Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7979 E. 2023/1753 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mükerrer tahsilat↗ tahrifat↗ yemin deliline dayanma↗ teminat senedi↗ yemin delili↗ mükerrerlik↗ lehtar↗ bedelsizlik↗ yemin↗ ikrar↗ kötü niyet tazminatı↗ bono↗ vade↗ kötü niyet↗ bilirkişi incelemesi↗ esastan ret↗ haciz↗ iflas↗ asıl alacak↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın ödeme define dayanarak bedelsiz olduğunu ileri sürdüğü bonolara karşı ödeme iddiasını kesin bir delille ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacak miktarı üzerinden davalı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 45.000,00 TL değerindeki bonolardan birinin çekin teminatı karşılığında davalının ...'a lehtar kısmı boş olarak verildiğini, daha sonra davalının lehtar olarak kendi adını yazıp bonoyu takibe koyduğunu, bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, yine davacının ...'tan alarak tarla sahibine verdiği 45.000,00 TL'lik çekin mahkemece araştırılmadığını, tanık dinlenmediğini, 74.500,00 TL'nin bononun ise ... arasındaki fıstık tohumu alışverişinden kaynaklı olarak lehtar kısmı boş olarak verildiğini, buna ilişkin kantar fişlerinin sunulduğunu, hacizdeki beyanının telaşla ve haciz tehdidi altında verilen beyan olduğunu, kantar fişlerinin miktar toplamının bonolarda yazan miktarla birebir örtüştüğünü ileri sürerek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senetlerin teminat senetleri olduğu ve bedelsiz kaldıklarını iddia eden davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, ancak davacının dava konusu senetlerin teminat senedi olduğu ve bedelsiz kaldığı yönündeki iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı, yemin deliline de dayanmadığı, bu nedenle davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının usul, yasa ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 45.000,00 TL'lik bononun teminat amacıyla lehtar kısmı boş bırakılarak ...'a verildiğini, bono karşılığında ...'tan çek alındığını ve davacının bu çeki tarlanın kira ödemesinde kullandığını, mahkemece tarla sahibine verilen bu çekle ilgili hiç bir araştırma yapılmadığını, davaya konu 75.000,00 TL'lik diğer senedin de ... ile olan fıstık tohumu alışverişi nedeniyle yine lehtar kısmı boş olarak verildiğini, buna ilişkin kantar fişlerinin dosyaya sunulduğunu, fişlerde yazan miktar ile bono bedellerinin uyuştuğunu, bununda kantar fişlerinde yazılı fıstıkların ...'a teslim edildiğini açıkça gösterdiğini, müvekkilinin haciz tehdidi altında borcunu ödeyeceğini beyan ettiğini, bunun ikrar olarak değerlendirilemeyeceğini, bilirkişi incelemesi dahi yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu 30.11.2017 vade tarihli, 45.000,00 TL meblağlı ve 30.10.2017 vade tarihli, 74.500,00 TL meblağlı 2 adet bono için davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/882 E. 2024/6697 K.
Ortak:ikrar · teslim · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 45.000,00 TL'lik «bononun» «teminat» amacıyla «lehtar» kısmı boş bırakılarak ...'a verildiğini, bono karşılığında ...'tan «çek» alındığını ve davacının bu çeki tarlanın kira ödemesinde kullandığını, mahkemece tarla sahibine verilen bu çekle ilgili hiç bir araştırma yapılmadığını, davaya konu 75.000,00 TL'lik diğer senedin de ... ile olan fıstık tohumu alışverişi nedeniyle yine lehtar kısmı boş olarak verildiğini, buna ilişkin kantar fişlerinin dosyaya sunulduğunu, fişlerde yazan miktar ile bono bedellerinin uyuştuğunu, bununda kantar fişlerinde yazılı fıstıkların ...'a «teslim» edildiğini açıkça gösterdiğini, müvekkilinin «haciz» tehdidi altında borcunu ödeyeceğini beyan ettiğini, bunun «ikrar» olarak değerlendirilemeyeceğini, «bilirkişi incelemesi» dahi yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak, bozma ilamından önce verilen kararda «ispat yükünün» davacıda olduğu, dava değerinin miktar itibari ile «senetle ispatı zorunlu» hallere tabi olduğu ve davacı elinde bulunan kantar fişlerinin davalı tarafından kabul ve «ikrar» edilmiş ya da imzası bulunan belge olmadığından ispata yarar delil olarak görülmediği gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiği, Yargıtayca verilen onama kararının karar düzeltme sonucu bozularak; şeker fabrikasına yapılan pancar «tesliminin» ... talimatı ile yapılıp yapılmadığı hususlarının araştırılması gerektiğine işaret edildiği, bu hususta taraf vekillerine varsa tanıklarını bildirilmesi için süre verildiği, davacı vekili tarafından dava konusu olayın üzerinden uzun süre geçmiş olması «sebebi» ile tanığı bulunmadığının beyan edildiği, davalının gösterdiği tanığın, "kantar fişlerinin beyana göre düzenlendiği, kimin ismi verilirse o isim adına fiş tanzim edildiği, davaya konu kantar fişlerinin ise ... talimatı ile verilip verilmediğini bilmediğini" beyanı ettiği, «taraflarca getirilme ilkesi» gereği tarafların gösterdiği bütün «delillerin toplandığı», toplanan deliller ile davacının iddiasını ispat edemediği, kantar fişlerinin tek başına ispat aracı olmayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar …
24.03.2022 tarihli bozma ilamında davalı ... adına şeker fabrikasına yapılan «teslimatlara» ilişkin kantar fişlerinin bulunduğu, bu teslimatların sözleşme kapsamında yapıldığının kabulü gerektiği, aksini «ispat yükünün» davalı tarafta olduğu belirtilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taraflarca getirilme ilkesi · senetle ispat zorunluluğu · senetle ispat · delillerin toplanmaması · borçlu olunmadığının tespiti · usuli kazanılmış hak · kambiyo senedi · kazanılmış hak
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak, bozma ilamından önce verilen kararda «ispat yükünün» davacıda olduğu, dava değerinin miktar itibari ile «senetle ispatı zorunlu» hallere tabi olduğu ve davacı elinde bulunan kantar fişlerinin davalı tarafından kabul ve «ikrar» edilmiş ya da imzası bulunan belge olmadığından ispata yarar delil olarak görülmediği gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiği, Yargıtayca verilen onama kararının karar düzeltme sonucu bozularak; şeker fabrikasına yapılan pancar «tesliminin» ... talimatı ile yapılıp yapılmadığı hususlarının araştırılması gerektiğine işaret edildiği, bu hususta taraf vekillerine varsa tanıklarını bildirilmesi için süre verildiği, davacı vekili tarafından dava konusu olayın üzerinden uzun süre geçmiş olması «sebebi» ile tanığı bulunmadığının beyan edildiği, davalının gösterdiği tanığın, "kantar fişlerinin beyana göre düzenlendiği, kimin ismi verilirse o isim adına fiş tanzim edildiği, davaya konu kantar fişlerinin ise ... talimatı ile verilip verilmediğini bilmediğini" beyanı ettiği, «taraflarca getirilme ilkesi» gereği tarafların gösterdiği bütün «delillerin toplandığı», toplanan deliller ile davacının iddiasını ispat edemediği, kantar fişlerinin tek başına ispat aracı olmayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava «kambiyo senedine» dayanılarak başlatılan takipten dolayı tamamen/kısmen «borçlu olunmadığının tespiti» talebine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre davalının adı yazılı olan kantar fişleri açısından davacı lehine «usulü kazanılmış hak» doğduğu, davalının adı yazılı olan kantar fişleri açısından davanın ispatlandığı gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile bozmaya aykırı olacak şekilde davanın tümü ile reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın asıl ve birleşen dosyada davacılar vekili yararına bu gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3177 E. 2021/4640 K.
Ortak:yemin delili · yemin · bilirkişi incelemesi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · teslim
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın ödeme define dayanarak «bedelsiz» olduğunu ileri sürdüğü bonolara karşı ödeme iddiasını «kesin» bir delille ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, «asıl alacak» miktarı üzerinden davalı lehine «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senetlerin «teminat» senetleri olduğu ve «bedelsiz» kaldıklarını iddia eden davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, ancak davacının dava konusu senetlerin «teminat senedi» olduğu ve bedelsiz kaldığı yönündeki iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı, «yemin deliline» de dayanmadığı, bu nedenle davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının usul, yasa ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istin …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 45.000,00 TL'lik «bononun» «teminat» amacıyla «lehtar» kısmı boş bırakılarak ...'a verildiğini, bono karşılığında ...'tan «çek» alındığını ve davacının bu çeki tarlanın kira ödemesinde kullandığını, mahkemece tarla sahibine verilen bu çekle ilgili hiç bir araştırma yapılmadığını, davaya konu 75.000,00 TL'lik diğer senedin de ... ile olan fıstık tohumu alışverişi nedeniyle yine lehtar kısmı boş olarak verildiğini, buna ilişkin kantar fişlerinin dosyaya sunulduğunu, fişlerde yazan miktar ile bono bedellerinin uyuştuğunu, bununda kantar fişlerinde yazılı fıstıkların ...'a «teslim» edildiğini açıkça gösterdiğini, müvekkilinin «haciz» tehdidi altında borcunu ödeyeceğini beyan ettiğini, bunun «ikrar» olarak değerlendirilemeyeceğini, «bilirkişi incelemesi» dahi yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaDavalı taraf inkar ettiği fişlerin kendi işletmesine ait olmadığını iddia ettiğine göre öncelikle fişlerin üzerinde fişlerin seri numaralarının, «teslim tarihinin», davalının işletme unvanının, araç plakalarının bulunduğu ve bu fişlerin elle yazılmayıp kantardan otomatik olarak düzenlendiği göz önüne alınarak gerektiği takdirde seri numaralı fişlerin davalı tarafından kullanılıp kullanılmadığının tespiti için «ticari defterler», belgeler ve davalı kantarı üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak sureti ile bu fişlerin davalının kantarına ait olup olmadığının tespiti gerekirken bu yönde hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın davacının «yemin deliline» dayandığı gerekçesiyle davalının yaptığı icapsız ve hatalı yemin metnine dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilince dava dosyasına sunulan kantar fişlerini belgelerinin «delil başlangıcı» niteliğinde olduğunu ileri sürülmüş ise de; söz konusu kantar fişlerinin HMK'nın 202/2 maddesinde tanımlandığı şekilde, delil başlangıcı niteliğini haiz olmadığı, zira davalı tarafça davaya konu kantar fişlerinin kendileri tarafından düzenlenmediğinin bildirildiği ve bu konuda davalının «yemin» ettiği ve dava değerinin 162.215,00 TL olduğu, davanın reddedildiği, bu durumda ilk derece mahkemesi tarafından davalı yararına «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «maktu vekalet ücretine» hükmedilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince Çivril Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.03.2018 tarih ve 2016/560 Esas, 2018/305 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davacı tarafın «icra inkar tazminatı» talebinin reddine, davalı kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T. uyarınca 15.682,90 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı göre; dava konusu miktar ve davanın niteliği gereği davacının davalı ile aralarında satım ilişkisi olduğu ve bu satıma dayanılarak mal «teslim» ettiğini «yazılı delil» ile kanıtlaması gerektiği, dosyaya sunulan kantar fişlerinde davalının imzası ve davalının malları teslim aldığına ilişkin kayıt bulunmadığı, davalı tarafın «yemininin» de dikkate alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · delil başlangıcı · nispi vekalet ücreti · yazılı delil · maktu vekalet ücreti · ticari defter · vekalet ücreti · ibraz
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilince dava dosyasına sunulan kantar fişlerini belgelerinin «delil başlangıcı» niteliğinde olduğunu ileri sürülmüş ise de; söz konusu kantar fişlerinin HMK'nın 202/2 maddesinde tanımlandığı şekilde, delil başlangıcı niteliğini haiz olmadığı, zira davalı tarafça davaya konu kantar fişlerinin kendileri tarafından düzenlenmediğinin bildirildiği ve bu konuda davalının «yemin» ettiği ve dava değerinin 162.215,00 TL olduğu, davanın reddedildiği, bu durumda ilk derece mahkemesi tarafından davalı yararına «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «maktu vekalet ücretine» hükmedilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince Çivril Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.03.2018 tarih ve 2016/560 Esas, 2018/305 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davacı tarafın «icra inkar tazminatı» talebinin reddine, davalı kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T. uyarınca 15.682,90 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı taraf inkar ettiği fişlerin kendi işletmesine ait olmadığını iddia ettiğine göre öncelikle fişlerin üzerinde fişlerin seri numaralarının, «teslim tarihinin», davalının işletme unvanının, araç plakalarının bulunduğu ve bu fişlerin elle yazılmayıp kantardan otomatik olarak düzenlendiği göz önüne alınarak gerektiği takdirde seri numaralı fişlerin davalı tarafından kullanılıp kullanılmadığının tespiti için «ticari defterler», belgeler ve davalı kantarı üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak sureti ile bu fişlerin davalının kantarına ait olup olmadığının tespiti gerekirken bu yönde hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın davacının «yemin deliline» dayandığı gerekçesiyle davalının yaptığı icapsız ve hatalı yemin metnine dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı göre; dava konusu miktar ve davanın niteliği gereği davacının davalı ile aralarında satım ilişkisi olduğu ve bu satıma dayanılarak mal «teslim» ettiğini «yazılı delil» ile kanıtlaması gerektiği, dosyaya sunulan kantar fişlerinde davalının imzası ve davalının malları teslim aldığına ilişkin kayıt bulunmadığı, davalı tarafın «yemininin» de dikkate alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, satım bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı üreticilerden topladığı malları, davalıya satıp «teslim» ettiğini, ancak davalının malların bedelini ödemediğini iddia etmiş, davalı ise davacının «ibraz» ettiği belgelerin kendisi ile bir ilgisi bulunmadığını savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/770 E. 2025/1909 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borçlu olunmadığının tespiti · kambiyo senedi
Benzer bu karardaKARAR DÜZELTME İNCELEMESİ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava «kambiyo senedine» dayanılarak başlatılan takipten dolayı «borçlu olunmadığının tespiti» talebine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7979 E. , 2023/1753 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maddi olarak sıkıştığı bir dönemde ödemesi gereken kira borcu için davalının yeğeni ...'tan çek istediğini, ...'ın çeki müvekkiline senet karşılığında verdiğini, davacının isim kısmı boş bırakılan 45.000,00 TL'lik senedi ...'a verdiğini, bunun haricinde ...'la fıstık tohumu alışverişi de yaptıklarını, bu iş dolayısıyla da 74.500,00 TL'lik yine isim kısmı boş senedi ...'a verdiğini, müvekkilinin borcuna karşılık 13.710,00 kg'lık fıstığı ...'a teslim etttiğini, bu fıstıkların taşındığına dair kantar dekontlarının bulunduğunu, fıstıkların toplamda 129.990,00 TL ettiğini, bu nedenle borcunun kalmadığını, fakat senetlerin iade edilmediğini, kötü niyetli olarak senetlerin üstünün ...
lehine doldurulduğunu, ... ile müvekkilinin hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, kötü niyetli olarak mükerrer tahsilat yapılmak istendiğini ileri sürerek dava konusu çekler hakkında borçlu olmadığının tespiti ile davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya sattığı mal karşılığı bono aldığını, açılan davanın haksız olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine icra takibine başlandığını, davacının haciz mahallinde borcu kabullendiğini, bu sebeple işbu davanın açılamayacağını, bono üzerinde tahrifat yapılmadığını, kantar fişleri ile müvekkilinin alakasının bulunmadığını ve ilgili fişte kendilerini yükümlülük altına sokacak hiçbir ibarenin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın ödeme define dayanarak bedelsiz olduğunu ileri sürdüğü bonolara karşı ödeme iddiasını kesin bir delille ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacak miktarı üzerinden davalı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
45. 000,00 TL değerindeki bonolardan birinin çekin teminatı karşılığında davalının ...'a lehtar kısmı boş olarak verildiğini, daha sonra davalının lehtar olarak kendi adını yazıp bonoyu takibe koyduğunu, bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, yine davacının ...'tan alarak tarla sahibine verdiği 45.000,00 TL'lik çekin mahkemece araştırılmadığını, tanık dinlenmediğini, 74.500,00 TL'nin bononun ise ... arasındaki fıstık tohumu alışverişinden kaynaklı olarak lehtar kısmı boş olarak verildiğini, buna ilişkin kantar fişlerinin sunulduğunu, hacizdeki beyanının telaşla ve haciz tehdidi altında verilen beyan olduğunu, kantar fişlerinin miktar toplamının bonolarda yazan miktarla birebir örtüştüğünü ileri sürerek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senetlerin teminat senetleri olduğu ve bedelsiz kaldıklarını iddia eden davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, ancak davacının dava konusu senetlerin teminat senedi olduğu ve bedelsiz kaldığı yönündeki iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı, yemin deliline de dayanmadığı, bu nedenle davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının usul, yasa ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
45. 000,00 TL'lik bononun teminat amacıyla lehtar kısmı boş bırakılarak ...'a verildiğini, bono karşılığında ...'tan çek alındığını ve davacının bu çeki tarlanın kira ödemesinde kullandığını, mahkemece tarla sahibine verilen bu çekle ilgili hiç bir araştırma yapılmadığını, davaya konu 75.000,00 TL'lik diğer senedin de ... ile olan fıstık tohumu alışverişi nedeniyle yine lehtar kısmı boş olarak verildiğini, buna ilişkin kantar fişlerinin dosyaya sunulduğunu, fişlerde yazan miktar ile bono bedellerinin uyuştuğunu, bununda kantar fişlerinde yazılı fıstıkların ...'a teslim edildiğini açıkça gösterdiğini, müvekkilinin haciz tehdidi altında borcunu ödeyeceğini beyan ettiğini, bunun ikrar olarak değerlendirilemeyeceğini, bilirkişi incelemesi dahi yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu 30.11.2017 vade tarihli, 45.000,00 TL meblağlı ve 30.10.2017 vade tarihli, 74.500,00 TL meblağlı 2 adet bono için davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/912298800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz