Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6689 E. 2023/1141 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari dürüstlük↗ ticaret unvanına tecavüz↗ tekel hakkı↗ ticaret unvanının terkini↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ terkin↗ ihtarname↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ cy/cy kaydı↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaya tecavüzün bulunmadığı, davalı tarafın ticaret sicil kaydının 10.06.2014 tarihli olduğu, şirket endüstriyel işlem ekipmanı, kurulumu, tasarımı, montajı, ilgili cihazlar, otomasyon işlemleri alanında faal olduğunu, davacı şirketin ise davalıdan daha önce sicile kaydedildiği, her iki şirketin faaliyet alanlarının makine grubunda kaldığı, davacının özel amaçlı makinelerin imalatı, davalının ise endüstriyel kontrol ekipmanı, montaj ve kurulumu olarak ayrıldığı, davacı ticaret unvanını 2011 tarihinde kaydettirmekle öncelik sahibi olduğu, detay farkına rağmen şirket faaliyet alanlarının birbirine yakın kapsamda kaldığı; ancak davalının usule uygun olarak tescil ettirdiği ticaret unvanını kullanmak yükümlülüğü altında bulunduğu, bu nedenle unvan kullanımı (ticaret unvanı işlevine bağlı kalmak kaydıyla) haksız rekabet olarak nitelendirilemeyeceği; ancak bundan böyle şirketlerin ayırt edilmesi açısından sonraki unvanın terkini gerektiği, unvan terkini talebinin, gerek önceki tarihli marka (2010-08360 nolu marka) gerekse önceki tarihli unvan nedeniyle haklı görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin ticaret unvanında yer alan "Ege Proses" ibaresinin terkinine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tamamen farklı mal ve hizmet alanında, tamamen farklı bölgelerde faaliyet gösteren iki şirketin unvanlarında iltibas olduğundan söz edilemeyeceğini, tescil edilecek ticaret unvanlarının daha önce tescil edilmiş bir ticaret unvanına tecavüz teşkil eder bir durumu olup olmadığı ve hangi hallerde ticaret unvanları arasında benzerlik, tecavüz olduğuna kanaat getirilebileceğinin tespiti açısından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nundan (6102 sayılı Kanun) sonra yürürlüğe giren Ticaret Unvanları Hakkında Tebliğin yol gösterici nitelikte olduğunu, ilgili tebliğin 5 inci maddesinde "(1) bir ticaret unvanı, türkiye’nin herhangi bir sicil müdürlüğüne daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olan ek yapılmadan tescil edilemez.(2) daha önceden tescil edilmiş bir ticaret unvanının, türk ticaret kanununun 46 ncı maddesi kapsamındaki ek ve işletme konusunu gösteren ilk ibaresi aynı olan diğer bir ticaret unvanına ayırt edici bir ek yapılmadan tescil edilemez. (3) daha önce tescil edilmiş ticaret unvanının eki ile kendi eki aynı olan, ancak ekten sonra gelen işletme konusunu gösteren ilk ibaresi farklı olan ticaret unvanı, ayırt edici bir ek yapılmadan tescil edilebilir. daha önce tescil edilmiş bir ticaret unvanından yalnızca şirket türünü gösteren ibareleri farklı olan diğer bir unvan, ayırt edici ek yapılmadan tescil edilemez." hükmüne yer verildiğini, müvekkili şirketin ticaret unvanı da söz konusu tebliğ yürürlüğe girdikten sonra kanun ve tebliğ hükümlerine uygun olarak "Ege Proses Endüstriyel" şeklinde tescil edildiğini, Ege sözcüğünün Türkiye'de bir bölgeyi ifade ettiğini, "Proses" sözcüğünün ise endüstriyel anlamda üretim süreci, çalışma sistematiği anlamlarında kullanıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin ticaret unvanının en son 2011 yılında bugünkü halini aldığı, davalı şirketin 10.06.2014 tarihinde kurulduğu, her iki ticaret unvanında "Ege Proses" ibaresi ortak olup ticaret unvanlarının esaslı unsurunu oluşturduğu, davacının önceye dayalı unvan tescili ve marka hakkı bulunduğu, ana sözleşmelerin incelenmesinde tarafların faaliyet alanlarının birbiriyle ilintilendirilebilecek şekilde benzer mahiyette olduğu için iltibas tehlikesinin bulunduğu, davalının ticaret unvanındaki diğer sözcüklerin yeterli ayırt ediciliğe sahip olmadığı, bu nedenle Türk Ticaret Kanunu ve ilgili Tebliğ hükümleri kapsamında kalmadığı, bu durumun haksız rekabete yol açabileceği, nitekim davacının 16.05.2017 tarihli ihtarname ile bu duruma karşı koyduğu, davacının ticaret unvanının kılavuz sözcüğünün terkinini isteyebileceği, tarafların farklı şehirlerde faaliyet göstermesinin buna engel olmadığı anlaşılmakla verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; faaliyet alanları birbirinden tamamen farklı olan iki şirketin ticaret unvanlarının iltibas yarattığından söz etmenin mümkün olmadığını, davalının "Egeproses" olarak ürettiği herhangi bir mal ya da hizmet bulunmadığını, müvekkili şirketin yabancı menşeli Atexor ve TIMM şirketlerinin Türkiye distrübütörü olduğunu, bu şirketlerden ithal ettiği ürünleri Türkiye'de sattığını, müvekkilinin resmi internet sitesinden alınan ürün listesinin incelenmesinde de davacı ürünleri ile tamamen farklı olduğunun görüldüğünü, bu nedenle davacıya ait markaya tecavüz teşkil eden bir eylemin bulunmadığını, ticaret unvanının sahibine faaliyet gösterdiği mal ve hizmetler açısından tekel hakkı vereceğini, bu alandan tamamen farklı bir alanda faaliyet gösteren şirkete karşı bu hakkın ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, ticaret unvanının tescil işleminin ilgili Tebliğin 5 inci maddesine uygun gerçekleştirildiğini, bilirkişi raporuna itirazları irdelemeden karar verildiğini, davalının terkinine karar verilen unvanının ‘Ege Proses’ olduğunu, "Proses" sözcüğünün ise endüstriyel anlamda üretim süreci, çalışma sistematiği anlamlarında kullanıldığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin önlenmesi, ticaret unvanının sicilden terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10931 E. 2011/4165 K.
Ortak:ticaret unvanı · iltibas
İncelediğiniz kararda… af Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tamamen farklı mal ve hizmet alanında, tamamen farklı bölgelerde faaliyet gösteren iki şirketin unvanlarında «iltibas» olduğundan söz edilemeyeceğini, tescil edilecek «ticaret unvanlarının» daha önce tescil edilmiş bir «ticaret unvanına tecavüz» teşkil eder bir durumu olup olmadığı ve hangi hallerde ticaret unvanları arasında benzerlik, tecavüz olduğuna kanaat getirilebileceğinin tespiti açısından 6102 say …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin «ticaret unvanının» en «son» 2011 yılında bugünkü halini aldığı, davalı şirketin 10.06.2014 tarihinde kurulduğu, her iki ticaret unvanında "Ege Proses" ibaresi ortak olup ticaret unvanlarının esaslı unsurunu oluşturduğu, davacının önceye dayalı unvan tescili ve marka hakkı bulunduğu, ana sözleşmelerin incelenmesinde tarafların faaliyet alanlarının birbiriyle ilintilendirilebilecek şekilde benzer mahiyette olduğu için «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, davalının ticaret unvanındaki diğer sözcüklerin yeterli «ayırt ediciliğe» sahip olmadığı, bu nedenle Türk Ticaret Kanunu ve ilgili Tebliğ hükümleri kapsamında kalmadığı, bu durumun «haksız rekabete» yol açabileceği, nitekim davacının 16.05.2017 tarihli «ihtarname» ile bu duruma karşı koyduğu, davacının ticaret unvanının kılavuz sözcüğünün terkinini isteyebileceği, tarafların farklı şehirlerde faaliyet göstermesinin buna enge …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; faaliyet alanları birbirinden tamamen farklı olan iki şirketin «ticaret unvanlarının» «iltibas» yarattığından söz etmenin mümkün olmadığını, davalının "Egeproses" olarak ürettiği herhangi bir mal ya da hizmet bulunmadığını, müvekkili şirketin yabancı menşeli Atexor ve TIMM şirketlerinin Türkiye distrübütörü olduğunu, bu şirketlerden ithal ettiği ürünleri Türkiye'de sattığını, müvekkilinin resmi internet sitesinden alınan ürün listesinin incelenmesinde de davacı ürünleri ile tamamen farklı olduğunun görüldüğünü, bu nedenle davacıya ait markaya tecavüz teşkil eden bir eylemin bulunmadığını, ticaret unvanının sahibine faaliyet gösterdiği mal ve hizmetler açısından «tekel hakkı» vereceğini, bu alandan tamamen farklı bir alanda faaliyet gösteren şirkete karşı bu hakkın ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, ticaret unvanının tescil işleminin ilgili Tebliğin 5 inci maddesine uygun gerçekleştirildiğini, «bilirkişi raporuna itirazları» irdelemeden karar verildiğini, davalının terkinine karar verilen unvanının ‘Ege Proses’ olduğunu, "Proses" sözcüğünün ise endüstriyel anlamda üretim süreci, çalışm …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların markaları ve ticaret unvanları arasında «iltibas» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının “İpekersoli” markasının 24. sınıf emtialar için hükümsüzlüğüne (terkinine), hükmün «ilanına» karar verilmiştir Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, “İpekersoli” markasının hükümsüzlüğü, davalının bu ibareyi «ticaret unvan» olarak tescil ettirmesinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkindir.
Mahkemece, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de bu ibarenin «ticaret unvanı» olarak tescilinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların markaları ve ticaret unvanları arasında «iltibas» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının “İpekersoli” markasının 24. sınıf emtialar için hükümsüzlüğüne (terkinine), hükmün «ilanına» karar verilmiştir Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de bu ibarenin «ticaret unvanı» olarak tescilinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/647 E. 2011/4741 K.
Ortak:ticaret sicili · terkin · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaya tecavüzün bulunmadığı, davalı tarafın «ticaret sicil» «kaydının» 10.06.2014 tarihli olduğu, şirket endüstriyel işlem ekipmanı, kurulumu, tasarımı, montajı, ilgili cihazlar, otomasyon işlemleri alanında faal olduğunu, davacı şirketin ise davalıdan daha önce sicile kaydedildiği, her iki şirketin faaliyet alanlarının makine grubunda kaldığı, davacının özel amaçlı makinelerin imalatı, davalının ise endüstriyel kontrol ekipmanı, montaj ve kurulumu olarak ayrıldığı, davacı «ticaret unvanını» 2011 tarihinde kaydettirmekle öncelik sahibi olduğu, detay farkına rağmen şirket faaliyet alanlarının birbirine yakın kapsamda kaldığı; ancak davalının usule uygun olarak tescil ettirdiği ticaret unvanını kullanmak yükümlülüğü altında bulunduğu, bu nedenle unvan kullanımı (ticaret unvanı işlevine bağlı kalmak kaydıyla) «haksız rekabet» olarak nitelendirilemeyeceği; ancak bundan böyle şirketlerin ayırt edilmesi açısından sonraki unvanın «terkini» gerektiği, unvan terkini talebinin, gerek önceki tarihli marka (2010-08360 nolu marka) gerekse önceki tarihli unvan nedeniyle haklı görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin ticaret unvanında yer alan "Ege Proses" ibaresinin terkinine, «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabetin önlenmesi davasının reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «marka hakkına tecavüz», «haksız rekabetin» önlenmesi, «ticaret unvanının» «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin «ticaret unvanının» en «son» 2011 yılında bugünkü halini aldığı, davalı şirketin 10.06.2014 tarihinde kurulduğu, her iki ticaret unvanında "Ege Proses" ibaresi ortak olup ticaret unvanlarının esaslı unsurunu oluşturduğu, davacının önceye dayalı unvan tescili ve marka hakkı bulunduğu, ana sözleşmelerin incelenmesinde tarafların faaliyet alanlarının birbiriyle ilintilendirilebilecek şekilde benzer mahiyette olduğu için «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, davalının ticaret unvanındaki diğer sözcüklerin yeterli «ayırt ediciliğe» sahip olmadığı, bu nedenle Türk Ticaret Kanunu ve ilgili Tebliğ hükümleri kapsamında kalmadığı, bu durumun «haksız rekabete» yol açabileceği, nitekim davacının 16.05.2017 tarihli «ihtarname» ile bu duruma karşı koyduğu, davacının ticaret unvanının kılavuz sözcüğünün terkinini isteyebileceği, tarafların farklı şehirlerde faaliyet göstermesinin buna enge …
Benzer bu kararda… ici vurgu eki olduğu, davacı kullanımı ve tescili önceye dayandığından TTK'nun 54. maddesi uyarınca davalı unvanından bu kelimenin silinmesinin gerektiği, davalının «ticaret siciline tescili» unvanını «terkin» edilinceye kadar kullanmasının yasaya aykırılık oluşturmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı unvanında yer alan “Berrteks” ibaresinin unvandan çıkartılarak ticaret sicilinden terkinine, «haksız rekabetin» tespit ve men’ine ilişkin talebin ise reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin, 01.11.2010 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili tescili
Benzer bu kararda… ici vurgu eki olduğu, davacı kullanımı ve tescili önceye dayandığından TTK'nun 54. maddesi uyarınca davalı unvanından bu kelimenin silinmesinin gerektiği, davalının «ticaret siciline tescili» unvanını «terkin» edilinceye kadar kullanmasının yasaya aykırılık oluşturmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı unvanında yer alan “Berrteks” ibaresinin unvandan çıkartılarak ticaret sicilinden terkinine, «haksız rekabetin» tespit ve men’ine ilişkin talebin ise reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin, 01.11.2010 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6689 E. , 2023/1141 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz, ticaret unvanının terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1992 yılında EPS köpük makineleri ve ekipmanları imalatı, anahtar teslim EPS tesis projeleri ve kurulumu yapmakta olan otomasyon mekatronik faaliyet alanına sahip olduğunu, "Ege Proses" ibareli markaları bulunduğunu, davalının 10.06.2014 tarihinde müvekkiliyle aynı faaliyet alanında kurulduğunu, davalının "Ege Proses" ibaresini ticaret unvanında, web sitesinde, web sitesi alan adında ve üretilen ürünlerde ve ürünlerin yer aldığı katalog, stant ve internet sayfalarının tamamında kullandığını, bu durumun müvekkilinin ticaret unvanına ve markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkilinin ihtarname tebliğine rağmen sonuç alamadığını ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, davalının ticaret unvanından "Ege Proses" ibaresinin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ege sözcüğünün Türkiye'de bir bölgeyi ifade ettiğini, "Proses" sözcüğünün ise endüstriyel anlamda üretim süreci, çalışma sistematiği anlamlarında kullanıldığını, müvekkilinin bu unvanı kullanmasının ticari dürüstlüğe uygun olduğunu, ticaret sicil müdürlüğünün yönetmeliğe uygun olarak tescil işlemlerini gerçekleştirdiğini, müvekkilinin bu isimde mal ve hizmet üretmediğini, Atexor ve Tımm şirketlerinin Türkiye distrübütörü olduğunu ve bu şirketlerden ithal ettiği ürünleri Türkiye'de sattığını, davacı markasına tecavüzünün söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaya tecavüzün bulunmadığı, davalı tarafın ticaret sicil kaydının 10.06.2014 tarihli olduğu, şirket endüstriyel işlem ekipmanı, kurulumu, tasarımı, montajı, ilgili cihazlar, otomasyon işlemleri alanında faal olduğunu, davacı şirketin ise davalıdan daha önce sicile kaydedildiği, her iki şirketin faaliyet alanlarının makine grubunda kaldığı, davacının özel amaçlı makinelerin imalatı, davalının ise endüstriyel kontrol ekipmanı, montaj ve kurulumu olarak ayrıldığı, davacı ticaret unvanını 2011 tarihinde kaydettirmekle öncelik sahibi olduğu, detay farkına rağmen şirket faaliyet alanlarının birbirine yakın kapsamda kaldığı;
ancak davalının usule uygun olarak tescil ettirdiği ticaret unvanını kullanmak yükümlülüğü altında bulunduğu, bu nedenle unvan kullanımı (ticaret unvanı işlevine bağlı kalmak kaydıyla) haksız rekabet olarak nitelendirilemeyeceği; ancak bundan böyle şirketlerin ayırt edilmesi açısından sonraki unvanın terkini gerektiği, unvan terkini talebinin, gerek önceki tarihli marka (2010-08360 nolu marka) gerekse önceki tarihli unvan nedeniyle haklı görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin ticaret unvanında yer alan "Ege Proses" ibaresinin terkinine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tamamen farklı mal ve hizmet alanında, tamamen farklı bölgelerde faaliyet gösteren iki şirketin unvanlarında iltibas olduğundan söz edilemeyeceğini, tescil edilecek ticaret unvanlarının daha önce tescil edilmiş bir ticaret unvanına tecavüz teşkil eder bir durumu olup olmadığı ve hangi hallerde ticaret unvanları arasında benzerlik, tecavüz olduğuna kanaat getirilebileceğinin tespiti açısından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nundan (6102 sayılı Kanun) sonra yürürlüğe giren Ticaret Unvanları Hakkında Tebliğin yol gösterici nitelikte olduğunu, ilgili tebliğin 5 inci maddesinde "(1) bir ticaret unvanı, türkiye’nin herhangi bir sicil müdürlüğüne daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olan ek yapılmadan tescil edilemez.(2) daha önceden tescil edilmiş bir ticaret unvanının, türk ticaret kanununun 46 ncı maddesi kapsamındaki ek ve işletme konusunu gösteren ilk ibaresi aynı olan diğer bir ticaret unvanına ayırt edici bir ek yapılmadan tescil edilemez.
(3) daha önce tescil edilmiş ticaret unvanının eki ile kendi eki aynı olan, ancak ekten sonra gelen işletme konusunu gösteren ilk ibaresi farklı olan ticaret unvanı, ayırt edici bir ek yapılmadan tescil edilebilir. daha önce tescil edilmiş bir ticaret unvanından yalnızca şirket türünü gösteren ibareleri farklı olan diğer bir unvan, ayırt edici ek yapılmadan tescil edilemez." hükmüne yer verildiğini, müvekkili şirketin ticaret unvanı da söz konusu tebliğ yürürlüğe girdikten sonra kanun ve tebliğ hükümlerine uygun olarak "Ege Proses Endüstriyel" şeklinde tescil edildiğini, Ege sözcüğünün Türkiye'de bir bölgeyi ifade ettiğini, "Proses" sözcüğünün ise endüstriyel anlamda üretim süreci, çalışma sistematiği anlamlarında kullanıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin ticaret unvanının en son 2011 yılında bugünkü halini aldığı, davalı şirketin 10.06.2014 tarihinde kurulduğu, her iki ticaret unvanında "Ege Proses" ibaresi ortak olup ticaret unvanlarının esaslı unsurunu oluşturduğu, davacının önceye dayalı unvan tescili ve marka hakkı bulunduğu, ana sözleşmelerin incelenmesinde tarafların faaliyet alanlarının birbiriyle ilintilendirilebilecek şekilde benzer mahiyette olduğu için iltibas tehlikesinin bulunduğu, davalının ticaret unvanındaki diğer sözcüklerin yeterli ayırt ediciliğe sahip olmadığı, bu nedenle Türk Ticaret Kanunu ve ilgili Tebliğ hükümleri kapsamında kalmadığı, bu durumun haksız rekabete yol açabileceği, nitekim davacının 16.05.2017 tarihli ihtarname ile bu duruma karşı koyduğu, davacının ticaret unvanının kılavuz sözcüğünün terkinini isteyebileceği, tarafların farklı şehirlerde faaliyet göstermesinin buna engel olmadığı anlaşılmakla verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; faaliyet alanları birbirinden tamamen farklı olan iki şirketin ticaret unvanlarının iltibas yarattığından söz etmenin mümkün olmadığını, davalının "Egeproses" olarak ürettiği herhangi bir mal ya da hizmet bulunmadığını, müvekkili şirketin yabancı menşeli Atexor ve TIMM şirketlerinin Türkiye distrübütörü olduğunu, bu şirketlerden ithal ettiği ürünleri Türkiye'de sattığını, müvekkilinin resmi internet sitesinden alınan ürün listesinin incelenmesinde de davacı ürünleri ile tamamen farklı olduğunun görüldüğünü, bu nedenle davacıya ait markaya tecavüz teşkil eden bir eylemin bulunmadığını, ticaret unvanının sahibine faaliyet gösterdiği mal ve hizmetler açısından tekel hakkı vereceğini, bu alandan tamamen farklı bir alanda faaliyet gösteren şirkete karşı bu hakkın ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, ticaret unvanının tescil işleminin ilgili Tebliğin 5 inci maddesine uygun gerçekleştirildiğini, bilirkişi raporuna itirazları irdelemeden karar verildiğini, davalının terkinine karar verilen unvanının ‘Ege Proses’ olduğunu, "Proses" sözcüğünün ise endüstriyel anlamda üretim süreci, çalışma sistematiği anlamlarında kullanıldığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin önlenmesi, ticaret unvanının sicilden terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/912184700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz