Ayni sermaye
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6736 E. 2023/231 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayni sermaye↗ çekişmesiz yargı işi↗ çekişmesiz yargı↗ hasımsız dava↗ el koyma↗ ticari dava niteliği↗ pasif husumet yokluğu↗ hisse senedi↗ dava şartı yokluğu↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ anonim şirket↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ayni sermaye değeri tespitinin, ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olduğu, ayni sermaye olarak konulacak şirket hisse senetleri hangi şirketin ise o şirkete karşı ayni sermaye değerinin tespiti şeklinde hasımlı dava açılamayacağı, eldeki davanın hasımsız ve çekişmesiz yargı işi olarak açılması gerektiği, hasımlı davaya hasımsız olarak da devam edilemeyeceği, davalı şirkete husumet düşmediği ve bu hususun pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı olduğu, bu hususun sonradan giderilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, kurulacak olan şirkete sermaye koyma borcunun nakti olabileceği gibi ayni de olabileceğini, davalı şirketin halka arz edilmiş ve borsada işlem gören bir şirket olmadığını, davacının şirkete para verip vermediği, hisse alıp almadığı, davacının ilgili şirketin hali hazırda hissedarı olup olmadığı ve varsa hisselerinin değerinin tespiti yönündeki uyuşmazlıkların çözümünün yargılamayı gerektirdiğini, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 578 inci maddesi gereğince; aynı sermaye hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı, ayni sermaye konulabilecek mal varlığı unsurlarının aynı Kanun'un 342 nci maddesinde, ayni sermayeye değer biçme usulünün 343 üncü maddesinde, ayni sermaye konulması ile ilgili çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 382 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde düzenlendiği, talebin usulden reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ayni sermaye değeri tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 382 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi
2. 6102 sayılı Kanun'un 342, 343 ve 578 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12880 E. 2014/2807 K.
Ortak:ayni sermaye · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ayni sermaye» değeri tespitinin, «ticari nitelikte» «çekişmesiz yargı işi» olduğu, ayni sermaye olarak konulacak şirket hisse senetleri hangi şirketin ise o şirkete karşı ayni sermaye değerinin tespiti şeklinde hasımlı dava açılamayacağı, eldeki davanın «hasımsız» ve çekişmesiz yargı işi olarak açılması gerektiği, hasımlı davaya hasımsız olarak da devam edilemeyeceği, davalı şirkete «husumet» düşmediği ve bu hususun «pasif husumet yokluğu» nedeniyle dava şartı olduğu, bu hususun sonradan giderilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
… ahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 578 inci maddesi gereğince; aynı sermaye hakkında «anonim şirketlere» ilişkin hükümlerin uygulanacağı, «ayni sermaye» konulabilecek mal varlığı unsurlarının aynı Kanun'un 342 nci maddesinde, ayni sermayeye değer biçme usulünün 343 üncü maddesinde, ayni sermaye konulması ile ilgili «çekişmesiz yargı» işlerinde «görevli» mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 382 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde düzenlendiği, talebin «usulden reddine» karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «ayni sermaye» değeri tespiti istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; tespit isteyen şirketin ana sözleşmesinden, tespit isteyen şirket ortaklarının «ayni sermaye taahhüdünde» bulunmadığı, nakit sermaye taahhüdünde bulunduğu, tespit talebinde «hukuki yarar» olmadığı, davacı şirket sermaye arttırımına gidecek ise öz sermayenin tespiti davasının açılması gerektiği, tespit talebinin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 459/«son» maddesi gereğince, esas sermaye sisteminde «sermaye taahhüdü» yoluyla artırım halinde de Yasa'nın 342 ve 343. maddelerinin uygulanması gerekmekte olup, talep eden vekili de dilekçesinde taşınmazın «ayni sermaye» olarak şirket sermayesine katılacağını bildirmiştir.
Bu durumda «sermaye artırımlarında» da Türk Ticaret Kanunu'nun 343. maddesi uygulanacağından ve bu nedenle de talep eden şirketin «hukuki yararı» bulunduğundan, mahkemece talebin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, Yasa'nın 343. maddesinde yer alan bu talebin incelenmesinin esasa «defterine» kayıt suretiyle yapılması gerekirken değişik iş defterine kayıt suretiyle yapılması da doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sermaye taahhüdü · sermaye artırımı · taahhütname · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTürk Ticaret Kanunu'nun 459/«son» maddesi gereğince, esas sermaye sisteminde «sermaye taahhüdü» yoluyla artırım halinde de Yasa'nın 342 ve 343. maddelerinin uygulanması gerekmekte olup, talep eden vekili de dilekçesinde taşınmazın «ayni sermaye» olarak şirket sermayesine katılacağını bildirmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; tespit isteyen şirketin ana sözleşmesinden, tespit isteyen şirket ortaklarının «ayni sermaye taahhüdünde» bulunmadığı, nakit sermaye taahhüdünde bulunduğu, tespit talebinde «hukuki yarar» olmadığı, davacı şirket sermaye arttırımına gidecek ise öz sermayenin tespiti davasının açılması gerektiği, tespit talebinin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda «sermaye artırımlarında» da Türk Ticaret Kanunu'nun 343. maddesi uygulanacağından ve bu nedenle de talep eden şirketin «hukuki yararı» bulunduğundan, mahkemece talebin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, Yasa'nın 343. maddesinde yer alan bu talebin incelenmesinin esasa «defterine» kayıt suretiyle yapılması gerekirken değişik iş defterine kayıt suretiyle yapılması da doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6736 E. , 2023/231 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ileride Konya ilinde kurulacak bir şirkete davalıdan edindiği ve davalı şirkete ait 92 adet hisse senedini ayni sermaye olarak koyacağını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirket uhdesindeki hisselerinin ayni sermaye değerlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; henüz kurulmamış bir şirkete sermaye konulmasının mümkün olmaması nedeniyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, olmadığı taktirde davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ayni sermaye değeri tespitinin, ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olduğu, ayni sermaye olarak konulacak şirket hisse senetleri hangi şirketin ise o şirkete karşı ayni sermaye değerinin tespiti şeklinde hasımlı dava açılamayacağı, eldeki davanın hasımsız ve çekişmesiz yargı işi olarak açılması gerektiği, hasımlı davaya hasımsız olarak da devam edilemeyeceği, davalı şirkete husumet düşmediği ve bu hususun pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı olduğu, bu hususun sonradan giderilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, kurulacak olan şirkete sermaye koyma borcunun nakti olabileceği gibi ayni de olabileceğini, davalı şirketin halka arz edilmiş ve borsada işlem gören bir şirket olmadığını, davacının şirkete para verip vermediği, hisse alıp almadığı, davacının ilgili şirketin hali hazırda hissedarı olup olmadığı ve varsa hisselerinin değerinin tespiti yönündeki uyuşmazlıkların çözümünün yargılamayı gerektirdiğini, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 578 inci maddesi gereğince; aynı sermaye hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı, ayni sermaye konulabilecek mal varlığı unsurlarının aynı Kanun'un 342 nci maddesinde, ayni sermayeye değer biçme usulünün 343 üncü maddesinde, ayni sermaye konulması ile ilgili çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 382 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde düzenlendiği, talebin usulden reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ayni sermaye değeri tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 382 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi
2. 6102 sayılı Kanun'un 342, 343 ve 578 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/912063800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz