6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Eda davası mümkünken açılan tespit davasında hukuki yarar yokluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1880 E. 2022/1749 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tespitistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Organik bağ ve müteselsil sorumluluk tespiti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Davacının, davalılar arasındaki organik bağın ve alacaktan müteselsil sorumluluğun tespitini talep ettiği bir davada, bu hususların eda davasında iddia olarak ileri sürülmesi mümkünse, ayrı bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmaz.

Ele alınan sorunlar

Tespit davası açmakta hukuki yarar bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davacılar vekili, davalı şirketler arasında tescil adresi, sorumlu ortak ve faaliyet konusu ortaklığı bulunduğunu, bu nedenle organik bağın varlığı ve müteselsil sorumluluğun tespitinde hukuki yararlarının bulunduğunu, ilamlı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde borçlu şirketin içinin boşaltıldığının tespit edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Hukuki yarar dava şartıdır. Tespit davalarında her olayın özelliğine göre davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli, özellikle eda davası açılması mümkün olan hallerde olumlu tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmelidir. Somut olayda davacılar tarafından davalılar ile icra dosyası borçlusu şirket arasında organik bağ bulunduğu ileri sürülerek alacak talebi yöneltilmesi mümkündür. Açılmış ve görülmekte olan ya da açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirketler arasındaki organik bağın ve müteselsil sorumluluğun tespiti talebinin, eda davasında iddia/savunma yoluyla ileri sürülebilecek nitelikte olması halinde ayrı bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı yönündeki tespit, benzer organik bağ/tespit davalarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Hukuki yarar (HMK 114/1-h) - tespit davasında eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde bulunmadığı kabul edilmiştir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki yarar dava şartı tespit davası eda davası organik bağ müteselsil sorumluluk

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 114/1-hHMK 106

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1880

KARAR NO 2022/1749

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/08/2022

NUMARASI 2022/740 Esas - 2022/658 Karar

DAVA

Tespit

Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ...'in , doğumu akabinde davalı ...Ltd Şti'nin işlettiği ünvanı ... Hastanesi olan hastanede prametüre bebek olarak yoğun bakımda tedavi gördüğünü bu tedavi sürecinde gözleri için ROP muayenesine götürülmediği için görme yetisini kaybederek kör olduğunu,iş bu eksik ve hatalı tedaviden dolayı taraflarınca GOP 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/231 esas sayılı dosyada dava açıldığını,30.9.,2020 tarihli ilam ile tedavide kusur olduğuna ve tedaviyi yürüten hekim ... ve davalı hastanenin tazminat ödemesine karar verildiğini ,dava sürecinde davalı şirketin,ilk olarak hastanenin isimini ... olarak değiştirerek akabinde kapattığını , hastane ruhsatını sattığını,bu süreçte hastane çalışanlarının bir kısmı da davalı diğer şirketlerin hastanelerine geçtiğini ,her ne kadar davalı ...'in hastane işletme faaliyetine son vermiş ise de diğer şirketler ile olan organik bağı devam ettiğini,Bu konuda ticaret sicil kayıtları, hastanelerin ortak yapısı, web sitesindeki paylaşımlar vs şirketler arasında organik bağ olduğunu, mali yönden de birliktelik olduğunu, sırf tazminatı ödememek için faaliyetine son verildiğini,öncelikle ...'in tasfiyesi için ilan yapıldığını, bu nedenle öncelikle iş bu davalının tasfiye sürecinin durdurulmasına, davalılar arasındaki organik bağın ve bu nedenle farklı tüzel kişiklileri olsa da davacıların alacağı yönünden müteselsilen sorumlu olduklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, HMK nun dava şartları başlıklı 114/1 maddesi h bendinde; "Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması" olduğu, iş bu davanın tespit davası olup, tespit davasının düzenlendiği HMK'nın 106. Maddesine göre; (1) Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. (2) Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır." şeklinde düzenlendiği, davacılar vekilince,şirketin tasfiye sürecinin durdurulması, davalılar arasındaki organik bağın tespiti ile davacıların alacağından tüm davalıların müteselsilen sorumlu olduğu hususlarının tespit edilmesinin talep edildiği, davacı tarafından talep edilen hususların eda davasına konu edilebilecek nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili, Yargıtay yerleşik içtihatları gözetildiğinde şirketler arasında "tescil adreslerinin, sorumlu ortaklarının, faaliyet konularından herhangi birisinin ortak olması halinde şirketler arasında organik bağ olduğu kabul edildiği, bu kapsamda davalı şirketlerin sorumlu ortağının hepsinde ... olduğu,aynı web sitesinden sağlık grubu bilgilerinin verilmesinin ve hepsinin hastane işletmekte olmasının davalı şirketler arasında organik bağ olduğunun kanıtı olduğunu, davacılar lehine hükmedilen tazminatın tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, ancak şirketin 10 yıllık dava sürecinin sonuna doğru içinin boşaltıldığını, hastane ruhsatının satılmasına kadar mali bir kaynak bırakılmadığının tespit edildiğini, organik yapıdaki diğer şirketlerden ...

haciz için gidildiğini ancak sonuç alınamadığını, ilam borçlusu şirketin tüm makine ve personellerinin çoğunun diğer şirketlere devredildiğini, bu konuda ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde şirketler arasındaki organik bağa dayanan ticari birlikteliğin tespit edileceğini,bu tespitten dolayı davacıların hukuki yararı bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Eldeki dava; davacılar tarafından açılan davanın davalı aleyhine sonuçlandığı, ancak davalı şirketin içinin boşaltıldığını, davalı şirketlerin dosya borçlusu ile organik bağ içinde olduğunun ve davacıların alacağından müteselsilen sorumlu olduğunun tesbitini talep etmiştir. Hukuki yarar dava şartıdır. ... ve ... davalarda hukuki yararın bulunduğu varsayılır. Tespit davalarında ise her olayın özelliğine göre davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli, özellikle eda davası açılması mümkün olan hallerde olumlu tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmelidir. Somut olayda, hukuki yarar öncelikle incelenmesi gerekmekte olup; davacılar tarafından davalılar ile icra dosya borçlusu şirket arasında organik bağ bulunduğu ileri sürülerek alacak talebi yöneltilmesi mümkündür.

Açılmış ve görülmekte olan ya da açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir saptama (tesbit) davası açmakta hukuksal bir yarar bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, istinaf sebepleri yerinde olmayan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 09/12/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/91029 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.