Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4858 E. 2023/722 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karşılıksızdır işlemi↗ fer'i müdahale↗ hak ediş↗ sahte imza↗ virman↗ icazet↗ vekâlet ücreti↗ pasif husumet yokluğu↗ kefalet↗ mahsup↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ kefil↗ kötü niyet↗ havale↗ yetki↗ geçersizlik↗ kredi sözleşmesi↗ çek↗ dosya masrafı↗ yetkisizlik kararı↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ temsil↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu para transferlerinin 2002 yılında başladığı, davacı şirket defterlerine göre banka hesaplarından vergilerin ödendiği, harcamaların yapıldığı ve yapılan işlemlerden dava tarihine kadar yaklaşık 10 yıllık sürenin geçtiği, özellikle davacı şirketin iddia edilen para çekiminden sonra vergi ve masrafları ödemiş olması ve kendi kayıtlarında bunların yazılması banka hesabından davaya konu paraların çekildiğinden haberdar olduğunu gösterdiği, davacı şirket hesabından çekilen para toplamının 631.995,61 TL olarak hesaplandığı, bu paranın 355.293,00 TL'si Ünallar Şirketi'nden alınan ve tekrar geri verilen para olarak kayıtlarda görüldüğü, işlemlerden davacı şirketin ortağı ve yetkili temsilcisi olan ...'ın bilgisi dahilinde yapıldığı, ...'ın Ünallar İnşaat Proje Ltd.Şti.'nin de ortağı olduğu, iki şirketin birbirlerine kefil olması hususları da gözönüne alınarak davalı bankanın davacının zararına sebebiyet vermediği, işlemlerin yapıldığı banka şubesinde, işlemlerin yapıldığı tarihte davalı ...'ın herhangi bir görevinin bulunmadığı, birleşen dosyada, davacı şirketin 2003 yılından sonra herhangi bir ticari faaliyeti bulunmadığı, buna rağmen davacı bankanın hesabına kimin yatırdığı belli olmayan paralar girdiği gibi bir kısım para çekenlerin de belli olmadığı, bu süre zarfında davacı şirketin davalı bankadan kredi kullanıp geri ödemesinin yapıldığı, davacı şirketin hesabından çekilen paralardan ve davaya konu tahvilden davacı şirket temsilcisi ...'ın haberdar olduğu, işlemlerin ...'ın onayı ile yapıldığı, davacı banka ve şube müdürünün davacının zararına sebebiyet vermediği gerekçesiyle asıl davada davalı ...Ş. hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 207.403,61 TL'nin dosyaya sunulan para çekme dekontunda imza bulunmadığını, imza bulunmayan dekonta dayanarak ...'a ödeme yaptığı savunmasını ispat edemediğini, 69.299,00 TL'nin yetkisiz, vekâletsiz ve usulsüz olarak ...'e verildiğini, bunun davalı bankaca Cumhuriyet Başsavcılığına bildirildiğini, 355.293,00 TL’nin Ünallar İnş. Tic. Pro. Ltd. Şti. hesabına aktarıldığını, ancak banka tarafından sunulan havale dekontunda davacı şirket adına herhangi bir imza bulunmadığı gibi buna ilişkin bir talimatın da dosyaya sunulmadığını, banka tarafından sunulan dekontun sahte olduğunu, ...'ın yerine sahte imza atıldığını, 395.000,00 TL meblağlı dekontun imzasız olduğunu, bu parayı ...'ın yatırdığına dair hiçbir delil bulunmadığını, 355.293,00 TL meblağlı dekontta müşteri imzası bölümünde imza bulunmadığını, bu parayı ...'ın havale ettiğine dair kanıt bulunmadığını, buna ilişkin talimat veya vekâletin bulunduğu da iddia edilmediğini, kanuni sürede davanın açıldığını, banka içinde hileli işlemlerin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin işlemlerden haberdar olduğunun ispat edilemediğini, ...’ın 10.07.1998 ila 17.05.2006 tarihleri arasında Ünallar Şirketi'nin ortağı olmadığını istinaf sebepleri olarak belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen dava yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin birinci hak ediş bedeli olan 207.403,61 TL'nin ...’a ödenen açıklamalı para çekme dekontunda imza bulunmadığını, ikinci hak edişi olan 69.299,00 TL'nin yetkisiz, vekâletsiz ve usulsüz olarak ...'e verildiğini, bunun davalı bankaca Cumhuriyet Başsavcılığına bildirildiğini, 355.293,00 TL’nin Ünallar İnş. Tic. Pro. Ltd. Şti. hesabına aktarıldığını, ancak banka tarafından sunulan havale dekontunda davacı şirket adına herhangi bir imza bulunmadığını, bankanın paranın Ünallar firmasına havalesini hangi yetki ve talimatla yaptığına dair belge sunamadığını, 395.000,00 TL meblağlı dekontun imzasız/boş olduğunu, 355.293,00 TL meblağlı dekontun da imza, kaşe, yetkili memur imzasını içermediğini, onaysız, talimatsız, imzasız dekontlarla davacının işlemlerden haberdar olduğu kanaatine varılamayacağını, bankanın sunduğu kredi sözleşmelerinde müvekkiline atfen atılan imzaların sahte olduğunu, hangi kredi sözleşmesi sebebiyle davacı hesabından yetkisiz, imzasız, talimatsız para çekildiğinin açıklanmadığını, genel bir ifade ile kredi ödemelerinin yapıldığının belirtildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hesabından çekilen/aktarılan paralar için davacının onay/icazet verip vermediği, bu işlemlerden davacının haberdar olup olmadığı, davacı için bir zararın doğup doğmadığı, doğmuş ise davalı bankanın sorumlu tutulup tutulamayacağı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12818 E. 2018/374 K.
Ortak:avans faizi · e-defter
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu para transferlerinin 2002 yılında başladığı, davacı şirket «defterlerine» göre banka hesaplarından vergilerin ödendiği, harcamaların yapıldığı ve yapılan işlemlerden dava tarihine kadar yaklaşık 10 yıllık sürenin geçtiği, özellikle davacı şirketin iddia edilen para çekiminden sonra vergi ve «masrafları» ödemiş olması ve kendi kayıtlarında bunların yazılması banka hesabından davaya konu paraların çekildiğinden haberdar olduğunu gösterdiği, davacı şirket hesabından çekilen para toplamının 631.995,61 TL olarak hesaplandığı, bu paranın 355.293,00 TL'si Ünallar Şirketi'nden alınan ve tekrar geri verilen para olarak kayıtlarda görüldüğü, işlemlerden davacı şirketin ortağı ve yetkili «temsilcisi» olan ...'ın bilgisi dahilinde yapıldığı, ...'ın Ünallar İnşaat Proje Ltd.Şti.'nin de ortağı olduğu, iki şirketin birbirlerine «kefil» olması hususları da gözönüne alınarak davalı bankanın davacının zararına sebebiyet vermediği, işlemlerin yapıldığı banka şubesinde, işlemlerin yapıldığı tarihte davalı ...'ın herhangi bir görevinin bulunmadığı, birleşen dosyada, davacı şirketin 2003 yılından sonra herhangi bir ticari faaliyeti bulunmadığı, buna rağmen davacı bankanın hesabına kimin yatırdığı belli olmayan paralar girdiği gibi bir kısım para çekenlerin de belli olmadığı, bu süre zarfında davacı şirketin davalı bankadan kredi kullanıp geri ödemesinin yapıldığı, davacı şirketin hesabından çekilen paralardan ve davaya konu tahvilden davacı şirket temsilcisi ...'ın haberdar olduğu, işlemlerin ...'ın onayı ile yapıldığı, davacı banka ve şube müdürünün davacının zararına sebebiyet vermediği gerekçesiyle asıl davada davalı ...Ş. hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… emece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının faturaya dayalı alacakları için takip başlattığı, takibe dayanak faturaların davalının «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ancak borcun ödendiği ve hesapların kapatıldığına dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, 11.293,66 TL'lik asıl alacağı takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi uyarınca «avans faiz» işletilmek sureti ile takibin devamına, «asıl alacak» 11.293,66 TL'nin %20'si oranın «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklifi · yemin delili · davanın konusu · ticari defter kayıtları · yemin · icra takibine itiraz · ticari defter · asıl alacak
Benzer bu kararda2- Dava, taşıma hizmeti karşılığında düzenlenen faturalara dayalı olarak başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, davalı taraf cevap dilekçesinde açıkça «yemin deliline» de dayandığından işbu «davanın konusu» talep yönünden «yemin teklif» etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yemin delili dikkate alınmadan yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülm …
… emece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının faturaya dayalı alacakları için takip başlattığı, takibe dayanak faturaların davalının «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ancak borcun ödendiği ve hesapların kapatıldığına dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, 11.293,66 TL'lik asıl alacağı takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi uyarınca «avans faiz» işletilmek sureti ile takibin devamına, «asıl alacak» 11.293,66 TL'nin %20'si oranın «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15173 E. 2012/6391 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4858 E. , 2023/722 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Başvurunun esastan reddine
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davanın davacısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.02.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankadaki hesabından 207.403,61 TL’nin dava dışı ...’a ödendiğinin görüldüğünü, ancak davacının müdürü olan ...’ın bu parayı çekmediğini, şirket müdürünün imzasının taklit edildiğini, 69.299,00 TL’nin...’e ödenmiş ise de bu kişinin para çekmeye yetkisinin bulunmadığını, 355.293,00 TL’nin ise Ünallar İnşaat firmasına ödendiği belirtilmekteyse de anılan firmaya ödeme yapılması için hiçbir hukuki ve ticari gerekçe olmadığını, böylece bankanın toplamda 631.995,61 TL müvekkilini zarara uğrattığını, banka müdürü davalı ...’ın da sorumlu olduğunu ileri sürerek toplam 631.995,61 TL’nin çekildiği tarihlerden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın müvekkilinin hesabından alınan kredilerden ve yatırılan paralardan yetkisiz kişilere 607.437,17 TL ödediğini, davacının ... tahvilinin bulunduğunu, tahvilin dava dışı... ’a teslim edildiğini, ...’ın da iki eşit parçaya bölüp 927.720,00 TL’sini ..., 927.420,00 TL’sini ... ... hesabına yatırdığını, ... tahvilinden 454.841,52 TL para arttığını, yarı bedeli olan 227.420,76 TL için ...’ın bankaya dava açtığını, 21.02.2013 tarihinde davalı bankanın 227.420,76 TL’yi hileli SGMK raporu ile ... ...’a mal ettiğini, müvekkili şirketin yetkilisi ...’ın imzaları taklit edilerek sahte kredi sözleşmeleri düzenlendiğini, şirketin paralarının 3.
kişilere mal edildiğini, sözleşmelerin geçersiz olduğunu, sözleşmenin son sayfasında kredi miktar ve tarihine yer verilmediğini, bu kredilerin şirketçe alınmadığını ileri sürerek 15.02.2003 tarihinden 31.12.2009 tarihine kadar yetkisiz kişilere ödenen 607.437,17 TL’nin ve 21.02.2003 tarihinde 227.420,76 TL olmak üzere işlem tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; işlem tarihlerinde müvekkili ...’in işlemlerin yapıldığı şubede çalışmadığını, davacının onayı dahilindeki işlemlerin grup firmaları arasında çıkan ihtilaflar sebebiyle dava konusu edildiğini, 13.12.2002 tarihli, 207.403,61 TL’lik işlemin ve 26.12.2002 tarihli, 69.299,00 TL tutarındaki işlemin karşılık işlem olarak adlandırılan fiziken bankadan para çıkışı yapılmaksızın gerçekleştirildiğini, davacının hesabından grup firması Ünallar İnş. Tic. Proje Ltd. Şti.’nin hesabına yatırıldığını, 02.01.2013 tarihli, 355.293,00 TL tutarındaki işlemin ise davacının hesabından aynı grup firmasının hesabına virman şeklinde aktarıldığını, dava konusu işlemlerin grup firmaları ve birbirlerinin kredilerine kefaletleri olan firmalar hesabına yapılan aktarımlar olduğunu, bu aktarımların davacının da kefil olduğu Ünallar firmasının kredi risklerine mahsup edildiğini, bir kısmının da anılan şirketin çek ödemelerinde kullanıldığını, işlemlerin 10 yıl sonra dava konusu edilmesinin kötü niyet taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. FER'İ MÜDAHALE
Ünallar İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkili ile ilgili olan 355.293,00 TL’nin zaten müvekkilinden alındıktan sonra geri verildiğini, bir paranın 10 yıl sonra yok olduğunu farketmenin ve bunu ileri sürmenin hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığını, kötü niyetli bir davranış olduğunu savunarak davanın reddini istemiş ve davalı yanında fer'i müdahale talep etmiştir.
IV. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu para transferlerinin 2002 yılında başladığı, davacı şirket defterlerine göre banka hesaplarından vergilerin ödendiği, harcamaların yapıldığı ve yapılan işlemlerden dava tarihine kadar yaklaşık 10 yıllık sürenin geçtiği, özellikle davacı şirketin iddia edilen para çekiminden sonra vergi ve masrafları ödemiş olması ve kendi kayıtlarında bunların yazılması banka hesabından davaya konu paraların çekildiğinden haberdar olduğunu gösterdiği, davacı şirket hesabından çekilen para toplamının 631.995,61 TL olarak hesaplandığı, bu paranın 355.293,00 TL'si Ünallar Şirketi'nden alınan ve tekrar geri verilen para olarak kayıtlarda görüldüğü, işlemlerden davacı şirketin ortağı ve yetkili temsilcisi olan ...'ın bilgisi dahilinde yapıldığı, ...'ın Ünallar İnşaat Proje Ltd.Şti.'nin de ortağı olduğu, iki şirketin birbirlerine kefil olması hususları da gözönüne alınarak davalı bankanın davacının zararına sebebiyet vermediği, işlemlerin yapıldığı banka şubesinde, işlemlerin yapıldığı tarihte davalı ...'ın herhangi bir görevinin bulunmadığı, birleşen dosyada, davacı şirketin 2003 yılından sonra herhangi bir ticari faaliyeti bulunmadığı, buna rağmen davacı bankanın hesabına kimin yatırdığı belli olmayan paralar girdiği gibi bir kısım para çekenlerin de belli olmadığı, bu süre zarfında davacı şirketin davalı bankadan kredi kullanıp geri ödemesinin yapıldığı, davacı şirketin hesabından çekilen paralardan ve davaya konu tahvilden davacı şirket temsilcisi ...'ın haberdar olduğu, işlemlerin ...'ın onayı ile yapıldığı, davacı banka ve şube müdürünün davacının zararına sebebiyet vermediği gerekçesiyle asıl davada davalı ...Ş.
hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 207.403,61 TL'nin dosyaya sunulan para çekme dekontunda imza bulunmadığını, imza bulunmayan dekonta dayanarak ...'a ödeme yaptığı savunmasını ispat edemediğini, 69.299,00 TL'nin yetkisiz, vekâletsiz ve usulsüz olarak ...'e verildiğini, bunun davalı bankaca Cumhuriyet Başsavcılığına bildirildiğini, 355.293,00 TL’nin Ünallar İnş. Tic. Pro. Ltd. Şti. hesabına aktarıldığını, ancak banka tarafından sunulan havale dekontunda davacı şirket adına herhangi bir imza bulunmadığı gibi buna ilişkin bir talimatın da dosyaya sunulmadığını, banka tarafından sunulan dekontun sahte olduğunu, ...'ın yerine sahte imza atıldığını, 395.000,00 TL meblağlı dekontun imzasız olduğunu, bu parayı ...'ın yatırdığına dair hiçbir delil bulunmadığını, 355.293,00 TL meblağlı dekontta müşteri imzası bölümünde imza bulunmadığını, bu parayı ...'ın havale ettiğine dair kanıt bulunmadığını, buna ilişkin talimat veya vekâletin bulunduğu da iddia edilmediğini, kanuni sürede davanın açıldığını, banka içinde hileli işlemlerin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin işlemlerden haberdar olduğunun ispat edilemediğini, ...’ın 10.07.1998 ila 17.05.2006 tarihleri arasında Ünallar Şirketi'nin ortağı olmadığını istinaf sebepleri olarak belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen dava yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin birinci hak ediş bedeli olan 207.403,61 TL'nin ...’a ödenen açıklamalı para çekme dekontunda imza bulunmadığını, ikinci hak edişi olan 69.299,00 TL'nin yetkisiz, vekâletsiz ve usulsüz olarak ...'e verildiğini, bunun davalı bankaca Cumhuriyet Başsavcılığına bildirildiğini, 355.293,00 TL’nin Ünallar İnş. Tic. Pro. Ltd. Şti. hesabına aktarıldığını, ancak banka tarafından sunulan havale dekontunda davacı şirket adına herhangi bir imza bulunmadığını, bankanın paranın Ünallar firmasına havalesini hangi yetki ve talimatla yaptığına dair belge sunamadığını, 395.000,00 TL meblağlı dekontun imzasız/boş olduğunu, 355.293,00 TL meblağlı dekontun da imza, kaşe, yetkili memur imzasını içermediğini, onaysız, talimatsız, imzasız dekontlarla davacının işlemlerden haberdar olduğu kanaatine varılamayacağını, bankanın sunduğu kredi sözleşmelerinde müvekkiline atfen atılan imzaların sahte olduğunu, hangi kredi sözleşmesi sebebiyle davacı hesabından yetkisiz, imzasız, talimatsız para çekildiğinin açıklanmadığını, genel bir ifade ile kredi ödemelerinin yapıldığının belirtildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hesabından çekilen/aktarılan paralar için davacının onay/icazet verip vermediği, bu işlemlerden davacının haberdar olup olmadığı, davacı için bir zararın doğup doğmadığı, doğmuş ise davalı bankanın sorumlu tutulup tutulamayacağı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya yükletilmesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Müdürlüğüne verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/912060700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz