/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte toplam 237.327,67 TL'nin birleşen davalıdan alınarak birleşen davacıya verilmesine karar …
2- Kabul şekli bakımından da, «ıslah» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde ıslahın «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı vekili tarafından «bozma sonrası» «ıslah» edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1-Birleşen dava, «haksız rekabete» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/749 E. , 2023/4153 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı şirket arasında 17.09.2010 tarihinden başlamak üzere 15 yıl süreyle kira sözleşmesi imzalandığını, davacı ile davalı şirket arasında ise kira sözleşmesine konu taşınmazda akaryakıt satış ve servis istasyonunun işletmeciliğine konu bayilik sözleşmesi imzalandığı, daha sonra anlaşmanın feshedildiğini, davalının artık akaryakıt istasyonunda faaliyet göstermesinin mümkün olmadığını, davalının bayilik sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle Enerji Piyasası Denetleme Kurulu'na (EPDK) başvuruda bulunduğunu, dağıtım şirketi olarak ....'nin bayisi sıfatıyla almış olduğu bayilik lisansının iptal edildiğini, davalının ....'nin kirasını ödediği akaryakıt istasyonunu işgal ederek ve BP haricinde başka akaryakıt dağıtım şirketinden mal/akaryakıt alarak haksız kazanç sağladığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının haksız el atmasının önlenmesine, taşınmazın üzerindeki mütemmim cüzleri ile birlikte müvekkiline teslimine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tapuya şerh edilen kira sözleşmesine istinaden kira sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin Rekabet Kurulu Kararları ve Tebliği gereğince taşınmazdaki hukuki ilişkinin tarafı olmadığını, 2010 yılında tesis edilen kira şerhinin 2015 yılı itibariyle yok hükmünde olduğunu, bundan dolayı davacının müvekkiline yönelik husumet yöneltmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından tahliye talebinde bulunulduğunu, davacının sunmuş olduğu dayanak belgenin 15 yıl süreli kira şerhli olduğunu, tapu kayıtlarının celbi sonrasında da kiracılık ilişkisinin devam ettiğini, sözleşmenin tek taraflı feshinin mümkün olmadığını, davacı kira ilişkisi olmadığını iddia etmiş ise de bayilik sözleşmesinin başlangıcından feshedildiği tarihe kadar aylık olarak kira bedelinin ödendiğini, istasyonun işletilmesi için zorunlu olan GSM ruhsatı yani işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı için Ankara Büyükşehir Belediyesi kayıtlarında kira sözleşmesinin bulunduğunu, müvekkilinin davacı ile yapmış olduğu anlaşmaya dayalı olarak işlerine devam etmek istediğini, ancak davacı ...'nin sözleşmeye aykırı ve rekabeti engelleyici fiyat politikası sonrasında, müvekkili şirketin sözleşmeyi fesh ettiğini, mahkemenin görev ve yetkisine itirazı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... AŞ lehine, dava konusu taşınmaz üzerinde 04.11.2010 tarihinden itibaren 15 yıl süreyle kira şerhinin bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin bayilik anlaşmasına ilişkin olduğu, salt kira sözleşmesinin söz konusu olmadığı, bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın bayilik sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği ve mahkemenin görevli olduğu, bayilik sözleşmesinin davalı tarafından tek taraflı olarak feshedilmiş olduğu, dava konusu taşınmazı kullanmasının bir dayanağının kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Ankara ili ... ilçesi ...mahallesi 4794 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt ve LPG servis ve satış istasyonu ve bu istasyona ait tesislere yönelik el atmanın önlenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, ayrıca müvekkiline husumet de yöneltilemeyeceğini, davacı tarafça tapuya şerh edilmiş kira sözleşmesine dayalı hak iddia ederek alt kira sözleşmesinin feshinden bahisle müvekkil şirket aleyhine şahsi hakka dayalı el atmanın önlenmesi istemli dava açıldığını, ancak istasyonun işletilmesi için zorunlu olan GSM ruhsatı olarak bilinen işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı için Ankara Büyükşehir Belediyesi kayıtları incelendiğinde yine kira sözleşmesinin bulunduğu ve istasyonun kiracı müvekkili tarafından işletilmekte olduğunu, sözleşmenin haklı sebeple feshi sonrasında o güne kadar kiracı sıfatıyla akaryakıt istasyonunda bulunan müvekkilinin bu defa işgalci gibi gösterilmesinin hatalı olduğu gibi, davacının gerçek dışı beyanlarla hareket etmiş olduğunu, aldığı kira bedellerine rağmen kiracılık ilişkisini kabul etmeyip huzurdaki dava yoluna başvurduğunu, müvekkilinin işgalci değil, kiracı olduğunu, kira sözleşmesine rağmen işgalci gibi değerlendirilerek verilen kararın kabulü mümkün olmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında bayilik sözleşmesi bulunduğu, tapuya şerh edilmiş kira hakkı sahibi davacı şirket bu hakkın kendisine sağladığı kullanımı bayilik sözleşmesi olan davalıya devrettiği, bayilik sözleşmesinin sona ermesi ve davalının dava dışı başka bir akaryakıt dağıtıcı firma ile anlaşarak aynı adreste faaliyet göstermeye devam ettiği, buna göre davalının davada pasif dava ehliyetinin bulunması nedeniyle davalı aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebeplerinin mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesi nedeniyle tapuya şerh edilen kira sözleşmesinden kaynaklanan müdahalenin men'i istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920413600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz