6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1951 E. 2023/1721 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekte tahrifat kambiyo takibi kambiyo vasfı meşru hamil keşide tarihi tahsilat makbuzu tahrifat ispat külfeti alacağın temliki yazılı delil lehtar ciro kötü niyet tazminatı hamil sebepsiz zenginleşme keşideci temlik kötü niyet haciz iflas çek menfi tespit yükleten (shipper) ibraz

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · TTK — TTK 793

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının davaya konu çek nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Kanun'un 732 nci ve 793 üncü maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ttk 732

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4133 E. 2021/5082 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/1951 E.  ,  2023/1721 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

HÜKÜM

Davanın reddi

Taraflar arasındaki, menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine keşidecisi olduğu çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, davaya konu çekin lehtarın elindeyken çalındığını ve keşide tarihinde tahrifat yapılarak tedavüle çıkarıldığını, davalının meşru hamil olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davaya konu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyi niyeli hamil olduğunu, tahrifat iddiası ve gerçek keşide tarihine göre çekin süresi içerisinde bankaya ibraz edilmediği ispatlansa dahi keşideci olan davacının sebepsiz zenginleşmediğini ispat etmesi gerektiğini, davacının çekten dolayı sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini ve tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemenin, 02.02.2016 tarih, 2014/39 E., 2016/91 K. sayılı kararı çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığı, tahrifattan önceki tarih nazara alındığında yasal süresi içinde muhatap bankaya ibraz edilmediğinin anlaşıldığı, tahrifat iddiasının senedi ciro ile devranala karşı da ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 11.09.2017 tarih, 2016/10529 E., 2017/5734 K. sayılı kararı ile davaya konu çekin süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz edilmediği ve kambiyo vasfını kaybettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 793 üncü maddesine göre davalıya yapılan cironun alacağın temliki niteliğinde olduğu, bu hale göre, Mahkemece, davalıya savunmasını ispat olanağı tanınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir .

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

Mahkemenin 08.10.2019 tarih, 2018/138 E., 2019/1098 K. sayılı kararı ile davacının çek bedelini 03.04.2013 tarihli makbuz tahtında lehtara ödediği, çekin lehtar elindeyken çalındığının ve çekte tahrifat yapıldığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 15.06.2021 tarih, 2020/4133 E., 2021/5082 K. sayılı kararı ile davaya konu çek süresi içerisinde bankaya ibraz edilmemiş olsa da keşideci olan davacının 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesine göre sebepsiz zenginleşmediğini ispat külfeti altında olduğu, 03.04.2013 tarihli makbuza dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de söz konusu makbuzun adi tahsilat makbuzu niteliğinde olup her zaman düzenlenebileceği, belirtilen niteliği itibarıyla çek bedelinin ödendiğini ispat noktasında yetersiz olduğu, Mahkemece, davacıdan ödeme iddiasını ispat noktasında başkaca bir yazılı delili olup olmadığı sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının çek bedelini lehtara ödediğini ve sebepsiz zengnleşmediğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine ve alacağın %20'sine tekabül eden tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu çeki iktisap ederken gerekli dikkat ve özeni göstermeyip keşide tarihindeki bariz tahrifatı dahi fark edemeyen davalının meşru hamil olmadığını, iş bu davadaki taleplerinin kambiyo senetlerine mahsus takibin iptali olduğunu, çekin kambiyo vasfını yitirdiği sabit olmasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, hamilin tahrif edilmiş çeke dayalı olarak 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesine dayalı olarak sebepsiz zenginleşme davası açamayacağını, müvekkilinin sebepsiz zenginleşmediğini, çek bedelini lehtara ödediğini, çek kambiyo vasfını yitirmesine rağmen kambiyo takibinin durmuş olması sebebiyle müvekkiline aleyhine tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının davaya konu çek nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Kanun'un 732 nci ve 793 üncü maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/912264300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.