İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6432 E. 2023/1001 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
protesto↗ alacağın temliki↗ lehtar↗ kambiyo senedi↗ ciro↗ satım sözleşmesi↗ üçüncü kişi↗ keşideci↗ bono↗ temlik↗ vade↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ istirdat↗ kötü niyet↗ bilirkişi incelemesi↗ hukuki yarar↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senetteki borcun davacı tarafça ödendiği, bu definin davalıya karşı da ileri sürülebileceği, davacının senetten kaynaklanan bir borcunun kalmadığı, davacının borcu olmayan parayı davalıya ödediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, davacı tarafın ödemeye ilişkin defilerini lehtar DGS Yapı A.Ş.'ye karşı ileri sürebileceğini, müvekkiline karşı kambiyo senedinden kaynaklanan defileri ileri süremeyeceği için davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, ödeme protestosu çekilmediğini ve bu nedenle takibin iptali gerektiğinin iddia edildiğini, bononun takibe konulması için keşideciye ibraz zorunluluğu olmadığını, bonoyu tanzim eden kimsenin tıpkı poliçeyi kabul eden gibi sorumlu olacağını, ciroda tarih zorunluluğu bulunmadığını, bu hususun senedin vasfını ortadan kaldırmadığı gibi takibe engel olmadığını, yapılan cironun vade tarihinden sonra yapıldığına dair hiçbir delil bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 690 ıncı maddesindeki kanuni karinenin aksi ispat edilmemesine rağmen İlk Derece Mahkemesinin hatalı karar verdiğini, senetteki cironun vade ve protesto süresinden önce yapıldığını, alacağın temliki hükümlerine tabi olmadığını, bu sebeple davacı tarafın ödeme defini müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu senedin ödendiği iddiasına dayanak olarak gösterdiği banka dekontunun düzenleme tarihinin, dava konusu senedin vade tarihinden önce olduğu, dekont üzerinde, ödenen bedelin dava konusu senede karşılık ödendiğini gösteren herhangi bir açıklama bulunmadığı, davacının senet bedelini senet lehtarı DGS Yapı San. A.Ş.'ye ödediği iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince duruşma yapılmadığından hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, davalı bankanın dava konusu bonoyu protesto süresi geçtikten sonra aldığını, ciro tarihini yazmadığını, bono için düzenlenen tevdi teslim bordrosunu Mahkemeye sunmadığını, bu hususların davalının kötü niyetini gösterdiğini, davalının Mahkemece istenen belgeleri sunmadığından ispat yükünü üzerine aldığını, bankaya yapılan cironun gerçek olup olmadığının ve şirket yetkilisi imzaları ile cirodaki imzaların birbiri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, müvekkilinin ödemesini dekontla ispat etmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile ödemenin dava konusu bonoya ilişkin olmadığının kabul edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibi nedeniyle ödenen paranın istirdatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 690 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyanın yapılan incelemesinde esasa etkili olan dava konusu bononun bankaya ciro tarihi ve temellük tarihinin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Davalı banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bankaya yapılan ciro tarihinin dava konusu bononun vadesinden önce olup olmadığı ve bononun hangi tarihte temellük edildiği hususlarının tespiti ile sonucuna göre 6102 sayılı Kanun'un 690 ıncı maddesi kapsamında değerlendirme yapılması gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6432 E. , 2023/1001 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile icra dosyasındaki diğer borçlu DGS Şirketi arasında daire satım sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereği müvekkilinin eski evinin tapusunu DGS Şirketine verip karşılığında yeni dairenin tapusunu aldığını, müvekkilinin 60.000,00 TL bakiye borcu kaldığını, bu borca karşılık söz konusu Şirkete kambiyo senedi verdiğini ve vade tarihinden önce banka kanalı ile 68.000,00 TL ödeme yaptığını, bunun 60.000,00 TL'lik kısmının kambiyo senedine karşılık, 8.000,00 TL'lik kısmının ise abonelik, iskan ve sair giderler için olduğunu, müvekkilinin borcu ödemesine rağmen senedi alamadığını, daha sonra kambiyo senedinin takibe konulduğunu, kambiyo senedi incelendiğinde ciro tarihinin olmadığını, alacağın temliki hükümlerinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek icra dosyasına yapılan ödemenin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi konumunda bulunduğunu, davacının ödemeye ilişkin defilerini; ancak diğer lehtar DGS Yapı A.Ş.'ye karşı ileri sürebileceğini, mevzuata ve Yargıtayın yerleşmiş kararlarına göre bononun takibe konulması için keşideciye ibraz ve ciroda tarih zorunluluğu da olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senetteki borcun davacı tarafça ödendiği, bu definin davalıya karşı da ileri sürülebileceği, davacının senetten kaynaklanan bir borcunun kalmadığı, davacının borcu olmayan parayı davalıya ödediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, davacı tarafın ödemeye ilişkin defilerini lehtar DGS Yapı A.Ş.'ye karşı ileri sürebileceğini, müvekkiline karşı kambiyo senedinden kaynaklanan defileri ileri süremeyeceği için davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, ödeme protestosu çekilmediğini ve bu nedenle takibin iptali gerektiğinin iddia edildiğini, bononun takibe konulması için keşideciye ibraz zorunluluğu olmadığını, bonoyu tanzim eden kimsenin tıpkı poliçeyi kabul eden gibi sorumlu olacağını, ciroda tarih zorunluluğu bulunmadığını, bu hususun senedin vasfını ortadan kaldırmadığı gibi takibe engel olmadığını, yapılan cironun vade tarihinden sonra yapıldığına dair hiçbir delil bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 690 ıncı maddesindeki kanuni karinenin aksi ispat edilmemesine rağmen İlk Derece Mahkemesinin hatalı karar verdiğini, senetteki cironun vade ve protesto süresinden önce yapıldığını, alacağın temliki hükümlerine tabi olmadığını, bu sebeple davacı tarafın ödeme defini müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu senedin ödendiği iddiasına dayanak olarak gösterdiği banka dekontunun düzenleme tarihinin, dava konusu senedin vade tarihinden önce olduğu, dekont üzerinde, ödenen bedelin dava konusu senede karşılık ödendiğini gösteren herhangi bir açıklama bulunmadığı, davacının senet bedelini senet lehtarı DGS Yapı San. A.Ş.'ye ödediği iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince duruşma yapılmadığından hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, davalı bankanın dava konusu bonoyu protesto süresi geçtikten sonra aldığını, ciro tarihini yazmadığını, bono için düzenlenen tevdi teslim bordrosunu Mahkemeye sunmadığını, bu hususların davalının kötü niyetini gösterdiğini, davalının Mahkemece istenen belgeleri sunmadığından ispat yükünü üzerine aldığını, bankaya yapılan cironun gerçek olup olmadığının ve şirket yetkilisi imzaları ile cirodaki imzaların birbiri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, müvekkilinin ödemesini dekontla ispat etmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile ödemenin dava konusu bonoya ilişkin olmadığının kabul edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibi nedeniyle ödenen paranın istirdatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 690 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyanın yapılan incelemesinde esasa etkili olan dava konusu bononun bankaya ciro tarihi ve temellük tarihinin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Davalı banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bankaya yapılan ciro tarihinin dava konusu bononun vadesinden önce olup olmadığı ve bononun hangi tarihte temellük edildiği hususlarının tespiti ile sonucuna göre 6102 sayılı Kanun'un 690 ıncı maddesi kapsamında değerlendirme yapılması gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/912262400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz