Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/770 E. 2025/1909 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borçlu olunmadığının tespiti↗ kambiyo senedi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacının iddiasını ispat edemediği, kantar fişlerinin tek başına ispat aracı olmayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen dosyada davacılar vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 23.09.2024 tarihli, 2024/882 E. 2024/6697 K. sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı asıl ve birleşen davada davalı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava kambiyo senedine dayanılarak başlatılan takipten dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davalının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/882 E. 2024/6697 K.
Ortak:borçlu olunmadığının tespiti · kambiyo senedi
İncelediğiniz karardaKARAR DÜZELTME İNCELEMESİ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava «kambiyo senedine» dayanılarak başlatılan takipten dolayı «borçlu olunmadığının tespiti» talebine ilişkindir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava «kambiyo senedine» dayanılarak başlatılan takipten dolayı tamamen/kısmen «borçlu olunmadığının tespiti» talebine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taraflarca getirilme ilkesi · senetle ispat zorunluluğu · senetle ispat · delillerin toplanmaması · usuli kazanılmış hak · ikrar · kazanılmış hak · ispat yükü
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak, bozma ilamından önce verilen kararda «ispat yükünün» davacıda olduğu, dava değerinin miktar itibari ile «senetle ispatı zorunlu» hallere tabi olduğu ve davacı elinde bulunan kantar fişlerinin davalı tarafından kabul ve «ikrar» edilmiş ya da imzası bulunan belge olmadığından ispata yarar delil olarak görülmediği gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiği, Yargıtayca verilen onama kararının karar düzeltme sonucu bozularak; şeker fabrikasına yapılan pancar «tesliminin» ... talimatı ile yapılıp yapılmadığı hususlarının araştırılması gerektiğine işaret edildiği, bu hususta taraf vekillerine varsa tanıklarını bildirilmesi için süre verildiği, davacı vekili tarafından dava konusu olayın üzerinden uzun süre geçmiş olması «sebebi» ile tanığı bulunmadığının beyan edildiği, davalının gösterdiği tanığın, "kantar fişlerinin beyana göre düzenlendiği, kimin ismi verilirse o isim adına fiş tanzim edildiği, davaya konu kantar fişlerinin ise ... talimatı ile verilip verilmediğini bilmediğini" beyanı ettiği, «taraflarca getirilme ilkesi» gereği tarafların gösterdiği bütün «delillerin toplandığı», toplanan deliller ile davacının iddiasını ispat edemediği, kantar fişlerinin tek başına ispat aracı olmayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar …
Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre davalının adı yazılı olan kantar fişleri açısından davacı lehine «usulü kazanılmış hak» doğduğu, davalının adı yazılı olan kantar fişleri açısından davanın ispatlandığı gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile bozmaya aykırı olacak şekilde davanın tümü ile reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın asıl ve birleşen dosyada davacılar vekili yararına bu gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
24.03.2022 tarihli bozma ilamında davalı ... adına şeker fabrikasına yapılan «teslimatlara» ilişkin kantar fişlerinin bulunduğu, bu teslimatların sözleşme kapsamında yapıldığının kabulü gerektiği, aksini «ispat yükünün» davalı tarafta olduğu belirtilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3177 E. 2021/4640 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · delil başlangıcı · nispi vekalet ücreti · yemin delili · yazılı delil · maktu vekalet ücreti · yemin · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilince dava dosyasına sunulan kantar fişlerini belgelerinin «delil başlangıcı» niteliğinde olduğunu ileri sürülmüş ise de; söz konusu kantar fişlerinin HMK'nın 202/2 maddesinde tanımlandığı şekilde, delil başlangıcı niteliğini haiz olmadığı, zira davalı tarafça davaya konu kantar fişlerinin kendileri tarafından düzenlenmediğinin bildirildiği ve bu konuda davalının «yemin» ettiği ve dava değerinin 162.215,00 TL olduğu, davanın reddedildiği, bu durumda ilk derece mahkemesi tarafından davalı yararına «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «maktu vekalet ücretine» hükmedilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince Çivril Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.03.2018 tarih ve 2016/560 Esas, 2018/305 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davacı tarafın «icra inkar tazminatı» talebinin reddine, davalı kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T. uyarınca 15.682,90 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı taraf inkar ettiği fişlerin kendi işletmesine ait olmadığını iddia ettiğine göre öncelikle fişlerin üzerinde fişlerin seri numaralarının, «teslim tarihinin», davalının işletme unvanının, araç plakalarının bulunduğu ve bu fişlerin elle yazılmayıp kantardan otomatik olarak düzenlendiği göz önüne alınarak gerektiği takdirde seri numaralı fişlerin davalı tarafından kullanılıp kullanılmadığının tespiti için «ticari defterler», belgeler ve davalı kantarı üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak sureti ile bu fişlerin davalının kantarına ait olup olmadığının tespiti gerekirken bu yönde hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın davacının «yemin deliline» dayandığı gerekçesiyle davalının yaptığı icapsız ve hatalı yemin metnine dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı göre; dava konusu miktar ve davanın niteliği gereği davacının davalı ile aralarında satım ilişkisi olduğu ve bu satıma dayanılarak mal «teslim» ettiğini «yazılı delil» ile kanıtlaması gerektiği, dosyaya sunulan kantar fişlerinde davalının imzası ve davalının malları teslim aldığına ilişkin kayıt bulunmadığı, davalı tarafın «yemininin» de dikkate alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacının iddiasını yazılı belge ile ispat edemediği ve «yemin deliline» de dayandığı gerekçesiyle davalıya yemin yaptırılmış, davalı "....Bu fişlerin işletmemle alakası yoktur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2025/770 E. , 2025/1909 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2022/415 Esas, 2023/272 Karar
BİRLEŞEN KARAMAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2013/522 E. SAYILI DOSYASINDA;
HÜKÜM
Asıl ve birleşen davanın reddi
Taraflar arasında görülen davada mahkemece verilen kararı bozan Dairenin kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup görüşüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ... ile diğer davacıların murisi... arasında, 2011 yılında 240 ton buğday ve 600 ton pancarın davalıya satımı için yapılan anlaşma gereği, peşin alınan satış bedelinin teminatı olarak ... tarafından Karaman 4. İcra Müdürlüğünün 2013/4768 sayılı icra dosyasından takibe konulan 8.000,00 TL, 60.000,00 TL ve 65.000,00 TL tutarındaki üç adet senedin, ...tarafından ise, aynı İcra Müdürlüğü'nün 2013/4770 sayılı icra dosyasından takibe konulan 56.000,00 TL ve 16.000,00 TL tutarındaki iki adet senedin teminat olarak verildiğini, daha sonra davacılar ...'ın 500 ton, ...'ın ise 100 ton olmak üzere toplam 600 ton pancarı davalının gösterdiği ...
ve ...'a kantarda teslim edildiğini, muris...'ın ise 140.780 kg buğdayı teslim ettiğini, teslim edilmeyen 99.220 kg buğday bedeli 54.984,41 TL ile takip tarihine kadar işlemiş 18.147,87 TL faizi toplamı 73.132,28 TL borç kaldığını belirterek, müvekkillerinin 2013/4770 sayılı dosyada takibe konu bonoların tamamından, 2013/4768 sayılı dosyada takibe konu bonoların ise 106.076,47 TL tutarındaki kısmından dolayı borçlu olmadıklarının tespitine ve alacaklı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin keşide ettiği bononun, 100 ton pancara ilişkin peşin satış sözleşmesi sebebiyle teminat olarak verildiğini, söz konusu pancarın teslim edildiğini iddia ederek, müvekkilinin davalıya Karaman 4. İcra Müdürlüğü'nün 2013/4769 sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine ve alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; kararlaştırılan emtianın tesliminin davacılarca yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiğini, ayrıca sözleşmelere konu buğday ve pancarın teslim edilmediğini, teslim edilmiş olsaydı davacıların bonoları teslim sırasında geri almış olmaları gerektiğini, dava konusu bonoların 2011 yılına ilişkin sözleşme sebebi ile verildiğine dair ispat yükünün davacılara ait olduğunu, müvekkili adına kantar fişi düzenlendiğini, ancak pancar ve buğdayın başkalarına satıldığını, ayrıca müvekkili elinde davacıların verdiği başka bonoların da bulunduğunu savunarak davaların reddine ve davacılar aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacının iddiasını ispat edemediği, kantar fişlerinin tek başına ispat aracı olmayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen dosyada davacılar vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 23.09.2024 tarihli, 2024/882 E. 2024/6697 K. sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı asıl ve birleşen davada davalı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava kambiyo senedine dayanılarak başlatılan takipten dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davalının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
V. SONUÇ
Asıl ve birleşen davada davalı tarafın karar düzeltme isteminin HUMK'un 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı 1.283,10 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'un 442/3 hükmü uyarınca takdiren 7.210,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1138114500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz